Ana içeriğe geç
Sözlük

odaklan ile cümle

odaklan kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
11
ORT. KELİME
Çıktı görünümüne odaklanFoco na Janela do Resultado
Çıktı görünümüne odaklanFocus dans l' éditeur
Çıktı görünümüne odaklanFokus på outputvisning
Çıktı görünümüne odaklanGe fokus till utmatning
Çıktı görünümüne odaklanKohdista tulosnäkymään
Çıktı görünümüne odaklanPřepnout pohled na výstup
Çıktı görünümüne odaklanUitvoerweergave focussen
Çıktı görünümüne odaklanΕστίαση προβολής εξόδου
Çıktı görünümüne odaklanИзглед "Фокусиране върху резултата"
Çıktı görünümüne odaklanФокус на Перегляді Вивідних повідомлень
Çıktı görünümüne odaklan出力ビューをフォーカス
Çocuklara diğerleriyle nasıl iletişim kuracaklarını göstermeye de odaklanabilirsin.Man kann auch Kindern beibringen, wie man miteinander kommuniziert,
Çocuklara diğerleriyle nasıl iletişim kuracaklarını göstermeye de odaklanabilirsin.つまり問題解決の方法や、反対の意見をどう議論するかだ。
" Çocukların çoğunun bir konuya odaklanmayıp birçok konu üzerinde dolandıklarına dair bir düşüncem var. ""Am impresia că mulți copii sar dintr-un loc în altul și nu se concentrează pe subiect."
" Çocukların çoğunun bir konuya odaklanmayıp birçok konu üzerinde dolandıklarına dair bir düşüncem var. ""Eu tenho a impressão que muitas crianças estão pulando e não se focando num tópico."
" Çocukların çoğunun bir konuya odaklanmayıp birçok konu üzerinde dolandıklarına dair bir düşüncem var. ""Ho la sensazione che molti dei ragazzi stiano saltando intorno ma non si stiano concentrando sull'argomento".
" Çocukların çoğunun bir konuya odaklanmayıp birçok konu üzerinde dolandıklarına dair bir düşüncem var. ""Ich habe das Gefühl das viele Kinder hin und her springen und sich nicht auf ein Thema konzentrieren."
" Çocukların çoğunun bir konuya odaklanmayıp birçok konu üzerinde dolandıklarına dair bir düşüncem var. ""Ik heb de indruk dat vele kinderen van hier naar daar springen en zich niet op één onderwerp concentreren."
" Çocukların çoğunun bir konuya odaklanmayıp birçok konu üzerinde dolandıklarına dair bir düşüncem var. ""Jag har en känsla av att många av barnen hoppa runt och inte fokusera på ett ämne.
" Çocukların çoğunun bir konuya odaklanmayıp birçok konu üzerinde dolandıklarına dair bir düşüncem var. ""Jag har en känsla av att många elever bara hoppar runt och inte fokuserar på ett område i taget."
" Çocukların çoğunun bir konuya odaklanmayıp birçok konu üzerinde dolandıklarına dair bir düşüncem var. ""Jeg har på fornemmelsen, at mange af eleverne hopper rundt uden at fokusere på et emne."
" Çocukların çoğunun bir konuya odaklanmayıp birçok konu üzerinde dolandıklarına dair bir düşüncem var. ""많은 학생들이 산만하고 하나의 주제에 집중하지 않는다는 느낌이 있습니다."
" Çocukların çoğunun bir konuya odaklanmayıp birçok konu üzerinde dolandıklarına dair bir düşüncem var. ""Mám pocit, že mnoho dětí přeskakuje a nezaměřuje se na jedno téma."
" Çocukların çoğunun bir konuya odaklanmayıp birçok konu üzerinde dolandıklarına dair bir düşüncem var. ""Mam wrażenie, że sporo dzieci przeskakuje i nie skupia się na jednym temacie".
" Çocukların çoğunun bir konuya odaklanmayıp birçok konu üzerinde dolandıklarına dair bir düşüncem var. ""Minusta tuntuu, että monet lapsista vain hyppivät ympäriinsä eivätkä keskity yhteen aiheeseen."
" Çocukların çoğunun bir konuya odaklanmayıp birçok konu üzerinde dolandıklarına dair bir düşüncem var. ""Myslím, že veľa detí skáče z jednej témy na druhú a nesústredí sa len na jednu."
" Çocukların çoğunun bir konuya odaklanmayıp birçok konu üzerinde dolandıklarına dair bir düşüncem var. ""Saya merasa banyak siswa yang melompat-lompat dan tidak fokus di satu topik."
" Çocukların çoğunun bir konuya odaklanmayıp birçok konu üzerinde dolandıklarına dair bir düşüncem var. ""Siento que muchos de los niños se la pasan saltando de una cosa a la otra y no se concentran en un tema."
" Çocukların çoğunun bir konuya odaklanmayıp birçok konu üzerinde dolandıklarına dair bir düşüncem var. ""Sinto que muitos miúdos andam a saltar "e não se concentram num tópico."
" Çocukların çoğunun bir konuya odaklanmayıp birçok konu üzerinde dolandıklarına dair bir düşüncem var. ""Úgy érzem, hogy sok gyerek össze-vissza ugrál, és nem egy témára koncentrál."
" Çocukların çoğunun bir konuya odaklanmayıp birçok konu üzerinde dolandıklarına dair bir düşüncem var. ""Здається, що багато учнів перестрибують з одного на інше, не можуть зосередитися на одній темі".
" Çocukların çoğunun bir konuya odaklanmayıp birçok konu üzerinde dolandıklarına dair bir düşüncem var. ""Имаме чувството, че децата просто скачат напред-назад и не се съсредоточават върху една тема."
" Çocukların çoğunun bir konuya odaklanmayıp birçok konu üzerinde dolandıklarına dair bir düşüncem var. ""Мне кажется, многие ученики ходят вокруг да около и не могут сосредоточиться на одной теме".
" Çocukların çoğunun bir konuya odaklanmayıp birçok konu üzerinde dolandıklarına dair bir düşüncem var. ""Мне кажется, многие ученики ходят вокруг да около и не могут сосредоточиться на одной теме."
" Çocukların çoğunun bir konuya odaklanmayıp birçok konu üzerinde dolandıklarına dair bir düşüncem var. "כמו אותו גרף מיקוד, הרבה מורים אמרו, "יש לי הרגשה שהרבה ילדים מקפצים מסביב
" Çocukların çoğunun bir konuya odaklanmayıp birçok konu üzerinde dolandıklarına dair bir düşüncem var. "" لدينا احساس بان التلاميذ يقفزون من درس لآخر ولا يركزون على درس واحد."
" Çocukların çoğunun bir konuya odaklanmayıp birçok konu üzerinde dolandıklarına dair bir düşüncem var. "وقال "لدي شعور بأن الكثير من الاطفال القفز حولها وليس التركيز على موضوع واحد ".
" Çocukların çoğunun bir konuya odaklanmayıp birçok konu üzerinde dolandıklarına dair bir düşüncem var. "集中していないようだ」 と言うので あのフォーカスダイアグラムを 作りました
" Çocukların çoğunun bir konuya odaklanmayıp birçok konu üzerinde dolandıklarına dair bir düşüncem var. "集中していないようだ」と言うので あのフォーカスダイアグラムを作りました
Çoğunlukla bir hastalığa, bir modele, bir probleme odaklanıyoruz.사람들은 종종 한가지 질병, 한가지 모델이나 문제에 집중합니다.
Çoğunlukla bir hastalığa, bir modele, bir probleme odaklanıyoruz.אנחנו מתרכזים רבות במחלה אחת, מודל אחד בעיה אחת,
Çoğunlukla bir hastalığa, bir modele, bir probleme odaklanıyoruz.كنا نركز دائماً على الامراض نموذج واحد, مشكلة واحدة,
Çoğunlukla bir hastalığa, bir modele, bir probleme odaklanıyoruz.囚われてしまいがちですが 私の経験によると 時間を掛けて
Çok basitçe, beynin üç bölümü: Ön lob, odaklandığınız dikkat ve konsantrasyon merkezi.A więc krótko: trzy części mózgu - płat czołowy, który jest obszarem odpowiedzialnym za uwagę i skupienie.
Coronco insanlarına odaklandı.이야기 하기에 초점을 두었습니다.
Çünkü bu videoda talep miktarının fiyata bağlı olarak nasıl değiştiğine odaklanacağız. .Bới vì, trong bài giảng hôm nay, chúng ta sẽ tập trung xem sự thay đổi lượng cầu theo giá
Çünkü bu videoda talep miktarının fiyata bağlı olarak nasıl değiştiğine odaklanacağız. .In deze video gaan we ons focussen op de vraag hoe de gevraagde hoeveelheid verandert door de prijs
Çünkü bu videoda talep miktarının fiyata bağlı olarak nasıl değiştiğine odaklanacağız. .Karena dalam video ini, bagaimana perubahan jumlah yang diminta mempengaruhi harga.
Çünkü bu videoda talep miktarının fiyata bağlı olarak nasıl değiştiğine odaklanacağız. .여기서 중요한 것은, 어떻게 수요량이 가격에 따라 변하고,
Çünkü bu videoda talep miktarının fiyata bağlı olarak nasıl değiştiğine odaklanacağız. .Perché in questo video ci concentriamo su come la quantità domanda cambia rispetto al prezzo,
Çünkü bu videoda talep miktarının fiyata bağlı olarak nasıl değiştiğine odaklanacağız. .Porque en este vídeo vamos a enfocarnos en, cómo los cambios en la cantidad demandada son relativos al precio.
Çünkü bu videoda talep miktarının fiyata bağlı olarak nasıl değiştiğine odaklanacağız. .Protože se v tomto videu zaměřujeme na to, jak se poptávané množství mění ve vztahu k ceně.
Çünkü bu videoda talep miktarının fiyata bağlı olarak nasıl değiştiğine odaklanacağız. .W tym filmie skupimy się na tym, jak wielkość popytu zmienia się w relacji do ceny.
Çünkü bu videoda talep miktarının fiyata bağlı olarak nasıl değiştiğine odaklanacağız. .Защото в това видео ще се фокусираме на това, как търсеното количество се сменя спрямо цената.
Çünkü bu videoda talep miktarının fiyata bağlı olarak nasıl değiştiğine odaklanacağız. .Потому что в этом уроке мы сфокусируемся на том, как объем спроса меняется в зависимости от цены.
Çünkü bu videoda talep miktarının fiyata bağlı olarak nasıl değiştiğine odaklanacağız. .Тому що в цьому відео ми сфокусуємся на тому, як величина попиту змінюється залежно від ціни.
Çünkü bu videoda talep miktarının fiyata bağlı olarak nasıl değiştiğine odaklanacağız. .需要量が価格に対してどう変わっていくかという話だから。 今後、全体的な関係について話をしていくとき、
Çünkü çok yakışıklı. Derslerime odaklanabileceğimi sanmıyorum.Mert olyan jóképű, hogy szerintem nem leszek képes a tanulásra koncentrálni.
Çünkü çok yakışıklı. Derslerime odaklanabileceğimi sanmıyorum.Parce que.... il est si beau, je ne pense pas pouvoir me concentrer sur mes leçons.
Çünkü en zor görevlere odaklanıyorlar ve enerjilerini paketler halinde harcıyorlar.A to preto, že viac času trávia zameriavaním sa na najťažšiu úlohu a energiu na sústredenie dávkujú.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod