Sedir ağacı odunundan çözücü ve ultrasonikasyon ile kolayca ekstrakte edilebilir.[7]Je možné ho extrahovať z cédrového dreva pomocou rozpúšťadla a ultrasonikácie[…].
Bunun üzerine annesi Meleagros'un yaşamıyla ilgili olan odunu ateşe verip oğlunu öldürür.Ko je to izvedela njegova mati, je vrgla na ogenj skrito poleno in tako je Meleagros umrl.
Bunun üzerine annesi Meleagros'un yaşamıyla ilgili olan odunu ateşe verip oğlunu öldürür.Meleagro motina, supykusi dėl savo brolių žūties, sudegino nuo jo gimimo slėptą pliauską ir Meleagras mirė.
Hinokitiol (β-thujaplicin), Cupressaceae familyasındaki ağaçların odununda bulunan doğal bir monoterpenoiddir.Hinokitiols (β-thujaplicin) ir naturāls monoterpenoīds, kas atrodams ciprešu dzimta koku mizā.
Odunu sarı renkli dayanıklıdır.Sisu intensiivselt kollane.
Odunu çürümeye karşı son derece dayanıklıdır.DDT on lagunemisele väga vastupidav.
Türlerin çoğu ağaç kabuğunda ya da odununda yaşar.Paljud liigid elavad põõsastikes ja hekkides.
Düğün alanı, ocakta yakılan odunun dumanıyla kaplanırdı.A área ficava cheia de fumaça com a lenha dos fogões.
Düğün alanı, ocakta yakılan odunun dumanıyla kaplanırdı.La zona se llenaba de humo por la leña que se quemaba en los hornos.
Düğün alanı, ocakta yakılan odunun dumanıyla kaplanırdı.L'endroit était rempli de la fumée de feu de bois des poêles.
Düğün alanı, ocakta yakılan odunun dumanıyla kaplanırdı.Obszar był wypełniony dymem przez drewno, które paliło się w piecach.
Düğün alanı, ocakta yakılan odunun dumanıyla kaplanırdı.Η περιοχή γέμιζε με τον καπνό από τα καυσόξυλα.
Düğün alanı, ocakta yakılan odunun dumanıyla kaplanırdı.Вскоре по кварталу поползет дым от разгорающихся дров.
‹‹İnsanoğlu, asma odununun herhangi bir orman ağacının dalından daha fazla değeri var mı?Du Menschenkind, was ist das Holz vom Weinstock vor anderm Holz oder eine Rebe vor anderm Holz im Walde?
‹‹İnsanoğlu, asma odununun herhangi bir orman ağacının dalından daha fazla değeri var mı?Embernek fia! mire való a szõlõtõke fája egyéb fa között, a venyige, mely az erdõ fái között van?
‹‹İnsanoğlu, asma odununun herhangi bir orman ağacının dalından daha fazla değeri var mı?«Figlio dell'uomo, che pregi ha il legno della vite di fronte a tutti gli altri legni della foresta
‹‹İnsanoğlu, asma odununun herhangi bir orman ağacının dalından daha fazla değeri var mı?Hỡi con người, cây nho ở trong các cây khác, và nhánh nho ở trong cây rừng, thì có gì hơn không?
‹‹İnsanoğlu, asma odununun herhangi bir orman ağacının dalından daha fazla değeri var mı?Hỡi con_người , cây nho ở trong các cây khác , và nhánh nho ở trong cây rừng , thì_có gì hơn không ?
‹‹İnsanoğlu, asma odununun herhangi bir orman ağacının dalından daha fazla değeri var mı?"Ihmislapsi, mikä parempi on viinipuu kuin kaikki muut puut, tuo köynnös, joka on metsän puitten seassa?
‹‹İnsanoğlu, asma odununun herhangi bir orman ağacının dalından daha fazla değeri var mı?인자야 포도나무가 모든 나무보다 나은 것이 무엇이랴 삼림 중 여러 나무 가운데 있는 그 포도나무 가지가 나은 것이 무엇이랴
‹‹İnsanoğlu, asma odununun herhangi bir orman ağacının dalından daha fazla değeri var mı?Menneskesøn! Hvad har Vinstokken forud for alle andre Træer, Ranken, som står iblandt Skovens Træer?
‹‹İnsanoğlu, asma odununun herhangi bir orman ağacının dalından daha fazla değeri var mı?Sin človečji, je li les vinske trte boljši mimo drugega lesa, mladika, ki je med gozdnimi drevesi?
‹‹İnsanoğlu, asma odununun herhangi bir orman ağacının dalından daha fazla değeri var mı?Synu člověčí, co jest dřevo révové proti všelijakému dřevu, aneb proti ratolestem dříví lesního?
‹‹İnsanoğlu, asma odununun herhangi bir orman ağacının dalından daha fazla değeri var mı?בן אדם מה יהיה עץ הגפן מכל עץ הזמורה אשר היה בעצי היער׃
‹‹İnsanoğlu, asma odununun herhangi bir orman ağacının dalından daha fazla değeri var mı?يا ابن آدم ماذا يكون عود الكرم فوق كل عود او فوق القضيب الذي من شجر الوعر.
‹‹İnsanoğlu, asma odununun herhangi bir orman ağacının dalından daha fazla değeri var mı?人 子 阿 、 葡 萄 樹 比 別 樣 樹 有 甚 麼 強 處 、 葡 萄 枝 比 眾 樹 枝 有 甚 麼 好 處
‹‹İnsanoğlu, asma odununun herhangi bir orman ağacının dalından daha fazla değeri var mı?人子 阿 、 葡萄 樹 比 別樣樹 有 甚麼強處 、 葡萄 枝 比 眾樹 枝 有 甚麼 好 處
İnsan, ormanlarda ateşi gördü, odunu.Loài Người, trong những khu rừng, thấy lửa..., gỗ...,
İnsan, ormanlarda ateşi gördü, odunu. Nasıl ateş yakacağını öğrendiEl hombre, en las selvas, vio el fuego, la madera, aprendió cómo hacer fuego.
İnsan, ormanlarda ateşi gördü, odunu. Nasıl ateş yakacağını öğrendiL'homme, dans la jungle, a vu le feu, le bois, il a appris à fabriquer du feu.
İnsan, ormanlarda ateşi gördü, odunu. Nasıl ateş yakacağını öğrendiMan, in de jungle, zag het vuur, het hout, hij geleerd hoe om vuur te maken.
İnsan, ormanlarda ateşi gördü, odunu. Nasıl ateş yakacağını öğrendiUnsere Vorfahren im Dschungel sahen das Feuer und das Holz und sie lernten, wie man Feuer entfacht.
İnsan, ormanlarda ateşi gördü, odunu. Nasıl ateş yakacağını öğrendiΟ άνθρωπος, στις ζούγκλες, είδε τη φωτιά, το ξύλο, έμαθε πώς να δημιουργεί τη φωτιά.
İnsan, ormanlarda ateşi gördü, odunu. Nasıl ateş yakacağını öğrendiЧеловек, в джунглях, увидел огонь, дерево, он научился разводить огонь.
İnsan, ormanlarda ateşi gördü, odunu.O Homem, nas selvas, viu o fogo, a madeira,
İnsan, ormanlarda ateşi gördü, odunu.Omul, in jungla, a vazut focul, lemnul.
İnsan, ormanlarda ateşi gördü, odunu.彼は火を作る方法を学びました。
İşte orta çağdaki ingiliz vatandaşları odunun tükenmesinden sonra kömürü kullanmaya başladılar.A ver ahora: estamos en la edad Media.
İşte orta çağdaki ingiliz vatandaşları odunun tükenmesinden sonra kömürü kullanmaya başladılar.E Evul Mediu, oamenii din Anglia rămân fără lemn de foc și încep să ardă cărbune.
İşte orta çağdaki ingiliz vatandaşları odunun tükenmesinden sonra kömürü kullanmaya başladılar.Estamos na idade média, na Grâ-Bretanha as pessoas acabaram com a lenha e começaram a queimar carvão.
İşte orta çağdaki ingiliz vatandaşları odunun tükenmesinden sonra kömürü kullanmaya başladılar.중세 시대로 가봅시다. 영국 사람들은 땔감이 바닥나자 석탄을 때기 시작합니다.
İşte orta çağdaki ingiliz vatandaşları odunun tükenmesinden sonra kömürü kullanmaya başladılar.Legyen ez !
İşte orta çağdaki ingiliz vatandaşları odunun tükenmesinden sonra kömürü kullanmaya başladılar.Poďme na to inak: Je stredovek. Ľuďom v Británii dochádza prvotné palivo - drevo, tak začnú spalovať uhlie.
İşte orta çağdaki ingiliz vatandaşları odunun tükenmesinden sonra kömürü kullanmaya başladılar.Proviamo così: siamo nel Medioevo. Le persone in Gran Bretagna non hanno più legna da ardere
İşte orta çağdaki ingiliz vatandaşları odunun tükenmesinden sonra kömürü kullanmaya başladılar.Spróbujmy w ten sposób. Jest średniowiecze.
İşte orta çağdaki ingiliz vatandaşları odunun tükenmesinden sonra kömürü kullanmaya başladılar.We zijn in de middeleeuwen, mensen in Engeland hebben geen brandhout en gebruiken kolen als brandstof.
Su ve odunu yaptım.Am apă și lemn.
Su ve odunu yaptım. Ateşin üstünde çalışıyorum.Ho già acqua e legno, sto per fare il fuoco.
Su ve odunu yaptım. Ateşin üstünde çalışıyorum.Ich habe "Wasser" und "Holz" und Ich bin nahe daran "Feuer" zu verwirklichen.
Su ve odunu yaptım. Ateşin üstünde çalışıyorum.물과 나무는 해봤었죠. 이제는 불을 사용해보려고 합니다.
Su ve odunu yaptım. Ateşin üstünde çalışıyorum.יש לי מים ועץ. אני עומד לפתוח את אש.
Su ve odunu yaptım. Ateşin üstünde çalışıyorum.لدي الماء والخشب. وأنا علي وشك البدء بالنار.
Su ve odunu yaptım. Ateşin üstünde çalışıyorum.さらにその次には金と土もあるでしょう。
Su ve odunu yaptım.A víz és a fa már megvan.
Su ve odunu yaptım.Ik heb al water en hout.
Su ve odunu yaptım.Jag har vatten och trä.
Su ve odunu yaptım.J'ai l'eau et le bois.
Su ve odunu yaptım.Mám vodu a dřevo.
Su ve odunu yaptım.Mam wodę i drewno.
Su ve odunu yaptım.Saya memiliki air dan kayu.