Ana içeriğe geç
Sözlük

odunu ile cümle

odunu kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Su ve odunu yaptım.Tengo agua y madera.
Su ve odunu yaptım.Tenho água e madeira.
Su ve odunu yaptım.Tôi đã có nước và gỗ.
Su ve odunu yaptım.Έχω κάνει για το νερό και το ξύλο.
Su ve odunu yaptım.Вода і дерево вже є.
Su ve odunu yaptım.Имам вода и дърво.
Su ve odunu yaptım.У меня есть "вода" и "дерево".
Suyumuzu parayla içtik, Odunumuzu parayla almak zorunda kaldık.Air minum dan kayu api harus kami beli
Suyumuzu parayla içtik, Odunumuzu parayla almak zorunda kaldık.A nossa água por dinheiro a bebemos, por preço vem a nossa lenha.
Suyumuzu parayla içtik, Odunumuzu parayla almak zorunda kaldık.Apa noastră o bem pe bani, şi lemnele noastre trebuie să le plătim.
Suyumuzu parayla içtik, Odunumuzu parayla almak zorunda kaldık.Chúng tôi uống nước phải trả tiền, Phải mua mới có củi.
Suyumuzu parayla içtik, Odunumuzu parayla almak zorunda kaldık.Chúng_tôi uống nước phải trả tiền , Phải mua mới có củi .
Suyumuzu parayla içtik, Odunumuzu parayla almak zorunda kaldık.우리가 은을 주고 물을 마시며 값을 주고 섶을 얻으오며
Suyumuzu parayla içtik, Odunumuzu parayla almak zorunda kaldık.L'acqua nostra beviamo per denaro, la nostra legna si acquista a pagamento
Suyumuzu parayla içtik, Odunumuzu parayla almak zorunda kaldık.Nous buvons notre eau à prix d`argent, Nous payons notre bois.
Suyumuzu parayla içtik, Odunumuzu parayla almak zorunda kaldık.Nuestra agua bebemos por dinero; nuestra leña nos viene por precio
Suyumuzu parayla içtik, Odunumuzu parayla almak zorunda kaldık.Oman juomavetemme me ostamme rahalla; omat puumme saamme, jos maksamme hinnan.
Suyumuzu parayla içtik, Odunumuzu parayla almak zorunda kaldık.Svoju vodu pijeme za peniaze; naše drevo prichádza za plat.
Suyumuzu parayla içtik, Odunumuzu parayla almak zorunda kaldık.Unser Wasser müssen wir um Geld trinken; unser Holz muß man bezahlt bringen lassen.
Suyumuzu parayla içtik, Odunumuzu parayla almak zorunda kaldık.Vattnet som tillhör oss få vi dricka allenast för penningar; vår egen ved måste vi betala.
Suyumuzu parayla içtik, Odunumuzu parayla almak zorunda kaldık.Vi må kjøpe det vann vi drikker, vår ved må vi betale.
Suyumuzu parayla içtik, Odunumuzu parayla almak zorunda kaldık.Vizünket pénzért iszszuk, tûzifánkat áron kapjuk.
Suyumuzu parayla içtik, Odunumuzu parayla almak zorunda kaldık.Vode svoje pijemo za denar, drva svoja dobivamo za plačilo.
Suyumuzu parayla içtik, Odunumuzu parayla almak zorunda kaldık.Vody své za peníze pijeme, dříví naše za záplatu přichází.
Suyumuzu parayla içtik, Odunumuzu parayla almak zorunda kaldık.Vort Drikkevand må vi købe, betale må vi vort Brænde.
Suyumuzu parayla içtik, Odunumuzu parayla almak zorunda kaldık.Wij moeten zelfs betalen voor ons drinkwater; hout wordt ons tegen de hoogst mogelijke prijzen verkocht.
Suyumuzu parayla içtik, Odunumuzu parayla almak zorunda kaldık.Wody nasze za pieniądze pijemy, drwa nasze za pieniądze kupujemy.
Suyumuzu parayla içtik, Odunumuzu parayla almak zorunda kaldık.Με αργυριον επιομεν το υδωρ ημων τα ξυλα ημων επωληθησαν εις ημας.
Suyumuzu parayla içtik, Odunumuzu parayla almak zorunda kaldık.Водата си пихме със сребро, Дървата ни идат с пари.
Suyumuzu parayla içtik, Odunumuzu parayla almak zorunda kaldık.Воду свою пьем за серебро, дрова наши достаютсянам за деньги.
Suyumuzu parayla içtik, Odunumuzu parayla almak zorunda kaldık.מימינו בכסף שתינו עצינו במחיר יבאו׃
Suyumuzu parayla içtik, Odunumuzu parayla almak zorunda kaldık.شربنا ماءنا بالفضة. حطبنا بالثمن يأتي.
