Arabam oturma odamda.Ma voiture est dans mon salon.
Arabam oturma odamda.Mein Auto steht in meinem Wohnzimmer.
Arabam oturma odamda.Mi coche está en el salón.
Arabam oturma odamda.Mijn auto staat in mijn woonkamer.
Arabam oturma odamda.Xe tôi ở trong phòng khách.
Arabam oturma odamda.Мой автомобиль находится у меня в гостиной.
Arkada odam var çocuklar.Ich habe den Saal wieder unter Kontrolle.
Arkada odam var çocuklar.J'ai repris les rênes en mains!
Arkada odam var çocuklar.Recuperei a sala, pessoal.
Arkada odam var çocuklar.Rieccomi qui, gente.
Arkada odam var çocuklar.Πήρα πάλι το μικρόφωνο κόσμε.
Arkada odam var çocuklar.Я снова у власти.
Arkada odam var çocuklar.あたしのカードよ、電話して!愛してるわ
Artık odamın yanından bile geçme! Ah, anlıyorum.Nie waż się teraz zbliżać do mojego pokoju! ooo, czaję...
Artık odamın yanından bile geçme!Giờ còn dám đến gần phòng của tôi!
Artık odamın yanından bile geçme!Neopováž sa priblížiť k mojej izbe!
Artık odamın yanından bile geçme!Neopovažuj se teď přiblížit k mýmu pokoji!
Artık odamın yanından bile geçme!Ne t'avise plus de t'approcher de ma chambre maintenant !
Artık odamın yanından bile geçme!Non ti azzardare a passare vicino alla mia stanza ora!
Artık odamın yanından bile geçme!Sa nu cumva sa mai indraznesti sa te apropii de camera mea acum!
Artık odamın yanından bile geçme!Våga bara inte komma nära mitt rum igen!
Artık odamın yanından bile geçme!Waag het niet om nu nog bij mijn kamer te komen!
Artık odamın yanından bile geçme!Wage es nicht jetzt nochmal in die Nähe meines Zimmers zu kommen!
Artık odamın yanından bile geçme!Μην τολμήσεις να ξαναπλησιάσεις το δωματιό μου!
Artık odamın yanından bile geçme!Больше не смей приближаться к моей комнате!
Artık odamın yanından bile geçme!Не смей повече да доближаваш стаята ми.
Artık odamın yanından bile geçme!שלא תעזי להיכנס לחדר שלי מעכשיו!
Artık odamın yanından bile geçme!لا تجرؤي على التقرب من غرفتي الان
Artık odamın yanından bile geçme!あ~ そうなんだ
Aslında, benim odam günde bir kere değil üç kere toplandı.Donc en fait, ma chambre là bas n'a pas été rangée une fois par jour, mais trois fois.
Aslında, benim odam günde bir kere değil üç kere toplandı.Igazság szerint a szobámat nem naponta egyszer, hanem háromszor takarították ki.
Aslında, benim odam günde bir kere değil üç kere toplandı.그래서 제 방은 하루에 한 번이 아니라 세 번씩 치워졌죠.
Aslında, benim odam günde bir kere değil üç kere toplandı.Mijn kamer werd niet eens per dag, maar wel drie keer per dag opgeruimd.
Aslında, benim odam günde bir kere değil üç kere toplandı.Quindi, la mia stanza non veniva ripulita una volta giorno, bensì tre.
Aslında, benim odam günde bir kere değil üç kere toplandı.Takže můj pokoj nebyl uklizený jednou, ale třikrát denně.
Aslında, benim odam günde bir kere değil üç kere toplandı.Và sự thật là, phòng tôi chẳng những được dọn hằng ngày, mà là ba lần mỗi ngày.
Aslında, benim odam günde bir kere değil üç kere toplandı.Y entonces, no sólo ordenaban mi pieza una vez al día, sino que la ordenaban 3 veces al día.
Aslında, benim odam günde bir kere değil üç kere toplandı.Ωστόσο το δωμάτιό μου δεν το τακτοποιούσαν μόνο μια φορά την μέρα, αλλά τρεις.
Aslında, benim odam günde bir kere değil üç kere toplandı.И така всъщност не подреждаха стаята ми веднъж дневно, а по три пъти на ден.
Aslında, benim odam günde bir kere değil üç kere toplandı.Одним словом, мою комнату убирали не раз в день, а три раза в день.
Aslında, benim odam günde bir kere değil üç kere toplandı.החדר שלי שם לא סודר פעם ביום אלא 3 פעמים ביום.
Aslında, benim odam günde bir kere değil üç kere toplandı.في الواقع، غرفتي في هذا الفندق لم تكن ترتب مرة في اليوم، بل ثلاث مرات
Aslında, benim odam günde bir kere değil üç kere toplandı.そこで ちょっとしたいたずら心が生まれまして
Ben de ofisimde çalışırken, odama geldi ve "Baba, benimle gel. Oyuncağımı istiyorum." dedi.הוא נכנס ואמר: "אבא, אני רוצה שתבוא איתי. אני רוצה את הצעצוע שלי."
Ben de ofisimde çalışırken, odama geldi ve "Baba, benimle gel.A ja pracowałem w biurze. Wszedł:
Ben de ofisimde çalışırken, odama geldi ve "Baba, benimle gel.Dan saya di ruang kerja, dan ia masuk, "Ayah, aku ingin kau ikut denganku.
Ben de ofisimde çalışırken, odama geldi ve "Baba, benimle gel.Ele entrou: "Baba, vem cá.
Ben de ofisimde çalışırken, odama geldi ve "Baba, benimle gel.Et je travaillais dans mon bureau, et il est entré, "Baba, je veux que tu viennes avec moi.
Ben de ofisimde çalışırken, odama geldi ve "Baba, benimle gel.Iar eu eram în birou, lucrând, când a venit peste mine:
Ben de ofisimde çalışırken, odama geldi ve "Baba, benimle gel.Ik was in mijn kantoor aan het werk, en hij kwam binnen: "Baba, Ik wil dat je met me meekomt.
Ben de ofisimde çalışırken, odama geldi ve "Baba, benimle gel.Io stavo lavorando nel mio ufficio,
Ben de ofisimde çalışırken, odama geldi ve "Baba, benimle gel. Oyuncağımı istiyorum." dedi.그러자 아이가 오더니 "아빠, 나랑 같이가요. 내 장난감 좀 찾아줘요"
Ben de ofisimde çalışırken, odama geldi ve "Baba, benimle gel. Oyuncağımı istiyorum." dedi.Tôi thì đang làm việc trong phòng, nó vào, "Ba đi với con lấy đồ chơi nha."
Ben de ofisimde çalışırken, odama geldi ve "Baba, benimle gel. Oyuncağımı istiyorum." dedi.وقال لي " بابا .. اريدك ان تاتي معي ... اريدك ان تعلب معي "
Ben de ofisimde çalışırken, odama geldi ve "Baba, benimle gel. Oyuncağımı istiyorum." dedi.私は「うるさい」 おもちゃの家に置いてあるのです
Ben de ofisimde çalışırken, odama geldi ve "Baba, benimle gel.Και εγώ δούλευα στο γραφείο μου και ήρθε μέσα, "Μπαμπά, θέλω να έρθεις μαζί μου.
Ben de ofisimde çalışırken, odama geldi ve "Baba, benimle gel.А аз работех в офиса ми и той дойде вътре, "Баба, искам да дойдеш с мен.
Bende var. Soyunma odam nerede?Unde-i cabina mea de probă ?
Bende var. Soyunma odam nerede?- Wo ist meine Garderobe?
Benim odam boş.A szobám üres.