ofis ile cümle
ofis kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
backstage. bbc. co. uk tarafından desteklenmektedir / Veriler UK MET Ofisi' nden sağlanmaktadırمدعوم بواسطة backstage. bbc. co. uk / Data from UK MET Office
Bağımsız bağımsız, genel olarak, değil ofise seçildiIndépendants indépendants,dans l'ensemble, ne sont pas élus au bureau
"Bak, derse katılım göstermelisin, yoksa sınıfta kalacaksın" dediğim bir öğrencim ofisime geldi."Du musst dich beteiligen, sonst fällst du durch." in mein Büro.
"Bak, derse katılım göstermelisin, yoksa sınıfta kalacaksın" dediğim bir öğrencim ofisime geldi.Hon kom in på min kontor, jag kände henne inte alls.
"Bak, derse katılım göstermelisin, yoksa sınıfta kalacaksın" dediğim bir öğrencim ofisime geldi."Je moet meedoen, anders ga je falen." Ik kende haar helemaal niet.
"Bak, derse katılım göstermelisin, yoksa sınıfta kalacaksın" dediğim bir öğrencim ofisime geldi.제가 "네가 함께 참여하지 않으면 낙제할거야." 라고 말하자
"Bak, derse katılım göstermelisin, yoksa sınıfta kalacaksın" dediğim bir öğrencim ofisime geldi.Mówię jej: "musisz zacząć brać udział w zajęciach albo oblejesz".
"Bak, derse katılım göstermelisin, yoksa sınıfta kalacaksın" dediğim bir öğrencim ofisime geldi."Tens que participar senão reprovas", veio ao meu gabinete.
"Bak, derse katılım göstermelisin, yoksa sınıfta kalacaksın" dediğim bir öğrencim ofisime geldi."Tudod, részt kell venned, vagy különben kibuksz," bejött az irodámba.
"Bak, derse katılım göstermelisin, yoksa sınıfta kalacaksın" dediğim bir öğrencim ofisime geldi."Послухай, будь активнішою, інакше тебе виключать з університету".
"Bak, derse katılım göstermelisin, yoksa sınıfta kalacaksın" dediğim bir öğrencim ofisime geldi."Трябва да участваш в час, иначе ще те изключат", дойде в офиса ми.
"Bak, derse katılım göstermelisin, yoksa sınıfta kalacaksın" dediğim bir öğrencim ofisime geldi.Я её совсем не знала и однажды сказала ей:
"Bak, derse katılım göstermelisin, yoksa sınıfta kalacaksın" dediğim bir öğrencim ofisime geldi.שהייתי אומרת לה, "את חייבת להשתתף, ולא, תיכשלי",
"Bak, derse katılım göstermelisin, yoksa sınıfta kalacaksın" dediğim bir öğrencim ofisime geldi.والتي أخبرتها: "انظري عليك أن تشاركي وإلا سوف ترسبين"
"Bak, derse katılım göstermelisin, yoksa sınıfta kalacaksın" dediğim bir öğrencim ofisime geldi.その子のことは そんなに 知らなかったんですが
Başkan ofise geldiğinde, Nassau Bölgesi'nde galon başına petrol fiyatı 1.86 Dolar'dı.Wenn der Präsident sein Amt antrat, war der Preis von Benzin hier in Nassau County über $1.86 pro Gallone.
Başlangıç olarak ofiste peçelerini çıkarabileceklerini söyledik.Abbiamo cominciato col togliere il velo in ufficio.
Başlangıç olarak ofiste peçelerini çıkarabileceklerini söyledik.Am început cu: poți să-l dai jos la birou.
Başlangıç olarak ofiste peçelerini çıkarabileceklerini söyledik.Azzal kezdtük, hogy az irodában levehetik.
Başlangıç olarak ofiste peçelerini çıkarabileceklerini söyledik.Chúng tôi bắt đầu bằng việc khích lệ họ cởi mạng khi ở chỗ làm.
Başlangıç olarak ofiste peçelerini çıkarabileceklerini söyledik.Começámos por permitir que o tirassem no escritório.
Başlangıç olarak ofiste peçelerini çıkarabileceklerini söyledik.Empezamos con que se lo podían quitar en la oficina.
Başlangıç olarak ofiste peçelerini çıkarabileceklerini söyledik.Kami mulai dengan, Anda boleh membukanya di kantor.
Başlangıç olarak ofiste peçelerini çıkarabileceklerini söyledik.저는 우선 사무실에서 베일을 벗을 수 있게 했고, 그 후에는
Başlangıç olarak ofiste peçelerini çıkarabileceklerini söyledik.Nous avons commencé avec, vous pouvez le retirer au bureau.
Başlangıç olarak ofiste peçelerini çıkarabileceklerini söyledik.Vi har börjat med att man kan ta av den på kontoret.
Başlangıç olarak ofiste peçelerini çıkarabileceklerini söyledik.We begonnen met, je kunt hem afdoen op de werkplaats.
Başlangıç olarak ofiste peçelerini çıkarabileceklerini söyledik.Wir haben damit angefangen, dass sie ihn im Büro ausziehen konnten.
Başlangıç olarak ofiste peçelerini çıkarabileceklerini söyledik.Začaly jsme tím, že jsme závoje sundaly v kanceláři.
Başlangıç olarak ofiste peçelerini çıkarabileceklerini söyledik.Začeli smo s tem, da so se lahko odkrile v pisarni.
Başlangıç olarak ofiste peçelerini çıkarabileceklerini söyledik.Zaczęliśmy od: "możesz zdjąć ją w biurze."
Başlangıç olarak ofiste peçelerini çıkarabileceklerini söyledik.Ξεκινήσαμε με το ότι μπορούν να βγάζουν το τσαντόρ στο γραφείο.
Başlangıç olarak ofiste peçelerini çıkarabileceklerini söyledik.Ми почали з того, що можна знімати паранджу в офісі.
Başlangıç olarak ofiste peçelerini çıkarabileceklerini söyledik.Мы начали с того, что в офисе паранджу можно снимать.
Başlangıç olarak ofiste peçelerini çıkarabileceklerini söyledik.Ние започнахме с това, че може да го махате в офиса.
Başlangıç olarak ofiste peçelerini çıkarabileceklerini söyledik.התחלנו עם, את יכולה להוריד את זה במשרד.
Başlangıç olarak ofiste peçelerini çıkarabileceklerini söyledik.وقد بدأت بأن اقول لهن .. بانهن يستطعن ان ينزعن النقاب في المكتب ..
Başlangıç olarak ofiste peçelerini çıkarabileceklerini söyledik.外での業務でもあっても
Başvuru formunu Espoon Asunnot Oy’nin ofisinde de doldurabilirsiniz.Du kan även fylla i ansökningsblanketten på Espoon Asunnot Oy:s kontor.
Başvuru formunu Espoon Asunnot Oy’nin ofisinde de doldurabilirsiniz.También puede rellenar el formulario en la oficina de Espoon Asunnot Oy.
Başvuru formunu Espoon Asunnot Oy’nin ofisinde de doldurabilirsiniz.Voit myös täyttää hakulomakkeen Espoon Asunnot Oy:n toimistossa.
Başvuru formunu Espoon Asunnot Oy’nin ofisinde de doldurabilirsiniz.Vous pouvez également venir remplir ce formulaire dans les bureaux de Espoon Asunnot oy.
Başvuru formunu Espoon Asunnot Oy’nin ofisinde de doldurabilirsiniz.Вы также можете заполнить бланк в офисе компании Espoon Asunnot Oy.
Başvuru formunu Espoon Asunnot Oy’nin ofisinde de doldurabilirsiniz.بإمكانك أيضاً تعبئة استمارة الطلب في مكتب شركة المساهمة لمساكن إسبو (Espoo).
Başvuru formunu mahkeme ofisine götürebilir veya posta, faks ya da e- posta aracılığı ile iletebilirsiniz.Ansökan kan lämnas till tingsrättens kansli eller skickas dit per post, fax eller via e-post.
Başvuru formunu mahkeme ofisine götürebilir veya posta, faks ya da e- posta aracılığı ile iletebilirsiniz.Hakemuksen voi viedä käräjäoikeuden kansliaan tai lähettää sen postissa, faksilla tai sähköpostina.
Başvuru formunu mahkeme ofisine götürebilir veya posta, faks ya da e- posta aracılığı ile iletebilirsiniz.Заявление можно отправить в канцелярию уездного суда по почте, факсом или по электронной почте.
Başvuru formunu mahkeme ofisine götürebilir veya posta, faks ya da e- posta aracılığı ile iletebilirsiniz.من الممكن ترك الطلب لدى سكرتارية المحكمة الابتدائية أو إرساله بالبريد العادي أو بالفاكس أو بالبريد الإلكتروني.
Belli bir saatte ofiste olmaları gerekmez, ya da hiç gelmeyebilirler.De behøver ikke at være på kontoret på et bestemt tidspunkt, eller noget tidspunkt.
Belli bir saatte ofiste olmaları gerekmez, ya da hiç gelmeyebilirler.Eu nu trebuie să fie în birou la anumite ore, sau la orice oră.
Belli bir saatte ofiste olmaları gerekmez, ya da hiç gelmeyebilirler.Heidän ei tarvitse olla toimistossa tiettynä aikana, tai milloinkaan.
Belli bir saatte ofiste olmaları gerekmez, ya da hiç gelmeyebilirler.Họ không cần phải có mặt ở văn phòng vào một thời gian nhất định, hoặc bất kỳ lúc nào.
Belli bir saatte ofiste olmaları gerekmez, ya da hiç gelmeyebilirler.Ils ne doivent pas être au bureau à des heures précises, ou même pas du tout.
Belli bir saatte ofiste olmaları gerekmez, ya da hiç gelmeyebilirler.어떤 시간에 꼭 회사에 있을 필요도 없고, 아예 오지 않아도 됩니다.
Belli bir saatte ofiste olmaları gerekmez, ya da hiç gelmeyebilirler.Mereka tak harus ada di kantor pada jam-jam tertentu, atau jam berapa pun.
Belli bir saatte ofiste olmaları gerekmez, ya da hiç gelmeyebilirler.Não têm de estar no escritório numa certa altura ou em nenhuma altura.
Belli bir saatte ofiste olmaları gerekmez, ya da hiç gelmeyebilirler.Nem kell meghatározott időt az irodában tölteniük, akár semennyit sem kell.
Belli bir saatte ofiste olmaları gerekmez, ya da hiç gelmeyebilirler.Nemusia byť v kancelárii v určitý čas, nemusia tam byť vôbec.
Belli bir saatte ofiste olmaları gerekmez, ya da hiç gelmeyebilirler.Nemusí být v kanceláři v určitý čas, nemusí tam být vůbec.
Belli bir saatte ofiste olmaları gerekmez, ya da hiç gelmeyebilirler.Nie muszą przyjść o określonej godzinie, a nawet wcale.