Ana içeriğe geç
Sözlük

odalar ile cümle

odalar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Ayrıca odalarını toparlamak ve kendi dikiş işlerini yapmakla sorumluydular.Вони займали власні будинки і обробляли свої присадибні ділянки.
Nikel gazı yüksel sıcaklıklardaki büyük odalara alınır.Тому вуглекислий газ залишається газом при кімнатних температурах.
Geniş okuma odaları olan kitaplığı 50.000 ciltlik yazılı ve basılı esere sahiptir.Коледж має бібліотеку з загальним фондом 50 000 примірників літератури та читальну залу.
Selamlık sofasının dört köşesinde odalar vardır.По чотирьох кутах залу гладіаторів стояли фонтани.
Örneğin ev denince bütün odalarının akla gelmesi gibi.Свою назву вулиця отримала через те, що усі її будинки дивляться на схід.
Oyun paketi, daha çok yatak odaları ve banyo eşyasıyla gelir.Згодом колекція поповнилась спальними і ванними кімнатами.
Gaz odaları, 1920'lerin başında, ABD'de idam mahkûmları için kullanılırdı.Plynové komory se pro popravy v USA začaly užívat začátkem 20. let 20. století.
İnceleme komitesi, insanların odalarını ve kilitli dolaplarını araştırmaya ve onları sorgulamaya yetkilidir.Vyšetřovací výbor má pravomoc k prohledání ubytovacích pokojů nebo skříněk a vyptávání se lidí.
Üst katta ise özel odalar bulunmaktadır.Ve druhém patře byly soukromé pokoje.
Yatak odaları genellikle dört veya beş kişiliktir.V ložnici obvykle bydlí čtyři nebo pět dětí.
Duman daha sonra yükseliyor, üstteki odaları ısıtıyor ve zemini haşaratlardan koruyordu.Kouř pak pronikal víceméně domem, ohřívaje tak horní podlaží a chráníc dřevo před napadením škůdců.
Alt kattaki odaların pencereleri yalnız revaka açılır.Okna v horním patře se skutečně sama zavírala.
Odaların içindeki herkes 20 dakika içerisinde ölürdü.Smrt může nastat již do dvaceti minut.
2011 yılında yeni soyunma odaları inşa edilmiştir.V roce 2011 koučoval Odevu Lipany.
Polonya'da, sadece Auschwitz toplama kampında bir milyon Yahudi gaz odalarında öldürülmüştür.V plynových komorách v táboře Auschwitz I bylo zavražděno asi 60 000 lidí.
Bu odaların sayısı daha sonra dokuza kadar yükseldi.Počet účastníků tak stoupl na devět.
Bu oda, bugünkü salon dediğimiz odaların görevini yapmaktadır.Dnes na uvedené adrese sídlí hotel My House Apartments.
Mumyaların da yer aldığı bu mezar odaları MÖ 6. – 3. yüzyıllara tarihlenmektedir.Protože pohřby v nich uložené jsou výhradně žárové, klade se doba jejich vzniku také mezi 6. a 9. století.
Odalar grup mesajlaşma ve iletişim için özel eklenen bir özelliktir.Rooms este o caracteristică adăugată în mod special pentru grupul de mesaje și comunicare.
Mısır piramitlerindeki bilinmeyen odaları araştırmak için x-ışını ile inceleme projesine katıldı.A fost implicat într-un proiect de radiografiere a piramidelor egiptene în căutarea de încăperi necunoscute.
Josef Stalin'in de Kremlin'de kişisel odaları vardı.Și Stalin a avut în clădire camere pentru uz personal.
Veteriner Hekim Odaları.Un cabinet de medicină veterinară.
Soyunma odaları yenilenmiştir.Sigur că aceste vestigii ale trecutului au dispărut.
Tatami (Japonca: 畳), geleneksel Japon tarzı odalarda zemin malzemesi olarak kullanılan bir minder türüdür.Tatami (畳, Tatami?) este o saltea folosită ca pardoseală în camerele tradiționale japoneze.
Soyunma odalarının havasını koklamam lazım.Indicațiile de spălare de pe etichetele hainelor trebuie respectate.
İsteyen öğrenci bu odalardan birine gidip bir gözetmen nezaretinde istediği çalışmayı yapabilir.Orice om cred că și-ar dori să intre într-un studio, să vadă ce se întâmplă acolo.
Sigara odaları havaalanları ve fabrikalar ve işyerlerinde bulunabilir.Canapelele se pot găsi în saloane, cabinete de lucru și foaiere.
Kaldırımın altına küçük kemerli odaların yapılması köprünün ağırlığını azaltıyordu.Lățimea redusă a podului îngreuna încrucișările de vehicule pe pod.
Hastaların yatabileceği odaları olmayan bu sağlık kuruluşunda, şifa veren tanrıdan yardım istenirdi.Sfinții doctori fără de arginți erau sfinți vindecători care nu cereau plată pentru îngrijirea bolnavilor.
Bizim hâlâ mevcut odalarımız var.Încă mai avem camere disponibile.
Ekip, Logue'un eski danışma odalarını keşfetti fakat çekim yapmak için oldukça küçüktüler.A filmkészítők áttanulmányozták Logue dolgozószobáit, de azok túl szűkösek voltak a forgatáshoz.
Hisar toplantı salonu, küçük çaplı toplantı odaları ve Rumeli Terası binanın bir parçasıdır.Az épület részeit képezik még a Hisar terem, kisebb gyűléstermek a félemeleten és a Rumeli terasz.
Tatami (Japonca: 畳), geleneksel Japon tarzı odalarda zemin malzemesi olarak kullanılan bir minder türüdür.A tatami (japánul: 畳) szőnyeg a hagyományos japán stílusú házaknál használt padlóburkolati anyag.
Ayrıca katlarda çalışma odaları bulunmaktadır.Ezek mellett titkársági dolgozószobák vannak még ezen a szinten.
Soyunma odalarının havasını koklamam lazım.Ekkor azonban elmegy a világítás az öltözőben.
Böyle odalara banyo denir.Ma már csak fürdőhelyként nevezetes.
Otelin bazı odaları stadyum manzaralıdır.A város szálláshelyei közé tartozik a négycsillagos Hotel Føroyar.
Veri merkezinin geçmişi bilgisayar endüstrisinin ilk çağlarındaki büyük bilgisayar odalarına dayanmaktadır.Az adatközpontok története a számítástechnika korai időszakainak hatalmas számítógépszobáinál kezdődött.
Yörede yaşayan bir hoca günün birinde bu odaların kapısını açmaya niyetlenir.Arra kell fel, hogy valaki próbálja kinyitni szobája ajtaját.
Bu evlerde ayrı ayrı odalar vardır.A házban minden fiúnak külön szobája volt.
Bu odalar eskiden gelen misafirlerin ağırlandığı yerlerdi.Korábban ezeken a helyeken gyakoribb vendégnek számított.
Bu koridorlar üzerinde medrese odaları sıralanmıştır.Az ehhez kapcsolódó folyosóról nyílnak a szobák.
Öğrenciler 4 kişilik odalarda kalmaktadırlar.A szobák pedig 4 kategóriába sorolhatóak.
Köy odaları aynı zamanda misafirleri ağırlamak için kullanılır.Emellett az épületet magas rangú vendégek elszállásolására használják.
Misafirler bu odalarda ağırlanır.Ezek sűrűn vendégeskedtek házánál.
2011 yılında yeni soyunma odaları inşa edilmiştir.Vuonna 2011 valmistui uusi pukuhuonerakennus.
Soyunma odalarının havasını koklamam lazım.Ratsastusvaelluksella pitää olla sään mukaiset vaatteet.
Özellikle yerel borsalar küçük odalarda iş görmeye çalışarak bulunmalı ticarette yer almaktadırlar.Etenkin liikeyhteyksissä täytyy kyetä ylläpitämään pientä keskustelua.
Evin odaları içeriden birbirine bağlıdır.Kylän talot sijaitsevat toisistaan erillään.
Odalar arasında geçişi sağlayan kapılar mevcuttur.Väliin jäävät huoneet ovat makuuhuoneita.
Ayrıca istasyon danışmanı'nın ofisi ve otobüs şoförleri için dinlenme odaları da bulunmaktadır.Rakennuksessa oli myös taukotila linja-autonkuljettajille sekä henkilökunnan asuntoja.
Köyde misafir odaları bulunmaktadır.Kylässä on majoituspalveluja.
Binalarının sıcak ve rutubetli odalarında görülür.Huoneissa oleskeltiin suurissa yhteisissä kylmä- ja lämminvesialtaissa.
Bu odalarda, genellikle evin bahçelerine bakacak şekilde pencereler açılırdı.Tällaisessa rakennuksessa oli yleensä ikkunoita.
Ayrıca katlarda çalışma odaları bulunmaktadır.Aulakerroksessa on myös neuvotteluhuoneita.
Üst odalar beşik tonozludur.Ylemmät lehdet ovat puolisepiviä.
Bu odaların ikisi de aynı çeşit gazla doldurulmuştur ve gazın sıcaklığı her iki odada da aynıdır.Jos kahdella kaasulla kaikki nämä suureet ovat samat, sanotaan molempien kaasujen olevan samassa tilassa.
Bu evlerde ayrı ayrı odalar vardır.Taloissa oli useita huoneita.
Tom'un sohbet odalarında gerçek ismini vermeyecek kadar aklı var.Tom on sen verran järkevä, ettei paljasta oikeaa nimeään chateissä.
Yatak odaları genellikle dört veya beş kişiliktir.Τα υπνοδωμάτια γενικά φιλοξενούν τέσσερα ή πέντε παιδιά.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
odalar ile cümle - Sayfa 8 - odalar kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App