Her şeyi değiştirin. Bu odanın sahibi olduğunuzda yapın.Nous changerons tout une fois que ce bureau sera devenu le vôtre.
Her şeyi değiştirin. Bu odanın sahibi olduğunuzda yapın.Tendremos que cambiarla toda... cuando se convierta en tu oficina.
Her şeyi değiştirin. Bu odanın sahibi olduğunuzda yapın.Va trebui sa il schimbam cu totul, cand va deveni biroul tau.
Her şeyi değiştirin. Bu odanın sahibi olduğunuzda yapın.Мы всё тут поменяем, когда вы займёте это кресло.
Her şeyi değiştirin. Bu odanın sahibi olduğunuzda yapın.Ще се наложи да я сменим, когато офисът стане ваш.
İç odanın önüne yerleştirilen ve kurala uygun olarak yakılan saf altından kandilliklerle kandilleri,chơn đèn , và cái thếp nó bằng vàng_ròng đặng thắp trước nơi chí thánh , theo lệ đã định ;
İç odanın önüne yerleştirilen ve kurala uygun olarak yakılan saf altından kandilliklerle kandilleri,chơn đèn, và cái thếp nó bằng vàng ròng đặng thắp trước nơi chí thánh, theo lệ đã định;
İç odanın önüne yerleştirilen ve kurala uygun olarak yakılan saf altından kandilliklerle kandilleri,die Leuchter mit ihren Lampen von lauterem Gold, daß sie brennten vor dem Chor, wie sich's gebührt;
İç odanın önüne yerleştirilen ve kurala uygun olarak yakılan saf altından kandilliklerle kandilleri,i candelabri e le lampade d'oro da accendersi, come era prescritto, di fronte alla cella
İç odanın önüne yerleştirilen ve kurala uygun olarak yakılan saf altından kandilliklerle kandilleri,in svečnike ž njih svetilnicami, ki naj bi gorele po predpisu pred govoriščem, iz čistega zlata,
İç odanın önüne yerleştirilen ve kurala uygun olarak yakılan saf altından kandilliklerle kandilleri,내소 앞에서 규례대로 불을 켤 정금 등대와 그 등잔이며
İç odanın önüne yerleştirilen ve kurala uygun olarak yakılan saf altından kandilliklerle kandilleri,lampunjalat lamppuineen, jotka oli sytytettävä säädetyllä tavalla kaikkeinpyhimmän eteen, puhtaasta kullasta,
İç odanın önüne yerleştirilen ve kurala uygun olarak yakılan saf altından kandilliklerle kandilleri,les chandeliers et leurs lampes d`or pur, qu`on devait allumer selon l`ordonnance devant le sanctuaire,
İç odanın önüne yerleştirilen ve kurala uygun olarak yakılan saf altından kandilliklerle kandilleri,Lysestagerne med Lamperne, der skulde tændes på den foreskrevne Måde, foran Inderhallen, af purt Guld,
İç odanın önüne yerleştirilen ve kurala uygun olarak yakılan saf altından kandilliklerle kandilleri,og lysestakene med sine lamper, som skulde tendes på foreskrevet måte, foran koret - de var av fint gull -
İç odanın önüne yerleştirilen ve kurala uygun olarak yakılan saf altından kandilliklerle kandilleri,os castiçais com as suas lâmpadas, de ouro puro, para arderem perante o oráculo, segundo a ordenança;
İç odanın önüne yerleştirilen ve kurala uygun olarak yakılan saf altından kandilliklerle kandilleri,så ock ljusstakarna med sina lampor, som skulle tändas på föreskrivet sätt, framför koret, av fint guld,
İç odanın önüne yerleştirilen ve kurala uygun olarak yakılan saf altından kandilliklerle kandilleri,sfeşnicile şi candelele lor de aur curat, cari trebuiau aprinse, după poruncă înaintea Locului prea sfînt,
İç odanın önüne yerleştirilen ve kurala uygun olarak yakılan saf altından kandilliklerle kandilleri,svietniky a ich lampy, aby ich rozsvecovali podľa poriadku pred svätyňou svätých, všetko z rýdzeho zlata;
