odaları ile cümle

odaları kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
Örneğin ev denince bütün odalarının akla gelmesi gibi.Gdy wkraczają do środka okazuje się, że całe miasto składa się z połączonych ze sobą pomieszczeń.
Örneğin kalenin temeline bir park yapıldı, ana odalar ise müze odaları haline getirildi.W zamku doszło do pewnych zmian, zwłaszcza na pierwszym piętrze, na którym zmieniono układ pomieszczeń.
2011 yılında yeni soyunma odaları inşa edilmiştir.W roku 2010 kostiumy zostały zmienione.
4 adet sporcu 1 adet hakem soyunma odaları, WC ve duşları mevcuttur.Ma 11 pokojów po 4 łóżka, WC i prysznic wewnątrz.
"Odaların arkasından sana bağıranların çoğu, düşüncesiz kimselerdir."De flesta som bott på ön sedan dess är deras ättlingar (Långörasläkten).
Hepsi tamamen çıplak bir şekilde gaz odalarına gönderilirdi.Senare fick han i uppgift att fösa in de nakna människorna i gaskamrarna.
Pek çok eski Mısır tapınağı, iç odaları Sirius'u görecek biçimde inşa edilmişti.Ett flertal tempel var ägnade åt Sirius.
Soyunma odalarının havasını koklamam lazım.Deras flyg påminner om klädesmalens rörelse i luften.
Bu koridorlar üzerinde medrese odaları sıralanmıştır.Vad gömmer sig i maktens korridorer?
Stadyumun soyunma odalarına yangın çıktı.Branden upptäcktes i fru Seatons klädkammare.
Evinin odalarından biri kendi portreleriyle doludur.En av dessa är ett broderat porträtt av honom.
Ayrıca odalarını toparlamak ve kendi dikiş işlerini yapmakla sorumluydular.Hennes roll var också att sköta hans hushåll och hantera hans samlingar och pappersarbete.
Yemekten sonra davetliler odalarına çekilirler.Після вечері гості пішли.
1972-1975 yıllarında Brüksel'de İspanyol Ticaret Odalarının Avrupa Bürosu'nda ekonomist olarak çalışmıştır.З 1972 по 1975 рік Альмунія був економістом Бюро Ради іспанських торгово-промислових палат у Брюсселі.
Yolculuktan sağ çıkmayı başaranların büyük bölümü bu kamplardaki gaz odalarında öldürülmüştür.Більшість в'язнів, що привозилися в табір, умертвляли в той же день у газових камерах.
Soyunma odalarının havasını koklamam lazım.По тканині визначають вік одягу.
Marion: Ben de ödüyorum, otel odalarında buluşanlar da ödüyor.При ньому також є і готель, де розміщуються відвідувачі.
Gaz odaları, 1920'lerin başında, ABD'de idam mahkûmları için kullanılırdı.Газові камери використовувалися для страти засуджених злочинців у США починаючи з 1920-х років.
İki kat ahşap soyunma odaları vardır.Переміщення шляхового візкі здійснюють дві зчеплені дрезини.
Ayrıca odalarını toparlamak ve kendi dikiş işlerini yapmakla sorumluydular.Вони займали власні будинки і обробляли свої присадибні ділянки.
Geniş okuma odaları olan kitaplığı 50.000 ciltlik yazılı ve basılı esere sahiptir.Коледж має бібліотеку з загальним фондом 50 000 примірників літератури та читальну залу.
Örneğin ev denince bütün odalarının akla gelmesi gibi.Свою назву вулиця отримала через те, що усі її будинки дивляться на схід.
Oyun paketi, daha çok yatak odaları ve banyo eşyasıyla gelir.Згодом колекція поповнилась спальними і ванними кімнатами.
Gaz odaları, 1920'lerin başında, ABD'de idam mahkûmları için kullanılırdı.Plynové komory se pro popravy v USA začaly užívat začátkem 20. let 20. století.
İnceleme komitesi, insanların odalarını ve kilitli dolaplarını araştırmaya ve onları sorgulamaya yetkilidir.Vyšetřovací výbor má pravomoc k prohledání ubytovacích pokojů nebo skříněk a vyptávání se lidí.
Yatak odaları genellikle dört veya beş kişiliktir.V ložnici obvykle bydlí čtyři nebo pět dětí.
Duman daha sonra yükseliyor, üstteki odaları ısıtıyor ve zemini haşaratlardan koruyordu.Kouř pak pronikal víceméně domem, ohřívaje tak horní podlaží a chráníc dřevo před napadením škůdců.
Alt kattaki odaların pencereleri yalnız revaka açılır.Okna v horním patře se skutečně sama zavírala.
Odaların içindeki herkes 20 dakika içerisinde ölürdü.Smrt může nastat již do dvaceti minut.
2011 yılında yeni soyunma odaları inşa edilmiştir.V roce 2011 koučoval Odevu Lipany.
