odayı ile cümle

odayı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Dr. Loomis, çakmağını yakarak odayı ateşe verir.Logan menyusupkan virus komputer untuk mematikan lampu gedung.
Wren aynı odayı paylaşmayı istememektedir.Kamila bilang bukannya mereka sudah sepakat akan tidur pisah kamar.
Daniel O'Grady'nin olduğu odayı bulur.May thay có chú mèo Thomas O'Malley đi ngang qua đó.
Doktor, kalenin içinde 12 numaralı odayı aramaya başlar.現在、1・2階には計13室の練習室が設けられている。
Erik büyük bir güç ile odayı parçalar.エリーニュスは無敵の力でドリーミングを蹂躙する。
20 metrekarelik bir odayı yaklaşık yarım saatte süpürürler.一辺約20メートルの方墳。
Polis, başka saldırganların için bir odayı daha aradı.看守たちは、他の空挺隊員を探し出すために通信機の暗号を知りたがった。
Wren aynı odayı paylaşmayı istememektedir.鄭自此與周室不和。
Polis, başka saldırganların için bir odayı daha aradı.保安部队抓获一名激进分子,正在搜寻其他潜逃者。
Daniel O'Grady'nin olduğu odayı bulur.את דמותו גילם השחקן פיטר או'טול.
Daniel O'Grady'nin olduğu odayı bulur.Ролята се изпълнява от Тери О'Куин.
15 yaşında Billie Joe'nun kaldığı odanın yanındaki odayı kiralayarak birbirleriyle daha da yakınlaştılar.Mike se sa 15 godina iselio i unajmio sobu u kući svoga najboljeg prijatelja, Billie Joe Armstronga.
Erik büyük bir güç ile odayı parçalar.Hulk má obrovskú silu.
Aynı odayı paylaşmadılar.Soba ni bila okrašena.
Odayı olduğu gibi bırak.Palik kambarį taip, kaip jis buvo.
Odayı ısıtıyorum.Šildau kambarį.
Birçok yetenekli büyücü ve cadı bu odayı araştırsa da asla bulamadı.Paljud täiskasvanud võlurid ja nõiad ei suuda seda loitsu sooritada.
Alnınızın mavi olduğunu anlar anlamaz, odayı terkediyorsunuz. -A co nejdříve si uvědomíte že je vaše čelo modré opustíte místnost.
Alnınızın mavi olduğunu anlar anlamaz, odayı terkediyorsunuz. -Dès que vous constatez que votre front est bleu, vous quittez la pièce.
Alnınızın mavi olduğunu anlar anlamaz, odayı terkediyorsunuz. -Heti kun tajuat että otsasi on sininen, lähdet huoneesta.
Alnınızın mavi olduğunu anlar anlamaz, odayı terkediyorsunuz. -Kiedy tylko ktoś zorientuje się, że ma niebieskie czoło, wychodzi z pokoju.
Alnınızın mavi olduğunu anlar anlamaz, odayı terkediyorsunuz. -Non appena realizzate di avere la fronte blu dovete uscire dalla stanza
Alnınızın mavi olduğunu anlar anlamaz, odayı terkediyorsunuz. -Recuerden, esto es lo que les hemos dicho a todos.
Alnınızın mavi olduğunu anlar anlamaz, odayı terkediyorsunuz. -Веднага щом разберете, че челото ви е синьо излизате от стаята
Alnınızın mavi olduğunu anlar anlamaz, odayı terkediyorsunuz. -部屋を出ます。 ここで、
Ama çoğu, bu odayı terk ettiğinde çok büyük ve önemli bir deneyim yaşadığını düşünüyor.Но всички излизат от тази камера с дълбокото усещане, че нещо изключително значимо се е случило.
Aynı anneyi, hemşireyi, testleri ve odayı... ...düşünün.Dieselbe Mutter und dieselbe Pflegerin, nachdem sie ihr den Test gegeben hat führt sie in einen Raum.
Aynı anneyi, hemşireyi, testleri ve odayı... ...düşünün.Imaginem a mesma mãe. A enfermeira, depois de realizar o teste, leva-a para um quarto.
Aynı anneyi, hemşireyi, testleri ve odayı... ...düşünün.같은 임산부, 간호사를 두고, 검사 후에 방으로 들어갔다고 합시다.
Aynı anneyi, hemşireyi, testleri ve odayı... ...düşünün.Lấy người mẹ và cô y tá tương tự, sau khi cô y tá mang cho cô ấy tờ xét nghiệm đưa cô ấy vào một căn phòng.
Aynı anneyi, hemşireyi, testleri ve odayı... ...düşünün.Prendete la stessa madre, e l'infermiera, dopo averle dati i risultati del test, la porta in una stanza.
Aynı anneyi, hemşireyi, testleri ve odayı... ...düşünün.Prenez la même mère, et l'infirmière, après lui avoir fait le test, l'emmène dans une pièce.
Aynı anneyi, hemşireyi, testleri ve odayı... ...düşünün.Să luăm aceeaşi mamă, iar asistenta, după ce îi face analizele, o duce într-o sală.
Aynı anneyi, hemşireyi, testleri ve odayı... ...düşünün.Ta sama matka, ta sama pielęgniarka, która robi badanie i zabiera do innego pokoju.
Aynı anneyi, hemşireyi, testleri ve odayı... ...düşünün.Tomen la misma madre, y la enfermera, luego de realizarle el test la lleva a la sala.
Aynı anneyi, hemşireyi, testleri ve odayı... ...düşünün.Вземете същата майка, и сестрата, след като й е дала теста, я отвежда в стая.
Aynı anneyi, hemşireyi, testleri ve odayı... ...düşünün.Возьмем ту же мать, ту же медсестру которая даёт ей результаты анализов, а потом отводит в комнату.
Aynı anneyi, hemşireyi, testleri ve odayı... ...düşünün.חישבו על אותה אמא. הפעם, אחרי ביצוע הבדיקה האחות מכניסה אותה לחדר.
Aynı anneyi, hemşireyi, testleri ve odayı... ...düşünün.تخيل نفس الأم، و بعد أن تجرى الممرضة الإختبار، تأخذها إلى غرفة.
Aynı anneyi, hemşireyi, testleri ve odayı... ...düşünün.ある部屋へと連れて行きます ドアを開くと その部屋には母親と赤ちゃんがいます
Aynı odayı kullanan erkekler ve kadınlar... ...senin için sorun olmayabilir ama ben kabul edemem.Magának talán mindegy, ha nők és férfiak ugyanazt a szobát használják, de nekem nem.
Aynı odayı kullanan erkekler ve kadınlar... ...senin için sorun olmayabilir ama ben kabul edemem.Per te sarā anche normale che uomini e donne usino la stessa stanza, ma per me non lo č.
Aynı odayı kullanan erkekler ve kadınlar... ...senin için sorun olmayabilir ama ben kabul edemem.الذكور و الإناث يستخدمون غرفة واحده ...ـ قد يكون لا بأس بذلك لك , لكن ليست مقبولا بالنسبة لي
Aynı odayı kullanmaları bir şey olduğu anlamına gelmez bence.Megőrült! Csak mert egy szobában voltak, nem hiszem, hogy történt valami...
Aynı odayı kullanmaları bir şey olduğu anlamına gelmez bence.Même s'ils ont utilisé la même chambre, je ne pense pas qu'ils aient fait quoi que ce soit...
Aynı odayı kullanmaları bir şey olduğu anlamına gelmez bence.Πιστεύω το ότι απλά χρησιμοποίησαν το ίδιο δωμάτιο δεν σημαίνει ότι συνέβη κάτι.
Aynı odayı kullanmaları bir şey olduğu anlamına gelmez bence.ليس لانهما تشاركا الغرفة فهذا يعني ان شيأ قد حدث
Aynı odayı mı paylaşacaksınız?Anh muốn dùng chung một phòng phải không?
Aynı odayı mı paylaşacaksınız?Apa kau mengatakan akan berbagi kamar?
Aynı odayı mı paylaşacaksınız?Avete intenzione di stare nella stessa stanza?
Aynı odayı mı paylaşacaksınız?Azt mondja, ugyanazt a szobát fogják használni?
Aynı odayı mı paylaşacaksınız?Vous allez utiliser la même chambre ?
Aynı odayı mı paylaşacaksınız?هل تقول لي بأنك سوف تتشاركان الغرفة ؟
Bilge insan, Luke'un yeniden odayı temizlemesi gibi kendiliğinden hareket etmesini bilir.A bölcs ember tudja hogyan improvizáljon, ahogy Luke tette, amikor újra felmosott.
Bilge insan, Luke'un yeniden odayı temizlemesi gibi kendiliğinden hareket etmesini bilir.Een wijs mens weet te improviseren zoals Luke, toe hij de vloer opnieuw boende.
Bilge insan, Luke'un yeniden odayı temizlemesi gibi kendiliğinden hareket etmesini bilir.Eine weise Person weiß, wie man improvisiert, wie Luke es gemacht hat, als er den Boden zwei Mal wusch.
Bilge insan, Luke'un yeniden odayı temizlemesi gibi kendiliğinden hareket etmesini bilir.En vis person kan improvisera, som Luke när han skurade golvet en andra gång.
Bilge insan, Luke'un yeniden odayı temizlemesi gibi kendiliğinden hareket etmesini bilir.En vis person, ved, hvordan man improviserer, som Luke gjorde, da han igen vaskede gulvet.
Bilge insan, Luke'un yeniden odayı temizlemesi gibi kendiliğinden hareket etmesini bilir.지혜로운 사람은 상황에 맞게 임기응변 할 수 있습니다. 마치 루크가 병실을 두번 청소했던 것처럼 말입니다.
Bilge insan, Luke'un yeniden odayı temizlemesi gibi kendiliğinden hareket etmesini bilir.Một người khôn ngoan biết cách ứng biến như thế nào, như Luke đã làm khi cậu lau lại sàn nhà.
İlgili Sayfalar