Büyükannem de odanın karşısında oturup bana bakıyordu.W pokoju siedziała babcia, wpatrywała się we mnie.
Büyükannem de odanın karşısında oturup bana bakıyordu.Η γιαγιά μου καθόταν στην άλλη άκρη του δωματίου κοιτάζοντάς με επίμονα.
Büyükannem de odanın karşısında oturup bana bakıyordu.А баба ми седеше срещу мен в стаята и се взираше в мен.
Büyükannem de odanın karşısında oturup bana bakıyordu.Моя бабушка сидела в противоположном углу и пристально наблюдала за мной.
Büyükannem de odanın karşısında oturup bana bakıyordu.וסבתי ישבה בצד השני של החדר ובהתה בהם.
Büyükannem de odanın karşısında oturup bana bakıyordu.وكانت جدتي تجلس في طرف الغرفة تراقبني.
Büyükannem de odanın karşısında oturup bana bakıyordu.私をじっと見ていました 最初は これは何かの遊びと思っていたので
Büyükbaba, ben artık yatacağım. Tabii, tabii. Odanıza gidin...Này!
Büyükbaba, ben artık yatacağım. Tabii, tabii. Odanıza gidin...نتن من المشروب
-cidden orada olmak istemiyordum- ve odanın arkasında matematik problemleri çözmekle meşguldum.Erg tegen mijn zin. Ik doodde de tijd met het oplossen van wiskundevraagstukken.
-cidden orada olmak istemiyordum- ve odanın arkasında matematik problemleri çözmekle meşguldum.교회에 정말 가고 싶지 않았던 어느 날, 예배당 뒤에 앉아 수학문제를 풀며 시간을 때우고 있을 때
-cidden orada olmak istemiyordum- ve odanın arkasında matematik problemleri çözmekle meşguldum.lúc đó thì tôi chả muốn ở đó tí nào tôi đang ở sau khán phòng, chăm chú làm toán
-cidden orada olmak istemiyordum- ve odanın arkasında matematik problemleri çözmekle meşguldum.כשבאמת לא רציתי כלל להיות שם, שרצתי לי בחלקו האחורי של החדר, מעסיק עצמי בפתרון בעיות במתמטיקה,
-cidden orada olmak istemiyordum- ve odanın arkasında matematik problemleri çözmekle meşguldum.و لم أكن في الحقيقة أريد أن أكون هناك وبينما كنت أجلس بهدوء في آخر الغرفة وأحل مسائل رياضية،
-cidden orada olmak istemiyordum- ve odanın arkasında matematik problemleri çözmekle meşguldum.気を紛らすために 数学の問題を解いていると ある男性が語る声が 聞こえました
Dediklerine göre hastane odana kız atmışsın ve yakınlaşıyormuşsunuz.Ed! Ho sentito che hai invitato una ragazza in ospedale. Ti sono venute strane voglie?
Dediklerine göre hastane odana kız atmışsın ve yakınlaşıyormuşsunuz.Ed! Kuulin, että olet kutsunut tänne tytön. Alatko käydä vallattomaksi?
Dediklerine göre hastane odana kız atmışsın ve yakınlaşıyormuşsunuz.Ed!
Dediklerine göre hastane odana kız atmışsın ve yakınlaşıyormuşsunuz.Jag har hört att du har tjejer i rummet- -och lever om.
Dediklerine göre hastane odana kız atmışsın ve yakınlaşıyormuşsunuz.Jeg hører, at du har piger på værelset - - og er ved at være frisk.
Dediklerine göre hastane odana kız atmışsın ve yakınlaşıyormuşsunuz.¡Me han dicho que has invitado a una chica a tu habitación y que la cosa se está calentando!
Dediklerine göre hastane odana kız atmışsın ve yakınlaşıyormuşsunuz.Podobno zaprosiłeś dziewczynę do szpitalnej sali i zaczynasz brykać?
Dediklerine göre hastane odana kız atmışsın ve yakınlaşıyormuşsunuz.Εντ!
Dediklerine göre hastane odana kız atmışsın ve yakınlaşıyormuşsunuz.Мне сказали, ты пригласил к себе в палату девушку и ведёшь себя довольно резво?
Derken odanın öbür ucundaki karımın,Und mir gegenüber, meine Frau
Derken odanın öbür ucundaki karımın,Y del otro lado de la sala, mi esposa
Derken odanın öbür ucundaki karımın,מעבר לשולחן, אישתי (שתחיה)
EChun evini tek başına kullanabilirsin. Odanı da geri vereceğim.Kau bisa pakai rumah EChun sendirian. aku akan mengembalikan kamarmu juga.
Ehut sofaya çıktı, üst kattaki odanın kapısını ardından çekip kilitledi.Aber Ehud ging zum Saal hinaus und tat die Tür der Sommerlaube hinter sich zu und verschloß sie.
Ehut sofaya çıktı, üst kattaki odanın kapısını ardından çekip kilitledi.A Ehúd vyšiel na stĺpovú chodbu a zavrel za sebou dvere vrchnej dvorany a zamknul.
Ehut sofaya çıktı, üst kattaki odanın kapısını ardından çekip kilitledi.Általméne pedig Ehud a csarnokon, minekutána bevonta maga után a felház ajtait, és bezárta.
Ehut sofaya çıktı, üst kattaki odanın kapısını ardından çekip kilitledi.Ðoạn , Ê - hút lánh ra nơi hiên cửa , đóng các cửa lầu mát lại và gài chốt .
Ehut sofaya çıktı, üst kattaki odanın kapısını ardından çekip kilitledi.Ðoạn, Ê-hút lánh ra nơi hiên cửa, đóng các cửa lầu mát lại và gài chốt.
Ehut sofaya çıktı, üst kattaki odanın kapısını ardından çekip kilitledi.Ehud a ieşit prin tindă, a închis uşile dela odaia de sus după el, şi a tras zăvorul.
Ehut sofaya çıktı, üst kattaki odanın kapısını ardından çekip kilitledi.Éhud sortit par le portique, ferma sur lui les portes de la chambre haute, et tira le verrou.
Ehut sofaya çıktı, üst kattaki odanın kapısını ardından çekip kilitledi.Então Eúde, saindo ao pórtico, cerrou as portas do quarto e as trancou.
Ehut sofaya çıktı, üst kattaki odanın kapısını ardından çekip kilitledi.Eud uscì nel portico, dopo aver chiuso i battenti del piano di sopra e aver tirato il chiavistello
Ehut sofaya çıktı, üst kattaki odanın kapısını ardından çekip kilitledi.에훗이 현관에 나와서 다락문들을 닫아 잠그니라
Ehut sofaya çıktı, üst kattaki odanın kapısını ardından çekip kilitledi.Kun Eehud oli tullut pylväskäytävään, sulki hän yläsalin ovet jälkeensä ja lukitsi ne.
Ehut sofaya çıktı, üst kattaki odanın kapısını ardından çekip kilitledi.lalu keluar serta menutup dan mengunci pintu kamar tersebut
Ehut sofaya çıktı, üst kattaki odanın kapısını ardından çekip kilitledi.Luego Ehud salió al pórtico, cerró tras sí las puertas de la sala de verano y puso el cerrojo
Ehut sofaya çıktı, üst kattaki odanın kapısını ardından çekip kilitledi.Nato gre Ehud ven v vežo in zapre vrata gornje sobe za seboj in jih zapahne.
Ehut sofaya çıktı, üst kattaki odanın kapısını ardından çekip kilitledi.och när han hade kommit ditut, i förhallen, stängde han igen dörrarna till salen efter sig och riglade dem.
Ehut sofaya çıktı, üst kattaki odanın kapısını ardından çekip kilitledi.Og Ehud gikk ut i buegangen, og han lukket døren til salen hvor han var, og låste den.
Ehut sofaya çıktı, üst kattaki odanın kapısını ardından çekip kilitledi.Potom vyšel Ahod přes síň, a zavřel dvéře paláce po sobě, a zamkl.
Ehut sofaya çıktı, üst kattaki odanın kapısını ardından çekip kilitledi.Så gik Ehud bort gennem Søjlegangen, lukkede Døren til Stuen for ham og låsede den.
Ehut sofaya çıktı, üst kattaki odanın kapısını ardından çekip kilitledi.Wyszedł potem Aod przez przysionek, a zamknął drzwi gmachu za sobą, i zawarł zamkiem.
Ehut sofaya çıktı, üst kattaki odanın kapısını ardından çekip kilitledi.Τοτε εξηλθεν ο Αωδ δια της στοας και εκλεισεν οπισω αυτου τας θυρας του υπερωου, και εκλειδωσε.
Ehut sofaya çıktı, üst kattaki odanın kapısını ardından çekip kilitledi.И вышел Аод в преддверие, и затворил за собою двери горницы, изамкнул.
Ehut sofaya çıktı, üst kattaki odanın kapısını ardından çekip kilitledi.Тогава Аод излезе през трема и затвори след себе си вратата на горната стоя, и я заключи.
Ehut sofaya çıktı, üst kattaki odanın kapısını ardından çekip kilitledi.ויצא אהוד המסדרונה ויסגר דלתות העליה בעדו ונעל׃
Ehut sofaya çıktı, üst kattaki odanın kapısını ardından çekip kilitledi.فخرج اهود من الرواق واغلق ابواب العلية وراءه واقفلها.
Ehut sofaya çıktı, üst kattaki odanın kapısını ardından çekip kilitledi.以 笏 就 出 到 遊 廊 、 將 樓 門 盡 都 關 鎖
Ehut sofaya çıktı, üst kattaki odanın kapısını ardından çekip kilitledi.以笏 就 出 到 遊廊 、 將樓 門盡 都 關鎖
Endişelenme. Odana git ve bekle.لا تقلقي اذهبي الى غرفتك وانتظري هناك
- Evet, uykuya dalmak üzereyim. - Öyleyse Ivan odanı göstersin.- Da, eu sunt doar despre toate inch - Atunci Ivan vă va arăta în camera ta.
- Evet, uykuya dalmak üzereyim. - Öyleyse Ivan odanı göstersin.- Igen, én csak az összes be - Akkor Ivan megmutatja a szobádba.
- Evet, uykuya dalmak üzereyim. - Öyleyse Ivan odanı göstersin.Ivan va vous accompagner à votre chambre
- Evet, uykuya dalmak üzereyim. - Öyleyse Ivan odanı göstersin.- Ja, ik ben zo ongeveer alle inch - Dan Ivan zal u naar uw kamer.
- Evet, uykuya dalmak üzereyim. - Öyleyse Ivan odanı göstersin.- Ja, jaz sem skoraj vse noter - Potem bo Ivan vam pokaže, v svojo sobo.