Ana içeriğe geç
Sözlük

odam ile cümle

odam kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Hiç birisini oturma odamda saklayamam.No los tengo encerrados en mi sala.
Hiç birisini oturma odamda saklayamam.Δεν έχω κανένα τους στο σολόνι μου.
Hiç birisini oturma odamda saklayamam.Не държа никое от тях в хола си.
Hiç birisini oturma odamda saklayamam.Но не держу их в своей квартире.
Hiç boş odamız yokken ne yapabilirim ki?Il n'y a rien de libre, que peut-on y faire ?
Hiç boş odamız yokken ne yapabilirim ki?Nincs hely, mit csináljak?
Hiç boş odamız yokken ne yapabilirim ki?Τι μπορώ να κάνω όταν δεν υπάρχουν δωμάτια μητέρα;
Hiç boş odamız yokken ne yapabilirim ki?ماذا يمكنني ان افعل عندما لا توجد اي غرفة فارغة؟
İkinizi odama davet etsem, nasıl olur?¿Es razonable de mi parte preguntarles... ...si ambas me acompañarán a mi habitación?
İkinizi odama davet etsem, nasıl olur?هل من المنطقي لي أن اسألكما إن كنتما ترغبان بالانضمام لي في غرفتي؟
Jan Di ise şimdi benim odamda. Onu buradan çıkarmamın hiçbir yolu yok.Ja JanDi on huoneessani, enkä pääse hänestä millään eroon.
Jan Di ise şimdi benim odamda. Onu buradan çıkarmamın hiçbir yolu yok.JanDi är i mitt rum just nu och jag kan inte få ut henne!
Jan Di ise şimdi benim odamda. Onu buradan çıkarmamın hiçbir yolu yok.JanDi bây giờ đang ở trong phòng mình, nhưng mình không thể đưa cô ta ra.
Jan Di ise şimdi benim odamda. Onu buradan çıkarmamın hiçbir yolu yok.JanDi dikamarku sekarang, tapi aku tidak dapat mengeluarkannya.
Jan Di ise şimdi benim odamda. Onu buradan çıkarmamın hiçbir yolu yok.Jan Di e in camera mea, acum, nu am cum sa o scot afara.
Jan Di ise şimdi benim odamda. Onu buradan çıkarmamın hiçbir yolu yok.Jan Di est dans ma chambre à cet instant mais je ne peux pas la faire sortir.
Jan Di ise şimdi benim odamda. Onu buradan çıkarmamın hiçbir yolu yok.JanDi ist in meinem Zimmer, aber ich kriege sie nicht raus.
Jan Di ise şimdi benim odamda. Onu buradan çıkarmamın hiçbir yolu yok.Jan Di itt van a szobámban, de nem tudom hogyan vihetném ki...
Jan Di ise şimdi benim odamda. Onu buradan çıkarmamın hiçbir yolu yok.Jan Di je práve v mojej izbe, ale ja ju odtiaľto neviem prepašovať.
Jan Di ise şimdi benim odamda. Onu buradan çıkarmamın hiçbir yolu yok.JanDi je v moji sobi, nemorem je spraviti ven.
Jan Di ise şimdi benim odamda. Onu buradan çıkarmamın hiçbir yolu yok.JanDi je zrovna v mém pokoji a já jí nemám jak dostat ven!
Jan Di ise şimdi benim odamda. Onu buradan çıkarmamın hiçbir yolu yok.Jan Di nella mia stanza ora, ma non posso farla uscire!
Jan Di ise şimdi benim odamda. Onu buradan çıkarmamın hiçbir yolu yok.Η ΤζανΝτι είναι στο δωματιό μου αυτήν την στιγμή και δεν μπορώ να την φυγαδεύσω.
Jan Di ise şimdi benim odamda. Onu buradan çıkarmamın hiçbir yolu yok.Со мной сейчас ЖанДи, но я не могу ее выпустить!
Jan Di ise şimdi benim odamda. Onu buradan çıkarmamın hiçbir yolu yok.גאן די בחדר שלי כרגע, ואני לא יכול להוציא אותה החוצה
Jan Di ise şimdi benim odamda. Onu buradan çıkarmamın hiçbir yolu yok.جان دي في غرفتي الان، ولكني لا استطيع اخراجها!
Jan Di ise şimdi benim odamda. Onu buradan çıkarmamın hiçbir yolu yok.何だって? もし捕まったら...
# Kalbim kadar küçük odamınÁtfúj a kis szobán, kicsi, mint amilyen én vagyok
# Kalbim kadar küçük odamınDans cette pièce aussi minuscule que moi
# Kalbim kadar küçük odamın# Ke seluruh ruangan yang kecil seperti aku
# Kalbim kadar küçük odamın# Lassù le stelle, piccole come me,
# Kalbim kadar küçük odamınPrzez pokój tak mały jak ja
# Kalbim kadar küçük odamınSobre el cuarto tan pequeño como yo
# Kalbim kadar küçük odamınSobre el cuarto tan pequeño como yo
# Kalbim kadar küçük odamın# على الغرفة الصغيرة مثلي
Kasabada Seul'den bir konferans var. Sadece en büyük odamız boş.- В ??ада п?овежда? конфе?енция и е свободна са?о една с?ая.
Kısa bir ders yapmak istedim. New York şehrindeki otel odamdan geliyorum.Denna Vecka kommer vi att hålla den första kompis graderade uppgiften.
Kolya Katselapov odamıza girip şöyle dedi:Kolja Katselapov k nám přišel do místnosti a povídá:
Kolya Katselapov odamıza girip şöyle dedi:Kolya Katselapov est venu nous voir et nous a dit:
Kolya Katselapov odamıza girip şöyle dedi:콜리야 카셀라포프(Kolya Katselapov)가 우리 사무실로 와서 말했죠
Kolya Katselapov odamıza girip şöyle dedi:Kolya Katselapov wszedł kiedyś do naszego pokoju i pyta:
Kolya Katselapov odamıza girip şöyle dedi:Kolya Katselapow kam in unseren Raum und meinte zu uns:
Küçüklüğümden beri, odamda bütün gün çalışırdım ve hatta annemin yeni radyosunu parçalara ayırmıştım.De când eram mic, meșteream toată ziua în camera mea, am demontat chiar și radioul cel nou al mamei.
Küçüklüğümden beri, odamda bütün gün çalışırdım ve hatta annemin yeni radyosunu parçalara ayırmıştım.저는 매우 어렸을 때부터, 제방에서 하루종일 무언가를 하곤 했습니다. 한번은 저희 어머니의 새 라디오를 분해한 적도 있는데,
Küçüklüğümden beri, odamda bütün gün çalışırdım ve hatta annemin yeni radyosunu parçalara ayırmıştım.Pienestä pojasta lähtien olen työskennellyt huoneessani koko päivän, ja jopa purin äitini uuden radion.
Küçüklüğümden beri, odamda bütün gün çalışırdım ve hatta annemin yeni radyosunu parçalara ayırmıştım.Už když jsem byl malý kluk, rád jsem si hrál vevnitř, třeba celý den. Jednou jsem rozebral mámino nové rádio.
Küçüklüğümden beri, odamda bütün gün çalışırdım ve hatta annemin yeni radyosunu parçalara ayırmıştım.מאז שהייתי קטן, נהגתי לעבוד בחדר שלי כל היום, ואפילו פירקתי את מכשיר הרדיו החדש של אמא שלי,
Küçüklüğümden beri, odamda bütün gün çalışırdım ve hatta annemin yeni radyosunu parçalara ayırmıştım.منذ كنت ولد صغير إعتدت أن أعمل في غرفتي طوال اليوم، وحتى أن أخذت قطع من راديوا أمي الجديد،
Küçüklüğümden beri, odamda bütün gün çalışırdım ve hatta annemin yeni radyosunu parçalara ayırmıştım.一日中 部屋にこもって 色々作業をしていました お母さんの 新品のラジオを 分解したこともあるんです その日 お母さんに-
Masood: Merhaba. Bu benim odam.마수드: 안녕하세요. 여기가 제 방이에요.
Masood: Merhaba. Bu benim odam.مسعود: هاي هذه غرفتي.
Masood: Merhaba. Bu benim odam.これがウチの庭
Merhaba. Bu benim odam.Das ist mein Zimmer.
Merhaba. Bu benim odam.Đây là phòng của tôi.
Merhaba. Bu benim odam.Hallo, dit is mijn kamer.
Merhaba. Bu benim odam.Hei, tässä on huoneeni.
Merhaba. Bu benim odam.Voilà ma chambre.
Merhaba. Kısa bir ders yapmak istedim. New York şehrindeki otel odamdan geliyorum.Хай, я хочу провести невеличку лекцію зі своєї кімнати в Нью-Йоркському готелі
Mutlu musun? Artık odamın yanından bile geçme!됐냐?
New York şehrindeki otel odamdan geliyorum. Bu hafta ilk defa akran değerlendirmesi yapacağız.Donc, la première semaine je vous proposerai par deux fois de répondre à une question,
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod