Kafamı yazdıklarımdan kaldırdım, ve odanın boş bir köşesine doğru konuşmaya başladım.Jadi saya mengangkat wajah dari skrip dan memberikan komentar ke sudut kosong di kamar.
Kafamı yazdıklarımdan kaldırdım, ve odanın boş bir köşesine doğru konuşmaya başladım.Jag tittade upp från manuskriptet- -och riktade mig mot ett tomt hörn.
Kafamı yazdıklarımdan kaldırdım, ve odanın boş bir köşesine doğru konuşmaya başladım.J'ai levé la tête du manuscrit et adressé mes commentaires à un coin vide de la pièce.
Kafamı yazdıklarımdan kaldırdım, ve odanın boş bir köşesine doğru konuşmaya başladım.Ja niin minä nostin katseeni käsikirjoituksesta ja suuntasin kommenttini huoneeni tyhjään nurkkaukseen.
Kafamı yazdıklarımdan kaldırdım, ve odanın boş bir köşesine doğru konuşmaya başladım.그래서 저는 원고지로 부터 제 머리를 들고 제 작업실의 빈 구석을 향해 큰 소리로 외쳤지요.
Kafamı yazdıklarımdan kaldırdım, ve odanın boş bir köşesine doğru konuşmaya başladım.Mi-am ridicat privirea de pe manuscris si mi-am adresat comentariile catre un colt gol al camerei.
Kafamı yazdıklarımdan kaldırdım, ve odanın boş bir köşesine doğru konuşmaya başladım.Odvrátila som tvár od rukopisu, a svoje poznámky som nasmerovala do prázdneho kúta izby.
Kafamı yazdıklarımdan kaldırdım, ve odanın boş bir köşesine doğru konuşmaya başladım.Så jeg løftede mit hoved op fra manuskriptet og sendte mine kommentarer til et tomt hjørne af rummet.
Kafamı yazdıklarımdan kaldırdım, ve odanın boş bir köşesine doğru konuşmaya başladım.Uniosłam twarz znad rękopisu i zwróciłam się do pustego kąta pokoju.
Kafamı yazdıklarımdan kaldırdım, ve odanın boş bir köşesine doğru konuşmaya başladım.Vậy là tôi ngẩng mặt lên khỏi đống bản thảo và tôi chỉ thẳng vào 1 góc trống của căn phòng.
Kafamı yazdıklarımdan kaldırdım, ve odanın boş bir köşesine doğru konuşmaya başladım.Zvedla jsem hlavu od rukopisu a začala mluvit do prázdného rohu pokoje.
Kafamı yazdıklarımdan kaldırdım, ve odanın boş bir köşesine doğru konuşmaya başladım.Σήκωσα το πρόσωπό μου από το χειρόγραφο και απευθύνθηκα σε μια άδεια γωνία του δωματίου.
Kafamı yazdıklarımdan kaldırdım, ve odanın boş bir köşesine doğru konuşmaya başladım.Така че просто повдигнах лицето си от ръкописа и насочих коментарите си към един празен ъгъл в стаята.
Kafamı yazdıklarımdan kaldırdım, ve odanın boş bir köşesine doğru konuşmaya başladım.Я подняла голову от рукописи и адресовала свои комментарии пустому углу комнаты.
Kafamı yazdıklarımdan kaldırdım, ve odanın boş bir köşesine doğru konuşmaya başladım.Я просто відірвалась від своїх записів та звернулась до пустого кута кімнати.
Kafamı yazdıklarımdan kaldırdım, ve odanın boş bir köşesine doğru konuşmaya başladım.אז פשוט הרמתי את הפנים מהטקסט והיפנתי את ההערות שלי לפינה ריקה בחדר.
Kafamı yazdıklarımdan kaldırdım, ve odanın boş bir köşesine doğru konuşmaya başladım.إذاً قمت فقط بلفت رأسي من النص ووجهت تعليقاتي الى ناصية خاوية في الغرفة.
Kafamı yazdıklarımdan kaldırdım, ve odanın boş bir köşesine doğru konuşmaya başladım.部屋の片隅に話しかけたんです "ちょっと" と声に出して
Kalk. Odanızda Git dinlen.קום. לך לנוח בחדר שלך.
Kalk. Odanızda Git dinlen.الحصول على ما يصل. الذهاب الباقي في الغرفة الخاصة بك.
Kalk. Odanızda Git dinlen.ねえ、大中ユジン!
Kan izleri vardı. Odanın içinden koridora kadar.C'erano tracce di sangue che dall'interno della stanza portavano in corridoio.
Kan izleri vardı. Odanın içinden koridora kadar.Havia um rasto de sangue desde o interior da sala até ao corredor.
Kan izleri vardı. Odanın içinden koridora kadar.Hay restos de sangre desde el cuarto hasta el pasillo.
Kan izleri vardı. Odanın içinden koridora kadar.Ślady krwi wiodły z tego pokoju na korytarz.
Kan izleri vardı. Odanın içinden koridora kadar.Täällä oli verijälkiä... ...jotka johtivat huoneesta käytävään.
Kan izleri vardı. Odanın içinden koridora kadar.Υπήρχαν ίχνη αίματος από το δωμάτιο προς τον διάδρομο.
Kan izleri vardı. Odanın içinden koridora kadar.Тут были следы крови, которые вели из комнаты в коридор.
Kesinlikle harika bir çift, öyle değiller mi? Odanız hazırlandı, gidip biraz dinlenin. Peki efendim.كن حذرا
Kimsenin bunu görüp görmediğini bilmiyorum -- odanın için oldukça muhteşem görünüyor.Ik weet niet of iemand dit gezien heeft. Het is nogal spectaculair in de ruimte.
Kimsenin bunu görüp görmediğini bilmiyorum -- odanın için oldukça muhteşem görünüyor.Je ne sais pas si l'un d'entre vous l'a vu -- c'est plutôt spectaculaire une fois dans la pièce.
Kimsenin bunu görüp görmediğini bilmiyorum -- odanın için oldukça muhteşem görünüyor.여기 계신 분 중 보신 분들이 있는지 모르겠는데요 -- 꽤 환상적인 공간입니다.
Kimsenin bunu görüp görmediğini bilmiyorum -- odanın için oldukça muhteşem görünüyor.Não sei se já viram isto, é mesmo espetacular neste espaço.
Kimsenin bunu görüp görmediğini bilmiyorum -- odanın için oldukça muhteşem görünüyor.Nie wiem, czy ktoś to widział, prezentuje się w tej sali bardzo efektownie.
Kimsenin bunu görüp görmediğini bilmiyorum -- odanın için oldukça muhteşem görünüyor.Non so se qualcuno l'ha visto, è di grande effetto nella sala.
Kimsenin bunu görüp görmediğini bilmiyorum -- odanın için oldukça muhteşem görünüyor.No se si alguno la habrá visto -- se ve bastante espectacular en la habitación.
Kimsenin bunu görüp görmediğini bilmiyorum -- odanın için oldukça muhteşem görünüyor.Nu ştiu dacă cineva a văzut asta -- e fără îndoială spectaculos în sală.
Kimsenin bunu görüp görmediğini bilmiyorum -- odanın için oldukça muhteşem görünüyor.Не знам дали някой е виждал това... доста е зрелищно в залата.
Kimsenin bunu görüp görmediğini bilmiyorum -- odanın için oldukça muhteşem görünüyor.Я не знаю, видел ли кто-нибудь её — в комнате она выглядит довольно эффектно.
Kimsenin bunu görüp görmediğini bilmiyorum -- odanın için oldukça muhteşem görünüyor.אינני יודע אם מישהו ראה את זה - זה מאד מרשים באולם.
Kimsenin bunu görüp görmediğini bilmiyorum -- odanın için oldukça muhteşem görünüyor.لا أدري إن كان أحدكم قد رأى هذا-- إنه مذهل جدًا
Kimsenin bunu görüp görmediğini bilmiyorum -- odanın için oldukça muhteşem görünüyor.なかなか壮観です ともかく これはロンドンの地下鉄をベースにしています
Kocam bunu çok severdi. Lütfen bunu odanıza koyun.Każdy w końcu wraca do ziemi.
Kocam bunu çok severdi. Lütfen bunu odanıza koyun.Mi marido Okazaki la tenía y ahora deseo dársela.
Local River sana yiyeceğini direkt oturma odanda sunabilir.El río local es capaz de proporcionarle comida directamente en su sala de estar.
Local River sana yiyeceğini direkt oturma odanda sunabilir.이 '로컬 리버'라는 제품은 여러분의 거실에서 바로 음식을 제공해 줍니다.
Local River sana yiyeceğini direkt oturma odanda sunabilir.La Rivière du Coin est capable de vous fournir de la nourriture directement dans votre salon.
Local River sana yiyeceğini direkt oturma odanda sunabilir."Local River" è in grado di fornirvi cibo direttamente in salotto.
Local River sana yiyeceğini direkt oturma odanda sunabilir.Local River poate să vă asigure mâncare direct în sufrageria voastră.
Local River sana yiyeceğini direkt oturma odanda sunabilir.Local River produziert die Nahrung direkt im Wohnzimmer.
Local River sana yiyeceğini direkt oturma odanda sunabilir.Lokalna Rzeka może dostarczyć jedzenie bezpośrednio w Waszym salonie.
Local River sana yiyeceğini direkt oturma odanda sunabilir.Το Τοπικό Ποτάμι μπορεί να προμηθεύσει φαγητό απευθείας στο σαλόνι σου.
Local River sana yiyeceğini direkt oturma odanda sunabilir.А "Local River" обеспечит вас едой прямо из гостиной.
Local River sana yiyeceğini direkt oturma odanda sunabilir."Местна река" може да ви осигурява храна директно във вашата дневна.
Local River sana yiyeceğini direkt oturma odanda sunabilir.נהר מקומי יכול לספק לך מזון ישירות לסלון הבית.
Local River sana yiyeceğini direkt oturma odanda sunabilir.النهر المحلي يستطيع أن يقدم لك الطعام مباشره من غرفه معيشتك.
Local River sana yiyeceğini direkt oturma odanda sunabilir.直接食べ物を提供します この製品の基本は水産と水耕を
Mary bakmak için odanın bir ucundan usulca süzüldü.메리가 볼 수있는 방을 가로질러 부드럽게 후에 느끼게. 밝은 눈이 약간 회색에 속한
Mary bakmak için odanın bir ucundan usulca süzüldü.Maria insinuato dolcemente attraverso la stanza a guardare.
Mary bakmak için odanın bir ucundan usulca süzüldü.Maria kröp sakta över rummet ska se ut.