Ana içeriğe geç
Sözlük

odaklan ile cümle

odaklan kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Çünkü en zor görevlere odaklanıyorlar ve enerjilerini paketler halinde harcıyorlar.Đó là bởi vì họ dành nhiều thời gian tập trung nhiệm vụ khó nhất và tập trung năng lượng vào công việc.
Çünkü en zor görevlere odaklanıyorlar ve enerjilerini paketler halinde harcıyorlar.أصعب مهمة وتركيز كامل طاقاتهم على ذلك. بدلا من تخفيف
Çünkü en zor görevlere odaklanıyorlar ve enerjilerini paketler halinde harcıyorlar.丸々一日の努力を低下させない代わりに 休憩をはさみ 集中して仕事をする時間を
Çünkü ikiniz de Hakikat'e olan aynı sevgiye odaklanmış olacaksınız.Denn ihr seid beide auf die selbe Liebe für Wahrheit konzentriert.
Çünkü ikiniz de Hakikat'e olan aynı sevgiye odaklanmış olacaksınız.Mert mindketten ugyanarra fókuszáltok, az Igazság iránti szeretetre.
Çünkü ikiniz de Hakikat'e olan aynı sevgiye odaklanmış olacaksınız.Omdat u beide binnen de dezelfde liefde voor waarheid gericht zijn.
Çünkü ikiniz de Hakikat'e olan aynı sevgiye odaklanmış olacaksınız.Parce que vous êtes tous les deux centrés sur ce même amour de la vérité.
Çünkü ikiniz de Hakikat'e olan aynı sevgiye odaklanmış olacaksınız.Pentru că amândoi sunteți imersați în aceeași dragoste pentru Adevăr. Si nu o să vă disipați în exterior.
Çünkü ikiniz de Hakikat'e olan aynı sevgiye odaklanmış olacaksınız. Uzaklaşıyor olmayacaksınız.Porque los dos se concentran en lo mismo, en el amor por la verdad, no tirando hacia fuera
Çünkü ikiniz de Hakikat'e olan aynı sevgiye odaklanmış olacaksınız.Διότι είστε και οι δυο εστιασμένοι μέσα στην ίδια αγάπη για την Αλήθεια.
Çünkü odaklandıkları şey şu an.Deras fokus ligger på nuet.
Çünkü odaklandıkları şey şu an.Karena fokus mereka adalah sekarang.
Çünkü odaklandıkları şey şu an.왜냐하면 그들의 초첨은 지금이기 때문입니다.
Çünkü odaklandıkları şey şu an.Mivel ők a jelenre összpontosítanak.
Çünkü odaklandıkları şey şu an.Perchè il loro focus è su "ciò che è adesso".
Çünkü odaklandıkları şey şu an.Porque su enfoque es en lo que hay en el ahora.
Çünkü odaklandıkları şey şu an.Pretože sa zameriavajú na súčasnosť.
Çünkü odaklandıkları şey şu an.Protože se soustředí na to, co je teď.
Çünkü odaklandıkları şey şu an.Puisque leur concentration ne concerne ce qui advient maintenant.
Çünkü odaklandıkları şey şu an.Sie fokussieren auf das Jetzt.
Çünkü odaklandıkları şey şu an.Επειδή εστιάζονται στο τώρα.
Çünkü odaklandıkları şey şu an.Понеже те са фокусирани върху настоящето.
Çünkü odaklandıkları şey şu an.Так как фокус их внимания — это то, что есть сейчас.
Çünkü odaklandıkları şey şu an.כיוון שהפוקוס שלהם הוא מה שיש עכשיו.
Çünkü odaklandıkları şey şu an.لأن تركيزهم علي الوقت الحالي.
Çünkü odaklandıkları şey şu an.他の人たちにとっては、現在は関係ありません
Çünkü trafik olduğunu, ve ben açılış partisinde bir çok odaklanmak istiyorum.À cause du monde qu'il risque d'y avoir, et je voudrais surtout me concentrer sur la partie d'ouverture.
Çünkü trafik olduğunu, ve ben açılış partisinde bir çok odaklanmak istiyorum.Đó là vì giao thông, và tôi muốn tập trung rất nhiều vào tiệc khai mạc. .
Çünkü trafik olduğunu, ve ben açılış partisinde bir çok odaklanmak istiyorum.É por causa do tráfego, e eu gostaria de focar um muito na festa de abertura.
Çünkü trafik olduğunu, ve ben açılış partisinde bir çok odaklanmak istiyorum.Es debido al tráfico, y me gustaría centrarme un mucho en la fiesta de inauguración.
Çünkü trafik olduğunu, ve ben açılış partisinde bir çok odaklanmak istiyorum.Parce qu'il y aura beaucoup de monde, et j'aimerais pouvoir me concentrer.
Çünkü trafik olduğunu, ve ben açılış partisinde bir çok odaklanmak istiyorum.זה בגלל התנועה, ואני רוצה להתמקד הרבה על מסיבת הפתיחה.
