Ana içeriğe geç
Sözlük

okula ile cümle

okula kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
Şahıs eklerini yüklem olan sözcük alır: Okula gidiyor musunuz?Реклама того часу зазначала: «Хто возить ваших дітей в школу?
Öğrencilerin geçici olarak başka okula nakledilmeleri kararı alındı.Студентів тимчасово перевели до іншого корпусу.
Okula her sene 50 öğrenci kura ile kabul edilmektedir.В цій школі протягом року отримувало вищу освіту 50 учениць.
Okula gittiğinde ise çok geç kalmıştır.На мій урок він запізнився.
Ayaz, toplantısına; Öykü de okula geç kalmıştır ve ikisi de taksi kapabilmek için kavga etmeye başlamışlardır.Вони познайомилися випадково на вулиці — обидва намагалися зупинити таксі.
Spooky: Kabadayı bir hayalet Casperla aynı okula gitmektedir.Ростик вчився в одній школі з Андрієм Кузьменком.
Dinî günler ve pazar günleri dışında öğrenciler her gün okula giderdi.Учні не ходили в школу лише у неділю і на свята.
Hiçbir zaman okula gitmemiştir.Кращої ніколи Школи не знайти.
Okula gitmek artık bir mecburiyet de değildi.У цей час до школи було ходити не обов'язково.
Babası da onu götürüp bir yatılı okula bırakır ve bir daha hiç ortada görünmez.Мого батька теж забрали, заарештували у старій школі, її вже немає.
Okula ulaşım kolaydır.Навчання в школі було нелегким.
Okula kitapsız ve formasız gidiyorlar.В ній вчилися неписьменні та малописьменні.
Çok fakir olduğu için okula devam edememiştir.Через слабке здоров'я не ходила в школу.
Okul döneminde işitme kayıplı çocukların okula adaptasyonunda (kaynaştırma eğitimi).Вечірня школа — для підлітків (працюють на фабриці).
Çocukların okula gitmesi gerekiyordu.Дехто боявся ходити до школи.
Ancak 14 yaşına değin okula gidebildiğinden, kendi kendini yetiştirdi.Відвідував школу до 14 років, після чого займався самоосвітою.
Çin'de bu okula "Chan" adı verilir.В Китаї його називали «школою службовців».
Çok az sayıda istisna dışında öğrenciler yatılı olarak okula devam etmişlerdi.Через відсутність матеріального забезпечення школу відвідувала лишень невелика кількість дітей.
Benim de okula devam edebilmem mümkün değildi.І я просто не міг зосередитися на школі.
Okuldan eve derslere başlandığı ve Koçyiğit'in bir an önce okula dönmesi için haber yollanıyor.Новинарі навідувались у школу на початку року, чекаючи повернення кота.
Örneğin: Arkadaşım okula geleceğini söyledi.Денні каже що його сестра пішла до школи.
Saat kaçta okula gidersin?О котрій годині ти ідеш до школи?
Genellikle okula otobüsle giderim.Зазвичай я їжджу до школи на автобусі.
Tom okula otobüsle gitmez.Том не їздить до школи на автобусі.
O okula yürür.Він йде до школи пішки.
O okula yürür.Вона ходить до школи пішки.
O yarın okula gidecek.Завтра він піде до школи.
Okula Tom'la giderim.Я ходжу до школи разом з Томом.
Tom Mary ile okula gider.Том ходить до школи з Мері.
Tom Mary'yi okula götürdü.Том відвів Мері до школи.
Tom her zamanki gibi okula geç geldi.Том, як завжди, спізнився.
Tom okula gitmeyi bıraktı.Том перестав ходити до школи.
John okula gittiğinde Tom ve Mary hâlâ uyuyordu.Том та Мері все ще спали, коли Джон пішов до школи.
Dan 7.30'da okula gitmek için yola çıktı.Ден пішов зі школи о сьомій тридцять .
Okula nadiren geç kalırım.Я рідко запізнююся до школи.
Okula koştum.Я побіг до школи.
Kızım okula gidiyor.Моя донька ходить до школи.
Okuma yazmayı okula gitmeden öğrendi.Naučil se číst ještě před tím, než začal chodit do školy.
On yıl kadar kaldığı bu okula sonunda öğretmen olur.Po jeho ukončení byl deset let učitelem.
Fakat bu sabah Margo okula gelmemiştir, üstelik ertesi günler de gelmez.Další den se však Margo neukáže ve škole a po pár dnech je prohlášena za ztracenou.
Okula başladığı ilk sene de yine ara vermek zorunda kaldı.Musel by ale znovu do prvního ročníku.
Ernie Macmillan, Harry ile aynı yıl okula başlayan bir Hufflepuff öğrencisidir.Ernie Macmillan je ve stejném ročníku jako Harry.
Penkkarit kutlamaları okuldan okula değişiklik gösterir.Vyloučit muslimku ze školy?
Susan Bones, Harry ile aynı yıl okula başlayan bir Hufflepuff öğrencisidir.Susan Bonesová je mrzimorskou studentkou ve stejném ročníku jako Harry.
O dün okula gitmemiş.Na školu se již nevrátil.
Çocukların okula gitmesi gerekiyordu.Děti chodily do školy v Místě.
Okula kayıtlı öğrencilerin 6'da 1'i bu fakültede öğretim görmektedir.Poměr akademických pracovníků ku studentům na této vysoké škole činí 1:6.
1937 yılında da okula tekrar döndü.V roce 1917 se ještě na 3 roky vrátil do školy.
Genç nüfusun %65'i okula devam etmektedir.95% absolventů pokračuje v studiu na vysoké škole.
Hiç okula gitmediği için Türkçe öğrenememiştir ve okuma yazması yoktur ancak Arapça bilmektedir.Přesto však neuměl číst ani psát, neovládal kromě arabštiny žádný jazyk.
Güney Afrika Cumhuriyeti genelinde dokuz yıl kesintisiz okula gitme zorunluluğu bulunmaktadır.V České republice je povinná školní docházka stanovena na devět let.
Artık Options For Youth(Gençler İçin Seçenekler) adında bir okula gitti.Navštěvovala školu Options For Youth, kde se učila se svým soukromým učitelem.
Burada 2 yıl daha okula gitti.Po dva roky navštěvoval školu.
Hogwarts birinci sınıf öğrencileri okula ilk geldiklerinde kayıkla bu gölden geçerler.Na začátku školního roku také převáží prvňáky na člunech přes jezero do školy.
Bu arada okula başlarlar.Začal chodit do školy.
Okula gitmek yerine evde eğitim almayı tercih etti.Namísto školní docházky praktikovala domácí školní vzdělávání.
Meppen şehrinde ise okula başladı.Monse také chodil do školy v Novém Městě.
Servis iptal olduğu için okula babamla gideceğim.Martin přes nesouhlas otce odejde ze školy.
Okular, 2005 Google Summer of Code proje yarışmasında başlamıştır.Jeho vývoj započal tehdejší student Piotr Szymanski na Google Summer of Code 2005.
Üzeyir Hacıbeyov’un (1922–1926 və 1939–1941) müdürlük yaptığı dönemde, okula yeni müzik aletleri sunuldu.Během kaplanské služby v Jaroměřicích nad Rokytnou (1937-1939) se začal věnovat hudbě.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod