odayı ile cümle

odayı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Bilge insan, Luke'un yeniden odayı temizlemesi gibi kendiliğinden hareket etmesini bilir.Moudrý člověk ví, jak improvizovat, tak jako Luke, když znovu umyl podlahu.
Bilge insan, Luke'un yeniden odayı temizlemesi gibi kendiliğinden hareket etmesini bilir.Múdry človek dokáže improvizovať, tak ako to vedel Luke, keď umýval podlahu dvojmo.
Bilge insan, Luke'un yeniden odayı temizlemesi gibi kendiliğinden hareket etmesini bilir.O persoană înţeleaptă ştie cum să improvizeze, aşa cum a ştiut Luke când a spălat de două ori podeaua.
Bilge insan, Luke'un yeniden odayı temizlemesi gibi kendiliğinden hareket etmesini bilir.Orang bijak tahu bagaimana berimprovisasi, seperti yang dilakukan Luke ketika mengepel ulang lantainya.
Bilge insan, Luke'un yeniden odayı temizlemesi gibi kendiliğinden hareket etmesini bilir.Osoba mądra wie, jak improwizować, tak jak Luke wiedział, gdy zmył ponownie podłogę.
Bilge insan, Luke'un yeniden odayı temizlemesi gibi kendiliğinden hareket etmesini bilir.Uma pessoa sábia sabe improvisar, tal como Luke fez quando lavou o chão pela segunda vez.
Bilge insan, Luke'un yeniden odayı temizlemesi gibi kendiliğinden hareket etmesini bilir.Una persona sabia improvisa de manera apropiada, como Luke cuando volvió a lavar el piso.
Bilge insan, Luke'un yeniden odayı temizlemesi gibi kendiliğinden hareket etmesini bilir.Una persona saggia sa come improvvisare, proprio come ha fatto Luke quando ha rilavato il pavimento.
Bilge insan, Luke'un yeniden odayı temizlemesi gibi kendiliğinden hareket etmesini bilir.Une personne sage sait comment improviser, comme l'a fait Luke en nettoyant le sol une deuxième fois.
Bilge insan, Luke'un yeniden odayı temizlemesi gibi kendiliğinden hareket etmesini bilir.Ο σοφός άνθρωπος ξέρει πως να αυτοσχεδιάζει, όπως έκανε ο Λουκ, όταν ξανασφουγγάρισε το πάτωμα.
Bilge insan, Luke'un yeniden odayı temizlemesi gibi kendiliğinden hareket etmesini bilir.Мудра людина вміє імпровізувати, як Люк, який вирішив вдруге вимити підлогу.
Bilge insan, Luke'un yeniden odayı temizlemesi gibi kendiliğinden hareket etmesini bilir.Мудрый человек знает, как импровизировать, как знал Люк, решив вымыть пол повторно.
Bilge insan, Luke'un yeniden odayı temizlemesi gibi kendiliğinden hareket etmesini bilir.Мъдрият човек знае как да импровизира, както е направил Люк, когато измил пак пода.
Bilge insan, Luke'un yeniden odayı temizlemesi gibi kendiliğinden hareket etmesini bilir.החכם יודע לאלתר, כפי שעשה לוק כששטף שוב את הרצפה.
Bilge insan, Luke'un yeniden odayı temizlemesi gibi kendiliğinden hareket etmesini bilir.والشخص الحكيم يعرف كيف يرتجل، كما فعل لووك عندما أعاد مسح الأرضية.
Bilge insan, Luke'un yeniden odayı temizlemesi gibi kendiliğinden hareket etmesini bilir.賢い者は即興で演じることができるのです 現実世界の問題の多くは曖昧模糊としており
Bilinç ile dopdolu. Bilincim bütün odayı dolduruyor, Mooji!'Оно заполнило комнату...Комната наполнена сознанием
Bilincim bütün odayı dolduruyor, Mooji!'Ma conscience remplit cette pièce, Mooji !"
Bilincim bütün odayı dolduruyor, Mooji!'Mijn bewustzijn vult deze kamer, Mooji!'