Suyumuzu parayla içtik, Odunumuzu parayla almak zorunda kaldık.我 們 出 錢 纔 得 水 喝 . 我 們 的 柴 是 人 賣 給 我 們 的
Suyumuzu parayla içtik, Odunumuzu parayla almak zorunda kaldık.我 們出 錢纔 得 水 喝 . 我 們 的 柴 是 人賣給 我 們的
Yakıt olarak ateşe atılır da ateş odunun iki ucunu yakıp ortasını kömürleştirince, işe yarar mı?Het kan alleen maar dienen als brandhout en dan brandt het nog slecht ook!
Yakıt olarak ateşe atılır da ateş odunun iki ucunu yakıp ortasını kömürleştirince, işe yarar mı?불에 던질 화목이 될 뿐이라 불이 그 두 끝을 사르고 그 가운데도 태웠으면 제조에 무슨 소용이 있겠느냐
Yakıt olarak ateşe atılır da ateş odunun iki ucunu yakıp ortasını kömürleştirince, işe yarar mı?הנה לאש נתן לאכלה את שני קצותיו אכלה האש ותוכו נחר היצלח למלאכה׃
Yakıt olarak ateşe atılır da ateş odunun iki ucunu yakıp ortasını kömürleştirince, işe yarar mı?هوذا يطرح اكلا للنار. تاكل النار طرفيه ويحرق وسطه. فهل يصلح لعمل.
Yakıt olarak ateşe atılır da ateş odunun iki ucunu yakıp ortasını kömürleştirince, işe yarar mı?看 哪 、 已 經 拋 在 火 中 當 作 柴 燒 、 火 既 燒 了 兩 頭 、 中 間 也 被 燒 了 、 還 有 益 於 工 用 麼
Yakıt olarak ateşe atılır da ateş odunun iki ucunu yakıp ortasını kömürleştirince, işe yarar mı?看哪 、 已 經拋 在 火中 當作 柴燒 、 火 既 燒 了 兩頭 、 中間 也 被 燒 了 、 還有益 於工 用麼
Yatağımız var, odunumuz da,Kita punya tempat tidur dan dapur.
Yatağımız var, odunumuz da,Ott vannak az ágyak... oszlopok...
Yatağımız var, odunumuz da, Tabandan ve duvarlardan sökebiliriz.Έχουμε κρεβάτια και μπορούμε να πάρουμε ξύλα από το πάτωμα και τους τοίχους.
Yatağımız var, odunumuz da,Tenemos las camas y...
Yatağımız var, odunumuz da,Vi har sängarna, träreserver.
Yatağımız var, odunumuz da,Vi har sengene og stolperne.
Yatağımız var, odunumuz da,We hebben de bedden en de steunbalken.
Yatağımız var, odunumuz da,Имаме легла и барове.
Yatağımız var, odunumuz da,Имаме легла... Подпори,
Yatağımız var, odunumuz da,,יש לנו את המיטות, תמוכות
Yatağımız var, odunumuz da,لدينا الأسرة و الدعامات
Yüzbaşı, yemeğimiz bitti ve tek tük odunumuz kaldı.Capitán, hemos quedado sin comida y no hay ya casi que más quemar.
Yüzbaşı, yemeğimiz bitti ve tek tük odunumuz kaldı.Kapitány. Elfogyott az élelmünk és nincs tűzrevalónk.
Yüzbaşı, yemeğimiz bitti ve tek tük odunumuz kaldı.Kapitein, we zitten zonder voedsel en het hout is bijna op.
Yüzbaşı, yemeğimiz bitti ve tek tük odunumuz kaldı.Kaptajn, vi er løbet tør for mad, og der er næsten intet brænde tilbage.
Yüzbaşı, yemeğimiz bitti ve tek tük odunumuz kaldı.Kapten, kita kehabisan makanan, dan hampir tidak ada bahan bakar lagi.
Yüzbaşı, yemeğimiz bitti ve tek tük odunumuz kaldı.Kapten, vi har slut på maten och det finns nästan ingen ved kvar.
Yüzbaşı, yemeğimiz bitti ve tek tük odunumuz kaldı.Σμηναγέ... έχουμε ξεμείνει από τρόφιμα και δεν υπάρχουν ξύλα. Φεύγουμε τώρα.
Yüzbaşı, yemeğimiz bitti ve tek tük odunumuz kaldı.Капитане, ние сме свършили на храна, и там почти не горят.
Yüzbaşı, yemeğimiz bitti ve tek tük odunumuz kaldı.Капитане... Нямаме никаква храна.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod