Ana içeriğe geç
Sözlük

oksijen ile cümle

oksijen kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Toprağı zengin, oksijeni boldur.Voda je sladká, bohatá na kyslík.
Nefes almalarını sağlayan bir oksijen tüpü taşırlar.Někdo navrhne, aby mu dali dýchnout kyslíku.
Adına rağmen, oksidasyon reaksiyonunda oksijenin bulunmasına gerek yoktur.Nemusí se však přímo jednat o reakci s kyslíkem.
Siyanür şiddetli biçimde oksijenli metabolizmayı bozar.V tomto případě mošt rychle ztrácí kyseliny.
Sonra kullanılmış oksijen (karbondioksit) vücuttan dışarı atılır.Řitním otvorem pak vychází oxid uhličitý ven z těla.
Sodyum, oksijenle birleşerek Na2O oksitini ve Na2O2 peroksitini verir.Sodík se s kyslíkem na vzduchu slučuje na peroxid sodný Na2O2.
Kükürt oksijen ve halojenlere karşı elektropozitiftir.Snadno se slučuje s kyslíkem a halogeny.
Oksijen iki kaynaktan da sağlanır.Oxidy obsahující dva různé kovy.
S-IVB bölümü sıvı oksijen ve sıvı hidrojen yakıtlarıyla ateşlenen tekli J-2X roket motoruyla oluşuyordu.Vrchní stupeň je poháněn motory J-2X spalující kapalný kyslík a vodík.
Oksijenin kritik basıncı 49,7 atmosferdir.Vzduchový systém pracuje s tlakem 4,9 MPa.
Hiperbarik oksijen tedavisi de geleneksel tedavilere ilaveten faydalı olabilmektedir.Oxigenarea hiperbarică poate fi folositoare pe lângă tratamentele tradiționale.
9 gram su alınırsa bunun 8 gramı oksijen ve 1 gramı hidrojendir.Deci pentru a se forma 9 grame de apă, avem nevoie de 1 g hidrogen și 8 g oxigen.
Ayrıca, deri oksijen yetersizliğinden dolayı mavi renk (morarma) alabilir.De asemenea, pielea poate primi o colorație albastră (cianoză) datorită insuficienței de oxigen.
Buna karşın zorunlu anaeroblar oksijen varlığında ölürler.Un organism obligatoriu anaerob moare în prezența oxigenului.
Ekstrakorporeal membran oksijenasyonu da seçenekler arasındadır.Oxigenarea prin membrana extracorporală poate fi, de asemenea, o opțiune.
İstasyon yerinin 3488 metre yüksekliğinden dolayı oksijen azdır.O lipsă acută de oxigen din cauza altitudinii ridicate la 3488 m.
Diatomik oksijen gazı hacimsel olarak havanın %20.8'ini oluşturur.Dioxigenul constituie 20,8% din volumul de aer.
Bakınız Oksijen Felaketi.Numărul atomic al oxigenului.
İki atomlu oksijen molekülleri ayrılır.Astfel s-au consumat 2 molecule de ozon.
Bu tip egzersizlerde enerji yağların ve glükozun oksijen kullanılarak yakılmasıyla sağlanır.În toate aceste cazuri arderea este întreținută de oxigenul din aer.
Oksijenin sudaki çözünürlüğü 0 °C'de 14,6 mg/L'dir.Solubilitatea în apă este de 1,6 mg/l.
Helyum gibi ksenon da vücudun oksijen ihtiyacını karşılamaz ve basit asfiksanttır.Însă, ca și heliul, xenonul nu satisface nevoia de oxigen a unei vietăți.
Bu nedenle ksenon, daha az hipoksi riskine sahip oksijenle yapılan konsantrasyonlar şeklinde kullanılabilir.Acesta poate fi folosit în concentrații cu oxigen pentru a avea un risc redus de hipoxie.
Bunlara örnek olarak oksijen, hidroksil ve su verilebilir.Acestea pot fi, de exemplu, hidrofobe, hidrofile sau cu sarcină electrică.
Aynı zamanda Oksijen Krizi, Oksijen Devrimi veya Büyük Oksidasyon olarak da adlandırılmaktadır.Grupa este cunoscută și sub numele de familia oxigenului sau grupa oxigenului.
Kükürt dioksit formülünde bir kükürt iki oksijen yer alır.În schimb, în reacție cu acidul sulfuric se formează dimetil sulfat.
Kuvars tamamen silisyum ve oksijenden oluşan bir mineraldir.Greigitul este un mineral compus din fier și sulf.
Bugünkü atmosferde %78 azot, %21 oksijen, %1 çeşitli gazlar bulunur.Compoziția chimică aproximativă a aerului este de 78 % azot, 21 % oxigen și 1 % alte gaze.
Atmosfer oksijenden oluşur.Atmosfera este compusă din oxigen.
Tom oksijensizlik yüzünden öldü.Tom a murit din cauza lipsei de oxigen.
Diatomik oksijen gazı hacimsel olarak havanın %20.8'ini oluşturur.A kétatomos oxigéngáz a levegő térfogatának 20,8 %-át alkotja.
Ancak bu gemide de yalnızca 20 saat yetecek kadar oksijen bulunmaktadır.Fedélzetén több napra elegendő oxigén van.
Pulmoner arter dışındaki tüm arterlerde, hemoglobin yüksek oranda (%95-%100) oksijene doymuştur.A hemoglobin a tüdőartériát kivéve minden artériában nagy mértékben (95-100%-ban) telítve van oxigénnel.
Bondarenko'nun ölümü yüksek oksijen içeren kapalı bir odada çıkan yangın sebebiyle gerçekleşti.Valentyin Bondarenko a földi kísérletek során vesztette életét az oxigénkamrában kialakult tűzben.
Gezegenin atmosferinde oksijen ve karbon tespit edilmiştir.Oxigén és szén egy távoli bolygón.
Toprağı zengin, oksijeni boldur.A talaj gazdag, az éghajlat enyhe.
Hiperbarik oksijen tedavisi de geleneksel tedavilere ilaveten faydalı olabilmektedir.A nagynyomású oxigénkezelés az egyéb, hagyományos kezelési módok hasznos kiegészítője lehet.
2 oksijen ve 1 silisyum atomundan oluşur.Mindkét esetben az 1. atom az oxigén.
Oksijene maruz kaldığında, NO azot diokside dönüşür.Amikor csökken a hőmérséklet újra nitrogén-dioxid keletkezik.
Oksijen, bu sıcaklığın üzerinde sıvılaşamaz.Szuperrugalmassága nem sokkal e hőmérséklet fölött jelentkezik.
Standart sıcaklık ve basınçta oksijen çok soluk mavi renkte ve kokusuz bir gazdır.Standard hőmérsékleten és nyomáson az oxigén színtelen, szagtalan gáz.
Bu durum daha fazla oksijen alınmasını sağlar.Segít a szívnek abban, hogy még több több oxigént kapjon.
Deniz tıpkı Kuzey Atlantik Okyanusu gibi soğuk ve oksijence zengindir.Telelőhelyén az észak-amerikaihoz hasonló, hűvös, nedves az éghajlat.
Karbon ve oksijen bileşikleri birbirleriyle çok kolay birleşir.A légkör pára- és szén-dioxid-tartalmát könnyedén megköti.
V2 roketleri, yakıt olarak alkol ve sıvı oksijen kullanıyordu.A rakétahajtómű üzemanyaga alkohol és folyékony oxigén volt.
Böylece merkezi silikat atomunun oksijene oranı 1:3 olur.Az atmoszféra oxigénszintje lecsökkent a harmadidőszak elején.
Asfiksi, oksijen yetersizliğinden ileri gelen boğulmadır.A kezelés része az oxigén nyomásának minél hamarabbi megnövelése.
Oksijenin sudaki çözünürlüğü 0 °C'de 14,6 mg/L'dir.Aineen liukoisuus veteen on 34,6 mg/l.
Karbon ile oksijenin oluşturduğu iki basit bileşik vardır: Karbon dioksit (CO2) ve karbon monoksit (CO).Hiilen tärkeimmät oksidit ovat hiilidioksidi (CO2) ja hiilimonoksidi (CO).
Bu sıcaklık değişimi oksijen miktarını düşürür ve ekosistemin yapısını etkiler.Lämpö vähentää hapen liukenemista ja vaikuttaa vesistön ekosysteemin rakenteeseen.
Oksijen iki kaynaktan da sağlanır.Οξυγόνο παρέχεται και από τις 2 πηγές αιμάτωσης.
Saf oksijenle yandığında sadece su ve ısı açığa çıkarıyor.Όταν καίγεται με οξυγόνο παράγει μόνο νερό και θερμότητα.
Diatomik oksijen gazı hacimsel olarak havanın %20.8'ini oluşturur.Το διατομικό αέριο οξυγόνο αποτελεί το 20,8% κατ' όγκο του ατμοσφαιρικού αέρα της Γης.
Ayrıca, deri oksijen yetersizliğinden dolayı mavi renk (morarma) alabilir.Το δέρμα μπορεί επίσης να παρουσιάσει ένα μπλε χρωμάτισμα (κυάνωση) λόγω της έλλειψης οξυγόνου.
Hiperbarik oksijen tedavisi de geleneksel tedavilere ilaveten faydalı olabilmektedir.Πρόσθετα στις παραδοσιακές θεραπείες μπορεί να χρησιμοποιηθεί και υπερβαρική οξυγόνωση.
(Paschen’s yasası) Dünya atmosferi %21 oksijen (O2) ve %78 azottan (N2) oluşur.Περίπου το 99% της ατμόσφαιρας της Γης αποτελείται από διατομικά μόρια: Άζωτο (N2: 78%) και οξυγόνο (O2: 21%).
Bakınız Oksijen Felaketi.Καταδύσεις με Οξυγόνο.
Bunlar oksijen, hidrojen, azot, karbon monoksit, metan ve nitrik oksit.Ήταν τα οξυγόνο, υδρογόνο, άζωτο, μονοξείδιο του άνθρακα, μεθάνιο και μονοξείδιο του αζώτου.
Bu yunusların oksijen eksikliği nedeniyle öldüğü söylenmiştir.Το υπόλειμμα δεν αποδομήθηκε λόγω έλλειψης οξυγόνου.
İlk atmosferde serbest oksijen gazı yoktu.Η ατμόσφαιρα της Γης στον Αρχαιοζωικό προφανώς δεν διέθετε ελεύθερο οξυγόνο.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod