Siz neredeydiniz bilmiyorum ama ben oturma odamdaydım.Не знам къде сте били, но аз бях в дневната ми.
Siz neredeydiniz bilmiyorum ama ben oturma odamdaydım.Не знаю, где в это время были вы, но я была в своей гостиной.
Siz neredeydiniz bilmiyorum ama ben oturma odamdaydım.Не знаю, де були ви, а я сиділа у вітальні перед телевізором.
Siz neredeydiniz bilmiyorum ama ben oturma odamdaydım.עכשיו אני לא יודעת איפה הייתם, אבל אני הייתי
Siz neredeydiniz bilmiyorum ama ben oturma odamdaydım.لا اعلم اين كنتم في ذلك الوقت, ولكن انا كنت
Siz neredeydiniz bilmiyorum ama ben oturma odamdaydım.私はリビングに居ました あれは奇跡的なイベントでした
Sonra sessizce odama geçip radyoyu açtım ki gizlice dinleyebileyim.그리고 몰래 제 방으로 돌아와서 라디오 주파수를 맞췄어요. 몰래 엿들을 수 있도록 말이죠.
Sonra sessizce odama geçip radyoyu açtım ki gizlice dinleyebileyim.lo puse junto a mi papá y volví silenciosamente a mi recámara y sintonicé el radio para poder escuchar.
Sonra sessizce odama geçip radyoyu açtım ki gizlice dinleyebileyim. Ne duyduğumla pek ilgilenmiyordumNie interesowało mnie, co mówił.
Sonra sessizce odama geçip radyoyu açtım ki gizlice dinleyebileyim.והחבאתי את המשדר בתוכו, ואז שמתי אותו ליד אבא שלי והתחבאתי בחדר שלי והקשבתי לרדיו
Sonra sessizce odama geçip radyoyu açtım ki gizlice dinleyebileyim.وتسللت نحو سريري وفتحت جهاز الراديو حتى أستطبع أن أسترق السمع.
Sonra sessizce odama geçip radyoyu açtım ki gizlice dinleyebileyim.盗み聞きをしました 父の話す内容には 興味がありませんでした
"Sonunda yurt odama dönebildim ve oraya vardığımda bir türlü sakinleşemedim."Acabei por voltar para o dormitório e uma vez lá, não me conseguia acalmar.
"Sonunda yurt odama dönebildim ve oraya vardığımda bir türlü sakinleşemedim."Alla fine sono riuscita a tornare nella mia camera, e una volta lì, non riuscivo a calmarmi.
"Sonunda yurt odama dönebildim ve oraya vardığımda bir türlü sakinleşemedim."Finalmente logré regresar a mi dormitorio, y una vez allí, no pude tranquilizarme.
"Sonunda yurt odama dönebildim ve oraya vardığımda bir türlü sakinleşemedim."În final, m-am întors în camera mea la cămin, și odată ajunsă, nu m-am putut liniști.
"Sonunda yurt odama dönebildim ve oraya vardığımda bir türlü sakinleşemedim." J'ai fini par rentrer dans ma chambre universitaire. et une fois là, je ne pouvais pas me calmer.
"Sonunda yurt odama dönebildim ve oraya vardığımda bir türlü sakinleşemedim."'결국 나는 내 기숙사방으로 돌아왔다.'" "'그리고 그때는, 나는 흥분을 가라앉힐 수 없었다.'"
"Sonunda yurt odama dönebildim ve oraya vardığımda bir türlü sakinleşemedim."Nakonec jsem se vrátila do svého pokoje a nemohla jsem se uklidnit.
"Sonunda yurt odama dönebildim ve oraya vardığımda bir türlü sakinleşemedim."Sau cùng tôi trở về phòng kí túc, và tại đây, một lần nữa, tôi đã không thể tự trấn tĩnh bản thân.
"Sonunda yurt odama dönebildim ve oraya vardığımda bir türlü sakinleşemedim."Schließlich gelangte ich zurück in mein Mehrbettzimmer, aber als ich dort war, kam ich nicht zur Ruhe.
"Sonunda yurt odama dönebildim ve oraya vardığımda bir türlü sakinleşemedim."Till slut tog jag mig tillbaka till mitt studentrum, och när jag väl var där så kunde jag inte lugna ner mig.
"Sonunda yurt odama dönebildim ve oraya vardığımda bir türlü sakinleşemedim."Uiteindelijk geraakte ik terug in mijn kamer. Toen ik daar was, kwam ik maar niet tot rust.
"Sonunda yurt odama dönebildim ve oraya vardığımda bir türlü sakinleşemedim."Végül visszataláltam a kollégiumi szobámba, de mikor odaértem, sem tudtam megnyugodni.
"Sonunda yurt odama dönebildim ve oraya vardığımda bir türlü sakinleşemedim."W końcu wróciłam do akademika, i nie mogłam się uspokoić.
"Sonunda yurt odama dönebildim ve oraya vardığımda bir türlü sakinleşemedim."Τελικά κατευθύνθηκα πίσω στο δωμάτιό μου, και από τη στιγμή που βρέθηκα εκεί, δεν μπορούσα να ησυχάσω.
"Sonunda yurt odama dönebildim ve oraya vardığımda bir türlü sakinleşemedim."В конце концов, я добралась домой, но так и не смогла успокоиться.
"Sonunda yurt odama dönebildim ve oraya vardığımda bir türlü sakinleşemedim."לבסוף עשיתי את דרכי בחזרה אל חדרי שבמעונות, ושוב, לא יכולתי להירגע.
"Sonunda yurt odama dönebildim ve oraya vardığımda bir türlü sakinleşemedim.أخيراً عدت إلى غرفتي، وهناك لم اتمكن من الإستقرار.
"Sonunda yurt odama dönebildim ve oraya vardığımda bir türlü sakinleşemedim.しかし 私は落ち着けませんでした 頭の中は騒音だらけで
Soyunma odam nerede?Hol öltözhetek?
Soyunma odam nerede?Jsou. Kde je moje šatna?
Soyunma odam nerede?¡Sr. Kusack!
Soyunma odam nerede?Waar is mijn kleedkamer ?
Soyunma odam nerede?Που είναι το καμαρίνι μου ;
Soyunma odam nerede?Къде е гримьорната ми?
Soyunma odam nerede?У меня есть.
-Tamam,tamam! <i> Şu çarpan kalbim... <i> aynı benim odam gibi... darmadağın...Bine ,bine. <i>Inima mea <i>Ca si camera mea dezordonata
-Tamam,tamam! <i> Şu çarpan kalbim... <i> aynı benim odam gibi... darmadağın...- D'accord d'accord. <i>Mon coeur qui bat <i>Comme ma chambre en désordre.
-Tamam,tamam! <i> Şu çarpan kalbim... <i> aynı benim odam gibi... darmadağın...- Được, được rồi. <i> Trái tim anh gõ nhịp <i> lộn xộn như căn phòng của anh.
-Tamam,tamam! <i> Şu çarpan kalbim... <i> aynı benim odam gibi... darmadağın...- Goed, goed. <i>Mijn kloppende hart <i>is een wanhoop net zoals mijn kamer
-Tamam,tamam! <i> Şu çarpan kalbim... <i> aynı benim odam gibi... darmadağın...<i> قلبي النابض <i> مثل غرفتي الفوضوية
-Tamam,tamam! <i> Şu çarpan kalbim... <i> aynı benim odam gibi... darmadağın...Okej, okej. <i>MIn bankande hjärta <i>Precis som mitt stökiga rum
-Tamam,tamam! <i> Şu çarpan kalbim... <i> aynı benim odam gibi... darmadağın...Ok,ok. <i>Moje bijące serce <i>Jak mój zabałaganiony pokój
-Tamam,tamam! <i> Şu çarpan kalbim... <i> aynı benim odam gibi... darmadağın...-Prav, prav. <i>Moje srce, ki razbija <i>tako kot moja neurejena soba.
-Tamam,tamam! <i> Şu çarpan kalbim... <i> aynı benim odam gibi... darmadağın...-Va bene, va bene. <i>Il battito del mio cuore <i>è un casino come la mia stanza
-Tamam,tamam! <i> Şu çarpan kalbim... <i> aynı benim odam gibi... darmadağın...- Εντάξει, εντάξει. <i>Η παλλόμενη καρδιά μου <i>Σαν το ακατάστατο δωμάτιο μου
-Tamam,tamam! <i> Şu çarpan kalbim... <i> aynı benim odam gibi... darmadağın...-Хорошо, хорошо. <i>В стучащем сердце <i>Беспорядок, как в комнате.
Üniversitede odamın duvarında senin kocaman bir posterin asılıydı.An der Uni hatte ich ein Poster von dir in meinem Zimmer aufgehängt.
Üniversitede odamın duvarında senin kocaman bir posterin asılıydı.Ik had je poster aan m'n muur in de middelbare school.
Üniversitede odamın duvarında senin kocaman bir posterin asılıydı.J'avais ton poster sur mon mur quand j'étais au lycée.
Üniversitede odamın duvarında senin kocaman bir posterin asılıydı.Miałem twój plakat powieszony w akademiku.
Üniversitede odamın duvarında senin kocaman bir posterin asılıydı.Quando ero al College avevo il tuo poster sul muro.
Üniversitede odamın duvarında senin kocaman bir posterin asılıydı.У меня над кроватью висел ваш постер.
Üniversitede odamın duvarında senin kocaman bir posterin asılıydı.すげーセクシーだったね
Üyelerim odamda yaptığım herşeyi görmek için para ödüyorlar, tamam mı.I miei abbonati pagano per vedere tutto quello che faccio nella mia stanza. D'accordo!?
Üyelerim odamda yaptığım herşeyi görmek için para ödüyorlar, tamam mı.Mein Mitglieder bezahlen für alles zu sehen was ich in meinem Zimmer mache
Üyelerim odamda yaptığım herşeyi görmek için para ödüyorlar, tamam mı.Mes abonnés paient pour voir tout ce que je fais dans ma chambre. C'est clair.
Üyelerim odamda yaptığım herşeyi görmek için para ödüyorlar, tamam mı.Οι συνδρομητές μου πληρώνουν για να δουν τα πάντα που κάνω στο δωμάτιό μου. Εντάξει.
Üyelerim odamda yaptığım herşeyi görmek için para ödüyorlar, tamam mı.Мои поклонники хотят видеть всё, чем я занимаюсь у себя в комнате.