Ana içeriğe geç
Sözlük

odaklanma ile cümle

odaklanma kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
Korku gerçekten berbattır çünkü yaptığınız işe odaklanmadığınızı gösterir.O medo é terrível porque significa que não nos estamos a concentrar no que estamos a fazer.
Korku gerçekten berbattır çünkü yaptığınız işe odaklanmadığınızı gösterir.Strach dokáže byť fakt otrava, pretože sa nesústredíte na to, čo robíte.
Korku gerçekten berbattır çünkü yaptığınız işe odaklanmadığınızı gösterir.Strach dokáže být fakt otrava, protože se nestoustředíte na to, co děláte.
Korku gerçekten berbattır çünkü yaptığınız işe odaklanmadığınızı gösterir.Strach jest na prawdę do niczego, bo sprawia, że nie koncentrujesz się na tym co robisz.
Korku gerçekten berbattır çünkü yaptığınız işe odaklanmadığınızı gösterir.Strah je res beden, ker pomeni, da se ne osredotočate na trenutek.
Korku gerçekten berbattır çünkü yaptığınız işe odaklanmadığınızı gösterir.Sự sợ hãi thì thật là tồi tệ vì điều đó có nghĩa là bạn không tập trung vào những gì bạn đang làm.
Korku gerçekten berbattır çünkü yaptığınız işe odaklanmadığınızı gösterir.Ο φόβος είναι πραγματικά χάλια γιατί αυτό που προκαλεί είναι να μην επικεντρώνεσαι σε αυτά που κάνεις.
Korku gerçekten berbattır çünkü yaptığınız işe odaklanmadığınızı gösterir.Страх действительно отвратителен, потому что он не даёт сосредоточиться на том, что вы делаете.
Korku gerçekten berbattır çünkü yaptığınız işe odaklanmadığınızı gösterir.Страх дуже дратує, тому що він не дає зосередитися на тому, що ви робите.
Korku gerçekten berbattır çünkü yaptığınız işe odaklanmadığınızı gösterir.Страхът е наистина нещо гадно, защото означава, че вие не се съсредоточавате върху това, което правите.
Korku gerçekten berbattır çünkü yaptığınız işe odaklanmadığınızı gösterir.כשאתם מפחדים אתם בצרה. כי אתם לא מתמקדים במה שאתם עושים
Korku gerçekten berbattır çünkü yaptığınız işe odaklanmadığınızı gösterir.الخوف حقيقةً مشكلة لانه يعني أنك غير مركّز فيما تفعله.
Korku gerçekten berbattır çünkü yaptığınız işe odaklanmadığınızı gösterir.集中していないのでよくありません どちらかというと失敗した時のことを
Mimarlar ve tasarımcılar özellikle bunların üzerine odaklanma eğilimindedirler.Architectes et designers ont tendance à se focaliser uniquement sur ça.
Mimarlar ve tasarımcılar özellikle bunların üzerine odaklanma eğilimindedirler.Architekci i projektanci skupiają się zazwyczaj wyłącznie na oczach.
Mimarlar ve tasarımcılar özellikle bunların üzerine odaklanma eğilimindedirler.Architekten und Designer neigen dazu, sich nur auf diese zu fokussieren.
Mimarlar ve tasarımcılar özellikle bunların üzerine odaklanma eğilimindedirler.Architekti a designéři mají tendenci se zaměřovat výhradně na ně.
Mimarlar ve tasarımcılar özellikle bunların üzerine odaklanma eğilimindedirler.Architekti a dizajnéri sa zvyknú primárne zameriavať na toto.
Mimarlar ve tasarımcılar özellikle bunların üzerine odaklanma eğilimindedirler.Architetti e designer tendono a concentrarsi esclusivamente su questi.
Mimarlar ve tasarımcılar özellikle bunların üzerine odaklanma eğilimindedirler.Arhitecții și designerii tind să se concentreze exclusiv pe ochi.
Mimarlar ve tasarımcılar özellikle bunların üzerine odaklanma eğilimindedirler.Arkitekter och designers har en benägenhet att fokusera enbart på de här.
Mimarlar ve tasarımcılar özellikle bunların üzerine odaklanma eğilimindedirler.Arkitekter og designere har tendens til at fokusere udelukkende på disse.
Mimarlar ve tasarımcılar özellikle bunların üzerine odaklanma eğilimindedirler.Arquitetos e <i>designers</i> tendem a concentrar-se exclusivamente nestes.
Mimarlar ve tasarımcılar özellikle bunların üzerine odaklanma eğilimindedirler.Arsitek dan para perancang cenderung hanya berfokus pada hal-hal ini.
Mimarlar ve tasarımcılar özellikle bunların üzerine odaklanma eğilimindedirler.Éptítészmérnökök és tervezők hajlamosak arra, hogy kizárólag ezekre fókuszáljanak.
Mimarlar ve tasarımcılar özellikle bunların üzerine odaklanma eğilimindedirler.건축가와 디자이너들은 특별히 이런 것들에 집중하고 있습니다.
Mimarlar ve tasarımcılar özellikle bunların üzerine odaklanma eğilimindedirler.Los arquitectos y los diseñadores tienden a centrarse exclusivamente en estos.
Mimarlar ve tasarımcılar özellikle bunların üzerine odaklanma eğilimindedirler.Οι αρχιτέκτονες και οι σχεδιαστές επικεντρώνονται αποκλειστικά σε αυτά.
Mimarlar ve tasarımcılar özellikle bunların üzerine odaklanma eğilimindedirler.Архитектите и проектантите се фокусират върху това.
Mimarlar ve tasarımcılar özellikle bunların üzerine odaklanma eğilimindedirler.Архітектори і дизайнери звикли брати до уваги виключно очі.
Mimarlar ve tasarımcılar özellikle bunların üzerine odaklanma eğilimindedirler.ארכיטקטים ומעצבים נוטים להתמקד רק באלה.
Mimarlar ve tasarımcılar özellikle bunların üzerine odaklanma eğilimindedirler.المعماريون والمصممون يميلون إلى التركيز حصريا على هذه.
Mimarlar ve tasarımcılar özellikle bunların üzerine odaklanma eğilimindedirler.見た目を重視してしまう傾向にあります 視覚による視覚のための 設計をするからです
MIT öğrencilerine birkaç oyun verdiler. Yaratıcılık, motor beceriler ve odaklanma gerektiren oyunlar.Dali studentom zestaw gier, które wymagały kreatywności, umiejętności motorycznych i koncentracji.
Moratoryum iyi ama bizim petrolün moleküllerine odaklanmamız gerekiyor.A moratóriumok jók, de hangsúlyt az olaj molekuláira kell helyeznünk.
Moratoryum iyi ama bizim petrolün moleküllerine odaklanmamız gerekiyor.De moratoriums zijn prima, maar we moeten ons richten op de moleculen in de olie.
Moratoryum iyi ama bizim petrolün moleküllerine odaklanmamız gerekiyor.Die Moratorien sind gut, aber wir müssen uns auf die Moleküle des Öls konzentrieren.
Moratoryum iyi ama bizim petrolün moleküllerine odaklanmamız gerekiyor.지불유예는 괜찮습니다. 하지만 우리는 기름의 분자에 대해서 집중해야 합니다.
Moratoryum iyi ama bizim petrolün moleküllerine odaklanmamız gerekiyor.Las moratorias están bien, pero necesitamos enfocarnos en las moléculas de petróleo.
Moratoryum iyi ama bizim petrolün moleküllerine odaklanmamız gerekiyor.Le moratorie vanno bene, ma bisogna che ci concentriamo sulle molecole del petrolio.
Moratoryum iyi ama bizim petrolün moleküllerine odaklanmamız gerekiyor.Lệnh cấm thì cũng không có vấn đề gì, nhưng chúng ta cần tập trung vào những phân tử dầu.
Moratoryum iyi ama bizim petrolün moleküllerine odaklanmamız gerekiyor.Les moratoires sont bien, mais nous devons vraiment nous concentrer sur les molécules de pétrole.
Moratoryum iyi ama bizim petrolün moleküllerine odaklanmamız gerekiyor.Moratoriile sunt bune, dar trebuie să ne concentrăm pe moleculele petrolului.
Moratoryum iyi ama bizim petrolün moleküllerine odaklanmamız gerekiyor.Pauser er fine, men vi bliver nødt til at fokusere på oliens molekyler.
Moratoryum iyi ama bizim petrolün moleküllerine odaklanmamız gerekiyor.Zakazy wierceń są dobre, ale musimy się skupić na molekułach, na ropie.
Moratoryum iyi ama bizim petrolün moleküllerine odaklanmamız gerekiyor.Τα μορατόριουμ είναι μια χαρά, πρέπει όμως να επικεντρωθούμε στα μόρια του πετρελαίου.
Moratoryum iyi ama bizim petrolün moleküllerine odaklanmamız gerekiyor.Забраните са добри, но трябва да се съсредоточим върху молекулите на нефта.
Moratoryum iyi ama bizim petrolün moleküllerine odaklanmamız gerekiyor.Моратории - это прекрасно, но мы должны сфокусироваться на молекулах нефти.
Moratoryum iyi ama bizim petrolün moleküllerine odaklanmamız gerekiyor.האיסורים הזמניים הם בסדר גמור כשלעצמם, אבל עלינו להתרכז במולקולות של הנפט.
Moratoryum iyi ama bizim petrolün moleküllerine odaklanmamız gerekiyor.التوقف جيد ، لكن يجب أن نظل مركزين على التوقف الاختياري للوقود
Moratoryum iyi ama bizim petrolün moleküllerine odaklanmamız gerekiyor.石油の分子に注目する必要があります そしてもう一つ必要なことは
Muhtemelen, insanların size şimdiye odaklanmanızı önerdiklerinizi duydunuz.Bizonyára hallottak embereket, akik azt javasolják önöknek, hogy koncentráljanak a jelenre.
Muhtemelen, insanların size şimdiye odaklanmanızı önerdiklerinizi duydunuz.Có thể, bạn đã từng nghe mọi người khuyên bạn nên tập trung vào hiện tại.
Muhtemelen, insanların size şimdiye odaklanmanızı önerdiklerinizi duydunuz.Das haben Sie sicher schon hundertmal gehört.
Muhtemelen, insanların size şimdiye odaklanmanızı önerdiklerinizi duydunuz.Du har säkert hört människor föreslå att man ska vara fokuserad på nuet.
Muhtemelen, insanların size şimdiye odaklanmanızı önerdiklerinizi duydunuz.Je hebt waarschijnlijk mensen horen zeggen dat je in het moment moet leven.
Muhtemelen, insanların size şimdiye odaklanmanızı önerdiklerinizi duydunuz.여러분은 아마 사람들로부터
Muhtemelen, insanların size şimdiye odaklanmanızı önerdiklerinizi duydunuz.Nejspíš jste zaslechli některé lidi navrhovat, že byste měli svou pozornost zaměřit na přítomnost.
Muhtemelen, insanların size şimdiye odaklanmanızı önerdiklerinizi duydunuz.Poate ați auzit oameni sugerând că e bine să stai concentrat pe momentul prezent:
Muhtemelen, insanların size şimdiye odaklanmanızı önerdiklerinizi duydunuz.Pravdepodobne vám už niekto povedal, aby by ste sa sústredili na prítomnosť.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod