Yukarıda ise çalışma odaları ve toplantı odası var.No andar de cima existe ainda uma sala de reunião e escritórios.
Alıştırma odası dışında ne bir bina ne de bir ofisleri vardı.Eles não tinham nem um edifício de escritório, apenas uma sala de prática.
1889 Eylül'ünde Arles'da Yatak Odası tablosunun iki versiyonunu daha yaptı.Ele produziu outras duas versões de Quarto em Arles em setembro de 1889.
Hayaletler de içeriye gelirken canlı tutma odası açılır ve içinden Doktor çıkar.Quando eles chegam, a câmara de estase se abre e o Doutor sai de dentro dela.
8 yaşındayken, evinin oturma odasındaki halıyı yakmıştır.Exceto pelo fato dele ter colocado fogo no tapete da sala de sua casa aos 8 anos.
Ardından birlikte lüks bir otel odasında yatakta görülüyorlar.Felizmente, ele foi encontrado bem em um hotel.
Poppea'nın yatak odası.É o Capanga de Popple.
Uyandığında bir operasyon odasındadır.Operação Tempo de Despertar.
Eşyalarını toplayan Walter bir otel odasına yerleşir.Walter se muda para um hotel.
Sonra Kangin onu odasına taşır.Kanon a põe de volta ao seu lugar.
Rick üst kattaki yatak odasına çıkar ve uykuya dalır.Rick então sobe as escadas e adormece em um dos quartos.
Sersemlemiş şekilde odasına geri giren Barton, Charlie'nin bıraktığı kutuyu inceler.Atordoado, Barton retorna ao seu quarto e examina a caixa.
Mesleğinde ilk başlarda çok başarılı sayılmazdı; odasında hasta beklerken tekrar hikâyeler yazmaya başladı.Os negócios não tiveram muito sucesso; enquanto aguardava por pacientes, ele voltou a escrever suas histórias.
Oğul Odası (İtalyanca: La stanza del figlio), Nanni Moretti'nin yönetmenliğini yaptığı 2001 yapımı filmdir.La stanza del figlio é um filme de drama italiano de 2001 dirigido e escrito por Nanni Moretti.
Hep kendi odasında kapanır ve bütün gün gitar çalar.Gosta de cuidar da sua imagem e frequenta o ginásio todos os dias.
Daha sonra Lady Tressilian odasında vahşice öldürülür.Aí, a própria Lady Tressillian aparece morta também.
Elliot, Londra'daki odasında ölü bulundu, kalp krizi geçirmişti.Lawson morreu no mesmo ano, em Londres, vítima de um ataque cardíaco.
Odasında ölmüştür.Ela morreu em casa.
Yemek odası genellikle sandalyeler ve masadan oluşur.Geralmente feito de uma escada ou mesa.
Biraz sonra da bir yatak odaya giriş odasından diğer sesler duyulmaya başlar.Pouco tempo depois, eles ouvem outra voz na porta dizendo a mesma coisa.
Odasında oldukça fazla kitap sandığı bulunmaktadır.Acredita-se haver milhares de livros nesta biblioteca.
Daha sonra Vali'nin yatak odasında Vali ile uyuyan Andrea uyanır.À noite, Andrea fica na cama com o Governador, que está dormindo profundamente.
Doktor, kontrol odasına ulaşır.Ela mora na Central de Controle.
Mazarbul Odası, "kayıtlar odası", Moria'da Balin'in mezarının olduğu odadır.Era a Câmara dos Registros, na qual se encontrava o túmulo de Balin.
Sağda hakimiyet odası bulunurdu.À direita estava o comitê de votação.
Slash'in odasında birçok kız gelip geçer.É O SLASH!) quando Slash entra no palco.
Milas Ticaret ve Sanayi Odası.Câmara de Comércio e Indústria de Antália.
Kendi kız arkadaşı tarafından terkedilince de onların odasında kalır.Depois de brigar com o namorado dela, ela fica na casa.
Bir ara kurtulduğunu sansa da, yine kendini otel odasında bulur.Suponha que um novo hóspede chega e gostaria de se acomodar no hotel.
Kayıtlar bir otel odasında az sayıda ekipmanla gerçekleşti.Há menos privacidade num albergue que num hotel.
Birkaç ay sonra Mayıs ayında, Fransa'da bir otel odasında vurulmuş halde bulunacaktır.Em outubro do ano seguinte, foi encontrada em seu quarto de hotel.
Odasında gizli Laboratuvar'ı vardır.Sua casa tem um laboratório funcional.
Sonunda kendi odasına döner ve uykuya dalar.Ele retorna ao seu assento e adormece.
Vesta Williams Kaliforniya'da kaldığı otelde odasında ölü bulunmuştur.Williams morreu em seu quarto no Hotel Elysee, em Nova York.
İçmimarlar Odası etkinliklerine 1954 yılında dernek olarak başlamıştır.Entretanto as automotrizes somente começaram a operar somente em 1954.
C.T.R. Wilson, Bulut Odasını bu rasathanede bir ay çalıştıktan sonra bulmuştur. ^Charles Wilson inventou a câmara de nuvens após ter passado algum tempo a trabalhar nesse observatório.
Ayrıca Köy Odası ve İmam Evi bulunmaktadır.Aí se encontra ainda a Casa do Foral e de Audiências.
Yapının sadece 6 odası açılmıştır (Resim 2).São usadas 2 células Fechamento (para texto).
1950'ye kadar Ticaret Odası'nda raportörlük yaptı.Este trabalhou como bibliotecário chefe até 1950.
Kasım 1993'te Tupac ve arkadaşları bir otel odasında bir kadına tecavüz etmekten suçlandılar.Em janeiro de 2012, Tori e seu noivo foram presos depois de entrar em uma briga em um hotel de Las Vegas.
Mutazz onları saraydaki çalışma odasına konuşma için çağırdı.Mitsuda enviou uma demo que lhe concedeu uma entrevista no estúdio.
Hatta odasında bir adet büstü bulunuyor.Também possui em seu centro um conjunto de camarotes.
Maria odasında çalışıyor.Maria estuda no seu quarto.
Sao Paulo OdasıSala São Paulo.
Kendisi bu sabah Minesota'daki otel odasında ölü bulundu.Hij werd vanmorgen dood gevonden in zijn hotelkamer in Minneapolis.
Odasında gizli Laboratuvar'ı vardır.Hij heeft ook een laboratorium op zijn kamer.
4 Aralık 2007'de Pimp C, West Hollywood, Kaliforniya'da hotel odasında ölü bulundu.Op 4 december 2007 werd Pimp C dood aangetroffen in een hotelkamer in West Hollywood.
Soğutma odası valfi motor açılmadan önce yüzde yüz açıktır.De koelstofklep is 100% geopend voordat de motor gestart wordt.
Doktor, kontrol odasına ulaşır.Bond gaat naar de controlekamer.
En üst katta ise saat odası bulunmaktadır.Daarboven bevindt zich een uurwerk.
Uyandığında bir operasyon odasındadır.Ze wordt wakker in het ziekenhuis.
Bu odanın adı sırlar odasıydı.Zo'n kamer heet een controlekamer.
Hagrid Harry Potter ve Sırlar Odası (2002) ....Professor Perkamentus in de Nederlandse versie van Harry Potter and the Chamber of Secrets (2002).
Basın toplantısı odasında 80 koltuğa sahiptir.In het museum bevond zich een theaterzaal met 80 stoelen.
Yapının toplam 1000 odası vardır.In totaal zijn er 1000 kamers.
Soluğu sarayın merkezinde, kralın yatak odasında aldılar.In het hoofdgebouw lag de slaapkamer des Konings centraal.
Yaklaşık 1.100 odası, 100 merdiven çıkışı ve toplamda 4,8 kilometreyi bulan uzun koridorları vardır.Het gebouw heeft ongeveer 1000 kamers, 100 trappen en meer dan drie kilometer aan gangen.
Dışarıda belirsiz bir grup takım elbiseli adam vardır ve motel odasına doğru gelirler.Vermomd als getrouwd stel gaan ze naar het motel.
Buradan Norman’ın çocukluk odasına geçer.Daarop komt Norman de kamer in.
Hermione sonrasında Hortkuluğu hala Sırlar Odası'nda bulunan Basilisk dişiyle yok etti.Ze doet dat met de zeer giftige tanden van de dode Basilisk die nog in de Geheime Kamer lagen.