Hepiniz odanıza çıkın.Alla går till sängs.
Kabarcıklar odanın genişlediği kadar, görülebileceği veya fotoğraflanabileceği boyuta gelinceye kadar büyür.Bubblorna växer i storlek när kammaren expanderar, tills de är stora nog att bli sedda eller fotograferade.
Desdemona uykuya dalar ve Emilia da odan çekilir.Desdemona gråter desperata tårar i sin sängkammare medan Emilia försöker trösta henne.
Odanın kapısını hızla kapattım.Двері його дому обливали помиями.
Rolando kızgıyla odadan çıkar ama odanın kapısını dışarıdan kilitler.У цей вечір Рональд повернувся додому в свою кімнату, замкнув двері зсередини.
Her odanın giriş kapısının üzerinde de Sanskritçe yazılı kitabeler asılmıştır.У кожному залі стоять двоярусні книжкові полиці до стелі.
Hamamlık da bu odanın içindeydi.На цій території знаходився і його маєток.
Daha ucuz bir odanız var mı?У вас є дешевший номер?
Odana dön!Повернися до своєї кімнати.
Odanın içinde kesinlikle hiçbir şey yoktu.У кімнаті не було взагалі нічого.
Neden şimdi odanı temizlemiyorsun?Чому б тобі зараз не прибрати в своїй кімнаті?
Odanı temizlemeye git.Піди прибери в своїй кімнаті.
Patrik'in asıldığı günden sonra, idama götürülürken dışarı çıkartıldığı odanın kapısı kilitlenmiştir.Poté je otec odsouzen Pravdou k životu v Bráně, odkud přišel.
Örnek olarak bir odanın her yerinde aynı olan sıcaklığı düşünebiliriz.De exemplu, temperatura poate fi aceeași în întreaga încăpere.
Odanın kapısını hızla kapattım.Ușa de la camera va fi închisă.
Odanın tabanı temizlenirdi ve duvarları tertemiz yıkanırdı.Podeaua camerei de gazare era curățată, iar zidurile spoite.
Odanın ortasına oturduk.Ne-am așezat în mijlocul camerei.
O, odanın uzunluğunu ölçtü.Ea a măsurat lungimea camerei.
Hepiniz odanıza çıkın.Ezután mindenki megy az ágyba.
Susanna Cherubino'yu odaya alır ama odanın kapısını kilitler.Cherubino gyorsan a grófné szobájába rohan és magára zárja az ajtót.
Duvar kağıdı duvarların tüm yüzeyini kapladığından, renkleri odanın aydınlatmasını etkiler.Ennek köszönhetően a ház igen világos, melyet kiemel továbbá a falak színe is.
Karşılıklı Konuşmalar Dobbs: Odada kimse yok ama odanın her yerinde kan var.Az áldozatokon semmilyen külsérelmi nyomok nincsenek, egy óvónő lakása viszont csupa vér, de a nő sehol.
Senin odan çok büyük.A te szobád nagyon nagy.
Bu odanın adı sırlar odasıydı.Siellä Tabell otti nimekseen Lehtokivi.
Işıklardan biri odanın solunda öteki de sağında duruyordu.Autossa oli vain yksi lamppu oikealla.
Hamamlık da bu odanın içindeydi.Myös Virrat kuului tähän vaalipiiriin.
Bu oyuncu da, odanın kurucusu gibi admin haklarına sahip olur.Näyttelijä on ansioitunut myös alansa opettajana.
Odanın merkezi Ankara'dadır.Τα κεντρικά του γραφεία είναι στην Άγκυρα.
Hepiniz odanıza çıkın.Η είσοδος στις κρεβατοκάμαρες.
Onu odana koydum.Το έβαλα στο δωμάτιό σου.
Hitler ve Eva Braun intihar ettiği odanın dışında nöbet tuttu.Ved Hitlers og Eva Brauns selvmord stod Günsche vagt uden for rummet, hvor selvmordet fandt sted.
Bu odanın yeri bilinmiyordu.Hvor dette hus lå er ukendt.
Odanın tavan ve zemini orijinal değildir.Bygningens vinduer er ikke originale.
Bitişik odanın işlevi anlaşılamamıştır.Sidens videre fremtid kendes ikke.
Her odanın bir yöneticisi (admin) vardır.Hvert kapittel er inndelt i aya (eller ayat).
Hamamlık da bu odanın içindeydi.Rogne skule ligger også i denne bygda.
Patrik'in asıldığı günden sonra, idama götürülürken dışarı çıkartıldığı odanın kapısı kilitlenmiştir.Park fortsatte sin tale mens hans døende kone ble båret vekk fra scenen.
İki abla odanın arka tarafındadır.Dapur berada terpisah di belakang rumah.
Bahsi geçen kişiler ise masalara yaslanarak otururlar ve odanın en ucunda beraber içerler."Kemudian korban duduk 'di atas botol dan menikmati'."
Odanın kapısını hızla kapadım. ^ Sözcükte anlam EdebiyatÖğretmeni.com.Jalan tersebut dimulai dari Tamparuli dan berakhir di Sandakan. ^ Profil Jabatan Kerja Raya Telupid (Melayu).
Odanın merkezi Ankara'dadır.Kantor pusat stasiun televisi ini berada di Ankara.
Hepiniz odanıza çıkın.Hai người đi vào phòng họp.
Mezar 19. yüzyılda açılıp incelendiğinde arkeologlar odanın içinde yüzlerce kişinin iskeletini buldular.Ngôi mộ được phát hiện vào thế kỷ 19 và các nhà khảo cổ học đã phát hiện được hàng trăm bộ xương.
Ses titreşimleri, duvarlardan, zeminden ve tavantan yansır ve odanın içeriğinden etkilenir.Sóng âm có thể bị phản xạ bởi tường, sàn và trần nhà; và bị ảnh hưởng bởi các đồ đạc trong phòng.
Bazen delik öndeki odanın girişinde de bulunmaktadır.Ngày xưa tranh được dán nơi cửa chính ra vào của ngôi nhà.
İki abla odanın arka tarafındadır.Hai cổng USB được đặt ở phía sau.
Odanın kapısını hızla kapadım. ^ Sözcükte anlam EdebiyatÖğretmeni.com.Các vùng lãnh thổ phụ thuộc thể hiện bằng chữ nghiêng. ^ Central Intelligence Agency.
Mezar 19. yüzyılda açılıp incelendiğinde arkeologlar odanın içinde yüzlerce kişinin iskeletini buldular.19世紀に支石墓が発掘された際、考古学者が支石墓内部で数百人分の人骨を発見した。
Odanın iç kısmında başka zenginlik göstergeleri de var.他に同社の名鉄高富線などがある。
Azmi odanın birine girer ama Drakula hemen onu bulur.デルモットはある夜シャルルの家に潜入するが、ニコルにあっさりと見つかってしまう。
Odanın büyüklüğü anlamak için duvarlar boyunca yürümeye karar verir.人は、壁を持つ家を建てるため、壁の概念を理解しなければならない。
Hamamlık da bu odanın içindeydi.根金身はこの一行の中にいた。
Hepiniz odanıza çıkın.大家 アパートの大家。
Odanın kapısını hızla kapadım. ^ Sözcükte anlam EdebiyatÖğretmeni.com.『顔李師承記』 梁啓超『清代学術概論』
Yanan mobilyaların çıkardığı sıcak duman odanın tavanı boyunca yayılır.煙道がめぐらしてあるレンガなどで造った壁面の輻射熱で部屋を暖める。
Tekrar ayağa kalkar ve odanın boyutunu ölçmeyi tekrar dener.実際に折り開くことを繰り返して、紙の強さを測定する。
Odanın kirasını düzenli olarak ödeyememektedir.なお音羽館の家賃は払っていない。
Odanın şimdiki yönetim kurulu başkanı Şua Saraçoğlu'dur.現在の行政長官弁公室主任は、曽俊華である。
Odanın tabanı temizlenirdi ve duvarları tertemiz yıkanırdı.私はそのまま部屋を掃除し、床を拭いた。
Bu odanın yeri bilinmiyordu.誰も彼も、この部屋のことは知っている。