Çünkü trafik olduğunu, ve ben açılış partisinde bir çok odaklanmak istiyorum.وبسبب حركة المرور، و وأود أن تركز على كثيرا على حفل الافتتاح.
Çünkü trafik olduğunu, ve ben açılış partisinde bir çok odaklanmak istiyorum.と私はオープニングパーティーでたくさんの を集中したいと思います。 はい。ありがとう。 _人さようなら。
Daha geniş zincire bağlandığımız yerdeki karbona odaklanıyoruz. .Uhlík, na který se skupiny vážou, označíme v názvu.
Daha geniş zincire bağlandığımız yerdeki karbona odaklanıyoruz. .Мы остановимся на одном углероде в точке присоединения к более широкой цепи.
Daha önce, yeni hücrelerin düzgün bir şekilde gelişmesine yarayan kimyasal tetikleyicilere odaklanıyordu.Precedentemente, si erano concentrati sui segnali chimici,che accendono le cellule a sviluppare correttamente.
Daha önce, yeni hücrelerin düzgün bir şekilde gelişmesine yarayan kimyasal tetikleyicilere odaklanıyordu.Sebelumnya, mereka fokus pada isyarat kimia, yang memicu sel-sel baru untuk bisa berkembang dengan benar.
Daha önce, yeni hücrelerin düzgün bir şekilde gelişmesine yarayan kimyasal tetikleyicilere odaklanıyordu.Zuvor haben sie sich auf chemische Komponenten fixiert, die neues Zellwachstum anregen.
Daha önce, yeni hücrelerin düzgün bir şekilde gelişmesine yarayan kimyasal tetikleyicilere odaklanıyordu.Преди това се фокусираха върху химичните сигнали, които задействат правилното развитие на новите клетки.
- - Daha sonra bu yeşil kısıma odaklandık, yani meskun tbs (teminatlı borç seneti) 'lere. -A potom jsme se trochu zaměřili na tenhle kousek, tento zelený kousek, rezidenční zajištěné dluhové obligace.
Daha sonra bu yeşil kısıma odaklandık, yani meskun tbs (teminatlı borç seneti) 'lere. -この緑の住宅向けCDOです。 そして、それらが何であるか説明しました。
Daha sonra sadece bunla odaklanýn geri kalanlar kendiliđinden hallolacak.Pak se na to jen soustřeďte a zbytek bude fungovat sám.
Daha sonra sadece bunla odaklanýn geri kalanlar kendiliđinden hallolacak.Сконцентруйся на цьому і все інше буде йти саме собою.
David'in çalışma yerine odaklandılar.데이비드의 직장에서 답을 찾았습니다.
David'in çalışma yerine odaklandılar.הם פנו למקום העבודה של דייוויד.
David'in çalışma yerine odaklandılar.قاموا بالتطلع إلى مكان عمل "ديفيد".
David'in çalışma yerine odaklandılar.「アジャイル開発」という 斬新な手法に目をつけたのです
Dedik ki kararlar kaderi şekillendirir, ki burada odaklandığım şey bu.Abbiamo detto che le decisioni danno forma al destino, che è il mio nodo cruciale qui.
Dedik ki kararlar kaderi şekillendirir, ki burada odaklandığım şey bu.Am spus că deciziile ne formează destinul, asta e ţinta mea aici.
Dedik ki kararlar kaderi şekillendirir, ki burada odaklandığım şey bu.Azt már mondtuk, hogy a döntések alakítják a sorsunkat, és én erre összpontosítok.
Dedik ki kararlar kaderi şekillendirir, ki burada odaklandığım şey bu.Beslissingen geven vorm aan je lot.
Dedik ki kararlar kaderi şekillendirir, ki burada odaklandığım şey bu.Chúng ta nói quyết định dẫn dắt số phận.
Dedik ki kararlar kaderi şekillendirir, ki burada odaklandığım şey bu.Hemos dicho que las decisiones forman el destino, que es mi enfoque aquí.
Dedik ki kararlar kaderi şekillendirir, ki burada odaklandığım şey bu.On a dit que les décisions influencent le destin, voila ce qui m'intéresse.
Dedik ki kararlar kaderi şekillendirir, ki burada odaklandığım şey bu.Povedali sme, že rozhodnutia formujú osud, na čo sa teraz sústredím.
Dedik ki kararlar kaderi şekillendirir, ki burada odaklandığım şey bu.Říkali jsme, že rozhodnutí formují osud, na co se nyní soustředím.
Dedik ki kararlar kaderi şekillendirir, ki burada odaklandığım şey bu.Ustaliliśmy, że decyzje kształtują przeznaczenie, na czym się tutaj skupiam.
Dedik ki kararlar kaderi şekillendirir, ki burada odaklandığım şey bu.Казахме, че решенията оформят съдбата.
Dedik ki kararlar kaderi şekillendirir, ki burada odaklandığım şey bu.Ми казали, що рішення визначають долю, на чому я тут фокусюсь.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod