odaları ile cümle
odaları kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
Tüm on bir odasında ve yan odalarında çok iyi korunmuş kabartmalar bulunmaktadır.Molto bene conservato, all'interno contiene undici camere funerarie.
Asıl mezar odaları tonozun altındadır.Le tombe erano sotto tumuli.
Odalarını uyuması için ona verirler.Gli invitati salgono nelle loro stanze per andare a dormire.
Evinin odalarından biri kendi portreleriyle doludur.Nelle prime pagine dell'opera è inciso un suo ritratto.
2011 yılında yeni soyunma odaları inşa edilmiştir.Nel 2012 sono state installate le nuove vetrate istoriate.
Yukarıda ise çalışma odaları ve toplantı odası var.All'ultimo piano ci sono uffici ed una sala musica.
Bu odaların sayısı daha sonra dokuza kadar yükseldi.Questo numero è stato infine negoziato fino a nove.
İnceleme komitesi, insanların odalarını ve kilitli dolaplarını araştırmaya ve onları sorgulamaya yetkilidir.La commissione d'inchiesta ha il potere di cercare nelle stanze della bambini e di interrogare le persone.
Binalarının sıcak ve rutubetli odalarında görülür.Le piante vanno tenute in zone calde e soleggiate.
Kışı dinlenme odalarında geçirirler.Cosa succede nel corso delle vacanze invernali?
"Odaların arkasından sana bağıranların çoğu, düşüncesiz kimselerdir."Но вы — большинство из вас — можете там побывать .
Soyunma odalarının havasını koklamam lazım.Воздушное пространство в сухом костюме.
Gaz odaları bozulup aletler çözüldü.Сооружения ГЭС заброшены, оборудование демонтировано.
Yemekten sonra davetliler odalarına çekilirler.После ужина все расходятся по комнатам.
Evde bulunan herkes tekrar yatmak için odalarına çekilirler.Они сопровождают всех домашних из комнаты в комнату.
Etrurya odalarının organizasyonu 2006 yılında tekrar düşünüldü ve yeniden düzenlendi.Организация этрусской коллекции была пересмотрена и повторно выставлена на обозрение в 2006 году.
Bu odaların fiyatı yemek hariç aylık 150 EURO'dur.Цена на момент начала продаж составляет 150$ США.
Evin odaları içeriden birbirine bağlıdır.Комната майора оказалась запертой изнутри.
Üst katın odaları ise geleneksel bir Alanya evinin etnografik eşyayla donatılmıştır.В одном из залов оформлена алтайская юрта с традиционной обстановкой внутри.
İnsanlar yeni odaları görebilmek için 3.5 saate yakın bir süre bekledi.وكان الناس ينتظرون ما يقارب 3.5 ساعات لدخول الغرف الجديدة.
Gaz odalarının Kuzey Kore'de de kullanıldığı rivayet edilir.وهناك أقوال عن استخدام هذه الغرف في كوريا الشمالية.
Gaz odaları, 1920'lerin başında, ABD'de idam mahkûmları için kullanılırdı.بدأ استخدام غرف الغاز لإعدام المجرمين في عشرينيات القرن العشرين في الولايات المتحدة.
Stadyumun soyunma odalarına yangın çıktı.لقد بدأ الحريق في حجرة معاطف النساء.
Yatak odaları genellikle dört veya beş kişiliktir.عادة ما تحتوي الأضراس على أربع أو خمس شرفات.
Yaklaşık 900.000 kişi kampa geldikleri anda doğrudan gaz odalarına gönderilmiş ya da vurularak öldürülmüştür.قُتِل نحو 3000 شخص آخر جراء إطلاق النار عليهم أو إعدامهم بالغاز فور وصولهم.
Gaz odaları, hayvan ötanazileri için kullanılır, ölümcül dozda karbon dioksit verilerek.تستخدم غرف الغاز أيضاً في القتل الرحيم للحيوانات باستخدام أول أكسيد الكربون.
Ziyaretçi odasının içi ahşap panellerle dekore edilmişken diğer odaların duvarları sıvanmış ve boyanmıştır.تم تزيين الجزء الداخلي للغرفة مع لوحات خشبية، في حين أن جدران الغرف الأخرى لديها الجص واللوحات.
Soyunma odaları yenilenmiş, futbolcuların ayrı tünellerden çıkmaları sağlanmıştır.تشمل 4 غرف خاصة لتغيير ملابس لاعبي كرة القدم.
Bu odaların sayısı daha sonra dokuza kadar yükseldi.وارتفع أعداد خطوط الألغام إلى تسعة .
İki kat ahşap soyunma odaları vardır.يوجد غرفتين لتغيير ملابس الحكام.
Ekip, Logue'un eski danışma odalarını keşfetti fakat çekim yapmak için oldukça küçüktüler.A equipe procurou os antigos consultórios de Logue, porém eram muito pequenos para as filmagens.
Yukarıda ise çalışma odaları ve toplantı odası var.No andar de cima existe ainda uma sala de reunião e escritórios.
1972-1975 yıllarında Brüksel'de İspanyol Ticaret Odalarının Avrupa Bürosu'nda ekonomist olarak çalışmıştır.Entre 1972 e 1975, foi economista na Câmara de Comércio Espanhola em Bruxelas.
Refah içerisinde yaşamasına rağmen hayatının son yıllarını otel odalarında geçirdi.Vítima do alcoolismo, passou os últimos anos de vida vivendo em albergues.
Birbirine geçişli birkaç odaları vardır.Possui vários prédios interligados.
Soyunma odalarının havasını koklamam lazım.A presença de telômeros vestigiais.
Evinin odalarından biri kendi portreleriyle doludur.Os corredores do seu apartamento estavam cheios de fotografias da família.
Bu otelin odaları oldukça basit.Os quartos neste hotel são bem básicos.
Soyunma odaları yenilenmiştir.De overige kleedkamers werden gerenoveerd.
2011 yılında yeni soyunma odaları inşa edilmiştir.In 2007 zijn ook nieuwe kleedkamers gebouwd.
Evin odaları içeriden birbirine bağlıdır.De woningen staan binnen met elkaar in verbinding.
Yıkanma odaları bu sütunların üzerinde bulunmaktaymış.Onder deze constructies bevonden zich de kleedkamers.
Evinin odalarından biri kendi portreleriyle doludur.De voorzijde is voorzien van zijn portret.
Buna karşın, bazı özel kraliyet odaları hala bu özel muhafızlarca korunmaktadır.Dit is echter een afzonderlijk korps van koninklijke lijfwachten.
Bu dönemde krallar mastaba denilen dikdörtgen kerpiç odaların altına gömülmüştü.Tot die tijd werden koningen begraven in de zogenaamde mastaba's, vierkante stenen monumenten.
Yemekten sonra davetliler odalarına çekilirler.Na het eten worden de vrienden naar relaxkamers gebracht.
Örneğin ev denince bütün odalarının akla gelmesi gibi.Ze hebben kamers en zijn volledig als huishouding ingericht.
Soyunma odalarının havasını koklamam lazım.Het rust niet op de kledij die de reiziger draagt.
Yukarıda ise çalışma odaları ve toplantı odası var.Erboven zijn er vergaderzalen en een receptieruimte.
Odaların hepsi güneye meydana açılmaktaydı.Deze tempels waren dan ook alle op het zuiden gericht.
1859 yılında ise semahane, selamlık ve dergah odalarının bulunduğu ana yapı, günümüzdeki şekliyle inşa edildi.In 1859 werd het huidige, bakstenen, gebouw opgericht.
Oyun Leeds'teki pahalı bir otelin odalarından birinde geçer.Miejsce akcji toczy się w hotelu w Leeds.
Soyunma odalarının havasını koklamam lazım.Wskazane jest także zdezynfekowanie ubrania zasypką do odzieży.
Evin odaları içeriden birbirine bağlıdır.Pokój jest zamknięty od wewnątrz.
Her katta öğrenciler için etüt odaları mevcuttur.Na górce przeznaczono pomieszczenia na mieszkania dla nauczycieli.
Bu odaların sayısı daha sonra dokuza kadar yükseldi.Liczebność kurii wzrosła tym samym do dziewięciu.
Evinin odalarından biri kendi portreleriyle doludur.Kilka z jego dzieł to portrety dworzan.
Erkekler kış döneminde köy odalarında bir araya gelirler.Zimą osobniki zbierają się na noclegowiskach.
Köyde misafir odaları bulunmaktadır.W mieście są również oferowane pokoje gościnne.
Yukarıda ise çalışma odaları ve toplantı odası var.Posiada wystawy i salę konferencyjną.
İlgili Sayfalar