O, odasında müzik dinliyor.He is listening to music in his room.
John yatak odasına koştu.John ran into the bedroom.
Mary odasındaki mumları yakar.Mary lights the candles in her room.
Rock grubu otel odasına hasar verdi.The rock band damaged the hotel room.
Öğretmenler odası ve spor salonu onarım altında.The teachers' room and the gym are under renovation.
Öğretmenler odası ve spor salonu onarılıyor.The teachers' room and the gym are being renovated.
Kim oturma odasında piyano çalıyor.Who's playing the piano in the living room?
Tom telefonda konuşurken yatak odasındadır.Tom is in his bedroom talking on the phone.
Tom Mary'nin odasına gizlice baktı ama o orada yoktu.Tom peeked into Mary's room, but she wasn't there.
Tom oturma odasında kanepede uyuyor.Tom is sleeping on the couch in the living room.
Tom gözlem odasında sana katılacak.Tom will be joining you in the observation room.
Senin parmak izlerin Tom'un odasının her yerindeydi.Your fingerprints were all over Tom's room.
Tom yatak odasının etrafına göz attı.Tom glanced round the bedroom.
Bir oyun odası yapmamızı önermemin sebebi budur.That's why I suggested that we build a playroom.
Tom'un bizim için gereğinden fazla odası var.Tom has more than enough room for us.
Tom Mary'nin ona oturma odasını temizlemesi için yardım etmesini istedi.Tom wanted Mary to help him clean the living room.
Tom Mary'nin oturma odasını temizlemesini istedi.Tom wanted Mary to clean the living room.
Tom odasında olabilir.Tom might be in his room.
Tom odasında değildi.Tom wasn't in his room.
Tom'un odasını temizlediğinden emin olacağım.I'll see to it that Tom cleans his room.
Tom odasını temiz tutar.Tom keeps his room clean.
Hem Tom hem de Mary oturma odasında, televizyon izliyor.Both Tom and Mary are in the living room, watching television.
Tom daha gençken bir yatak odasını erkek kardeşi ile paylaşmak zorunda kaldı.Tom had to share a bedroom with his brother when he was younger.
Tom yatak odası pencerelerini açtı.Tom opened the bedroom windows.
Tom odasını derli toplu tutar.Tom keeps his room tidy.
Tom odasını düzenli tutar.Tom keeps his room tidy.
Tom'un odasını temizlemek için ona yardım etmeliyim.I have to help Tom clean his room.
O, kendini odasına kilitledi.She locked herself in her bedroom.
Tom bir yabancıyla bir otel odasını paylaşmak zorunda kaldığını söyledi.Tom said he had to share a hotel room with a stranger.
Tom öğleden sonrayı odasını temizleyerek geçirdi.Tom spent the afternoon cleaning his room.
Tom odasını temizledi.Tom cleaned his room.
Tom yemek odasına gitti.Tom went into the dining room.
Tom eve varır varmaz doğruca odasına gitti.Tom went directly to his room as soon as he got home.
O, üst katta odasında ağlıyor.She's upstairs, crying in her room.
Yatak odası üst katta.The bedroom is upstairs.
Onlara onun odasında kalmalarını söyledim.I told them to stay in his room.
Ona odasında kalmasını söyledim.I told him to stay in his room.
Ona odasını temizlemesini söyledim.I told him to clean his room.
Tom odasında oynuyor.Tom is playing in his room.
Tom odasında çalışıyor.Tom is studying in his room.
Tom bir hastane odasında uyandı.Tom awoke in a hospital room.
Tom oturma odasını toparladı.Tom tidied up the living room.
Tom'un odası benimkinden daha temiz.Tom's room is cleaner than mine.
Tom kendini yatak odasında kilitledi ve ışığı kapattı.Tom locked himself in his bedroom and turned off the light.
Dan otel odasına gitti.Dan went to his hotel room.
Dan'in sorgu odasına girmesine izin verildi.Dan was allowed into the interrogation room.
Dan, Linda'nın yatak odasındaki cinayet silahını sakladı.Dan hid the murder weapon in Linda's bedroom.
Dan soyunma odasında kendini astı.Dan hung himself in the locker room.
Dan, Linda'nın hastane odasına daldı ve onu boğmaya çalıştı.Dan slipped into Linda's hospital room and tried to strangle her.
Dan'ın odasında bir çalar saat vardı.There was an alarm clock in Dan's room.
Duman Dan'ın odasından geliyordu.Smoke was coming out of Dan's room.
Yangın Dan'ın odasında başladı.The fire started in Dan's room.
Yangın, Dan'in odasındaki bir divanda başladı.The fire started on a sofa in Dan's room.
Polis Linda'nın gömleğini Dan'ın odasında buldu.The police found Linda's shirt in Dan's room.
Bunu Tom'un odasında buldum.I found this in Tom's room.
Dairemde oturma odası, yatak odası, mutfak ve banyo bulunmaktadır.My apartment has a living room, a bedroom, a kitchen and a bathroom.
Dan, Linda'nın odasını görmek istedi.Dan wanted to see Linda's room.
Dan Linda'yı odasına götürdü.Dan took Linda to his room.
Yangın Tom'un odasında başladı.The fire started in Tom's room.
Duman, Tom'un odasından geliyordu.Smoke was coming out of Tom's room.