Ana içeriğe geç
Sözlük

ofis ile cümle

ofis kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Resmi turizm ofisi internet sayfasıSlužbena internetska stranica Turistički ured
Şirketin New York ve Londra'da ofisleri vardı.Također, banka ima vlastite financijske centre u Londonu i New Yorku.
2007 yılı itibarıyla dünya çapında tüm ofislerinde yaklaşık 60.000 kişi çalışmaktadır.U 2008, u Nike je zaposleno preko 60000 ljudi širom svijeta.
Ofisini koruyan heykelin şifresini de genellikle bu tatlı isimlerinden seçer.Tako često za lozinke na ulazu u svoj kabinet određuje imena različitih slatkiša.
Ölümüne kadar dünya çapında 7.700 ofise ulaştı.Tijekom sudjelovanja u Domovinskom ratu kroz postrojbu je prošlo 7900 pripadnika.
Berliner Gesundheitsrat ofisinden görevinden alındı fakat hiç mahkûmiyet almadı.Nakon toga pozvan je u dekanov ured na razgovor, ali nije kažnjen.
Yine de Taipei'de bir İsrail Ekonomi ve Kültür Ofisi bulunmaktadır.Avšak Izrael udržuje v Tchaj-peji svoju Ekonomickú a kultúrnu kanceláriu.
Ocak 1945'te, Mauthausen merkez ofisinden yönetilen kamplarda yaklaşık 85.000 tutsak kalıyordu.V januári 1945 pracovalo v táboroch riadených z centrály v Mauthausene už asi 85 000 väzňov.
Uluslararası ofisi Londra'da bulunmaktadır.Medzinárodný sekretariát sídli v Londýne.
Toplu taşıma sistemine Dublin Ulaşım Ofisi bakmaktadır.Na verejnú dopravu v Dubline dohliada Dublinský úrad dopravy.
Gestapo ofisi tarafından işe alındı.Bola vypočúvaná gestapom.
Bu konuda bir ofis bulunmaktadır.Dnes je v ňom situovaný obecný úrad.
Ofis binası olarak kullanılmaktadır.Je využívaná pre kancelárske priestory.
Bina şimdi İran Cumhurbaşkanlığı Ofisi olarak kullanılmaktadır.V súčasnosti budovu využíva Kancelária prezidenta republiky.
Pakistan İstatistik Ofisi.Bieloruský štatistický úrad, .
Putrajaya'da ise bazı bakanlıklar ve hükümet ofisleri bulunur.Na Bairiki je umiestený prezidentský úrad a niektoré ministerstva.
Sağlık ocağı ve posta ofisi bulunmaktadır.Nachádza sa blízko zdravotného strediska a pošty.
Pope'un ofisinde, müdür bu geceki yıldönümü için çok heyecenalıydı.Už od pápeža Aniceta to bola horúca téma na diskusie.
Hazırım cevabının ardından eşyalarını hazırlayıp ofisini terk etti.Zbalil si veci a „zmizol“ z domu.
İslami toplumun, şehirde bir ofisi var.Múzeum sa v meste nachádza v Tureckom dome.
Daejeon bazı merkezi devlet ofislerine de sahiptir.Dakar je aj administratívne centrum krajiny.
Şirketin New York ve Londra'da ofisleri vardı.Skupina v súčasnosti sídli v New Yorku a Londýne.
ABD dışında Kanada, Hindistan, Güney Afrika ve Avrupa Birliği'nde de kuruma ait ofisler bulunur.Mimo Európu sú manželstvá vrátane adopcií v Kanade a v Juhoafrickej republike.
Merkezi San Francisco'da bulunur ve New York, Boston ve San Antonio gibi şehirlerde ofisleri vardır. ^Sedež podjetja je v San Franciscu, dodatne strežnike in pisarne pa ima še v New Yorku, Bostonu in San Antoniu.
2012 yılı itibarıyla, 63.000 üzerinde çalışanı ve 100'den fazla ülkede 1000'den fazla ofisi bulunmaktadır.Od leta 2012 ima več kot 1000 pisarn v več kot 100 državah in čez 63.000 zaposlenih.
IARC'nin ana ofisi Fransa'nın Lyon kentindedir.Osrednji urad IARC je v Lyonu v Franciji.
Chilehaus (Şili Evi), Hamburg, Almanya'da bulunan ve on katlı bir ofis binasıdır.Chilehaus (Čilska hiša) je desetnadstropna poslovna stavba s pisarnami v Hamburgu v Nemčiji.
ABD patent ofisi 55 patentini onayladı.Mednarodna atletska zveza uradno priznava 55 rekordov.
Resmi turizm ofisi internet sayfasıUradna spletna stran turističnega urada
Bu konuda bir ofis bulunmaktadır.V njej so stanovanja.
Ayrıca, 2013 yılı "Birleşmiş Milletler Bölge Ofisi" tarafından "2013 Kinoa yılı" ilan edilmiştir.Leto 2013 je Organizacija združenih narodov razglasila za Mednarodno leto kvinoje.
1996 Almanya'da yurtdışında açtığı ilk ofisini faaliyete geçirmiştir.Z modo se je profesionalno pričel ukvarjati v tujini leta 1996.
Ofisindeki bozuk bir saati tamir etmiştir.Zamenjali so leseno ohišje ure.
Ofis binası olarak kullanılmaktadır.Uporabljali so jo kot upravno stavbo za uradnike.
Los Angeles'ta bir ofis açmışlardır.Domenili so se za sestanek v Los Angelesu.
Pakistan Başbakanlık Ofisi.Ministrstvo za prebivalstvo Pakistana.
Uluslararası Konsey, Uluslararası Ofis'in bulunduğu Cenevre, İsviçre'de toplanır.Mednarodni svet se sestaja v Ženevi, kjer ima sedež tudi mednarodni urad organizacije.
Ayrıca XML, ofis uygulamalarının alt yapısı haline getirilmiştir.Poleg nje se za izdelavo programov uporablja tudi Xml.
İsim posta ofisi tarafından da isim kabul edildi.Pavadinimas buvo priimtas Pašto ministerijos.
EPSA'nın merkezi Brüksel, Belçika'daki PGEU (Avrupa Birliği Eczacılık grubu)'nun ofislerinde yer alır.EPSA vyriausioji valdyba veikia Briuselyje (Belgijoje), ES Farmacijos grupės įstaigose.
Ofis Birleşmiş Milletler Genel Sekreterliği tarafından atanan bir icra direktörü tarafından yönetilmektedir.UNDP vadovauja administratorius, kurį skiria JTO generalinis sekretorius.
Bir SS ofisi idi.Tai buvo SS užsienio žvalgyba.
Mezun olduktan sonra gümrük ofisinde çalışmaya başladı.Baigęs tarnybą pradėjo dirbti muitinės departamente.
Polonya Merkezi İstatistik Ofisi.Lenkijos statistikos departamentas.
Babasının ilişkileri sayesinde valinin ofisinde yardımcı olarak işe başladı.Jau nuo valdymo pradžios ji padėjo savo vyrui imperatoriui su valstybės valdymu.
Ayrıca ofis içerisinde dokuz kovan bulundu.Išikaryje buvo 9 apskritys.
Adana Demirspor gençlik futbol antrenman sahası da kulübün Sular bölgesindeki ofisinin yanında yer almaktadır.Vaikų futbolo klubas „Granitas” naudojasi aikštynu šalia ligoninės.
Vanuatu Turizm Ofisi Vanuatu DevletiVankuverio dangoraižių diagrama Tourism Vancouver
Ziraat Bankası’ndan sonra Toprak Mahsulleri Ofisi’nde çalıştı.Po studijų dirbo AB „Turto bankas“.
1950 yılında Kopenhag’da kendi mimarlık ofisini açtı.1953 m. jis įkūrė savo agentūrą Paryžiuje.
Tom şimdi evde olmalı, ama hâlâ ofisinde bulunuyor.Tomas turėtų dabar būti namie, bet jis vis dar savo biure.
Hemen hemen tüm ofis çalışanlarının üçte biri gözlük takıyor.Beveik vienas trečdalis viso biuro darbuotojų nešioja akinius.
Bu akşam benim ofisime uğra.Šį vakarą užsuk į mano biurą.
Tom ve Mary hâlâ ofislerindeler. İkisi de bugün geç vakte kadar çalışmayı planlıyorlar.Tomas ir Merė vis dar biure. Šiandien jie abu planuoja dirbti iki vėlumos.
Bühler Genel Vali ofisinden temsilcisi olarak 20 Ocak 1942 tarihinde Wannsee Konferansı'na katıldı.20. jaanuaril 1942 võttis ta kohtuministeeriumi esindajana osa Wannsee konverentsist.
Ofisin finansmanın %90'lık bölümünü hükumetlerin yaptığı gönüllü katkılar oluşturmaktadır.Organisatsioon elatub peamiselt annetustest – umbes 90% rahast tuleb fondi vabatahtlike annetustest.
Eski doklara üzerinde yeni alışveriş merkezleri kurulmuştur; birçok yeni ofis binaları yapılmıştır.Mitmed tehase endised hooned said rekonstrueeritud, lisaks ehitati uusi büroohooneid.
Chilehaus (Şili Evi), Hamburg, Almanya'da bulunan ve on katlı bir ofis binasıdır.Chilehaus (saksa keelest 'Tšiili maja') on kümnekorruseline büroohoone Saksamaal Hamburgis.
Bu konuda bir ofis bulunmaktadır.Teemasse kuulub tegevussubjekt.
Gülümsedi ve müdürün ofisine geri döndü.Ta tüdines sellest ja pöördus tagasi spordiinstruktori ameti juurde.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod