Antik Yunan’daki evler genellikle avlu biçimliydi; odalar merkezî bir avlunun etrafına yerleştirilmişti.Τα σπίτια στην αρχαία Ελλάδα ήταν συνήθως του τύπου αίθριο: τα δωμάτια ήταν γύρω από ένα κεντρικό προαύλιο.
Bu odaların sayısının 9'a kadar çıktığı ifade edilmektedir.Αυτό είχε σαν συνέπεια το group να πάει από τα δέκα μέλη στα εννέα.
Ek odaların yanı sıra varsayılan olarak yeni odalarda görünen daha fazla simge vardı. ^ Office)Υπήρχαν επίσης περισσότερα εικονίδια που εμφανιζόταν από προεπιλογή στα νέα δωμάτια.
Büyük ihtimalle daha özel odalara gittiği düşünülebilir.Πιθανώς εδραζόταν σε ειδικό στήριγμα.
Üst katta ise özel odalar bulunmaktadır.Στον πάνω όροφο βρισκόταν τα υπνοδωμάτια.
Ama daha sonraki dönemlerde, sokak tarafına da oturma odalarının baktırıldığı görülür.Στην πραγματικότητα τελευταία φορά τους είδαν να κάθονται στις καρέκλες του καταστρώματος.
İçinde mezar odaları da bulunmaktadır.Εκεί υπάρχουν και οι τάφοι της οικογένειας.
Uyandırıcı (Evoker): Uyandırıcılar orman konaklarının belirli odalarında tek seferde canlanırlar.Επισκέπτες: Μόνο προβολή νημάτων σε ορισμένα φόρουμ.
Polonya'da, sadece Auschwitz toplama kampında bir milyon Yahudi gaz odalarında öldürülmüştür.Alene i koncentrationslejren Auschwitz anslås omkring 1 million jøder at være blevet dræbt.
2011 yılında yeni soyunma odaları inşa edilmiştir.I 2009 blev nye toiletter indviet.
Daha sonraları bu odalar mahkeme salonu olarak kullanılmıştır.Senere blev rummet brugt som oplagsplads.
2011'de Saydam Odalar'ı piyasaya sürdü.AAB solgte i 2011 huset til Karberghus.
Ancak pencereleri sokağa bakan odalar daha çok erkeklere aittir.Vinduerne mod gaden er måske ældre.
Birbirine geçişli birkaç odaları vardır.Der er tilhørende menighedslokaler.
Üst katta ise özel odalar bulunmaktadır.I stue etagen er der lejligheder.
Ayrıca istasyon danışmanı'nın ofisi ve otobüs şoförleri için dinlenme odaları da bulunmaktadır.Derudover kan der være mulighed for henstilling af busser og opholdsrum for buschaufførerne.
Yukarıda ise çalışma odaları ve toplantı odası var.Der er restaurant med 13 værelser og mødelokaler.
Böyle odalara banyo denir.En badeanstalt er som navnet siger et sted hvor man kan tage bad.
Odaların hepsi güneye meydana açılmaktaydı.De lå alle på siden med ansigtet mod syd.
Odalardan biri 5,20 metre çapındadır.Hvert af rummene er på 14,5 m2.
Öğrenciler üç kişilik odalarda kalmaktadırlar.Elevene blir delt inn i grupper på 3-5 elever.
Üst katta ise özel odalar bulunmaktadır.På loftet finnes ytterligere noen små rom.
Soyunma odalarının havasını koklamam lazım.Det er usikkert når vestveggen ble bordkledd.
Odalardan biri 5,20 metre çapındadır.Hvert av rommene er på 14,5 m².
Polonya'da, sadece Auschwitz toplama kampında bir milyon Yahudi gaz odalarında öldürülmüştür.I Polen ble mer enn en million jøder myrdet i gasskamre i det største utryddelsesanlegget, Auschwitz-Birkenau.
Eskiden mevcut olan köy odaları ne yazık ki artık kullanılmamakta hatta tamamı yıkılmıştır.Landsbyene er i dag enten ubebodde eller ødelagte.
Hepsi tamamen çıplak bir şekilde gaz odalarına gönderilirdi.Para korban kemudian digiring telanjang ke dalam kamar gas.
Odalarda eşya yoktu ve aylardır içinde kimse oturmamıştı.Kamar-kamarnya tak memiliki perabotan dan tidak berpenghuni selama berbulan-bulan.
Soyunma odalarının havasını koklamam lazım.Kasih melihat robekan baju Sinar.
Gaz odaları, 1920'lerin başında, ABD'de idam mahkûmları için kullanılırdı.Kamar gas menjadi metode eksekusi para terpidana mati di Amerika Serikat pada awal 1920-an.
Öğrenciler üç kişilik odalarda kalmaktadırlar.Para siswa terbagi dalam tiga kelompok.
Odalar 10-15 kişilik olabilir.Jumlah penarinya antara 10-15 orang.
Üst katta ise özel odalar bulunmaktadır.Dua ruangan lainnya terletak di lantai atas.
Bu odalarda insan kemikleri ve olası mezar kalıntıları ya da adak sunuları bulundu.Tulang manusia dan kemungkinan harta benda makam atau persembahan nazar ditemukan di ruang-ruang ini.
Odaların içindeki herkes 20 dakika içerisinde ölürdü.Các nạn nhân chết trong vòng 20 phút.
Gaz odalarının Kuzey Kore'de de kullanıldığı rivayet edilir.Việc sử dụng các phòng hơi ngạt ở Bắc Triều Tiên cũng đã được báo cáo.
Örneğin ev denince bütün odalarının akla gelmesi gibi.Khi nói đến số tầng nhà là có thể hình dung được chiều cao khối xây của tầng nhà.
İki kat ahşap soyunma odaları vardır.Cúc áo hình sao có hai bông lúa.
Odalar kireçten yapılmış kırmızı veya pembemsi terrazzo zeminlere sahiptir.Các phòng đều có sàn terrazzo màu đỏ hoặc hồng làm bằng vôi.
Genellikle, odalar merkezi bir avlu etrafında kümelenmiştir.Thông thường, nhiều phòng tụm lại xung quanh một sân ở giữa.
Evin odaları içeriden birbirine bağlıdır.Mái của hai nếp nhà cạnh sát nhau.
Birbirine geçişli birkaç odaları vardır.Tại đây có nhiều nhà nghỉ san sát nhau.
Bu noktada "öğretmen" ve "öğrenci" birbirini duyabilecek ancak göremeyecek şekilde ayrı odalara alınıyordu.次に「教師」と「生徒」は別の部屋に分けられ、インターフォンを通じてお互いの声のみが聞こえる状況下に置かれた。
1972-1975 yıllarında Brüksel'de İspanyol Ticaret Odalarının Avrupa Bürosu'nda ekonomist olarak çalışmıştır.1972年から1975年まで、ベルギーのブリュッセルにあるスペイン商工会議所事務局にエコノミストとして在籍した。
Odalardan biri konuk odası olarak algılanıyordu.一つのボートはちょうど客室の下に来た。
2011 yılında yeni soyunma odaları inşa edilmiştir.2011年に屋外トイレが新設された。
Öğrenciler 4 kişilik odalarda kalmaktadırlar.生徒の居室は4人部屋。
Bu evlerde ayrı ayrı odalar vardır.あの家には秘密の部屋がある。
Büyük ihtimalle daha özel odalara gittiği düşünülebilir.おそらく個人事務所だと思われる。
"Raphael Odaları".Raphaelのドラマー。
Yahudiler Sobibor'da gaz odalarında öldürülmüşlerdir.ユダヤ人たちはガス室の中で待っている。
Daha sonraları bu odalar mahkeme salonu olarak kullanılmıştır.この場合、部族によっては会議室としても使われる。
Bu sürüklenme boyunca çok sayıda operasyon ve ekipman odaları, her biri izole oda olmak üzere, bulunmaktadır.ドリフトに沿って、多くの操作室や設備室があり、すべてクリーンルーム設備の中にある。
Evinin odalarından biri kendi portreleriyle doludur.部屋には自分の大きな肖像画を飾っている。
Hepsi tamamen çıplak bir şekilde gaz odalarına gönderilirdi.この際は全裸で司令所に戻される。
Televizyon ekranları aracılığıyla oturma odalarına dolarlar.各部屋にモニタテレビを備え、各席にAV装置を設置している。
Öğrenciler üç kişilik odalarda kalmaktadırlar.世界学生では3位にとどまった。
Polonya'da, sadece Auschwitz toplama kampında bir milyon Yahudi gaz odalarında öldürülmüştür.アウシュヴィッツだけでも400万人のユダヤ人が虐殺されています。
Otelin bazı odaları stadyum manzaralıdır.ホテルが立ち並ぶ都会のステージ。
Örneğin ev denince bütün odalarının akla gelmesi gibi.弥生によれば部屋全体が一種のエレベーターと思っていいとのことである。