ofis ile cümle
ofis kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Belli bir saatte ofiste olmaları gerekmez, ya da hiç gelmeyebilirler.Non devono essere in ufficio a una certa ora, o a qualsiasi ora.
Belli bir saatte ofiste olmaları gerekmez, ya da hiç gelmeyebilirler.No tienen que estar en la oficina en un cierto momento, o a cierta hora.
Belli bir saatte ofiste olmaları gerekmez, ya da hiç gelmeyebilirler.Sie müssen nicht zu einer bestimmten Zeit im Büro sein oder zu irgendeiner Zeit.
Belli bir saatte ofiste olmaları gerekmez, ya da hiç gelmeyebilirler.Ze hoeven niet op een bepaald moment op kantoor zijn, ze hoeven er helemaal niet zijn.
Belli bir saatte ofiste olmaları gerekmez, ya da hiç gelmeyebilirler.Δεν υποχρεούνται να είναι στο γραφείο συγκεκριμένη ώρα, ή οποιαδήποτε ώρα.
Belli bir saatte ofiste olmaları gerekmez, ya da hiç gelmeyebilirler.Вони не мають бути присутніми в офіси в якісь певні години, або взагалі можуть не приходити.
Belli bir saatte ofiste olmaları gerekmez, ya da hiç gelmeyebilirler.Нет определенного времени пребывания в офисе, можно вообще не приходить.
Belli bir saatte ofiste olmaları gerekmez, ya da hiç gelmeyebilirler.Не трябва да са в офиса в определено време, или когато и да било.
Belli bir saatte ofiste olmaları gerekmez, ya da hiç gelmeyebilirler.הם לא צריכים להיות במשרד בשעה מסויימת, או בכלל.
Belli bir saatte ofiste olmaları gerekmez, ya da hiç gelmeyebilirler.ولا يجب عليهم أن يكونوا في المكتب في وقت معين، ولا أي وقت.
Belli bir saatte ofiste olmaları gerekmez, ya da hiç gelmeyebilirler.全然行かなくてもかまいません ただ仕事を成し遂げれば良いのです
Ben bu konular hakkında konuşmaya bayılırım, bu yüzden sizi ofis ziyaret saatlerime de bekliyorum.저는 철학적 주제에 관해 이야기하는 걸 좋아하고 강의 시간에 오시는 것을 환영합니다
Ben bu konular hakkında konuşmaya bayılırım, bu yüzden sizi ofis ziyaret saatlerime de bekliyorum.אני פשוט אוהב לשוחח על העיניינים הללו ואני מזמין אתכם להגיע לשעות הקבלה שלי.
Ben de ofisimde çalışırken, odama geldi ve "Baba, benimle gel. Oyuncağımı istiyorum." dedi.הוא נכנס ואמר: "אבא, אני רוצה שתבוא איתי. אני רוצה את הצעצוע שלי."
Ben de ofisimde çalışırken, odama geldi ve "Baba, benimle gel.A ja pracowałem w biurze. Wszedł:
Ben de ofisimde çalışırken, odama geldi ve "Baba, benimle gel.Dan saya di ruang kerja, dan ia masuk, "Ayah, aku ingin kau ikut denganku.
Ben de ofisimde çalışırken, odama geldi ve "Baba, benimle gel.Ele entrou: "Baba, vem cá.
Ben de ofisimde çalışırken, odama geldi ve "Baba, benimle gel.Et je travaillais dans mon bureau, et il est entré, "Baba, je veux que tu viennes avec moi.
Ben de ofisimde çalışırken, odama geldi ve "Baba, benimle gel.Iar eu eram în birou, lucrând, când a venit peste mine:
Ben de ofisimde çalışırken, odama geldi ve "Baba, benimle gel.Ik was in mijn kantoor aan het werk, en hij kwam binnen: "Baba, Ik wil dat je met me meekomt.
Ben de ofisimde çalışırken, odama geldi ve "Baba, benimle gel.Io stavo lavorando nel mio ufficio,
Ben de ofisimde çalışırken, odama geldi ve "Baba, benimle gel. Oyuncağımı istiyorum." dedi.그러자 아이가 오더니 "아빠, 나랑 같이가요. 내 장난감 좀 찾아줘요"
Ben de ofisimde çalışırken, odama geldi ve "Baba, benimle gel. Oyuncağımı istiyorum." dedi.Tôi thì đang làm việc trong phòng, nó vào, "Ba đi với con lấy đồ chơi nha."
Ben de ofisimde çalışırken, odama geldi ve "Baba, benimle gel. Oyuncağımı istiyorum." dedi.وقال لي " بابا .. اريدك ان تاتي معي ... اريدك ان تعلب معي "
Ben de ofisimde çalışırken, odama geldi ve "Baba, benimle gel. Oyuncağımı istiyorum." dedi.私は「うるさい」 おもちゃの家に置いてあるのです
Ben de ofisimde çalışırken, odama geldi ve "Baba, benimle gel.Και εγώ δούλευα στο γραφείο μου και ήρθε μέσα, "Μπαμπά, θέλω να έρθεις μαζί μου.
Ben de ofisimde çalışırken, odama geldi ve "Baba, benimle gel.А аз работех в офиса ми и той дойде вътре, "Баба, искам да дойдеш с мен.
Ben de onu ofisimde bulunan bir Gaz Kromotografına koydum. 400 civarında.Allora ho utilizzato un GC, un gas cromatografo che ho in ufficio, e risultano essere circa 400.
Ben de onu ofisimde bulunan bir Gaz Kromotografına koydum. 400 civarında.Así que usé un CG, un cromatógrafo de gases de mi oficina, y son aproximadamente 400.
Ben de onu ofisimde bulunan bir Gaz Kromotografına koydum. 400 civarında.Dus haalde ik het door een GC, een gaschromatograaf in mijn kantoor, en het zijn er ongeveer 400.
Ben de onu ofisimde bulunan bir Gaz Kromotografına koydum. 400 civarında.Nên tôi đã đặt nó qua một sắc ký khí GC có trong văn phòng của tôi, và có khoảng 400 phân tử.
Ben de onu ofisimde bulunan bir Gaz Kromotografına koydum. 400 civarında.Οπότε το έβαλα σε έναν χρωματογράφο αερίων που έχω στο γραφείο μου, και είναι περίπου 400.
Ben de onu ofisimde bulunan bir Gaz Kromotografına koydum. 400 civarında.Затова го прекарах през един ГХ, газов хроматограф, който имам в кабинета си, и се оказа около 400.
Ben de onu ofisimde bulunan bir Gaz Kromotografına koydum. 400 civarında.Поэтому я пропустил его через газовый хроматограф в моем офисе и обнаружил около 400.
Ben de onu ofisimde bulunan bir Gaz Kromotografına koydum.Beleraktam az irodámban található gázkromatográfba, s kiderült:
Ben de onu ofisimde bulunan bir Gaz Kromotografına koydum.그래서 제 연구소에 있는 가스 크로마토그래프에 넣어보니까
Ben de onu ofisimde bulunan bir Gaz Kromotografına koydum.אז שמתי את זה בכרומטוגרף גז שיש לי במשרד,
Ben de onu ofisimde bulunan bir Gaz Kromotografına koydum.لذا وضعتها في كاشف الغاز اللوني الموجود في مكتبي،
Ben de onu ofisimde bulunan bir Gaz Kromotografına koydum.分子は400ほどありました
Ben Diana'yı ofise sokmaya çalışıyorum, o da aynı gün, onu stüdyoya sokmaya çalışıyor.Des fois j'ai besoin d'elle au bureau et il a besoin d'elle à l'atelier le même jour.
Ben Diana'yı ofise sokmaya çalışıyorum, o da aynı gün, onu stüdyoya sokmaya çalışıyor.Es como, tengo que llegar a la oficina, y el tiene que llegar al estudio el mismo día.
Ben Diana'yı ofise sokmaya çalışıyorum, o da aynı gün, onu stüdyoya sokmaya çalışıyor.Io la devo portare in ufficio e lui la deve portare in studio nello stesso giorno.
Ben Diana'yı ofise sokmaya çalışıyorum, o da aynı gün, onu stüdyoya sokmaya çalışıyor.같은날에 그녀가 저와 일하게 해야되고, 그 역시도 그녀와 함께 일해야 되는 거죠
Ben Diana'yı ofise sokmaya çalışıyorum, o da aynı gün, onu stüdyoya sokmaya çalışıyor.Είναι σαν να πρέπει να την πάω εγώ στο γραφείο, και αυτός να πρέπει να την πάει στο εργαστήριο την ίδια μέρα.
Benim ofisim katlanıp kolaylıkla gizlenebiliyor.Az irodám kihajtható, könnyen elrejthető.
Benim ofisim katlanıp kolaylıkla gizlenebiliyor.Biroul meu se pliază, și se ascunde ușor.
Benim ofisim katlanıp kolaylıkla gizlenebiliyor.Il mio ufficio si ripiega, e scompare in un attimo.
Benim ofisim katlanıp kolaylıkla gizlenebiliyor.Kantor saya dapat terlipat dan disembunyikan dengan mudah.
Benim ofisim katlanıp kolaylıkla gizlenebiliyor.제 사무실은 접혀서 없어지고 쉽게 숨겨지죠.
Benim ofisim katlanıp kolaylıkla gizlenebiliyor.Mein Büro lässt sich wegklappen, es wird ganz einfach versteckt.
Benim ofisim katlanıp kolaylıkla gizlenebiliyor.Mijn kantoor is opvouwbaar, gemakkelijk te verbergen.
Benim ofisim katlanıp kolaylıkla gizlenebiliyor.Mi oficina se dobla y se oculta.
Benim ofisim katlanıp kolaylıkla gizlenebiliyor.Mit kontor foldes væk, let gemt væk.
Benim ofisim katlanıp kolaylıkla gizlenebiliyor.Mitt kontor viks undan, och göms lätt.
Benim ofisim katlanıp kolaylıkla gizlenebiliyor.Moja pisarna se pospravi in je dobro skrita.
Benim ofisim katlanıp kolaylıkla gizlenebiliyor.Moja pracovňa sa vyklápa, ľahko sa dá skryť.
Benim ofisim katlanıp kolaylıkla gizlenebiliyor.Moje biuro można złożyć, łatwo je ukryć.
Benim ofisim katlanıp kolaylıkla gizlenebiliyor.Moje kancelář se poskládá a snadno schová.
Benim ofisim katlanıp kolaylıkla gizlenebiliyor.Mon bureau se replie. se cache facilement.
Benim ofisim katlanıp kolaylıkla gizlenebiliyor.O meu escritório é recolhível, e facilmente escondido.