Paul Hawken'in kitabı Ekoloji ve Ticareti okudum."The Ecology of Commerce" durant l'été 1994.
Paul Hawken'in kitabı Ekoloji ve Ticareti okudum."The Ecology of Commerce" (Hệ sinh thái của thương mại) vào hè năm 1994,
Paul Hawken'in kitabı Ekoloji ve Ticareti okudum."The Ecology of Commerce" im Sommer 1994.
Paul Hawken'in kitabı Ekoloji ve Ticareti okudum."Η Οικολογία του Εμπορίου", το καλοκαίρι του 1994.
Paul Hawken'in kitabı Ekoloji ve Ticareti okudum."Екология на търговията" , през лятото на 1994.
Paul Hawken'in kitabı Ekoloji ve Ticareti okudum."Экология торговли" летом 1994 года.
Prenses'in ehliyet sınavından kaldığını gazetelerden okudum.Főcímben láttam, hogy a hercegnő megint megbukott a vezetési vizsgán.
Prenses'in ehliyet sınavından kaldığını gazetelerden okudum.Le titre de l'article que j'ai lu, c'était :NLa princesse a raté son permis de conduire.
Prenses'in ehliyet sınavından kaldığını gazetelerden okudum.Βγήκε μια δημοσίευση ότι απέτυχες στο τεστ οδήγησης πάλι.
Prenses'in ehliyet sınavından kaldığını gazetelerden okudum.مقال جديد قال انك فشلتي في الاختبار
"pürin türevleri" denen bir şey hakkında bir makale okudum.논문을 접했어요.
"pürin türevleri" denen bir şey hakkında bir makale okudum.li um artigo sobre uma coisa chamada "derivados de purina".
"pürin türevleri" denen bir şey hakkında bir makale okudum.על משהו שנקרא נגזרות פוריניות
"pürin türevleri" denen bir şey hakkında bir makale okudum.عن شيءٍ يدعى مشتقات البيورين
"pürin türevleri" denen bir şey hakkında bir makale okudum.それには細胞の増殖を促進させる性質があるようでした
"Refah bir Devletin Ötesinde" adlı makaleyi okudum."복지 국가를 넘어" 라는 기사를 읽었습니다.
"Refah bir Devletin Ötesinde" adlı makaleyi okudum.Levin écrit que tout autour du monde,
"Refah bir Devletin Ötesinde" adlı makaleyi okudum.Levin escribe que en todo el mundo,
"Refah bir Devletin Ötesinde" adlı makaleyi okudum.Levin scrive che in tutto il mondo,
"Refah bir Devletin Ötesinde" adlı makaleyi okudum."Альтернатива государства всеобщего благоденствия", опубликованную организацией National Affairs.
"Refah bir Devletin Ötesinde" adlı makaleyi okudum.מספר אינטלקטואלים שמרניים, ביניהם יובל לוין,
"Refah bir Devletin Ötesinde" adlı makaleyi okudum.في مجلة (ناشونال افيرز) بعنوان "بعيداً عن دولة الرعاية الاجتماعية"
"Refah bir Devletin Ötesinde" adlı makaleyi okudum.レヴィン氏は次のように書いています
Resim okudum, onda pek başarılı olmadım.Am studiat pictura. Nu m-am descurcat prea bine.
Resim okudum, onda pek başarılı olmadım. Biraz tasarımdan biraz mimarlıktan geçtim.Học vẽ; không được tốt lắm. học qua thiết kế, vài điều về kiến trúc.
Resim okudum, onda pek başarılı olmadım. Biraz tasarımdan biraz mimarlıktan geçtim.Учился живописи, без особых результатов, прошёл курс дизайна и архитектуры.
Resim okudum, onda pek başarılı olmadım.Estudié pintura pero no me fue nada bien.
Resim okudum, onda pek başarılı olmadım.Habe Malerei studiert. War nicht sehr gut darin.
Resim okudum, onda pek başarılı olmadım.Ho studiato pittura. Non ero molto bravo in quello.
Resim okudum, onda pek başarılı olmadım.Ik studeerde schilderkunst; dat ging me niet zo goed af.
Resim okudum, onda pek başarılı olmadım.J'ai étudié la peinture. Je n'y ai pas très bien réussi.
Resim okudum, onda pek başarılı olmadım.회화를 배웠지만 잘 하지는 못했습니다.
Resim okudum, onda pek başarılı olmadım.Studiowałem malarstwo. Nie szło mi za dobrze.
Resim okudum, onda pek başarılı olmadım.Σπούδασα ζωγραφική, δεν τα πήγα καλά.
Resim okudum, onda pek başarılı olmadım.Учих рисуване. Не се справях много добре с това.
Resim okudum, onda pek başarılı olmadım.לצדתי ציור. לא הצלחתי כל כך בזה.
Resim okudum, onda pek başarılı olmadım.درست الرسم التشكيلي . لم اكن جيدا في ذلك المجال
Resim okudum, onda pek başarılı olmadım.デザインや建築は
Reuters gazetesinde suç oranı 8:30'da yükseldi diye okudum.로이터 통신은 범죄율이 8시 30분에 올라갔다고 합니다 --
Reuters gazetesinde suç oranı 8:30'da yükseldi diye okudum.Criminalitatea creştea la 8:30.
Reuters gazetesinde suç oranı 8:30'da yükseldi diye okudum.De misdaad steeg om 8:30.
Reuters gazetesinde suç oranı 8:30'da yükseldi diye okudum.I reati aumentavano alle 8:30.
Reuters gazetesinde suç oranı 8:30'da yükseldi diye okudum.Kriminaliteten steg kl.20.30.
Reuters gazetesinde suç oranı 8:30'da yükseldi diye okudum.La criminalité augmentait à 20:30.
Reuters gazetesinde suç oranı 8:30'da yükseldi diye okudum.La delincuencia se elevaba a las 20:30h.
Reuters gazetesinde suç oranı 8:30'da yükseldi diye okudum.Tội phạm tăng lên vào lúc 8 giờ 30.
Reuters gazetesinde suç oranı 8:30'da yükseldi diye okudum.Το έγκλημα αυξήθηκε στις 8:30.
Reuters gazetesinde suç oranı 8:30'da yükseldi diye okudum.В 8:30 увеличивается преступность.
Reuters gazetesinde suç oranı 8:30'da yükseldi diye okudum.Престъпленията се увеличавали в 8:30.
Reuters gazetesinde suç oranı 8:30'da yükseldi diye okudum.כמות הפשיעה עלתה ב-8:30. קראתי הודעת רויטר --
Reuters gazetesinde suç oranı 8:30'da yükseldi diye okudum.نسب الجريمة ارتفعت في الثامنة والنصف. كما كنت اقرأ في تقرير إخباري من رويترز --
Reuters gazetesinde suç oranı 8:30'da yükseldi diye okudum.インドのプロパガンダではなく イギリス通信社の報道ですが
- 'Sağa sola sürüklendim işte.' Hayır, kitaplarınızı okudum.الذي يطارد لعبة كبيرة adventurously ذلك.
- 'Sağa sola sürüklendim işte.' Hayır, kitaplarınızı okudum.ええ?ここでは屋にあります。
- Sağa sola sürüklendim işte. - 'Sağa sola sürüklendim işte.' Hayır, kitaplarınızı okudum.Robert Rainsford ... der jager storvildt så adventurously.
- Sağa sola sürüklendim işte. - 'Sağa sola sürüklendim işte.' Hayır, kitaplarınızı okudum.Robert Rainsford ... joka metsästää suurriistaa niin adventurously.
Scientific American'da Martin Gardner'ın köşe yazısını okudum.Am citit articolele lui Martin Gardner din " Scientific American " .
Scientific American'da Martin Gardner'ın köşe yazısını okudum.Czytałem Gardnera w Scientific American.
Scientific American'da Martin Gardner'ın köşe yazısını okudum.Fiquei viciado. Li as colunas de Martin Gardner na revista Scientific American.
Scientific American'da Martin Gardner'ın köşe yazısını okudum.Ho letto gli articoli di Martin Gardner su Scientific American.