Ana içeriğe geç
Sözlük

odan ile cümle

odan kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
11
ORT. KELİME
- Burası yatak odanız mı?- Nu! Aceasta este o fantomă, o fantomă! Cine a fost asta?
- Burası yatak odanız mı?Ta là con ma đây, con ma! Ai thế? Là ai vậy?
- Burası yatak odanız mı?To jest duch, duch! Kto to był? Kto to był?
- Burası yatak odanız mı?- Toto je vaše ložnice?
- Burası yatak odanız mı?- Όχι! Πρόκειται για ένα φάντασμα, ένα φάντασμα! Ποιος ήταν αυτός; Ποιος ήταν;
- Burası yatak odanız mı?- Там ваша спальня?
- Burası yatak odanız mı?Това ли е спалнята?
- Burası yatak odanız mı?Це привид, примара! Хто це був? Хто це був?
- Burası yatak odanız mı?זה הוא רוח רפאים, רוח רפאים! מי זה היה? מי זה היה? - זו אחותי, שהיא קצת משוגעת...
- Burası yatak odanız mı?إنه شبح، شبح من كان ذلك؟ من كان هو؟
Buraya kirli çamaşırlarınızı yıkamak için geldim Bay Park. - Burası yatak odanız mı? - Bayan Kim!Sr. Park, he venido a hacer la limpieza. - ¿Esta es su habitación? - ¿Señorita Kim! - ¿Qué es esto?
Bu şekilde belirleyici bir şey olmadan, odanın etrafında tekrar tekrar yolunu tuttular yer alıyor.Auf diese Weise ihren Weg durch den Raum wieder, ohne etwas Entscheidendes statt.
Bu şekilde belirleyici bir şey olmadan, odanın etrafında tekrar tekrar yolunu tuttular yer alıyor.Bằng cách này, họ đã đi vòng quanh phòng nhiều lần, mà không có bất cứ điều gì quyết định đang diễn ra.
Bu şekilde belirleyici bir şey olmadan, odanın etrafında tekrar tekrar yolunu tuttular yer alıyor.De esta manera, se abrieron paso por la sala en varias ocasiones, sin que nada decisivo
Bu şekilde belirleyici bir şey olmadan, odanın etrafında tekrar tekrar yolunu tuttular yer alıyor.Dessa forma, eles fizeram o seu caminho ao redor da sala várias vezes, sem nada de decisivo ocorrendo.
Bu şekilde belirleyici bir şey olmadan, odanın etrafında tekrar tekrar yolunu tuttular yer alıyor.Így tettek az utat körbe a szobában többször is, anélkül, hogy bármit döntő kerül sor.
Bu şekilde belirleyici bir şey olmadan, odanın etrafında tekrar tekrar yolunu tuttular yer alıyor.În acest fel au făcut drum în jurul valorii de cameră în mod repetat, fără nimic decisiv care au loc.
Bu şekilde belirleyici bir şey olmadan, odanın etrafında tekrar tekrar yolunu tuttular yer alıyor.In questo modo hanno fatto la loro strada per la stanza ripetutamente, senza nulla decisivo in corso.
Bu şekilde belirleyici bir şey olmadan, odanın etrafında tekrar tekrar yolunu tuttular yer alıyor.이런 방식으로 그들은 아무것도 결정하지 않고, 반복 방 주위를 향했다
Bu şekilde belirleyici bir şey olmadan, odanın etrafında tekrar tekrar yolunu tuttular yer alıyor.Näin he lensivät ympäri huonetta toistuvasti, ilman mitään ratkaisevaa tapahtuu.
Bu şekilde belirleyici bir şey olmadan, odanın etrafında tekrar tekrar yolunu tuttular yer alıyor.Na ta način so naredili svojo pot po sobi večkrat, ne da bi karkoli odločilnega poteka.
Bu şekilde belirleyici bir şey olmadan, odanın etrafında tekrar tekrar yolunu tuttular yer alıyor.Op die manier maakten ze hun weg door de kamer te drukken, zonder dat er iets beslissend plaatsvinden.
Bu şekilde belirleyici bir şey olmadan, odanın etrafında tekrar tekrar yolunu tuttular yer alıyor.På den måde de gjorde deres vej rundt i lokalet flere gange, uden at noget afgørende finder sted.
Bu şekilde belirleyici bir şey olmadan, odanın etrafında tekrar tekrar yolunu tuttular yer alıyor.På detta sätt tog sig runt i rummet upprepade gånger utan att något avgörande äger rum.
Bu şekilde belirleyici bir şey olmadan, odanın etrafında tekrar tekrar yolunu tuttular yer alıyor.Tímto způsobem oni dělali jejich cestu po místnosti opakovaně, aniž by cokoliv rozhodující probíhá.
Bu şekilde belirleyici bir şey olmadan, odanın etrafında tekrar tekrar yolunu tuttular yer alıyor.Týmto spôsobom oni robili ich cestu po miestnosti opakovane, bez toho, aby čokoľvek rozhodujúce prebieha.
Bu şekilde belirleyici bir şey olmadan, odanın etrafında tekrar tekrar yolunu tuttular yer alıyor.W ten sposób dotarli po pokoju wielokrotnie, bez niczego decydujący miejsce.
Bu şekilde belirleyici bir şey olmadan, odanın etrafında tekrar tekrar yolunu tuttular yer alıyor.По този начин те си проправят път из стаята многократно, без нищо решаващ които се провеждат.
Bu şekilde belirleyici bir şey olmadan, odanın etrafında tekrar tekrar yolunu tuttular yer alıyor.Таким образом, они пробирались по комнате несколько раз, без ничего решающего происходит.
Bu şekilde belirleyici bir şey olmadan, odanın etrafında tekrar tekrar yolunu tuttular yer alıyor.Таким чином, вони пробиралися по кімнаті кілька разів, без нічого вирішального відбувається.
Bu şekilde belirleyici bir şey olmadan, odanın etrafında tekrar tekrar yolunu tuttular yer alıyor.בדרך זו הם עשו את דרכם ברחבי החדר שוב ושוב, בלי שום דבר מכריע
Bu şekilde belirleyici bir şey olmadan, odanın etrafında tekrar tekrar yolunu tuttular yer alıyor.بهذه الطريقة جعلوا طريقهم في جميع أنحاء الغرفة مرارا وتكرارا ، من دون أي شيء حاسم
Bu şekilde belirleyici bir şey olmadan, odanın etrafında tekrar tekrar yolunu tuttular yer alıyor.開催。実際には、理由が遅いペースの、それ
Bütün gün odanda çizim yapıyorsun, şimdiye kadar biriyle çıkmadıysan sebebi de bu.Hé, aangezien je altijd in een kamer aan het tekenen bent, daarom heb je nog niet gedate.
Bütün gün odanda çizim yapıyorsun, şimdiye kadar biriyle çıkmadıysan sebebi de bu.Hej, skoro zawsze siedzisz w pokoju rysując cały czas, jak miałabyś się niby umawiać?
Bütün gün odanda çizim yapıyorsun, şimdiye kadar biriyle çıkmadıysan sebebi de bu.Hé, tu es toujours enfermée à dessiner, pourquoi ne pas aller plutôt à un rencard.
Bütün gün odanda çizim yapıyorsun, şimdiye kadar biriyle çıkmadıysan sebebi de bu.Hey,da du immer in einem Zimmer bist und die ganze Zeit zeichnst,hast du noch keinen gedatet.
Bütün gün odanda çizim yapıyorsun, şimdiye kadar biriyle çıkmadıysan sebebi de bu.Hey, i och me ddu alltid är i ett rum å ritar hela tiden, det är därför du inte har dejtat än.
Bütün gün odanda çizim yapıyorsun, şimdiye kadar biriyle çıkmadıysan sebebi de bu.Hey, sejak kau selalu sibuk menggambar di kamarmu, karena itulah kau belum dapat kencan (pacar).
Bütün gün odanda çizim yapıyorsun, şimdiye kadar biriyle çıkmadıysan sebebi de bu.야 니가 맨날 방구석에 박혀가지구, 그림만 그리니까 연애한번 못하는 거지.
Bütün gün odanda çizim yapıyorsun, şimdiye kadar biriyle çıkmadıysan sebebi de bu.Này, vì cậu cứ lúc nào cũng ở trong phòng và vẽ, chẳng trách cậu chưa bao giờ hẹn hò cả.
Bütün gün odanda çizim yapıyorsun, şimdiye kadar biriyle çıkmadıysan sebebi de bu.Έι, ο λόγος που δε βγαίνεις ραντεβού, είναι επειδή πάντα είσαι μέσα σ'ένα δωμάτιο και ζωγραφίζεις όλη την ώρα.
Bütün gün odanda çizim yapıyorsun, şimdiye kadar biriyle çıkmadıysan sebebi de bu.Вечно точишь в своей комнате и рисуешь, поэтому ни разу на свидании и не была!
Bütün gün odanda çizim yapıyorsun, şimdiye kadar biriyle çıkmadıysan sebebi de bu.لأنك في غرفة ترسمين طوال اليوم, لهذا أنتِ لم تخرجي في أي موعد
Bütün gün odanda çizim yapıyorsun, şimdiye kadar biriyle çıkmadıysan sebebi de bu.あらま~、トッコ・ミナ そのルックスがもったいないね
Bu yapım, sadece evet ve hayır ile cevap odanızda kendinizi.당신이 만드는, 객실에만 예 및 아니요 답변을 자신을 아르 들어오게 아르
Bu yapım, sadece evet ve hayır ile cevap odanızda kendinizi.Zijn stem verhief, 'wat is er?
Bu yapım, sadece evet ve hayır ile cevap odanızda kendinizi.אתה שחסם את עצמך בחדר שלך, לענות רק עם כן לא, עושים
Bu yapım, sadece evet ve hayır ile cevap odanızda kendinizi.كنت حصن نفسك في غرفتك ، مع الإجابة نعم وليس فقط أ ، تبذل
Bu yapım, sadece evet ve hayır ile cevap odanızda kendinizi.深刻かつ不必要なあなたの親のための悩み、そして無視は(私はこれを言及
Büyükannem de odanın karşısında oturup bana bakıyordu.A babička sedí naproti a zírá na mě.
Büyükannem de odanın karşısında oturup bana bakıyordu.A minha avó estava sentada ao fundo da sala a olhar-me fixamente.
Büyükannem de odanın karşısında oturup bana bakıyordu.Bunica mea stătea în capătul celălalt al camerei şi se uita fix la mine.
Büyükannem de odanın karşısında oturup bana bakıyordu.És a nagymamám a szoba másik végében ült, és engem nézett.
Büyükannem de odanın karşısında oturup bana bakıyordu.Et ma grand-mère était assise de l'autre côté de la pièce et me regardait fixement.
Büyükannem de odanın karşısında oturup bana bakıyordu.그런데 제 할머니가 방 건너편에서 저를 유심히 처다보고 계셨죠.
Büyükannem de odanın karşısında oturup bana bakıyordu.Meine Großmutter saß am Ende des Zimmers und starrte mich an.
Büyükannem de odanın karşısında oturup bana bakıyordu.Mi abuela estaba al otro lado de la sala y me miró fijamente.
Büyükannem de odanın karşısında oturup bana bakıyordu.Mijn oma zat aan de andere kant van de kamer en staarde me aan.
Büyükannem de odanın karşısında oturup bana bakıyordu.Och min mormor satt i andra änden av rummet och betraktade mig.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod