odaları ile cümle
odaları kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
Yıkanma odaları bu sütunların üzerinde bulunmaktaymış.The toilets are next to these stairs.
Burada ana kabul odası ve yatak odaları yer alır.This floor contains the principal reception and bedrooms of the house.
Birbirine geçişli birkaç odaları vardır.There are two bedrooms separated by a passage.
Soyunma odalarının havasını koklamam lazım.Extra clothing to match the weather.
Ayrıca katlarda çalışma odaları bulunmaktadır.There are also studio rooms available.
Bu hücreler, EPİDEM hücreleri denilen bir veya daha fazla alt epidermal odalarına açılır.These cells (called epithem cells) open out into one or more sub-epidermal chambers.
Bu meslek sahiplerinin çoğu esnaf odalarında birleşmişlerdi.Many of these workers settled here owing to family ties.
Mısır piramitlerindeki bilinmeyen odaları araştırmak için x-ışını ile inceleme projesine katıldı.He was involved in a project to x-ray the Egyptian pyramids to search for unknown chambers.
Bu odaların sayısı daha sonra dokuza kadar yükseldi.The number of teams later increased to nine.
Yemekten sonra davetliler odalarına çekilirler.After dinner everyone goes back to their cell.
Her katta öğrenciler için etüt odaları mevcuttur.It contains enough classrooms for all the students.
Bu koridorlar üzerinde medrese odaları sıralanmıştır.There will also be meeting rooms on this floor.
Revaklı avlunun üç tarafında medrese odaları bulunmaktadır.The waiting room is enclosed on three sides only.
Yolculuktan sağ çıkmayı başaranların büyük bölümü bu kamplardaki gaz odalarında öldürülmüştür.Those who survived the passage died in the gas chambers.
Pek çok eski Mısır tapınağı, iç odaları Sirius'u görecek biçimde inşa edilmişti.There must have been an old temple where this Vishnu image was installed.
Sigara odaları havaalanları ve fabrikalar ve işyerlerinde bulunabilir.Food courts may be found in shopping malls, airports, and parks.
Bu temel parçaların özelliklerini ölçmede bulut odaların kullanımına bir başka yol ekledi.This added another way to use cloud chambers to measure the properties of elementary particles.
Renkli camlar, kutsal emanet odaları, heykeller tahrip edildi veya yıkıldılar.Stained glass, shrines, statues, and roods were defaced or destroyed.
Tekke ya da dikkatimi açmak tapınakta beyefendinin odaları.Lodge, or turn my attention to the gentleman's chambers in the Temple.
Böylece odalarına gittiler, ve bu konuyu düşündüler.So they went back, and they thought about it.
Gitmek istemiyorlar. onlara söyle odalarında şampanya şisesi onları bekliyor.They don't want to go. Tell, that in suites champagne is waiting.
Tüm odaların rezerve edildiğini söylemiştin.There is no room open for vacancy.
Yatak odaları soğuktu, ısıtılmıyordu.The bedrooms were cold. They were unheated.
GAZ ODALARIGAS CHAMBERS
Ve şimdi kendi odalarında bunu yapabilirler.And now they can just do it in the intimacy of their own room.
Üç ay sonra muayene odaları arasında tek bastonla yürüyebiliyordum.Three months later I could walk between the exam rooms using one cane.
Lodge, veya Temple beyefendi odalarına benim dikkatimi açın.Lodge, or turn my attention to the gentleman's chambers in the Temple.
Sorun şu ki, kanunların konulduğu binaların komite odalarında eğitim olmaz.The trouble is that education doesn't go on in the committee rooms of our legislative buildings.
O günlerde, sohbet odaları ve çevrim içi sanal iletişim yollarıyla tanışıyorduk.In those heady days, we were experimenting with chat rooms and online virtual communities.
Gittiğim tüm hastane odaları çok sessizdi ve hiç eğlenceli değildi.Everywhere I went, the hospital rooms were so quiet that it was no fun.
O (ürün) insanların evlerine, yatak odalarına mutfaklarına girmek zorunda.It's got to get into people's houses, into the bedrooms, into the kitchens.
İlk yıllarımda soyunma odalarında sessizce ağlayarak çok vakit geçirdim.I spent a lot of time in those early years weeping silently in dressing rooms.
Vay bizim yatak odalarına.Wow, it's our sleeping quarters.
Renkler evdeki farklı odaları gösteriyor.The color represents different rooms they are in the house.
Boş odaları olmadığından böyle yapıyorlar, değil mi?This is because they have no space right now, isn't it?
Üstündeyim. konuşma odaları ve taklitçiler ile ve yatağa çocuklarını götürüpAnd I'm on this.
Efendim, odaları daha iyi olamaz mıydı?Sir, wouldn't the chambers be better?
Düzeltme Odaları.Rectification Chambers.
Tobias, odaların dışındaki Kardeşimize bakınız.Tobias, see our brother out of the chambers.
Andre Luiz, şimdi Düzeltme Odaları Üyesi konumundasınız.André Luiz, now you're a member of the Rectification Chambers.
Geceleyin odaları hava alamayacak şekilde bloke ettik.We blocked them off at night so that they got no ventilation.
Altın çivilerin ağırlığı elli şekeldi. Süleyman yukarı odaları da altınla kaplattı.The weight of the nails was fifty shekels of gold. He overlaid the upper rooms with gold.
Ülkede kurbağalar kaynaştı Krallarının odalarına kadar.Their land swarmed with frogs, even in the rooms of their kings.
Ölüler diyarına giden yoldur onun evi, Ölüm odalarına götürür.Her house is the way to Sheol , going down to the rooms of death.
Bilgi sayesinde odaları Her türlü değerli, güzel eşyayla dolar.by knowledge the rooms are filled with all rare and beautiful treasure.
Odaların arkasından sana bağıranların çoğu, düşüncesiz kimselerdir.Many of those who call you from outside the apartments are not considerate.
Sana odaların ötesinden seslenenlerin çoğu akletmeyen kimselerdir.Many of those who call you from outside the apartments are not considerate.
Odaların ardından bağırarak sana seslenenlerin çoğu, akıl etmeyen kişilerdir.Many of those who call you from outside the apartments are not considerate.
Odalarının arkasından sana seslenenlere gelince, onların çoğu aklını çalıştırmamaktadır.Many of those who call you from outside the apartments are not considerate.
(Resulüm!) Sana odaların arka tarafından bağıranların çoğu aklı ermez kimselerdir.Many of those who call you from outside the apartments are not considerate.
(Resülüm!) Sana odaların arkasından bağıranların çokları, aklı ermez kimselerdir.Many of those who call you from outside the apartments are not considerate.
Onlara, yaptıklarının iki kat karşılığı verilecektir ve odalarında güvenlik içindedirler.These will be given a two-fold reward for their deeds, and will dwell in peace in the high empyrean.
Odaların/duvarların ardından sana seslenenlerin çoğu düşüncesiz kimselerdir.Many of those who call you from outside the apartments are not considerate.
Sana odaların arka tarafından bağıranların çoğu aklı ermez kimselerdir.Those who call you from behind the dwellings, most of them have no sense.
Sana odaların arkasından bağıranların çokları, aklı ermez kimselerdir.Those who call you from behind the dwellings, most of them have no sense.
Onlar (cennet) odalarında güven içindedirler.They shall live in lofty mansions in perfect peace.
O kadar çok iş vardı ki, soyunma odalarında birer saat kestirir oldum.There was so much work that I ended up taking hour-long naps in the dressing rooms.
Ülkeler, ticaret odaları arasındaki ilişkileri ilerletme konusunda da anlaştı.They also agreed to boost relations between their chambers of commerce.
Bunun yerine otel odaları aramak veya kamping tesislerinde çadır kurmak zorunda kaldılar.Instead, they had to search for hotel rooms or pitch a tent at a campsite.
İnsanlar bunları izlemeyi ve başkalarının yatak odalarını dikizlemeyi seviyor.People like to watch that and peek into other people's bedrooms.
İlgili Sayfalar