Ana içeriğe geç
Sözlük

odaklanmak ile cümle

odaklanmak kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
Çünkü trafik olduğunu, ve ben açılış partisinde bir çok odaklanmak istiyorum.זה בגלל התנועה, ואני רוצה להתמקד הרבה על מסיבת הפתיחה.
Çünkü trafik olduğunu, ve ben açılış partisinde bir çok odaklanmak istiyorum.وبسبب حركة المرور، و وأود أن تركز على كثيرا على حفل الافتتاح.
Çünkü trafik olduğunu, ve ben açılış partisinde bir çok odaklanmak istiyorum.と私はオープニングパーティーでたくさんの を集中したいと思います。 はい。ありがとう。 _人さようなら。
Gerçekten odaklanmak istediğim bu.C'est ce sur quoi je veux vraiment mettre l'accent .
Gerçekten odaklanmak istediğim bu.Daar wil ik me echt op richten.
Gerçekten odaklanmak istediğim bu.Darauf möchte ich mich wirklich konzentrieren.
Gerçekten odaklanmak istediğim bu.Det er det jeg i virkeligheden vil fokusere på.
Gerçekten odaklanmak istediğim bu.Đó là điều mà tôi thực sự muốn tập trung vào.
Gerçekten odaklanmak istediğim bu.É nisso que me quero concentrar.
Gerçekten odaklanmak istediğim bu.È proprio questo ciò di cui vi voglio parlare.
Gerçekten odaklanmak istediğim bu.Eso es en lo que me quiero enfocar hoy.
Gerçekten odaklanmak istediğim bu.Itulah yang saya ingin fokuskan.
Gerçekten odaklanmak istediğim bu.그것이 우리가 초점을 두어야 할 부분입니다.
Gerçekten odaklanmak istediğim bu.Pe acest lucru doresc să mă concentrez.
Gerçekten odaklanmak istediğim bu.Pontosan erre szeretnék összpontosítani.
Gerçekten odaklanmak istediğim bu.Zaraz wyjaśnię.
Gerçekten odaklanmak istediğim bu.Это то, на чем я хочу сосредоточиться.
Gerçekten odaklanmak istediğim bu.בזה אני באמת רוצה להתמקד.
Gerçekten odaklanmak istediğim bu.ذلك ما أريد فعلا التركيز عليه.
Gerçekten odaklanmak istediğim bu.我々は
Geri kalan ülkeler halen yalnızca uyuşturucu kullananların çocuklarına odaklanmaktadır.Celelalte †≤ri au înc≤ în aten†ie numai copiii consumatorilor de droguri.
Geri kalan ülkeler halen yalnızca uyuşturucu kullananların çocuklarına odaklanmaktadır.De overige landen richten hun aandacht nog steeds uitsluitend op de kinderen van drugsgebruikers.
Geri kalan ülkeler halen yalnızca uyuşturucu kullananların çocuklarına odaklanmaktadır.De resterende lande fokuserer stadig udelukkende på børn af stofbrugere.
Geri kalan ülkeler halen yalnızca uyuşturucu kullananların çocuklarına odaklanmaktadır.Die übrigen Länder konzentrieren sich noch immer ausschließlich auf die Kinder von Drogenkonsumenten.
Geri kalan ülkeler halen yalnızca uyuşturucu kullananların çocuklarına odaklanmaktadır.Gli altri paesi tendono a destinare gli interventi esclusivamente ai figli di tossicodipendenti.
Geri kalan ülkeler halen yalnızca uyuşturucu kullananların çocuklarına odaklanmaktadır.I övriga länder inriktar man sig uteslutande på barn till narkotikamissbrukare.
Geri kalan ülkeler halen yalnızca uyuşturucu kullananların çocuklarına odaklanmaktadır.Los demás todavía se limitan a los hijos de consumidores de droga.
Geri kalan ülkeler halen yalnızca uyuşturucu kullananların çocuklarına odaklanmaktadır.Muualla pääpaino on edelleen huumeidenkäyttäjien lapsissa.
Geri kalan ülkeler halen yalnızca uyuşturucu kullananların çocuklarına odaklanmaktadır.Os restantes países continuam a centrar-se apenas nos filhos de toxicodependentes.
Geri kalan ülkeler halen yalnızca uyuşturucu kullananların çocuklarına odaklanmaktadır.Ostatné krajiny sa stále zameriavajú výlučne na deti užívateľov drog.
Geri kalan ülkeler halen yalnızca uyuşturucu kullananların çocuklarına odaklanmaktadır.Ostatní země se nadále zaměřují výhradně na děti uživatelů drog.
Geri kalan ülkeler halen yalnızca uyuşturucu kullananların çocuklarına odaklanmaktadır.Οι υpiόλοιpiες χώρες εξακολουθούν να εpiικεντρώνουν την piροσοχή τους στα piαιδιά τοξικοµανών.
Geri kalan ülkeler halen yalnızca uyuşturucu kullananların çocuklarına odaklanmaktadır.Останалите все още запазват фокуса си единствено върху децата на употребяващите наркотици.
Getirilecek gerekli şeyler ve onlara dikkatli bir şekilde odaklanmak için stratejik yatırımlar olmadı.필요한 것들이 일어나게 하고 세심하게 접근하는 전략적인 투자같은 것은 없었죠.
Getirilecek gerekli şeyler ve onlara dikkatli bir şekilde odaklanmak için stratejik yatırımlar olmadı.Но не было долгосрочных инвестиций чтобы создать всё необходимое и направить в нужное русло.
Getirilecek gerekli şeyler ve onlara dikkatli bir şekilde odaklanmak için stratejik yatırımlar olmadı.אבל לא היתה השקעה אסטרטגית כדי להביא את כל מה שצריך ולמקד אותם בדרך זהירה
Getirilecek gerekli şeyler ve onlara dikkatli bir şekilde odaklanmak için stratejik yatırımlar olmadı.ولكن لا يوجد استثمار استراتيجي لوضع كل الأشياء الضرورية معًا ليتم التركيز عليها بكل حرص.
Getirilecek gerekli şeyler ve onlara dikkatli bir şekilde odaklanmak için stratejik yatırımlar olmadı.必要なものを集める戦略的な投資ではないのです 少しずるいやり方かもしれませんが
Hatırlayın, sizin gibi, yerleşik çoğu isim de yenilikçiliğe odaklanmaktadır.I pamiętaj, że jeśli skupiasz się na innowacjach, większość beneficjentów skupia się na tym samym.
Hatırlayın, sizin gibi, yerleşik çoğu isim de yenilikçiliğe odaklanmaktadır.또한 여러분만 혁신에 주력하는 게 아니라 대다수의 기업 역시 혁신에 주력한다는 것을 명심하세요
Hatırlayın, sizin gibi, yerleşik çoğu isim de yenilikçiliğe odaklanmaktadır.Y recuerden, al igual que ustedes se centran en la innovación, la mayoría de empresas ya establecidas también.
Hatırlayın, sizin gibi, yerleşik çoğu isim de yenilikçiliğe odaklanmaktadır.І пам'ятайте, як тільки Ви зосереджуєтесь на інноваціях, більшість учасників ринку орієнтуються на іновації.
Hatırlayın, sizin gibi, yerleşik çoğu isim de yenilikçiliğe odaklanmaktadır.وتذكر، مثلما أنك تركز على الابتكار، فإن معظم شاغلي السوق كذلك.
Hatırlayın, sizin gibi, yerleşik çoğu isim de yenilikçiliğe odaklanmaktadır.多くの既存企業もイノベーションに着目しています ですから既存市場に参入する前に
İlk önce odaklanmak istediğim şey rakip ürünün fiyatı. .A tak první z nich, na kterou se zaměříme: První je cena konkurenčních statků.
İlk önce odaklanmak istediğim şey rakip ürünün fiyatı. .우선 이것부터 보죠. 경쟁사의 가격부터 살펴보죠.
İlk önce odaklanmak istediğim şey rakip ürünün fiyatı. .La prima cosa su cui voglio concentrarmi è il prezzo dei prodotti sostituti.
İlk önce odaklanmak istediğim şey rakip ürünün fiyatı. .Pierwszy czynnik, którym się zajmę, to cena produktów konkurencyjnych.
İlk önce odaklanmak istediğim şey rakip ürünün fiyatı. .Vấn đề đầu tiên mà tôi muốn nói tới đầu tiên là giá của sản phẩm cạnh tranh
İlk önce odaklanmak istediğim şey rakip ürünün fiyatı. .Y así el primero de estos que me centraré en: el primero es el precio de los productos de la competencia.
İlk önce odaklanmak istediğim şey rakip ürünün fiyatı. .И первое на чем я сфокусируюсь: первое - это цена на конкурирующий продукт.
İlk önce odaklanmak istediğim şey rakip ürünün fiyatı. .І, отже, перше що ми розглянемо - це ціна продуктів конкурентів.
İlk önce odaklanmak istediğim şey rakip ürünün fiyatı. .Първото нещо, на което ще се фокусирам е: първото е цената на конкуретни продукти.
İlk önce odaklanmak istediğim şey rakip ürünün fiyatı. .競合製品の価格です。 競合製品の価格です。
İşlevselliğe odaklanmak yerine, estetik ön plana çıkarılarak müşteri çekmeye çalışıyorlar.Au lieu de se focaliser sur l'utilité on donne plus d'importance à l'esthétique pour attirer les clients
Kendimiz ve başkalarına odaklanmaktaki fark çok küçük olabilir.A ta różnica między skupieniem na sobie a na kimś innym może być bardzo subtelna.
Kendimiz ve başkalarına odaklanmaktaki fark çok küçük olabilir.A tento rozdíl mezi pozorností věnovanou sobě a ostatním může být velmi malá.
Kendimiz ve başkalarına odaklanmaktaki fark çok küçük olabilir.Dan perbedaan antara fokus diri sendiri dan fokus orang lain ini bisa jadi sangat tipis.
Kendimiz ve başkalarına odaklanmaktaki fark çok küçük olabilir.Dit verschil van aandacht voor jezelf en de ander, is soms heel subtiel.
Kendimiz ve başkalarına odaklanmaktaki fark çok küçük olabilir.E esta diferença entre a atenção em nós mesmos e no outro pode ser muito subtil.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod