Odanın sadece bir yatağı, bir masası ve bir sandalyesi vardı.La habitación solo tenía una cama, una mesa y una silla.
Odanda kal.Quédate en tu habitación.
O çöp dolu odanın kokuşmuşluğuna katlanamadık.No pudimos soportar la fetidez de aquella habitación repleta de basura.
Çok güzel bir odan var.Tienes una habitación muy bonita.
Bu odanın anahtarı nerede?¿Dónde está la llave de esta habitación?
Dışarısı soğuk, bu yüzden o, odanın içine geldi.Fuera hacía frío, así que entró en la habitación.
Odanın içinde koşma.No corras en esta habitación.
Son sahnede Rihanna odanın köşesinde yere çöküp ağlıyor.El video termina con Rihanna acurrucada en el rincón de una habitación, llorando.
Odanın kapısını hızla kapattım.Luego se cierra violentamente la puerta de la habitación.
Odanın ısısı 18-22 °C arasında olmalıdır.La habitación debería estar entre 18 y 20 grados centígrados.
Nihayetinde oteli oda için arar, lakin odanın dolu olduğu yanıtını alır.El escritor llama al hotel para pedir la habitación, pero no está disponible para reservas.
Odanın uzun duvarlarında, kenarlara yakın ikişer pencere vardı.En los lados largos existían dos ventanas cercanas a los muros cortos.
Çocuklar odanın içinde koşturuyordu.I bambini stavano correndo dentro la stanza.
Kendi odana uyumaya git.Vai a dormire nella tua camera.
Hepiniz odanıza çıkın.Quindi irrompe nella stanza.
İki abla odanın arka tarafındadır.Le celle di due di queste stanze sono situate nella parte posteriore.
Tavan bir odanın üst kısmını kapsayan iç yüzeye verilen isimdir.Il soffitto è la superficie che fa da limite superiore interno in una stanza.
Bitişik odanın işlevi anlaşılamamıştır.La funzione di questa seconda stanza è sconosciuta.
Odanın kliması var mı?В комнате есть кондиционер?
Bu odanın böyle küçüklüğünden ve havasızlığıdan, ben boğuluyorum.Эта комната такая маленькая и душная, что я задыхаюсь.
Bir odanın maliyeti nedir?Какова цена этой комнаты?
En son ne zaman odanı toparladın?Когда в последний раз ты убирался в своей комнате?
Pekala, odanı temizleyecek misin yoksa temizlemeyecek misin?Ладно, ты уберешься у себя в комнате или нет?
Odanızı sevdim.Мне нравится ваша комната.
Odanız hoşuma gitti.Мне нравится ваша комната.
Hepiniz odanıza çıkın.Они поднимаются в спальню.
Bitişik odanın işlevi anlaşılamamıştır.Дальнейшая судьба комнаты неизвестна.
Duvar kağıdı duvarların tüm yüzeyini kapladığından, renkleri odanın aydınlatmasını etkiler.Так как обоями покрывают всю поверхность стен, их цвет влияет на освещённость помещения.
Her odanın bir yöneticisi (admin) vardır.В каждом селении был жрец (天君), который и руководил жертвоприношениями.
Tekrar ayağa kalkar ve odanın boyutunu ölçmeyi tekrar dener.Оно уступает размерами куполу зала и повторяет его очертания.
Selim'in zengin hediyelerle dolu sandığı odanın kenarında bulunmaktadır.Ирис приходит в себя в богато убранной комнате, окружённая щедрыми подарками.
Azmi odanın birine girer ama Drakula hemen onu bulur.Спустя какое-то время они попадают в замок, где их встречает Дракула.
Odanın uzun duvarlarında, kenarlara yakın ikişer pencere vardı.На длинных стенах было по два окна рядом с короткими стенами.
Bu odanın adı sırlar odasıydı.Шкаф получил название кабинет.
Bazen delik öndeki odanın girişinde de bulunmaktadır.وتُسمى هذه الغرفة أحيانًا بالغرفةِ الأمامية عندما تقع بالقربِ من المدخل الرئيسي في واجهة المنزل.
Fitnat'a bunu söylemek için gider ancak odanın kapısı kilitlidir.فقمت اطلب مفتاح الباب فنودي:الباب مفتوح.
Odanın ısısı 18-22 °C arasında olmalıdır.الحرارة المناسبة لها هي بين 18 - 22 درجة مئوية.
Odanı temizlemelisin.عليك أن تنظّف غرفتك.
Odanı temizlemek zorundasın.يجب أن تنظف غرفتك
Odanın içine göz attım, kimseyi göremedim.ألقيت نظرة داخل الغرفة و لم أرى أحدا.
Yunan sempozyumlarında, kraterler odanın merkezine konurdu.Num simpósio grego, as crateras eram postas no centro da sala.
İki abla odanın arka tarafındadır.Este dois campos situam-se nas traseiras do estádio.
Azmi odanın birine girer ama Drakula hemen onu bulur.Existe um lugar para onde você, Dracula, pode ir.
Odanın kapısını hızla kapattım.Naquela noite, a porta do quarto fecha-se violentamente.
Odanın uzun duvarlarında, kenarlara yakın ikişer pencere vardı.Nos lados longos existiam duas janelas próximas aos muros curtos.
Hamamlık da bu odanın içindeydi.Seres celestiais estavam comigo naquele meu pequeno quarto.
Odanın kapısını hızla kapadım. ^ Sözcükte anlam EdebiyatÖğretmeni.com.«Repensando o ensino de literatura no Ensino Médio: a interação texto-leitor como centro».
Orlok odanın içine girer.Leila vai para o portal em seu quarto.
Bu odanın tuvaleti kirli.O banheiro deste quarto está sujo.
Öğrencileri odanın içine çağırdı.Ela chamou para os alunos para a sala.
Hepiniz odanıza çıkın.Allen gaan naar bed.
Bu odanın adı sırlar odasıydı.Zo'n kamer heet een controlekamer.
Odanın kirasını düzenli olarak ödeyememektedir.Men kan de maandlasten of de huur van een normaal huis niet opbrengen.
Bazen delik öndeki odanın girişinde de bulunmaktadır.Soms is een poterne ingebed in de hoofdpoortdeur.
Örnek olarak bir odanın her yerinde aynı olan sıcaklığı düşünebiliriz.Zo kan een volledig beeld worden gecreëerd van de temperatuurgelijkheid in de gehele ruimte.
Bu odanın yeri bilinmiyordu.De plaats van deze stad is onbekend.
Elinden geldiğince odanı temiz tut.Hou je kamer zo netjes als je kan.
Bütün film nerede ise tiyatrovari bir atmosferde, tek bir odanın içinde geçer.Cała akcja sztuki-filmu rozgrywa się w jednym pomieszczeniu.
Duvar kağıdı duvarların tüm yüzeyini kapladığından, renkleri odanın aydınlatmasını etkiler.Wielkie okna w ścianach sprawiają, że pomieszczenie jest pełne światła.
Yatak odanı paylaştığın kıza ne oldu?Co stało się z dziewczyną, z którą dzieliłeś pokój?