Ana içeriğe geç
Sözlük

odalar ile cümle

odalar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Binalarının sıcak ve rutubetli odalarında görülür.Le piante vanno tenute in zone calde e soleggiate.
Kışı dinlenme odalarında geçirirler.Cosa succede nel corso delle vacanze invernali?
Öğrenciler 4 kişilik odalarda kalmaktadırlar.Курсанты будут жить в комнатах по 4 человека.
Batı tribününün altına VIP odalar kuruldu ve localar yeniden düzenlenerek 1.000 yeni koltuk eklendi.Под западной трибуной расположились VIP-комнаты, трибуна же была перестроена с добавлением 1 000 сидячих мест.
Normalde 6 kişilik olan odalar 3 kişiye düşürüldü.Каждая из обычных комнат рассчитана на 3 человека.
Soyunma odalarının havasını koklamam lazım.Воздушное пространство в сухом костюме.
Bu duvar kağıdı, ses ile çalışmanın yapıldığı odalarda kullanılır.Такие обои применяются в помещениях, где происходит работа со звуком.
Gaz odaları bozulup aletler çözüldü.Сооружения ГЭС заброшены, оборудование демонтировано.
Odalar arasında geçit bulunamamıştır.Проходные комнаты не встречаются.
Yemekten sonra davetliler odalarına çekilirler.После ужина все расходятся по комнатам.
Evde bulunan herkes tekrar yatmak için odalarına çekilirler.Они сопровождают всех домашних из комнаты в комнату.
Etrurya odalarının organizasyonu 2006 yılında tekrar düşünüldü ve yeniden düzenlendi.Организация этрусской коллекции была пересмотрена и повторно выставлена на обозрение в 2006 году.
Apsisin her iki yanında uzunca odalar vardı.По обеим сторонам располагались ряды комнат.
Orada Eski odalarda yeniçerilerle görüştü.Он принимал посетителей в съёмной комнате.
Bu odaların fiyatı yemek hariç aylık 150 EURO'dur.Цена на момент начала продаж составляет 150$ США.
Bu odalara genellikle sigara firmaları sponsor olur.Примечательно, что спонсорами турниров часто становились табачные компании.
Evin odaları içeriden birbirine bağlıdır.Комната майора оказалась запертой изнутри.
Tapınaktaki Ahenkli Tanrılar Kamarası'nın altındaki odalarda hazinenin saklandığı düşünülür.Церковные сокровища спешно прятали в тайники на случай, если город будет взят.
Odalardan birinde uzunca bir sanduka vardır; diğer oda boştur.Занята 1 квартира, остальные пустуют.
Binada 50 öğrencinin kaldığı banyolu odalar mevcuttur.В интернате проживает 15 воспитанников.
Misafirler bu odalarda ağırlanır.Раздосадованные гости разъезжаются по домам.
Üst katın odaları ise geleneksel bir Alanya evinin etnografik eşyayla donatılmıştır.В одном из залов оформлена алтайская юрта с традиционной обстановкой внутри.
İnsanlar yeni odaları görebilmek için 3.5 saate yakın bir süre bekledi.وكان الناس ينتظرون ما يقارب 3.5 ساعات لدخول الغرف الجديدة.
Daha sonraları bu odalar mahkeme salonu olarak kullanılmıştır.في وقت لاحق، تم استخدام هاتين الغرفتين كغُرف محاكم .
Gaz odalarının Kuzey Kore'de de kullanıldığı rivayet edilir.وهناك أقوال عن استخدام هذه الغرف في كوريا الشمالية.
Gaz odaları, 1920'lerin başında, ABD'de idam mahkûmları için kullanılırdı.بدأ استخدام غرف الغاز لإعدام المجرمين في عشرينيات القرن العشرين في الولايات المتحدة.
Stadyumun soyunma odalarına yangın çıktı.لقد بدأ الحريق في حجرة معاطف النساء.
Yatak odaları genellikle dört veya beş kişiliktir.عادة ما تحتوي الأضراس على أربع أو خمس شرفات.
Kança, merkezi bir avlunun etrafında çeşitli amaçlar için yapılmış olan odalar bütününe verilen isimdir.كانتشا هو الاسم الذي يطلق على كل الغرف المصنوعة من أجل الأغراض المتنوعة الموجودة حول الفناء المركزى.
Yaklaşık 900.000 kişi kampa geldikleri anda doğrudan gaz odalarına gönderilmiş ya da vurularak öldürülmüştür.قُتِل نحو 3000 شخص آخر جراء إطلاق النار عليهم أو إعدامهم بالغاز فور وصولهم.
Gaz odaları, hayvan ötanazileri için kullanılır, ölümcül dozda karbon dioksit verilerek.تستخدم غرف الغاز أيضاً في القتل الرحيم للحيوانات باستخدام أول أكسيد الكربون.
Ziyaretçi odasının içi ahşap panellerle dekore edilmişken diğer odaların duvarları sıvanmış ve boyanmıştır.تم تزيين الجزء الداخلي للغرفة مع لوحات خشبية، في حين أن جدران الغرف الأخرى لديها الجص واللوحات.
Soyunma odaları yenilenmiş, futbolcuların ayrı tünellerden çıkmaları sağlanmıştır.تشمل 4 غرف خاصة لتغيير ملابس لاعبي كرة القدم.
Odalardan birinde, tabanda iki gömüt, diğerinde bir gömüt bulunmaktadır.غرفتين إحداهما لحفظ الاسمنت وأخرى متعددة الخدمات.
25–30 m'ye kadar içerisine girilebilmekte ve içeride odalara ayrılmaktadır.فاعلم أنك ستسير ثلاثين أو أربعين ميلاً، حتى تصل إلى ذلك المكان.
Bu odaların sayısı daha sonra dokuza kadar yükseldi.وارتفع أعداد خطوط الألغام إلى تسعة .
Dualizm basitçe, İmanı ve Aklı birbirlerinden koparır ve her ikisini farklı odalara yerleştirir.وينقسم الاتجاه العقلانى إلى وظيفتى التفكير والشعور وكليهما له اتجاهه الخاص.
Dışarıdaki aylaklar kulüp binasına girmeye başlar ve ikili binadaki odalardan birisinde saklanır.اما قاعة الاستقبال الخاصة بالفندق فهي توجد في الطابق الأول للفندق وتقع بين المبنين.
İki kat ahşap soyunma odaları vardır.يوجد غرفتين لتغيير ملابس الحكام.
Ekip, Logue'un eski danışma odalarını keşfetti fakat çekim yapmak için oldukça küçüktüler.A equipe procurou os antigos consultórios de Logue, porém eram muito pequenos para as filmagens.
Antik Yunan’daki evler genellikle avlu biçimliydi; odalar merkezî bir avlunun etrafına yerleştirilmişti.As casas na Grécia Antiga eram normalmente as de tipo átrio: os quartos eram arranjados ao redor de um pátio.
Yukarıda ise çalışma odaları ve toplantı odası var.No andar de cima existe ainda uma sala de reunião e escritórios.
Odalar grup mesajlaşma ve iletişim için özel eklenen bir özelliktir.Grupos é um recurso adicional especificamente para mensagens e comunicação em grupo .
1972-1975 yıllarında Brüksel'de İspanyol Ticaret Odalarının Avrupa Bürosu'nda ekonomist olarak çalışmıştır.Entre 1972 e 1975, foi economista na Câmara de Comércio Espanhola em Bruxelas.
Odalarda eşya yoktu ve aylardır içinde kimse oturmamıştı.Os aposentos não estavam mobiliados e estavam desocupados havia meses.
Bazı odalarsa başlangıçta kilitli olmalarına karşın, oyun ilerledikçe çeşitli anlarda açılabilecekler.Embora algumas portas são inicialmente trancadas mas depois podem ser abertas no decorrer do jogo.
Refah içerisinde yaşamasına rağmen hayatının son yıllarını otel odalarında geçirdi.Vítima do alcoolismo, passou os últimos anos de vida vivendo em albergues.
Birbirine geçişli birkaç odaları vardır.Possui vários prédios interligados.
Soyunma odalarının havasını koklamam lazım.A presença de telômeros vestigiais.
Kupa, şilt ve vazoların bir kısmı diğer odalara ve alt kattaki büyük salona konmaya başlandı.A partir da audiência foram atiradas garrafas, lixo, entre outras coisas no palco, enquanto se divertiam.
Avlusunun üç tarafı odalarla süslüdür.Todas as três portas do pátio são ornamentadas.
Üst katta ise özel odalar bulunmaktadır.Na planta alta dispõem-se as habitações.
Evinin odalarından biri kendi portreleriyle doludur.Os corredores do seu apartamento estavam cheios de fotografias da família.
Odalar mermer döşemelidir.As paredes eram revestidas de mármore.
Öğrenciler üç kişilik odalarda kalmaktadırlar.Na universidade, os estudantes têm que enfrentar três níveis.
Bu otelin odaları oldukça basit.Os quartos neste hotel são bem básicos.
Soyunma odaları yenilenmiştir.De overige kleedkamers werden gerenoveerd.
Öğrenciler üç kişilik odalarda kalmaktadırlar.De studenten verdelen zich op drie gebouwen.
Üst katta ise özel odalar bulunmaktadır.Op de eerste verdieping bevonden zich privé-kamers.
2011 yılında yeni soyunma odaları inşa edilmiştir.In 2007 zijn ook nieuwe kleedkamers gebouwd.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod