Ana içeriğe geç
Sözlük

odaklanmak ile cümle

odaklanmak kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
Kendimiz ve başkalarına odaklanmaktaki fark çok küçük olabilir.És a különbség a közt, hogy a figyelmünket magunkra ill. valaki másra irányítsuk valóban nagyon apró lehet.
Kendimiz ve başkalarına odaklanmaktaki fark çok küçük olabilir.Et la différence entre l'attention portée sur soi-même et sur l'autre peut être très subtile.
Kendimiz ve başkalarına odaklanmaktaki fark çok küçük olabilir.자신에게 초점을 맞추느냐와 다른 사람에게 초점을 맞추느냐에는 매우 미묘한 차이가 있습니다.
Kendimiz ve başkalarına odaklanmaktaki fark çok küçük olabilir.Och den här skillnaden i fokus mellan oss själva och andra kan vara väldigt hårfin.
Kendimiz ve başkalarına odaklanmaktaki fark çok küçük olabilir.Og forskellen mellem selvet og den andens fokus kan være hårfin.
Kendimiz ve başkalarına odaklanmaktaki fark çok küçük olabilir.Si diferenta dintre atentia concentrata pe noi si pe ceilalti poate fi foarte fina.
Kendimiz ve başkalarına odaklanmaktaki fark çok küçük olabilir.Sự khác biệt giữa tập trung cho bản thân và người khác thì lại rất mập mờ.
Kendimiz ve başkalarına odaklanmaktaki fark çok küçük olabilir.Und der Unterschied zwischen Fokus auf das Selbst oder auf andere kann sehr subtil sein.
Kendimiz ve başkalarına odaklanmaktaki fark çok küçük olabilir.Y esta diferencia entre centrarse en uno mismo o en el otro puede ser muy sutil.
Kendimiz ve başkalarına odaklanmaktaki fark çok küçük olabilir.А різниця в увазі до себе і до інших може бути ледве помітною.
Kendimiz ve başkalarına odaklanmaktaki fark çok küçük olabilir.И разница между нахождением в себе и в других может быть очень тонка.
Kendimiz ve başkalarına odaklanmaktaki fark çok küçük olabilir.И тази разлика между фокуса върху самия себе си и другия може да бъде много неуловима.
Kendimiz ve başkalarına odaklanmaktaki fark çok küçük olabilir.איננו באמת שמים לב לזולתנו.
Kendimiz ve başkalarına odaklanmaktaki fark çok küçük olabilir.وهذا الفرق بين الذات والآخرين يمكن أن يكون ضئيلًا ولكن بالغ الأهمية.
Kendimiz ve başkalarına odaklanmaktaki fark çok küçük olabilir.とても微妙なものです 私は先日 税金の申告手続きをしていて
) odaklanmaktadır.16), bez ohledu na důkazy, které svědčí o tom, že odborníků) ( jiné metody jsou pravděpodobně účinnější.
) odaklanmaktadır.16 exemple des visites d’experts) (
) odaklanmaktadır.16 isolados (como as visitas de peritos) (
) odaklanmaktadır.), în ciuda dovezilor care sugereaz≤ c≤ alte metode ar putea fi mai eficiente.
) odaklanmaktadır.), nonostante sia stato dimostrato che altri metodi possono essere più efficaci.
) odaklanmaktadır.), ondanks aanwijzingen dat andere methoden effectiever zijn.
) odaklanmaktadır.), selv om der er meget, der tyder på, at andre metoder kan være mere effektive.
) odaklanmaktadır.), trots att det finns tecken som tyder på att andra metoder kan vara effektivare.
Öğrenciler, o kalan tek alanın içerisinde de gün geçtikçe daha dar bir noktaya odaklanmak zorunda kalmaktadır.A wewnątrz tego jednego - ciągłe zawężanie pola skupienia.
Öğrenciler, o kalan tek alanın içerisinde de gün geçtikçe daha dar bir noktaya odaklanmak zorunda kalmaktadır.E, all'interno di quell'uno, restringere continuamente il campo.
Öğrenciler, o kalan tek alanın içerisinde de gün geçtikçe daha dar bir noktaya odaklanmak zorunda kalmaktadır.Et à l'intérieur de celui-ci, de constamment réduire le champ de vision.
Öğrenciler, o kalan tek alanın içerisinde de gün geçtikçe daha dar bir noktaya odaklanmak zorunda kalmaktadır.그 하나 안에서도 지속적으로 폭을 좁힙니다.
Öğrenciler, o kalan tek alanın içerisinde de gün geçtikçe daha dar bir noktaya odaklanmak zorunda kalmaktadır.Und innerhalb dieses einen den Fokus immer weiter zu verengen.
Öğrenciler, o kalan tek alanın içerisinde de gün geçtikçe daha dar bir noktaya odaklanmak zorunda kalmaktadır.Và trong mối quan tâm đó, dần dần thu hẹp tiêu điểm.
