Ana içeriğe geç
Sözlük

oksijen ile cümle

oksijen kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Oksijen en çok elektron alma isteğine sahiptir.Μόνο το οξυγόνο έχει μεγαλύτερη αφθονία.
Oksijensiz yaşayamayız.Δεν μπορούμε να ζήσουμε δίχως οξυγόνο.
1933 yılında Linus Pauling, daha ağır soy gazların flor ve oksijen ile bileşik oluşturabileceğini öngördü.I 1933 forudså Linus Pauling, at de tungere ædelgasser kunne danne forbindelser med fluor og oxygen.
Oksijen içeriğinin (ağırlık olarak) %45 olduğu tahmin edilmektedir.Ilt alene skønnes at udgøre 45%.
Ayrıca, deri oksijen yetersizliğinden dolayı mavi renk (morarma) alabilir.Hud og negle kan desuden få en blå farve pga. iltmangel.
Diatomik oksijen gazı hacimsel olarak havanın %20.8'ini oluşturur.Diatomisk oxygen udgør 20,8% af Jordens atmosfære.
Helyum gibi ksenon da vücudun oksijen ihtiyacını karşılamaz ve basit asfiksanttır.Ligesom helium, så tilfredsstiller xenon ikke kroppens behov for ilt og man kan risikere kvælning.
Oksitleyici yanma işlemi için gerekli olan oksijeni sağlar.Dette skaffer den det nødvendige kvælstof.
Ayrıca sıvı oksijen çok güçlü bir oksitleyicidir.Svovlbrintegas er desuden et kraftigt reduktionsmiddel.
Bu zamana kadar bulunan seksenden fazla ksenon bileşiği elektronegatif flor veya oksijen içerir.Størstedelen af de mere end 80 kendte xenon forbindelser, indeholder enten elektronnegativt flour eller ilt.
Oksijeni olan karotenoidler ksantofil olarak adlandırılır.Salte af blåsyre kaldes cyanider.
Aynı zamanda Oksijen Krizi, Oksijen Devrimi veya Büyük Oksidasyon olarak da adlandırılmaktadır.Hendelsen blir også kalt oksygenkrisen, oksygenrevolusjonen eller den store oksidasjonen.
Diatomik oksijen gazı hacimsel olarak havanın %20.8'ini oluşturur.Toatomig oksygengass utgjør 20,8 prosent av volumet i luft.
Adına rağmen, oksidasyon reaksiyonunda oksijenin bulunmasına gerek yoktur.I atmosfæren finnes det ikke oksygen.
İçinde bol oksijen bulunan, açık alanları da olan bitkilendirilmiş akvaryumları severler.De finnes både i rasktflytende, oksygenrike bekker og i varme kilder.
Bu süreç, oksijen, neon, silikon ve kükürtün yakılmasıyla devam eder.Denne prosessen fortsetter med påfølgende stadier drevet av oksygen, neon, silisium og svovel.
Bu işlemde genellikle reaktif gaz olarak oksijen kullanılır.Som oksidasjonsmiddel brukes oftest oksygen.
Bu durum daha fazla oksijen alınmasını sağlar.Det er det som gjør stoffet til en syre.
Ozon (O3) üç adet oksijen atomundan oluşan şeffaf bir gazdır.Ozon (O3) er en allotrop form av oksygen, et ustabilt molekyl som er satt sammen av 3 oksygenatomer.
Kondrit meteorları oksijen izotop oranları kullanılarak gruplandırılır.Disse skipene er tilpasset transporten av isocontainere.
Oksijen (O) ise yükseltgenme sayısı reaksiyondan önce 0 iken reaksiyondan sonra −2’ye inmiştir .Untuk oksigen (O), bilangan oksidasi sebelum reaksi adalah 0 dan menjadi 2− setelah reaksi.
Bu evre oksijen varlığında gerçekleşir.Proses ini harus dilakukan dengan keberadaan oksigen.
Örnek: Hidrojenin atom kütlesi 1,00784 u ve oksijeninki 15,9994 u'dur.Misalnya, massa atom hidrogen dan oksigen adalah 1,00704 dan 15,9994.
Bazı insanlar, uzun süreli oksijen terapisi veya akciğer nakliyle belirgin iyileşmeler gösterebilir.Sebagian orang ada yang merasakan perbaikan karena terapi oksigen jangka panjang atau pencangkokan paru.
Ancak, cor pulmonale, oksijen tedavisinin kullanımından beri daha az yaygındır.Kor pulmonale semakin jarang terjadi sejak penggunaan suplemen oksigen.
Bakınız Oksijen Felaketi.Lihat oksidasi diol.
Asiloksi gruplarında asil grubu oksijene bağlıdır:R-C=O-O-R', burada R-C=O, asil grubudur.Dalam gugus aksilosi, gugus asil diikat pada oksigen: R-C=O-O-R' di mana R-C=O adalah gugus asil.
İnsan kanı oksijenin varlığında hemoglobin yüzünden kırmızıdır.Darah yang diberi oksigen menjadi berwarna merah karena adanya hemoglobin.
Karbon ile oksijenin oluşturduğu iki basit bileşik vardır: Karbon dioksit (CO2) ve karbon monoksit (CO).Misalnya karbon bereaksi dengan oksigen membentuk karbondioksida (CO2) dan karbonmonoksida (CO).
Oksijenin varlığında alkenler karbondioksit ve su açığa çıkaracak şekilde açık bir alevle yanarlar.Dengan adanya oksigen, alkena terbakar dengan nyala terang menghasilkan karbon dioksida dan air.
Hiperbarik oksijen tedavisi de geleneksel tedavilere ilaveten faydalı olabilmektedir.Oksigenasi hiperbarik mungkin dapat beguna sebagai tambahan dari penanganan secara tradisional.
Hidrojen peroksiti su ve oksijene ayırır.Hidrogen peroksida berdekomposisi menjadi oksigen dan air.
R2C=CR2 + R-OH → R2CH-C(-O-R)-R2 Eterdeki oksijen atomu, eterleri bazik yapar.R2C=CR2 + R-OH → R2CH-C(-O-R)-R2 Katalis asam diperlukan agar reaksi ini dapat berjalan.
Ahtapotun ince derisi de ek olarak oksijen emiliminde bulunur.Sulfur dan oksigen diketahui juga terdapat di inti luar.
Ancak, aşırı asit şartlarda karbonik oksijen yaklaşık pKa= -1 ile protonlaşabilir.Ngược lại, trong điều kiện cực kỳ axit, oxy carbonyl có thể nhận proton với pKa gần bằng −1.
Ayrıca, deri oksijen yetersizliğinden dolayı mavi renk (morarma) alabilir.Da cũng có thể trở thành màu xanh lam vì thiếu oxy.
Hemolenf oksijenini kaybedince rengini de kaybeder ve gri renge dönüşür.Khi không bị oxy hóa, hemolymph nhanh chóng mất màu và chuyển thành màu xám.
Bazı insanlar, uzun süreli oksijen terapisi veya akciğer nakliyle belirgin iyileşmeler gösterebilir.Một số trường hợp có thể cải thiện bằng trị liệu oxy dài hạn hay ghép phổi.
Bakınız Oksijen Felaketi.Chất khử bị oxy hóa.
Diatomik oksijen gazı hacimsel olarak havanın %20.8'ini oluşturur.Khí ôxy chiếm 20,9% về thể tích trong không khí.
Oksijen eklemesi yararlı olabilir.Nitơ oxit cũng có thể được sử dụng.
Diğer karbonhidratlar gibi, sakkaroz da 2:1 oranında hidrojen ve oksijen oranı vardır.Giống như các cacbohydrat khác, sucroza có tỷ lệ hiđrô trên ôxy là 2:1.
Birincil oksijen taşıyıcı molekül ise hemosiyanindir.Các phân tử vận chuyển ôxy chính là hemocyanin.
Dünya'nın oksijeninin %20'si Amazon ormanlarında üretilmektedir. ^Khoảng 20% loài chim trên thế giới sống trong các khu rừng mưa của Amazon.
Genelde nefes darlığını hafifletmek için evde oksijen tedavisi uygulanır.Oxy thường được dùng để giải quyết tình trạng khó thở.
Atlas V'in motoru Rus yapımı RD-180 dir ve yakıt olarak Kerosen ile sıvı oksijen kullanmaktadır.Tuy nhiên, Atlas V hiện đang sử dụng động cơ được thiết kế và chế tạo từ Nga là RD-180.
İki atomlu oksijen molekülleri ayrılır.Thay thế một cặp nucleotide.
İstasyon yerinin 3488 metre yüksekliğinden dolayı oksijen azdır.3,488メートルの高所による深刻な酸素不足。
Pulmoner arter dışındaki tüm arterlerde, hemoglobin yüksek oranda (%95-%100) oksijene doymuştur.肺動脈を除く全ての動脈では、ヘモグロビンは殆ど(95-100%)酸素で飽和している。
1933 yılında Linus Pauling, daha ağır soy gazların flor ve oksijen ile bileşik oluşturabileceğini öngördü.しかし1933年にライナス・ポーリングは、重い希ガスはフッ素や酸素と化合物を作れると予想した。
Bondarenko'nun ölümü yüksek oksijen içeren kapalı bir odada çıkan yangın sebebiyle gerçekleşti.ワレンチ・ボンダレンコ(英語版)が低圧力高濃度酸素の中での火事によって死亡したのである。
Hidrojen peroksiti su ve oksijene ayırır.過酸化水素は水と酸素に分解する。
Oksijen Torpidosu ve Denizaltı Saldırı adlı saldırıları vardır.酸素魚雷と特殊潜航艇である。
Oksijenin atom ağırlığı 16 olarak kabul edilir.酸素の原子量は、およそ16。
Oksijen gerekiyorsa, "üfleme" (Oksijen kaynağını çocuğun yüzüne yakın bir yerde tutma) önerilir.酸素投与が必要な場合、 酸素マスクよりも小児を興奮させる刺激が少ない「ブローバイ」投与(酸素源を小児の顔のそばに保持する)が望ましい。
Eğer 4 dakika boyunca oksijensizlik devam ederse beyinde geri dönülmez hasar meydana gelebilir.30分以内に停止できなかった場合は脳に不可逆的な変化が起こる場合がある。
Pastör (Pasteur) etkisi, Oksijenin Fermantasyon olayı üzerine olan inhibitör etkisidir.パスツール効果(英: Pasteur effect)とは、酸素による、発酵の阻害効果のことである。
Bakınız Oksijen Felaketi.酸素の発見者。
Anaerobik organizma, büyümek için oksijene ihtiyaç duymayan organizma.嫌気性生物(けんきせいせいぶつ)は増殖に酸素を必要としない生物である。
1 fosfor, 4 oksijen atomundan oluşur.化学式はN4で、4つの窒素原子から構成される。
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
oksijen ile cümle - Sayfa 14 - oksijen kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App