odaları ile cümle

odaları kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
Sohbet odalarına takılanlar ona Tito demeye başladılar.Chat room participants have started to call him Tito.
İkna odalarına sokulan başı kapalı kızlarımızla helalleşeceğiz.We will reconcile with our headscarved girls who are brought into the persuasion rooms.
Bu odaların altında ise 15,8’e 4,6 metre boyutlarındaki Whigs’ Vault adlı mahzen mevcuttur.Below these rooms is the Whigs' Vault, a cellar measuring 52 by 15 feet (15.8 by 4.6 m).
İki çocuk da geziden etkilendi ve yatak odalarını laboratuvara dönüştürdüler.The visit excited both boys and before long they turned their bedrooms into laboratories.
Küçük bir harim, kadınlar için küçük bir mescit ve servis odaları bulunmaktadır.There is a small hall, small prayer room for women, and serving rooms.
Ayrıca klip; Jepsen'i otel odalarında, havalimanlarında ve toplu taşımada gösterir.The clip also sees Jepsen in hotel rooms, airports and on public city transport.
Odaları paylaştılar ve ortak sınıfları vardı.They shared rooms and had classes together.
Müzenin odaları aracılığıyla üç ana farklı güzergahı vardır:There are three main different itineraries through the rooms of the museum:
[4] Bu odaların boyutları Ka ve Narmer mezarlarında bulunanlara benzerdir.No superstructure, if there ever was one, survives to this day.
1840 yılında birinci katın odalarından birinde bir Protestan şapeli açılmıştır.A Protestant chapel was opened in one of the rooms of the first floor in 1840.
Burada bir revak avluyu çevreler ve tüm ana odaları birbirine bağlar.Here, a cloister surrounds the courtyard and connects all the main rooms.
Şarkıları uçakta, kuliste ve otel odalarında yazdık.We wrote the songs on the plane, backstage and in hotel rooms.
GitHub'da bireysel git depoları için bireysel sohbet odaları oluşturulabilir.Individual chat rooms can be created for individual git repositories on GitHub.
Rus İşkence OdalarıRussian torture chambers
"Odaların arkasından sana bağıranların çoğu, düşüncesiz kimselerdir."Die meisten, die seitdem auf der Insel lebten, sind ihre Nachkommen (Långöraslägen).
Fräulein DOKTOR von Zahnd fizikçileri odalarından çıkarır ve iki ajanın silahlarına el koyar.Fräulein von Zahnd lässt die Physiker von ihren Zimmern holen und entwaffnet die beiden Agenten.
Diğer daha küçük tüneller, yatak odaları ve koridorlar için tesis edilir.Weitere kleinere Tunnel werden für die Schlafzimmer und Korridore errichtet.
(Yatak odaları karşılıklıdır.)Beide liegen in aneinander angrenzenden Zimmern.
Bu odaların sayısı daha sonra dokuza kadar yükseldi.Die Zahl der Häuser war leicht auf neun gestiegen.
Soyunma odaları, tuvaletler ve veledrom sorgulama ve işkenceler için kullanıldı.Umkleidekabinen, Toiletten und die Radrennbahn wurden für Verhöre und Folterungen benutzt.
Etrurya odalarının organizasyonu 2006 yılında tekrar düşünüldü ve yeniden düzenlendi.Die Organisation der etruskischen Räume wurde 2006 neu überdacht und organisiert.
Hepsi tamamen çıplak bir şekilde gaz odalarına gönderilirdi.Sie wurde wohl sofort in die Gaskammer geschickt.
Tesis bir karşılama salonu, bar ve yatak odalarını içerir.Die Anlage umfasste eine Empfangshalle, Bar und Schlafräume.
Yaklaşık 900.000 kişi kampa geldikleri anda doğrudan gaz odalarına gönderilmiş ya da vurularak öldürülmüştür.Etwa 900.000 der deportierten Personen wurden direkt nach ihrer Ankunft in den Gaskammern ermordet.
Soyunma odalarının havasını koklamam lazım.Duftstoffe überdecken den Eigengeruch des Trägers der Kleidung.
Tüm odaların içi ışıklandırılmış buz heykeller ve buzdan eşyalarla döşenmiştir.Alle Innenräume sind mit beleuchteten Skulpturen und Gegenständen aus Eis eingerichtet.
Veteriner Hekim Odaları.Veterinärmedizinisches Repetitorium.
Dışarıdan gelen misafirler bu köy odalarında ağırlanır.Bei diesem Ereignis kommen Besucher aus den umliegenden Dörfern.
Polonya'da, sadece Auschwitz toplama kampında bir milyon Yahudi gaz odalarında öldürülmüştür.Hilberg nannte die Zahl von einer Million ermordeter Juden für die Konzentrationslager Auschwitz.
Şu an ise köyde odaların yerini cem evi almıştır.Dort hatten sie ein Haus nit zehn Zimmern.
Soyunma odaları yenilenmiştir.Die Turmverkleidung wurde umgebaut.
Sağda şadırvan, tuvalet,imam odaları vardır.Ein Badezimmer mit Waschbecken, Toilette, und Sitzbadewanne.
Odalarını düzelttiler.Ils ont rangé leur chambre.
Otel odalarının 100%'inde duş / tuvalet veya banyo / tuvalet bulunmaktadır.100 % des chambres d’hôtel sont équipées d’une douche/toilette ou salle de bain/toilette.
"Raphael Odaları".Chambres de Raphaël.
Soyunma odalarının havasını koklamam lazım.On peut retrouve l'ambiance et les costumes des saloons.
İnsanlar yeni odaları görebilmek için 3.5 saate yakın bir süre bekledi.La boucle prend environ 3,5 heures à compléter.
Yukarıda ise çalışma odaları ve toplantı odası var.A l'étage se trouve une salle de réunion et des chambres.
Evin odaları olduğu gibi muhafaza edilmiş ve Poe'nun burada yaşadığı dönemdeki gibi döşenmemiştir.Les chambres ont été laissées en l'état, sans chercher à revenir à l'état qui était le leur au temps de Poe.
Asıl mezar odaları tonozun altındadır.Il s'agit de tombes sous tumulus.
Yaklaşık 900.000 kişi kampa geldikleri anda doğrudan gaz odalarına gönderilmiş ya da vurularak öldürülmüştür.Plus de 3 000 d'entre eux ont été abattus ou gazés immédiatement après leurs arrivée.
Yıkanma odaları bu sütunların üzerinde bulunmaktaymış.Les vestiaires sont limitrophes a ces bureaux.
Köy odaları aynı zamanda misafirleri ağırlamak için kullanılır.Les villageois commencèrent également à louer des chambres aux visiteurs.
2011 yılında yeni soyunma odaları inşa edilmiştir.Le costume du groupe est modernisé en 2011.
Otelin bazı odaları stadyum manzaralıdır.Le hall de l'hôtel de ville accueille des expositions.
1972-1975 yıllarında Brüksel'de İspanyol Ticaret Odalarının Avrupa Bürosu'nda ekonomist olarak çalışmıştır.Entre 1972 y 1975, fue economista en la Oficina de las Cámaras de Comercio Españolas en Bruselas.
Soyunma odalarının havasını koklamam lazım.No quedan vestigios del revestimiento exterior.
Etrurya odalarının organizasyonu 2006 yılında tekrar düşünüldü ve yeniden düzenlendi.La organización de las salas etruscas fue reconsiderada y reordenada en el año 2006.
İnsanlar yemek odalarını bazen yalnızca resmî yemeklerde kullanmaktadırlar.Las personas se recostaban para comer solo en ocasiones formales.
Evinin odalarından biri kendi portreleriyle doludur.En el salón están colgados los retratos de algunos de ellos.
Soyunma odaları yenilenmiştir.Los vestuarios no son remodelados.
Sağda şadırvan, tuvalet,imam odaları vardır.Tiene lavabo, wc, ducha y zona de vestidor.
Yemekten sonra davetliler odalarına çekilirler.Contaron que luego de cenar se retiraron a sus habitaciones.
Burada ana kabul odası ve yatak odaları yer alır.Este piso contiene los dormitorios principales y habitaciones de recepción del edificio.
Köy odaları aynı zamanda misafirleri ağırlamak için kullanılır.También se erigieron casas de huéspedes para alojar a los viajeros.
Oyun bir defa bitirildiğinde, bu hazine odalarının yerleri harita üzerinde beliriverir.Una vez que el juego se carga, aparecen en el medio del mapa.
Hepsi tamamen çıplak bir şekilde gaz odalarına gönderilirdi.Furono tutti immediatamente condotti alle camere a gas.
Yemekten sonra davetliler odalarına çekilirler.Dopo la cena tutti si ritirano nella loro stanze.
"Odaların arkasından sana bağıranların çoğu, düşüncesiz kimselerdir."La maggior parte di essi mendica.
Soyunma odalarının havasını koklamam lazım.Essa aveva lo scopo di preservare l'abito dall'odore del tabacco.
İlgili Sayfalar