Öğrenciler, o kalan tek alanın içerisinde de gün geçtikçe daha dar bir noktaya odaklanmak zorunda kalmaktadır.Y dentro de ese interés, continuar reduciendo el enfoque.
Öğrenciler, o kalan tek alanın içerisinde de gün geçtikçe daha dar bir noktaya odaklanmak zorunda kalmaktadır.А вътре в него, постоянно да стеснява фокуса.
Öğrenciler, o kalan tek alanın içerisinde de gün geçtikçe daha dar bir noktaya odaklanmak zorunda kalmaktadır.ובתחום יחיד זה, להמשיך ולצמצם את המיקוד,
Öğrenciler, o kalan tek alanın içerisinde de gün geçtikçe daha dar bir noktaya odaklanmak zorunda kalmaktadır.وضمن ذلك الواحد، بمواصلة تضييق التركيز.
Öğrenciler, o kalan tek alanın içerisinde de gün geçtikçe daha dar bir noktaya odaklanmak zorunda kalmaktadır.より少ない事に関して より多くを学んでいます
O küçük yeme, net bir şekilde odaklanmak zorunda.매우 국소적이고 분명하게 그 작은 씨앗에 집중해야한다.
O küçük yeme, net bir şekilde odaklanmak zorunda.יש להתמקד צר מאוד בבירור כי זרע קטן
O küçük yeme, net bir şekilde odaklanmak zorunda.عليه أن يركز بدقة على تلك البذرة الصغيرة
O küçük yeme, net bir şekilde odaklanmak zorunda.鮮明かつ近視眼的に焦点を当てなければならない。
Olasılıklar bu kadar çokken,tek işe odaklanmak hakkında konuşmanın ne kadar tuhaf olduğunun farkındayımIk weet dat het vrij bizar is om te spreken over mono als het aantal mogelijkheden zo groot is.
Olasılıklar bu kadar çokken,tek işe odaklanmak hakkında konuşmanın ne kadar tuhaf olduğunun farkındayım모노라는 말 자체가 꽤 이상하게 들릴지도 모릅니다. 수많은 가능성이 열려있는 지금 말이죠.
Olasılıklar bu kadar çokken,tek işe odaklanmak hakkında konuşmanın ne kadar tuhaf olduğunun farkındayımWiem, że to dziwne mówić o jednym gdy możliwości jest tak wiele.
Olasılıklar bu kadar çokken,tek işe odaklanmak hakkında konuşmanın ne kadar tuhaf olduğunun farkındayımЯ знаю, що можу звучати досить дивно, говорячи про моно- коли наші можливості настільки широкі.
Olasılıklar bu kadar çokken,tek işe odaklanmak hakkında konuşmanın ne kadar tuhaf olduğunun farkındayımאני יודע שאולי נשמע מוזר למדי לדבר על "מונו", כשמספר האפשרויות הוא כל-כך עצום, -"כ-950,000 יישומונים זמינים"-
Olasılıklar bu kadar çokken,tek işe odaklanmak hakkında konuşmanın ne kadar tuhaf olduğunun farkındayımأعرف أنه قد يبدو غريباً أن تتحدث عن الأحادية عندما تكون أرقام الإحتمالات كبيرة جداً.
Olasılıklar bu kadar çokken,tek işe odaklanmak hakkında konuşmanın ne kadar tuhaf olduğunun farkındayımモノタスクの推奨が奇妙に 映ることは分かっています しかし あえて言います 1つのものごとに集中するという
Posta için harikulade, mesaja odaklanmak istiyorsunuz, yapabilirsiniz.Fenomenal para el correo electrónico, si se quiere centrar en un mensaje, lo puede hacer.
Sadece iki tanesine odaklanmak istiyorum.Hodlám se zaměřit na dva z nich.
Sadece iki tanesine odaklanmak istiyorum.Ho intenzione di concentrarmi solo su due.
Sadece iki tanesine odaklanmak istiyorum.Ich lege den Fokus auf folgende zwei.
Sadece iki tanesine odaklanmak istiyorum.Ik focus me op twee.
Sadece iki tanesine odaklanmak istiyorum.Il y a de nombreux problèmes liés à cette question.
Sadece iki tanesine odaklanmak istiyorum.저는 두가지에 초점을 맞추어 설명하겠습니다.
Sadece iki tanesine odaklanmak istiyorum.Mă voi concentra asupra a două.
Sadece iki tanesine odaklanmak istiyorum.Skupię się na dwóch.
Sadece iki tanesine odaklanmak istiyorum.Tôi sẽ tập trung vào 2 điều.
Sadece iki tanesine odaklanmak istiyorum.Θα εστιάσω μόνο σε δύο.
Sadece iki tanesine odaklanmak istiyorum.Я сосредоточусь только на двух из них.
Sadece iki tanesine odaklanmak istiyorum.אתמקד רק בשתיים מהן.
Sadece iki tanesine odaklanmak istiyorum.سأركز على اثنان
Sadece iki tanesine odaklanmak istiyorum.まず1つ目は 運営費が目的には関係なくて
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod