Ana içeriğe geç
Sözlük

odan ile cümle

odan kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Örnek olarak bir odanın her yerinde aynı olan sıcaklığı düşünebiliriz.例えば、温度は理想的には部屋の中ではどこも一定である。
Hepiniz odanıza çıkın.皆得寢。
Odanın kapısını hızla kapadım. ^ Sözcükte anlam EdebiyatÖğretmeni.com.擢拜侍中,典領祕書近署,甚見納異。
Üst tarafında kırmızı perde asılan pencere odanın içine doğru açılmıştır.邻居之后把地下室的红色钥匙藏在阁楼。
Odanın büyüklüğü anlamak için duvarlar boyunca yürümeye karar verir.해당 장벽의 유효 크기를 결정하는데 도움 된다.
Odanın kapısını hızla kapadım. ^ Sözcükte anlam EdebiyatÖğretmeni.com.집현전 교리(敎理)를 거쳐 지평(持平)·문학(文學)대제학을 역임하였다.
Bu odanın yeri bilinmiyordu.그 장소는 알려져 있지 않다.
Odanın birisi, oturma odası, yatak odası ve mutfak olarak kullanılıyordu.חלל זה משמש כחדר שינה, חדר מגורים ומטבח.
Bu odanın adı sırlar odasıydı.Тази стая се нарича "Стаята на тайните".
Hepiniz odanıza çıkın.Всички напускат стаята.
Tavan bir odanın üst kısmını kapsayan iç yüzeye verilen isimdir.Таванът е хоризонтална вътрешна повърхност, която покрива горната част на една стая.
Bitişik odanın işlevi anlaşılamamıştır.Точната подредба на стаите е неизвестна.
Tekrar ayağa kalkar ve odanın boyutunu ölçmeyi tekrar dener.Тогава той счупва крак и отбора отново поема към дъното на класирането.
Kaç tane odan var?Колко стаи имате?
İki abla odanın arka tarafındadır.Зад гърба е втория пейзаж.
Ted telefonları, hat kablosunu ilgili odanın deliğine sokarak bağlamaktadır.Винс увисва на въжето пред кабината на камиона.
Sen hiç gece odanın kapısını kilitledin mi?Заключвал ли си някога вратата на стаята през вечерта?
Hepiniz odanıza çıkın.Idem prema sobi.
15 yaşında Billie Joe'nun kaldığı odanın yanındaki odayı kiralayarak birbirleriyle daha da yakınlaştılar.Mike se sa 15 godina iselio i unajmio sobu u kući svoga najboljeg prijatelja, Billie Joe Armstronga.
Yunan sempozyumlarında, kraterler odanın merkezine konurdu.Pri grškem simpoziju so bili kraterji vedno v sredini prostora.
Bu odanın yeri bilinmiyordu.Kambario vieta nežinoma.
Odanın merkezi Ankara'dadır.Šios įstaigos būstinė yra Ankaroje.
Bitişik odanın işlevi anlaşılamamıştır.Tolesnė grupės veikla nežinoma.
Odanız kirli.Jūsų kambarys yra nešvarus.
Mezar 19. yüzyılda açılıp incelendiğinde arkeologlar odanın içinde yüzlerce kişinin iskeletini buldular.19. sajandil avastasid arheoloogid Hallstattis 2000 hauda.
Ayrıca, ikinci odanın batı duvarında birer gömüt konabilecek küçük bölümler oyuludur.Ka on muinsuskaitse all pargi lääneosas asuv Teises maailmasõjas hukkunute ühishaud.
Giriş ve odanın bir kısmı kiler olarak kullanılmaktadır.Peasaal ja mõned magamistoad olid samuti võtete ajal kasutuses.
Bahsi geçen kişiler ise masalara yaslanarak otururlar ve odanın en ucunda beraber içerler."Küllap ka müüri peal istuvatele meestele, kes koos teiega peavad sööma oma rooja ja jooma oma kust!"
"Ama bu odanın içinde hiç bir gerçek yok"살펴보는 거죠, 전혀 팩트가 아님을 확인하고
"Ama bu odanın içinde hiç bir gerçek yok""Гей, адже немає жодних фактів у цій кімнаті",
"Ama bu odanın içinde hiç bir gerçek yok"だからオフィスを飛び出し 顧客、パートナー、ベンダーと話をするのです
Ama onlar odanın kenarında duvar dibine oturdular.Allez, asseyez-vous à la table." Et elle se sont assises sur le côté de la salle.
Ama onlar odanın kenarında duvar dibine oturdular.A one przycupnęły gdzieś w rogu.
Ama onlar odanın kenarında duvar dibine oturdular.A ony si sadli bokom v miestnosti.
Ama onlar odanın kenarında duvar dibine oturdular.A ony si sedly po straně místnosti.
Ama onlar odanın kenarında duvar dibine oturdular.De ők a fal mellé ültek le.
Ama onlar odanın kenarında duvar dibine oturdular.En ze gingen aan de kant van de kamer zitten.
Ama onlar odanın kenarında duvar dibine oturdular.E si sono sedute in un angolo della stanza.
Ama onlar odanın kenarında duvar dibine oturdular.Kemudian mereka duduk di sisi ruangan.
Ama onlar odanın kenarında duvar dibine oturdular.그 두분은 회의실 구석 쪽에 앉으셨습니다.
Ama onlar odanın kenarında duvar dibine oturdular.Mas elas sentaram-se fora da mesa.
Ama onlar odanın kenarında duvar dibine oturdular.Och de satte sig i ena änden av rummet.
Ama onlar odanın kenarında duvar dibine oturdular.Og de satte sig ude i siden af lokalet.
Ama onlar odanın kenarında duvar dibine oturdular.Şi ele au stat la marginea sălii.
Ama onlar odanın kenarında duvar dibine oturdular.Und sie saßen am abseitigen Ende des Raumes.
Ama onlar odanın kenarında duvar dibine oturdular.Và họ lại ngồi ở sườn phòng.
Ama onlar odanın kenarında duvar dibine oturdular.Y se sentaron a un lado de la sala.
Ama onlar odanın kenarında duvar dibine oturdular.Και κάθησαν στην άκρη της αίθουσας.
Ama onlar odanın kenarında duvar dibine oturdular.А вони сіли під стінкою.
Ama onlar odanın kenarında duvar dibine oturdular.А те седнаха на края на стаята.
Ama onlar odanın kenarında duvar dibine oturdular.Но они сели у стены.
Ama onlar odanın kenarında duvar dibine oturdular.והן ישבו בצדי החדר.
Ama onlar odanın kenarında duvar dibine oturdular.وجلستا جانبا في الغرفة.
Ama onlar odanın kenarında duvar dibine oturdular.私は大学の4年次にいた頃、
Annen sana eski odanı hazırlayabilir. ve işten izin alabilirim.A mãe pode tratar do teu antigo quarto, e eu posso tirar alguns dias de trabalho.
Annen sana eski odanı hazırlayabilir. ve işten izin alabilirim.Mama kan je oude kamer opmaken, en ik kan even vrij nemen van mijn werk.
Annen sana eski odanı hazırlayabilir. ve işten izin alabilirim.Máma upraví tvůj starý pokoj a já si vezmu v práci volno.
Annen sana eski odanı hazırlayabilir. ve işten izin alabilirim.Mẹ có thể sửa soạn lại phòng cũ của con, và ta có có thể nghỉ việc ở công ty.
Aslında bütün gün konferans odanızda oturup... ...bunların kim olduğunu tahmin etmeye çalışabilirsiniz.회의실에서 하루나 며칠 정도 투자하면 모두 계산이 나오는 항목들이죠
Aslında bütün gün konferans odanızda oturup... ...bunların kim olduğunu tahmin etmeye çalışabilirsiniz.Mógłbyś siedzieć cały dzień albo i tydzień w sali konferencyjnej i wymyślać kolejne hipotezy.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod