Kendi fikirlerimize odaklanmalıyız.אנחנו צריכים להתמקד ברעיונות שלנו.
Kendi fikirlerimize odaklanmalıyız.حيث علينا ان نفكر بافكارنا نحن
Kendi fikirlerimize odaklanmalıyız.それが自分独自のもので
Kendime, pozitif olana odaklanmamın gerçekten bir yolunu bulmam gerektiğini söyledim.Azt mondtam magamnak, nagy szükségem van valamire, ami segít a pozitívra összpontosítani valahogy.
Kendime, pozitif olana odaklanmamın gerçekten bir yolunu bulmam gerektiğini söyledim.Disse para mim mesmo que precisava de uma forma de me concentrar em coisas positivas, de alguma forma.
Kendime, pozitif olana odaklanmamın gerçekten bir yolunu bulmam gerektiğini söyledim.Ik zei tegen mezelf dat ik echt een manier moest vinden om mijn gedachten te focussen op iets positiefs.
Kendime, pozitif olana odaklanmamın gerçekten bir yolunu bulmam gerektiğini söyledim.Jag sa mig själv att jag behövde hitta ett sätt att fokusera på det positiva på något vis.
Kendime, pozitif olana odaklanmamın gerçekten bir yolunu bulmam gerektiğini söyledim.저는 스스로에게 어떻게든 긍정적인 것에 초점을 말출 방법이 필요하다고 말했습니다.
Kendime, pozitif olana odaklanmamın gerçekten bir yolunu bulmam gerektiğini söyledim.Povedal som si, že potrebujem nájsť spôsob, ako sa sústrediť na niečo pozitívne.
Kendime, pozitif olana odaklanmamın gerçekten bir yolunu bulmam gerektiğini söyledim.Řekl jsem si ale, že skutečně potřebuju způsob, jak se zaměřit na něco pozitivního.
Kendime, pozitif olana odaklanmamın gerçekten bir yolunu bulmam gerektiğini söyledim.Tôi nhủ với bản thân rằng tôi thực sự cần một con đường để tập trung vào những thứ tích cực.
Kendime, pozitif olana odaklanmamın gerçekten bir yolunu bulmam gerektiğini söyledim.אמרתי לעצמי שאני ממש חייב דרך להתמקד על החיובי איך שהוא.
Kendime, pozitif olana odaklanmamın gerçekten bir yolunu bulmam gerektiğini söyledim.وقلت لنفسي .. انا احتاج طريقة ما لكي اركز على الايجابيات من حولي
Kendime, pozitif olana odaklanmamın gerçekten bir yolunu bulmam gerektiğini söyledim.見つけなくては駄目だと自分に言い聞かせました そこである晩仕事から帰ってきて
Kendimiz ve başkalarına odaklanmaktaki fark çok küçük olabilir.A ta różnica między skupieniem na sobie a na kimś innym może być bardzo subtelna.
Kendimiz ve başkalarına odaklanmaktaki fark çok küçük olabilir.A tento rozdíl mezi pozorností věnovanou sobě a ostatním může být velmi malá.
Kendimiz ve başkalarına odaklanmaktaki fark çok küçük olabilir.Dan perbedaan antara fokus diri sendiri dan fokus orang lain ini bisa jadi sangat tipis.
Kendimiz ve başkalarına odaklanmaktaki fark çok küçük olabilir.Dit verschil van aandacht voor jezelf en de ander, is soms heel subtiel.
Kendimiz ve başkalarına odaklanmaktaki fark çok küçük olabilir.E esta diferença entre a atenção em nós mesmos e no outro pode ser muito subtil.
Kendimiz ve başkalarına odaklanmaktaki fark çok küçük olabilir.És a különbség a közt, hogy a figyelmünket magunkra ill. valaki másra irányítsuk valóban nagyon apró lehet.
Kendimiz ve başkalarına odaklanmaktaki fark çok küçük olabilir.Et la différence entre l'attention portée sur soi-même et sur l'autre peut être très subtile.
Kendimiz ve başkalarına odaklanmaktaki fark çok küçük olabilir.자신에게 초점을 맞추느냐와 다른 사람에게 초점을 맞추느냐에는 매우 미묘한 차이가 있습니다.
Kendimiz ve başkalarına odaklanmaktaki fark çok küçük olabilir.Och den här skillnaden i fokus mellan oss själva och andra kan vara väldigt hårfin.
Kendimiz ve başkalarına odaklanmaktaki fark çok küçük olabilir.Og forskellen mellem selvet og den andens fokus kan være hårfin.
Kendimiz ve başkalarına odaklanmaktaki fark çok küçük olabilir.Si diferenta dintre atentia concentrata pe noi si pe ceilalti poate fi foarte fina.
Kendimiz ve başkalarına odaklanmaktaki fark çok küçük olabilir.Sự khác biệt giữa tập trung cho bản thân và người khác thì lại rất mập mờ.
Kendimiz ve başkalarına odaklanmaktaki fark çok küçük olabilir.Und der Unterschied zwischen Fokus auf das Selbst oder auf andere kann sehr subtil sein.
Kendimiz ve başkalarına odaklanmaktaki fark çok küçük olabilir.Y esta diferencia entre centrarse en uno mismo o en el otro puede ser muy sutil.
Kendimiz ve başkalarına odaklanmaktaki fark çok küçük olabilir.А різниця в увазі до себе і до інших може бути ледве помітною.
Kendimiz ve başkalarına odaklanmaktaki fark çok küçük olabilir.И разница между нахождением в себе и в других может быть очень тонка.
Kendimiz ve başkalarına odaklanmaktaki fark çok küçük olabilir.И тази разлика между фокуса върху самия себе си и другия може да бъде много неуловима.
Kendimiz ve başkalarına odaklanmaktaki fark çok küçük olabilir.איננו באמת שמים לב לזולתנו.
Kendimiz ve başkalarına odaklanmaktaki fark çok küçük olabilir.وهذا الفرق بين الذات والآخرين يمكن أن يكون ضئيلًا ولكن بالغ الأهمية.
Kendimiz ve başkalarına odaklanmaktaki fark çok küçük olabilir.とても微妙なものです 私は先日 税金の申告手続きをしていて
Kimseye odaklanmayabilir.Det kan fokuseras på ingen.
Kimseye odaklanmayabilir.Es muss auf Niemanden fokussiert sein.
Kimseye odaklanmayabilir.Het kan op niemand gericht zijn.
Kimseye odaklanmayabilir.Il peut même ne pas se porter sur une personne en particulier.
Kimseye odaklanmayabilir.그 아무도에게 집중될 수 없습니다.
Kimseye odaklanmayabilir.Lahko se osredotočite na neznanca.
Kimseye odaklanmayabilir.Não tem de ser focado em alguém.
Kimseye odaklanmayabilir.Nemusí být zaměřená na nikoho.
Kimseye odaklanmayabilir.Nemusí to byť zamerané na nikoho.
Kimseye odaklanmayabilir.Nie skupiasz się na nikim.
Kimseye odaklanmayabilir.Nó có thể không tập trung vào ai cả.
Kimseye odaklanmayabilir.Poate să se concentreze pe oricine.
Kimseye odaklanmayabilir.Puede enfocarse en nadie.
Kimseye odaklanmayabilir.Μπορεί να μην είναι εστιασμένο σε κανέναν.
Kimseye odaklanmayabilir.Він може бути не сконцентрований ні на кому конкретному.
Kimseye odaklanmayabilir.И это необязательно относится к кому-то.
Kimseye odaklanmayabilir.זה לא חייב להתמקד במישהו
Kimseye odaklanmayabilir.فإنك في هذه الحالة لا تركز على أحد
Kimseye odaklanmayabilir.また恋愛が進化したのは交配のためのエネルギーをたった1人の相手に
Kimseye odaklanmayabilir.注意力唔使特別用喺任何人身上
Korku gerçekten berbattır çünkü yaptığınız işe odaklanmadığınızı gösterir.Angst is ellendig, want het betekent dat je je niet concentreert op wat je doet.
Korku gerçekten berbattır çünkü yaptığınız işe odaklanmadığınızı gösterir.Angst ist echt Mist, weil es bedeutet, dass man nicht auf das konzentriert ist, was man macht.
Korku gerçekten berbattır çünkü yaptığınız işe odaklanmadığınızı gösterir.Ketakutan adalah hal buruk karena artinya Anda tidak fokus pada apa yang Anda lakukan
Korku gerçekten berbattır çünkü yaptığınız işe odaklanmadığınızı gösterir.두려움은 좋지 않은 것입니다. 왜냐하면 두려움이란 우리가 하고 있는 일에 집중하지 못하고
Korku gerçekten berbattır çünkü yaptığınız işe odaklanmadığınızı gösterir.La peur c'est vraiment nul parce que ça signifie que vous ne vous concentrez pas sur ce que vous faites.
Korku gerçekten berbattır çünkü yaptığınız işe odaklanmadığınızı gösterir.Nu e bine sa iti fie frica, pentru ca nu te mai concentrezi pe ceea ce faci.