İç odanın önüne yerleştirilen ve kurala uygun olarak yakılan saf altından kandilliklerle kandilleri,Także świeczniki, i lampy ich z szczerego złota, aby je rozświecano według obyczaju przed świątnicą;
İç odanın önüne yerleştirilen ve kurala uygun olarak yakılan saf altından kandilliklerle kandilleri,Tolikéž svícny i lampy jejich z zlata nejčistšího, aby je rozsvěcovali příslušně před svatyní svatých,
İç odanın önüne yerleştirilen ve kurala uygun olarak yakılan saf altından kandilliklerle kandilleri,и светилниците със светилата им, от чисто злато, за да горят пред светилището според наредбата;
İç odanın önüne yerleştirilen ve kurala uygun olarak yakılan saf altından kandilliklerle kandilleri,и светильники и лампады их, чтобы возжигать их по уставу пред давиром, из чистого золота;
İç odanın önüne yerleştirilen ve kurala uygun olarak yakılan saf altından kandilliklerle kandilleri,ואת המנרות ונרתיהם לבערם כמשפט לפני הדביר זהב סגור׃
İç odanın önüne yerleştirilen ve kurala uygun olarak yakılan saf altından kandilliklerle kandilleri,والمنائر وسرجها لتّتقد حسب المرسوم امام المحراب من ذهب خالص
İç odanın önüne yerleştirilen ve kurala uygun olarak yakılan saf altından kandilliklerle kandilleri,並 精 金 的 燈 臺 、 和 燈 盞 、 可 以 照 例 點 在 內 殿 前
İç odanın önüne yerleştirilen ve kurala uygun olarak yakılan saf altından kandilliklerle kandilleri,並精金 的 燈臺 、 和 燈盞 、 可以 照例點 在 內殿前
İşte odanın bu tarafındaki insanlarla diğer tarafındaki insanları bir araya getirmek bu kadar zor.Esta é a dificuldade de juntar pessoas, deste lado da sala com as pessoas do outro lado da sala.
İşte odanın bu tarafındaki insanlarla diğer tarafındaki insanları bir araya getirmek bu kadar zor.그럼 이 곳에 모인 사람들과의 소통이 매우 어려우리란 것은 당연한 말이겠죠.
İşte odanın bu tarafındaki insanlarla diğer tarafındaki insanları bir araya getirmek bu kadar zor.Oto jak ciężko jest dopasować osoby z tej części pokoju do osób z tamtej części.
İşte odanın bu tarafındaki insanlarla diğer tarafındaki insanları bir araya getirmek bu kadar zor.So schwer ist es, Menschen zusammenzubringen von dieser Seite des Raumes mit denen auf jener Seite des Raums.
İşte odanın bu tarafındaki insanlarla diğer tarafındaki insanları bir araya getirmek bu kadar zor.Zo moeilijk is het om mensen in contact te brengen uit dit deel van de zaal met dat deel van de zaal.
İşte odanın bu tarafındaki insanlarla diğer tarafındaki insanları bir araya getirmek bu kadar zor.Вот как трудно свести людей с одной стороны зала с людьми с той стороны зала.
İşte odanın bu tarafındaki insanlarla diğer tarafındaki insanları bir araya getirmek bu kadar zor.Това е колко е трудно да се срещанат хора от тази страна на залата, с хората от този край на залата.
İşte odanın bu tarafındaki insanlarla diğer tarafındaki insanları bir araya getirmek bu kadar zor.כעת זה מראה עד כמה זה קשה להתאים בין אנשים מהצד הזה של החדר לצד ההוא של החדר
İşte odanın bu tarafındaki insanlarla diğer tarafındaki insanları bir araya getirmek bu kadar zor.هذه هي درجة صعوبة جمع أشخاص من هذا الجانب من الغرفة مع أشخاص من ذلك الجانب من الغرفة.
İşte odanın bu tarafındaki insanlarla diğer tarafındaki insanları bir araya getirmek bu kadar zor.もう片方の人とを マッチングさせるのが どんなに難しいか ということです それには もっと壮大なアイディアが 要ると思いました
Ivan size odanızı gösterecek.Ivan vam bo pokazal, v svojo sobo.
Ivan size odanızı gösterecek.Ivan Vám ukáže Váš pokoj.
Ivan size odanızı gösterecek.Ivan vă va arăta în camera ta.
Ivan size odanızı gösterecek.Ivan zal u tonen naar je kamer.
Ivan size odanızı gösterecek.Lvan megmutatja a szobában.
Ivan size odanızı gösterecek. - Teşekkür ederim.- Ivan wird Ihnen lhr Zimmer zeigen.
Ivan size odanızı gösterecek. - Teşekkür ederim. - Odanızda su katılmamış içki de olacak.Ho alcuni vestiti da caccia sciolti che tengo per i miei ospiti ... che si può eventualmente entrare.
Ivan size odanızı gösterecek. - Teşekkür ederim. - Odanızda su katılmamış içki de olacak.- Ivan va vous montrer votre chambre - Merci
Ivan size odanızı gösterecek. - Teşekkür ederim. - Odanızda su katılmamış içki de olacak.Jag har en del lösa jaktkläder som jag håller för mina gäster ... att du kan möjligen komma in.
Ivan size odanızı gösterecek. - Teşekkür ederim. - Odanızda su katılmamış içki de olacak.Jeg har nogle løse jagt tøj som jeg holder for mine gæster ... at du kan muligvis komme ind.
Ivan size odanızı gösterecek. - Teşekkür ederim. - Odanızda su katılmamış içki de olacak.Lvanを紹介します お部屋に。
Ivan size odanızı gösterecek. - Teşekkür ederim. - Odanızda su katılmamış içki de olacak.Mám nejaké voľné Poľovnícke odevy , Ktorý držím pre svojich hostí ... , Ktoré môžete prípadne dostať do.
Ivan size odanızı gösterecek. - Teşekkür ederim. - Odanızda su katılmamış içki de olacak.Mam pewne luźne ubrania myśliwskie które trzymam dla moich gości ... że można ewentualnie dostać.
Ivan size odanızı gösterecek. - Teşekkür ederim. - Odanızda su katılmamış içki de olacak.Έχω κάποια χαλαρά ρούχα κυνηγιού που έχω κρατήσει για τους επισκέπτες μου ... ότι μπορείτε ενδεχομένως μπει.
Ivan size odanızı gösterecek. - Teşekkür ederim. - Odanızda su katılmamış içki de olacak.У мене є кілька вільний одяг полювання який я тримаю для моїх гостей ... , Що можливо, ви можете потрапити.
Ivan size odanızı gösterecek. - Teşekkür ederim. - Odanızda su katılmamış içki de olacak.يمكنك أن ربما ندخل.
Ivan size odanızı gösterecek.Иван ще ви покаже в стаята си.
İyi, bu akşam aslında bizim ilk gecemizdi. Ve zaten senin yatak odandaydı.Danes je bila najina prva noč -Pa je že tvoji spalnici.
Kafamı yazdıklarımdan kaldırdım, ve odanın boş bir köşesine doğru konuşmaya başladım.Así que levante mi cara del manuscrito y dirigí mis comentarios a una esquina vacía del cuarto.
Kafamı yazdıklarımdan kaldırdım, ve odanın boş bir köşesine doğru konuşmaya başladım.Così alzai la mia faccia in su dal manoscritto e diressi i miei commenti ad un angolo vuoto della stanza.
Kafamı yazdıklarımdan kaldırdım, ve odanın boş bir köşesine doğru konuşmaya başladım.Felemeltem az arcom a kéziratból, egy üres sarokba néztem.
Kafamı yazdıklarımdan kaldırdım, ve odanın boş bir köşesine doğru konuşmaya başladım.Ich hob also meinen Blick vom Manuskript und sprach meinen Kommentar in Richtung einer leeren Ecke des Raums.
Kafamı yazdıklarımdan kaldırdım, ve odanın boş bir köşesine doğru konuşmaya başladım.Ik wendde me af van mijn manuscript en richtte me tot een lege hoek van de kamer.