Biz aynı odayı paylaştık.Condividevamo la stanza.
Biz aynı odayı paylaştık.On partageait une chambre.
Biz aynı odayı paylaştık.Partilhámos quarto.
Biz aynı odayı paylaştık.Wir haben uns ein Zimmer geteilt.
Biz aynı odayı paylaştık.Ήμασταν συγκάτοικοι.
Bizim ailemiz erkek kadın fark etmez, aynı odayı paylaşır. Bizim için tuhaf bir şey değil.A mi családunk számára nem szokatlan megosztani a szállást, nemre való tekintet nélkül.
Bizim ailemiz erkek kadın fark etmez, aynı odayı paylaşır. Bizim için tuhaf bir şey değil.Dans notre groupe, il n'y a rien de bizarre à ce qu'un homme partage sa chambre avec une femme.
Bizim ailemiz erkek kadın fark etmez, aynı odayı paylaşır. Bizim için tuhaf bir şey değil.Học viên của tôi, đều dùng chung một phòng không phân biệt nam nữ.
Bizim ailemiz erkek kadın fark etmez, aynı odayı paylaşır. Bizim için tuhaf bir şey değil.Per la nostra famiglia, non c'č niente di strano nel condividere una stanza senza distinzioni di sesso.
Bizim ailemiz erkek kadın fark etmez, aynı odayı paylaşır.Keluarga kami tidak membedakan antara laki dan perempuan dan berbagi dalam satu kamar
Bizim ailemiz erkek kadın fark etmez, aynı odayı paylaşır.عائلتنا لا تفرق بين الذكور و الإناث و تشارك بالغرفة واحده
Böylece Dimitri odayı toplamaya başlarken, siz de Milo'nun ebeveynleri ile olan konuşmasını dinleyebilirsiniz.Deci în timp ce Dimitri începe să strângă, puteţi auzi o conversaţie pe care Milo o are cu părinţii săi.
Böylece Dimitri odayı toplamaya başlarken, siz de Milo'nun ebeveynleri ile olan konuşmasını dinleyebilirsiniz.Donc, alors que Dimitri commence à ranger, vous pouvez entendre une conversation que Milo a avec ses parents.
Böylece Dimitri odayı toplamaya başlarken, siz de Milo'nun ebeveynleri ile olan konuşmasını dinleyebilirsiniz.Dus terwijl Dimitri begint op te ruimen, kan je een conversatie horen van Milo met zijn ouders.
Böylece Dimitri odayı toplamaya başlarken, siz de Milo'nun ebeveynleri ile olan konuşmasını dinleyebilirsiniz.그럼, 드미트리가 방정리를 하는 동안에 마일로가 부모님과 나누는
Böylece Dimitri odayı toplamaya başlarken, siz de Milo'nun ebeveynleri ile olan konuşmasını dinleyebilirsiniz.Mientras que Dimitri empieza a limpiar, pueden oír de fondo una conversación que tiene Milo con sus padres.
Böylece Dimitri odayı toplamaya başlarken, siz de Milo'nun ebeveynleri ile olan konuşmasını dinleyebilirsiniz.Quindi mentre Dimitri inizia a riordinare, potete intuire una conversazione tra Milo e i suoi genitori.
Böylece Dimitri odayı toplamaya başlarken, siz de Milo'nun ebeveynleri ile olan konuşmasını dinleyebilirsiniz.Takže když Dimitri začne uklízet, můžete zaslechnout rozhovor, který má Milo se svými rodiči.
Böylece Dimitri odayı toplamaya başlarken, siz de Milo'nun ebeveynleri ile olan konuşmasını dinleyebilirsiniz.Vậy khi Dimitri bắt đầu dọn dẹp, bạn có thể tình cờ nghe được cuộc đối thoại giữa Milo và cha mẹ cậu.
Böylece Dimitri odayı toplamaya başlarken, siz de Milo'nun ebeveynleri ile olan konuşmasını dinleyebilirsiniz.В то время как Дмитрий начинает убираться, вы можете подслушать разговор Майло с родителями.
Böylece Dimitri odayı toplamaya başlarken, siz de Milo'nun ebeveynleri ile olan konuşmasını dinleyebilirsiniz.И така докато Димитри започва да чисти, можете да дочуете разговора, който Майло има със своите родители.
Böylece Dimitri odayı toplamaya başlarken, siz de Milo'nun ebeveynleri ile olan konuşmasını dinleyebilirsiniz.אז כשדימיטרי מתחיל לסדר, אתם יכולים לשמוע שיחה
Böylece Dimitri odayı toplamaya başlarken, siz de Milo'nun ebeveynleri ile olan konuşmasını dinleyebilirsiniz.وسوف يقوم ديميتري بترتيب الغرفة وسوف يستمع الى المحادثة
Böylece Dimitri odayı toplamaya başlarken, siz de Milo'nun ebeveynleri ile olan konuşmasını dinleyebilirsiniz.両親とマイロの 言い争いが 聞こえてくるはずです
Bu "Lütfen odayı toparlayın." yazan işareti her sabah kapımın dışına koyuyordum. Bilmiyorum burada da var mı.Stálo tam: "prosím uklidit." Nevím, jestli je máte i tady.
Bu "Lütfen odayı toparlayın." yazan işareti her sabah kapımın dışına koyuyordum.Er stond op: "Kamer opruimen alstublieft."
Bu "Lütfen odayı toparlayın." yazan işareti her sabah kapımın dışına koyuyordum.Eu punha-o todas as manhãs pendurado na porta. Dizia "Por favor arrume o quarto". Não sei se há disso aqui.
Bu "Lütfen odayı toparlayın." yazan işareti her sabah kapımın dışına koyuyordum.J'ai mis cette petite pancarte sur ma porte tous les matin, qui disait, "Rangez la chambre, SVP".
Bu "Lütfen odayı toparlayın." yazan işareti her sabah kapımın dışına koyuyordum.전 매일 아침 '방을 정리해주세요.'라고 쓰인 이 사인을 바깥 문에 걸어놨어요. 여기도 이런 사인이 있는지 모르겠네요.
Bu "Lütfen odayı toparlayın." yazan işareti her sabah kapımın dışına koyuyordum.Tôi đặt cái bảng này ngòai cửa mỗi sáng, quay mặt chữ, "Làm ơn dọn phòng" ra ngoài.
Bu "Lütfen odayı toparlayın." yazan işareti her sabah kapımın dışına koyuyordum.Каждое утро я вешал на дверь табличку с надписью "Пожалуйста, уберите комнату".
Bu "Lütfen odayı toparlayın." yazan işareti her sabah kapımın dışına koyuyordum.אני תולה אותו מחוץ לדלת בכל בוקר: "נא לסדר את החדר". אינני יודע אם יש לכם כאן כאלה.
Bu "Lütfen odayı toparlayın." yazan işareti her sabah kapımın dışına koyuyordum.وضعت علامة صغيرة خارج الباب كل صباح تقول "لطفًا رتب الغرفة". لا أعرف إن كانت معي هنا
Bu "Lütfen odayı toparlayın." yazan işareti her sabah kapımın dışına koyuyordum.あれです この辺りのホテルにもあるんでしょうか とにかく私の泊まったホテルでは1日に3度も部屋を掃除してくれるんです
Bu odayı 10 dakika önce temizledim! Askerlerini al! Ayakkabıların nerede?¡Limpié esta habitación hace diez minutos! - ¡Recoge los soldados!
Bu odayı 10 dakika önce temizledim!Ну-ка, собирайте своих солдатиков!
Bu odayı dolduruyor...Elle remplit cette pièce...
Bu odayı dolduruyor...Het vult deze kamer...
Bu yüzden bir aralık, meclisin toplandığı odayıDeci nu era prea mulțumit.
Bu yüzden bir aralık, meclisin toplandığı odayıE quando eles fizeram uma pausa, ele trancou a porta da sala da Assembleia. Para que eles não pudesse entrar.
Bu yüzden bir aralık, meclisin toplandığı odayıHij was dus niet al te blij.
İlgili Sayfalar