Ana içeriğe geç
Sözlük

odası ile cümle

odası kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
3
HECE
5
ORT. KELİME
Tom odasına giremedi.Tom couldn't get in his room.
Tom hâlâ odasında.Tom is still in his room.
Tom üst katta odasında.Tom is upstairs in his room.
Tom az önce odasını temizlemeyi bitirdi.Tom just finished cleaning his room.
Tom odasını temizliyordu.Tom was cleaning his room.
Tom odasını temizlemek zorunda kaldı.Tom had to clean his room.
Tom odasına bakındı.Tom looked around his room.
Tom ve Mary oturma odasında.Tom and Mary are in the living room.
Tom oturma odasında.Tom is in the living room.
Tom'un odasındaki ışık yanıyor.The light is on in Tom's room.
Tom'un odasındaki lamba açık.The light in Tom's room is on.
Dün gece Tom'un odasında mıydın?Were you in Tom's room last night?
İstiyorsanız ekstra yatak odasında kalabilirsiniz.You can stay in the extra bedroom if you want.
Tom odasında, değil mi?Tom is in his room, isn't he?
O, odasında ne yapıyor?What is he doing in his room?
Onun odasında ne yapıyordun?What were you doing in his room?
Tom odasında ne yapıyor?What is Tom doing in his room?
Tom yatak odasına geri döndü.Tom went back to his bedroom.
Tom bir battaniye almak için odasına gitti.Tom went to his room to get a blanket.
Tom'un odası hâlâ boş.Tom's room is still empty.
Tom'un dairesinin üç yatak odası var.Tom's apartment has three bedrooms.
Tom'un kendisi için odası vardı.Tom had the room to himself.
Tom Mary ile birlikte oturma odasında.Tom is in the living room with Mary.
Tom şimdi odasında bavul topluyor.Tom is in his room packing right now.
Tom hastane bekleme odasında.Tom is in the hospital waiting room.
Tom oturma odasında bekliyor.Tom is waiting in the living room.
Tom hâlâ odasında uyuyor.Tom is still asleep in his room.
Tom odasında bir kitap okuyor.Tom is reading a book in his room.
Tom odasında giyiniyor.Tom is getting dressed in his room.
Tom odasını temizlemekle meşgul.Tom has been busy cleaning his room.
Tom şimdi odasını düzene sokuyor.Tom is now straightening up his room.
Tom odasını dekor etmekle meşgul.Tom has been busy decorating his room.
Tom misafirleri oturma odasına götürdü.Tom led the guests into the living room.
Tom odasında eşyasını paketliyor.Tom is in his room packing up his stuff.
Tom oturma odasında TV izliyor.Tom is in the living room watching TV.
Yemek odası masasında Tom'un önünde üç boş bira kutusu vardı.There were three empty beer cans on the dining room table in front of Tom.
Misafir odasında oturuyorduk ve çay içiyorduk.We were sitting in the guestroom and drinking tea.
Tom oturma odasını işaret etti.Tom pointed to the living room.
Tom oturma odasını temizlemek için söz verdi.Tom promised to clean the living room.
Tom bana odasını temizletti.Tom made me clean his room.
Tom giyinme odasına gitti.Tom went into his dressing room.
Tom'un toplantı odasında sana ihtiyacı var.Tom needs you in the briefing room.
Tom bana odasını temizleyeceğini söyledi.Tom told me he was going to clean up his room.
Tom odasını bir orman motifine boyadı.Tom painted the room in a jungle motif.
Tom oğlunun yatak odasını kedi ve köpek resimleriyle boyadı.Tom painted his son's bedroom with images of dogs and cats.
Köpeğim röntgen çekilirken bekleme odasında oturdum.I sat in the waiting room while my dog was getting X-rayed.
Tom onun yatak odasına gitmememi söyledi.Tom told me not to go into his bedroom.
Odasını kız kardeşi ile birlikte paylaşmak zorunda kaldı.He had to share his room with his sister.
O, odasını erkek kardeşiyle paylaşmak zorundaydı.She had to share her room with her brother.
Odasını erkek kardeşiyle paylaşmak zorunda kaldı.He had to share his bedroom with his brother.
Tom yatak odasını düzeltti.Tom straightened up his bedroom.
Aimee yatak odasında giyiniyor.Aimee is dressing in her bedroom.
Soyunma odası orada.The dressing room is over there.
Eğer herkes bağışta bulunursa, öğleye kadar oturma odasını boyamayı bitirebileceğiz.If everyone chips in, we'll be able to finish painting the living room by noon.
Tom oyun odasını gözden geçirdi.Tom looked into the rec room.
Tom'un odasını dekore etme tarzını sevmiyorum.I don't like the way Tom decorated his room.
Tom odasını temizleyeceğine söz verdi.Tom promised he'd clean his room.
Tom odasını temizlemek için söz verdi.Tom promised to clean his room.
Tom odasında tek başına çok zaman geçiriyor.Tom has been spending a lot of time alone in his room.
O, odasını temizlemeli.He must clean his room.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod