Odalarda eşya yoktu ve aylardır içinde kimse oturmamıştı.Nitko nije u tim smještajima ubijen i nitko od zatvorenih nije boravio duže u njima od dva mjeseca.
Soyunma odalarının havasını koklamam lazım.Time nije mijenjan izgled odjeće.
Evinin odalarından biri kendi portreleriyle doludur.Posebno mjesto u njegovu opusu zauzimaju portreti.
Örneğin ev denince bütün odalarının akla gelmesi gibi.Prema Preporodnoj dvorani čitava je zgrada dobila ime Dvorana.
Bu odaların yine küçük birer penceresi ateşi görmektedir.Kasnije su u pregradama prozora otvoreni manji prozorčići.
Üniversitede yurt odalarının boşalmasını bekledikten sonra Ocak 1851'de bir eve yerleşti.Po čakaní na ubytovanie nastúpil na univerzitu v januári 1851.
Odaların içindeki herkes 20 dakika içerisinde ölürdü.Všetky športoviská je možné obísť pešo za necelých 20 minút.
Yukarıda ise çalışma odaları ve toplantı odası var.Hore boli spálne a hosťovská izba.
Kumdan odalar vardır.Miestnosti majú hradové povaly.
Polonya'da, sadece Auschwitz toplama kampında bir milyon Yahudi gaz odalarında öldürülmüştür.V plynových komorách v tábore Auschwitz I bolo zavraždených asi 60 000 ľudí.
Bu odalarda, köye dışarıdan gelen herkes ağırlanır ve istediği kadar konuk edilir.Keď sa na mieste objavili, ľudia zhromaždení okolo chrámu boli udivení ich obetavosťou a všetci ich velebili.
Alt katta bulunan odalarda ikişer pencere, üst katlardakilerde ise birer pencere vardır.Na oboch postranných kruhových vežiach sú v horných poschodiach dve okná a v spodnom poschodí po jednom okne.
Böyle odalara banyo denir.Do WC sa dáva tzv. podstielka.
Bu kalıntılar bu odalarda uzun süre yaşayanların olduğunu göstermektedir.Táto oblasť je osídlená mierumilovnými ľuďmi, ktorí žili dlhé roky v pokoji.
Odalar arasında geçit bulunamamıştır.Medzi osadami nie sú žiadne cesty.
Yatak odaları genellikle dört veya beş kişiliktir.Zvyčajne úrad zastávali štyria alebo piati muži.
Burada da depo olarak kullanılan odalar ve atölyeler bulunmaktadır.Ďalej sa tu nachádzajú ďalšie miestnosti a skúšobne potrebné pre fungovanie divadla.
Kuzeydekilerin misafir odaları, güneydekiler keşiş odaları olarak tanımlanmaktadır.Izby pre návštevníkov sa nachádzajú v severnom krídle kláštora.
Bu odalarda insan kemikleri ve olası mezar kalıntıları ya da adak sunuları bulundu.V njih so našli človeške kosti in grobne pridatke ali votivne darove.
Daha sonraları bu odalar mahkeme salonu olarak kullanılmıştır.Deli so bili uporabljeni do pred nekaj leti kot sodna dvorana.
Odaların içindeki herkes 20 dakika içerisinde ölürdü.Žrtve so se zadušile v približno 20 minutah.
Soyunma odalarının havasını koklamam lazım.Potrebno je odstraniti kontaminirano obleko.
Daireler 3 kişilik , odalar ise tek kişilik olarak düzenlenmiştir.Sobe so razporejene v tri skupine po tri, vsaka soba je nameščena zadaj za predhodno.
Üst katta ise özel odalar bulunmaktadır.V zgornjih prostorih se nahajajo spalnici.
Soyunma odalarının havasını koklamam lazım.Mažina kelių drabužių sluoksnių trintį.
Birbirine geçişli birkaç odaları vardır.Vietos užtekdavo tik porai kambarių.
Yıkanma odaları bu sütunların üzerinde bulunmaktaymış.Paslėpti kambariai yra virš mažųjų užuolaidų.
Soyunma odaları yenilenmiştir.Persirengimo kambaryje labai svarbu visiškai nusirengti.
"Raphael Odaları".Rafaelio ligoninė.
Gaz odaları, 1920'lerin başında, ABD'de idam mahkûmları için kullanılırdı.Gaasikamber võeti kasutusele Ameerika Ühendriikides 1920. aastatel.
Yukarıda ise çalışma odaları ve toplantı odası var.Järgmisel korrusel on koosoleku- ja majutusruumid.
Mürebbiye geceleri perdeli bir bölmede kızların yatak odalarında uyurdu.Külgmistes kambrites olid tüdrukute suvised magamisasemed.
Her katta öğrenciler için etüt odaları mevcuttur.Katusekorrusel olid väikesed ruumid üliõpilaste jaoks.
Soyunma odalarının havasını koklamam lazım.Kuivas ülikonnas on isolaatoriks õhk.
Yemekten sonra davetliler odalarına çekilirler.Pärast sööki kogunesid külalised kodualtari ümber.
Cami avlusunda medrese odaları ile kütüphanesi bulunur.Raamatukogus on kaminaga kammersaal.
Birbirine geçişli birkaç odaları vardır.Mõisahoone taga oli mitu kõrvalhoonet.
Oyun paketi, daha çok yatak odaları ve banyo eşyasıyla gelir.Tegemist oli maa-aluse linnakesega koos magamis- ja tualettruumidega.
Öğrenciler 4 kişilik odalarda kalmaktadırlar.Ruumid paiknevad neljal korrusel.
2011'de Saydam Odalar'ı piyasaya sürdü.TEA Kirjastus 2011 Jaan Rannap.
Binada 50 öğrencinin kaldığı banyolu odalar mevcuttur.Hoonest evakueeriti 500 üliõpilast.
Uyandırıcı (Evoker): Uyandırıcılar orman konaklarının belirli odalarında tek seferde canlanırlar.Prokopi näitab metsas ajutise eluaseme ööbimisaseme püstitamist.
1960'lar ve 70'ler, hergün Amerika'lıların oturma odalarında60년대 70년대에는 베트남 전쟁을
1960'lar ve 70'ler, hergün Amerika'lıların oturma odalarındaDans les années 60 et 70,
1960'lar ve 70'ler, hergün Amerika'lıların oturma odalarındaEn los años 60 y 70,
1960'lar ve 70'ler, hergün Amerika'lıların oturma odalarındaNegli anni '60 e '70,
1960'lar ve 70'ler, hergün Amerika'lıların oturma odalarındaPada tahun 1960-an dan 1970-an
1960'lar ve 70'ler, hergün Amerika'lıların oturma odalarında Vietnam Savaşından görüntüler gösterildi.In anii '60 şi '70, războiul din Vietnam era prezentat zi de zi, în casele din America.
1960'lar ve 70'ler, hergün Amerika'lıların oturma odalarında Vietnam Savaşından görüntüler gösterildi.In de jaren 60 en 70, werd de Vietnamoorlog eigenlijk continu in de woonkamers van Amerika getoond.
1960'lar ve 70'ler, hergün Amerika'lıların oturma odalarında Vietnam Savaşından görüntüler gösterildi.På 60- och 70-talen visades vietnamkriget i stort sett dagligen i amerikanska vardagsrum.
1960'lar ve 70'ler, hergün Amerika'lıların oturma odalarında Vietnam Savaşından görüntüler gösterildi.V 60-tych a 70-tych rokoch televízia denne prinášala vojnu vo Vietname do obývačiek Američanov.
1960'lar ve 70'ler, hergün Amerika'lıların oturma odalarında Vietnam Savaşından görüntüler gösterildi.W latach 60. i 70., wojnę wietnamską można było oglądać w domach całej Ameryki, codziennie.
1960'lar ve 70'ler, hergün Amerika'lıların oturma odalarında Vietnam Savaşından görüntüler gösterildi.Τις δεκαετίες του '60 και 70', ο πόλεμος στο Βιετνάμ έπαιζε κάθε μέρα στα Αμερικανικά σπίτια.
1960'lar ve 70'ler, hergün Amerika'lıların oturma odalarında Vietnam Savaşından görüntüler gösterildi.В 1960х та 1970х війна в В'єтнамі власне була показана в американських вітальнях кожен день.
1960'lar ve 70'ler, hergün Amerika'lıların oturma odalarındaВ 60ые и 70ые годы прошлого века
1960'lar ve 70'ler, hergün Amerika'lıların oturma odalarındaבשנות ה- 60 וה- 70, מלחמת וייטנאם הוצגה למעשה
1960'lar ve 70'ler, hergün Amerika'lıların oturma odalarındaالى ما بين عام 1960 و 1970 في حرب فيتنام حيث عرضت تلك الحرب
1960'lar ve 70'ler, hergün Amerika'lıların oturma odalarındaアメリカの家庭には明けても暮れても ベトナム戦争のニュースが流れていました
Altın çivilerin ağırlığı elli şekeldi. Süleyman yukarı odaları da altınla kaplattı.A szegeknek súlya ötven arany siklus volt. A felsõ helyiségeket is beboríttatá aranynyal.
Altın çivilerin ağırlığı elli şekeldi. Süleyman yukarı odaları da altınla kaplattı.dan 570 gram emas untuk membuat paku. Tembok ruangan-ruangan tingkat atas pun dilapisi dengan emas