Polonya'da, sadece Auschwitz toplama kampında bir milyon Yahudi gaz odalarında öldürülmüştür.V plynových komorách v táboře Auschwitz I bylo zavražděno asi 60 000 lidí.
Bu odaların sayısı daha sonra dokuza kadar yükseldi.Počet účastníků tak stoupl na devět.
Bu oda, bugünkü salon dediğimiz odaların görevini yapmaktadır.Dnes na uvedené adrese sídlí hotel My House Apartments.
Mumyaların da yer aldığı bu mezar odaları MÖ 6. – 3. yüzyıllara tarihlenmektedir.Protože pohřby v nich uložené jsou výhradně žárové, klade se doba jejich vzniku také mezi 6. a 9. století.
Mısır piramitlerindeki bilinmeyen odaları araştırmak için x-ışını ile inceleme projesine katıldı.A fost implicat într-un proiect de radiografiere a piramidelor egiptene în căutarea de încăperi necunoscute.
Josef Stalin'in de Kremlin'de kişisel odaları vardı.Și Stalin a avut în clădire camere pentru uz personal.
Veteriner Hekim Odaları.Un cabinet de medicină veterinară.
Soyunma odaları yenilenmiştir.Sigur că aceste vestigii ale trecutului au dispărut.
Soyunma odalarının havasını koklamam lazım.Indicațiile de spălare de pe etichetele hainelor trebuie respectate.
Sigara odaları havaalanları ve fabrikalar ve işyerlerinde bulunabilir.Canapelele se pot găsi în saloane, cabinete de lucru și foaiere.
Kaldırımın altına küçük kemerli odaların yapılması köprünün ağırlığını azaltıyordu.Lățimea redusă a podului îngreuna încrucișările de vehicule pe pod.
Hastaların yatabileceği odaları olmayan bu sağlık kuruluşunda, şifa veren tanrıdan yardım istenirdi.Sfinții doctori fără de arginți erau sfinți vindecători care nu cereau plată pentru îngrijirea bolnavilor.
Bizim hâlâ mevcut odalarımız var.Încă mai avem camere disponibile.
Ekip, Logue'un eski danışma odalarını keşfetti fakat çekim yapmak için oldukça küçüktüler.A filmkészítők áttanulmányozták Logue dolgozószobáit, de azok túl szűkösek voltak a forgatáshoz.
Hisar toplantı salonu, küçük çaplı toplantı odaları ve Rumeli Terası binanın bir parçasıdır.Az épület részeit képezik még a Hisar terem, kisebb gyűléstermek a félemeleten és a Rumeli terasz.
Ayrıca katlarda çalışma odaları bulunmaktadır.Ezek mellett titkársági dolgozószobák vannak még ezen a szinten.
Soyunma odalarının havasını koklamam lazım.Ekkor azonban elmegy a világítás az öltözőben.
Otelin bazı odaları stadyum manzaralıdır.A város szálláshelyei közé tartozik a négycsillagos Hotel Føroyar.
Veri merkezinin geçmişi bilgisayar endüstrisinin ilk çağlarındaki büyük bilgisayar odalarına dayanmaktadır.Az adatközpontok története a számítástechnika korai időszakainak hatalmas számítógépszobáinál kezdődött.
Yörede yaşayan bir hoca günün birinde bu odaların kapısını açmaya niyetlenir.Arra kell fel, hogy valaki próbálja kinyitni szobája ajtaját.
Bu koridorlar üzerinde medrese odaları sıralanmıştır.Az ehhez kapcsolódó folyosóról nyílnak a szobák.
Köy odaları aynı zamanda misafirleri ağırlamak için kullanılır.Emellett az épületet magas rangú vendégek elszállásolására használják.
2011 yılında yeni soyunma odaları inşa edilmiştir.Vuonna 2011 valmistui uusi pukuhuonerakennus.
Soyunma odalarının havasını koklamam lazım.Ratsastusvaelluksella pitää olla sään mukaiset vaatteet.
Evin odaları içeriden birbirine bağlıdır.Kylän talot sijaitsevat toisistaan erillään.
Ayrıca istasyon danışmanı'nın ofisi ve otobüs şoförleri için dinlenme odaları da bulunmaktadır.Rakennuksessa oli myös taukotila linja-autonkuljettajille sekä henkilökunnan asuntoja.
Köyde misafir odaları bulunmaktadır.Kylässä on majoituspalveluja.
Binalarının sıcak ve rutubetli odalarında görülür.Huoneissa oleskeltiin suurissa yhteisissä kylmä- ja lämminvesialtaissa.
Ayrıca katlarda çalışma odaları bulunmaktadır.Aulakerroksessa on myös neuvotteluhuoneita.
Bu odaların ikisi de aynı çeşit gazla doldurulmuştur ve gazın sıcaklığı her iki odada da aynıdır.Jos kahdella kaasulla kaikki nämä suureet ovat samat, sanotaan molempien kaasujen olevan samassa tilassa.
İlgili Sayfalar