Geceyarısı yatak odamıza girdiklerinde, eşimi ısırmayı tercih ediyorlar.Quando eles voam à noite, para o nosso quarto preferem picar a minha mulher.
Geceyarısı yatak odamıza girdiklerinde, eşimi ısırmayı tercih ediyorlar.Quando volano nella stanza da letto di notte, preferiscono pungere mia moglie.
Geceyarısı yatak odamıza girdiklerinde, eşimi ısırmayı tercih ediyorlar.Wenn sie nachts in unser Schlafzimmer fliegen, stechen sie lieber meine Frau.
Geceyarısı yatak odamıza girdiklerinde, eşimi ısırmayı tercih ediyorlar.Όταν μπαίνουν στην κρεβατοκάμαρά μας το βράδυ, προτιμούν να τσιμπήσουν τη γυναίκα μου.
Geceyarısı yatak odamıza girdiklerinde, eşimi ısırmayı tercih ediyorlar.Коли вони летять в нашу спальню уночі, то вважають за краще вкусити мою дружину.
Geceyarısı yatak odamıza girdiklerinde, eşimi ısırmayı tercih ediyorlar.כשהם נכנסים לחדר השינה שלנו בלילה, הם מעדיפים לעקוץ את אשתי.
Geceyarısı yatak odamıza girdiklerinde, eşimi ısırmayı tercih ediyorlar.عندما تطير داخل غرف نومنا بالليل، فإنها تفضل أن تلدغ زوجتى.
Geceyarısı yatak odamıza girdiklerinde, eşimi ısırmayı tercih ediyorlar.妻の方を好んで刺してくれること 考えると 不思議ですね
"Gelecek sefer sen benim odama dalarsın." demiştin."Legközelebb, te is nyugodtan bejöhetsz a szobámba", ezt mondtad legutóbb.
"Gelecek sefer sen benim odama dalarsın." demiştin.Πραγματικά! Μου είπες την επόμενη φορά, ότι μπορώ να μπαίνω στο δωμάτιο σου, έτσι δεν είναι;
"Gelecek sefer sen benim odama dalarsın." demiştin.الم تقل لي سابقا انه يمكنني الدخول الى غرفتك دون الحاجة للطرق؟
Gidin eşyalarınızı toplayıp odama gelin.Các cậu thu dọn hành lý tới phòng tôi. Vâng.
Gidin eşyalarınızı toplayıp odama gelin.Kalian, ambil barang kalian, dan datang ke kamarku Ya pak!
Gidin eşyalarınızı toplayıp odama gelin.Prenez vos affaires et venez dans ma chambre. Oui.
Gidin eşyalarınızı toplayıp odama gelin.Riunite le vostre cose e venite nella mia stanza. Sė.
Gidin eşyalarınızı toplayıp odama gelin.Ti szedjétek össze a cuccot és indítsatok a szobámba! Igen.
Gidin eşyalarınızı toplayıp odama gelin.أيها الرفاق أحضروا أشيائكم و تعالوا إلي غرفتي نعم سيدي !ـ
Gördünüz mü, Profesör? Bundan korkuyordum. Bu yüzden odamda yiyelim dedim.هل ترى استاذ؟ كنت اعلم ان هذا سيحدث لذلك اقترحت ان نأكل في غرفتي
Hava ağır, odam tam bir enkazdı.Aerul era greu, iar camera un haos.
Hava ağır, odam tam bir enkazdı.Büdös volt, a szoba romokban.
Hava ağır, odam tam bir enkazdı.Czuć było stęchliznę i panował bałagan.
Hava ağır, odam tam bir enkazdı.De kamer stonk en was een puinhoop.
Hava ağır, odam tam bir enkazdı.El aire era fétido, la habitación estaba patas arriba.
Hava ağır, odam tam bir enkazdı.Es stank, das Zimmer war ein Saustall.
Hava ağır, odam tam bir enkazdı.Không khí có mùi khó chịu, căn phòng như đang đảo lộn.
Hava ağır, odam tam bir enkazdı.아파트안은 악취로 진동했고, 난장판이었다."
Hava ağır, odam tam bir enkazdı.L'air était fétide, la pièce était un capharnaüm .
Hava ağır, odam tam bir enkazdı.L'aria era fetida, la stanza sottosopra.
Hava ağır, odam tam bir enkazdı.Luften var illaluktande, rummet en enda röra.
Hava ağır, odam tam bir enkazdı.O ar estava fétido, o quarto um campo de batalha.
Hava ağır, odam tam bir enkazdı.Vzduch se skoro nedal dýchat, všude nepořádek.
Hava ağır, odam tam bir enkazdı.Ο αέρας ήταν δύσοσμος, το δωμάτιο ένα χάος.
Hava ağır, odam tam bir enkazdı.В комнате было нечем дышать, повсюду был беспорядок.
Hava ağır, odam tam bir enkazdı.Въздухът беше зловонен, стаята - пълна бъркотия.
Hava ağır, odam tam bir enkazdı.האוויר הסריח, החדר היה מבולגן.
Hava ağır, odam tam bir enkazdı.كان الهواء نتن، وكانت الغرفة في حالة فوضى.
Hava ağır, odam tam bir enkazdı.スティーブは弁護士かつ心理学者で
Hayır,bir daha odamı bırakmak istemiyorum.Không! Con không rời phòng mình nữa đâu!
Hayır,bir daha odamı bırakmak istemiyorum.Nee! Ik wil niet mijn kamer opnieuw opgeven.
Hayır,bir daha odamı bırakmak istemiyorum.Nein!Ich will mein Zimmer nicht wieder abgeben.
Hayır,bir daha odamı bırakmak istemiyorum.Nej! Jag vill inte ge upp mitt rum igen.
Hayır,bir daha odamı bırakmak istemiyorum.Nie! Nie chcę znowu oddawać swojego pokoju!
Hayır,bir daha odamı bırakmak istemiyorum.Nie! Už sa svojej izby nevzdám!
Hayır,bir daha odamı bırakmak istemiyorum.Non ! Je ne veux pas encore céder ma chambre.
Hayır,bir daha odamı bırakmak istemiyorum.No! Non voglio rinunciare di nuovo alla mia stanza!
Hayır,bir daha odamı bırakmak istemiyorum.Nu! Nu vreau sa mai renunt la camera mea.
Hayır,bir daha odamı bırakmak istemiyorum.Tidak! aku tidak mau memberi kamarku lagi.
Hayır,bir daha odamı bırakmak istemiyorum.Όχι! Δε θέλω να ξαναδώσω το δωμάτιο μου.
Hayır,bir daha odamı bırakmak istemiyorum.Нет! Не хочу снова уступать свою комнату!
Hayır,bir daha odamı bırakmak istemiyorum.لا أريد التخلي عن غرفتي مرة أخرى.
Hayır,bir daha odamı bırakmak istemiyorum.あんたは姉さんに感謝すべきでしょう?
Hepsini seviyorum. Hiç birisini oturma odamda saklayamam.이 모든 것들을 저는 좋아합니다. 내 거실에 이것들 중의 어떤 것도 없지만요
Hepsini seviyorum. Hiç birisini oturma odamda saklayamam.Kocham je, choć nie trzymam ich w salonie.
Hepsini seviyorum. Hiç birisini oturma odamda saklayamam.אני אוהב את כולם. אני לא מחזיק אף אחד מהם בסלון שלי.
Hepsini seviyorum. Hiç birisini oturma odamda saklayamam.أحبهم جميعاً. ولا أحتفظ بأيٍ منها في صالة منزلي.
Hepsini seviyorum. Hiç birisini oturma odamda saklayamam.しかし 実際は最後の1マイルが 問題として残っています
Hiç birisini oturma odamda saklayamam.Anche se non ne tengo nessuno nel mio soggiorno.
Hiç birisini oturma odamda saklayamam.Dar nu le țin în casă.
Hiç birisini oturma odamda saklayamam.Je n'en garde aucun dans mon salon.
Hiç birisini oturma odamda saklayamam.Keines davon steht einfach nur rum.