Ana içeriğe geç
Sözlük

odaklan ile cümle

odaklan kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
11
ORT. KELİME
Bu bir trajediydi, fakat bu olay yaptığımız işte tekrar odaklanmaya zorladı bizi.Egy szörnyű tragédia volt, de arra kényszerített, hogy újragondoljuk, hogy valójában mit is csinálunk.
Bu bir trajediydi, fakat bu olay yaptığımız işte tekrar odaklanmaya zorladı bizi.È stata una tragedia, ma ci ha costretto a ridefinire che cosa stavamo facendo.
Bu bir trajediydi, fakat bu olay yaptığımız işte tekrar odaklanmaya zorladı bizi.Foi uma tragédia, mas forçou-nos a rever o que estávamos a fazer.
Bu bir trajediydi, fakat bu olay yaptığımız işte tekrar odaklanmaya zorladı bizi.Ini adalah tragedi, tetapi itu memaksa kami untuk kembali fokus pada apa yang telah kami kerjakan.
Bu bir trajediydi, fakat bu olay yaptığımız işte tekrar odaklanmaya zorladı bizi.이 사건은 비극이지만, 우리가 무엇을 하고 있었는지 재조명하게 해주었습니다.
Bu bir trajediydi, fakat bu olay yaptığımız işte tekrar odaklanmaya zorladı bizi.Ta straszna tragedia zmusiła nas do zastanowienia się nad tym, co robiliśmy.
Bu bir trajediydi, fakat bu olay yaptığımız işte tekrar odaklanmaya zorladı bizi.Ήταν μια τραγωδία που μας ανάγκασε να επαναπροσδιορίσουμε αυτό που κάναμε.
Bu bir trajediydi, fakat bu olay yaptığımız işte tekrar odaklanmaya zorladı bizi.Това е трагедия, но тя наистина ни накара да пренасочим какво правим.
Bu bir trajediydi, fakat bu olay yaptığımız işte tekrar odaklanmaya zorladı bizi.Це була трагедія, яка змусила нас змінити орієнтир того, що ми робили.
Bu bir trajediydi, fakat bu olay yaptığımız işte tekrar odaklanmaya zorladı bizi.Это трагедия действительно заставила нас взглянуть по-новому на нашу работу.
Bu bir trajediydi, fakat bu olay yaptığımız işte tekrar odaklanmaya zorladı bizi.זו היתה טרגדיה. אבל זה אילץ אותנו להתמקד מחדש במטרות שלנו.
Bu bir trajediydi, fakat bu olay yaptığımız işte tekrar odaklanmaya zorladı bizi.لقد كانت مأساة، لكنه أجبرنا حقاً على إعادة التركيز على ما كنا نفعله.
Bu bir trajediydi, fakat bu olay yaptığımız işte tekrar odaklanmaya zorladı bizi.やっていたことは何だったのか 再び焦点を合わせることになりました クレイはアフガニスタンや イラクで起きた事により
Bu büyük dataya olan çoğu yaklaşımın ana vurgusu şunlara odaklanıyor.Accentul major în abordarea bazei de date uriașă
Bu büyük dataya olan çoğu yaklaşımın ana vurgusu şunlara odaklanıyor.A maior parte das abordagens aos metadados concentra-se em:
Bu büyük dataya olan çoğu yaklaşımın ana vurgusu şunlara odaklanıyor. "Bu veriyi nasıl depolarım?Der Schwerpunkt der meisten Ansätze bei Datenmengen besteht in:
Bu büyük dataya olan çoğu yaklaşımın ana vurgusu şunlara odaklanıyor. "Bu veriyi nasıl depolarım?La plupart des approches des méga-données se concentrent principalement sur "Comment stocker ces données ?
Bu büyük dataya olan çoğu yaklaşımın ana vurgusu şunlara odaklanıyor.De belangrijkste nadruk op de meeste benaderingen van big data ligt op:
Bu büyük dataya olan çoğu yaklaşımın ana vurgusu şunlara odaklanıyor.'빅 데이터'에 대한 대부분의 접근법의 주요한 쟁점은
Bu büyük dataya olan çoğu yaklaşımın ana vurgusu şunlara odaklanıyor.Podejścia do zbiorów danych skupiają się na pytaniach:
Bu büyük dataya olan çoğu yaklaşımın ana vurgusu şunlara odaklanıyor.הדגש העיקרי של רוב הגישות למידע רב
Bu büyük dataya olan çoğu yaklaşımın ana vurgusu şunlara odaklanıyor.التركيز الأكبر لأغلب التوجهات للبيانات الكبيرة
Bu büyük dataya olan çoğu yaklaşımın ana vurgusu şunlara odaklanıyor.「どうデータを保管し 検索し 処理するか?」に
Bu cihazların bir çoğu kendimizle hangi tür yolları gerçekten odaklanmamızla ilgilidir.Az eszközök legtöbbje leginkább arra fókuszál, hogy milyen úton-módon viszonyulunk önmagunkhoz.
Bu cihazların bir çoğu kendimizle hangi tür yolları gerçekten odaklanmamızla ilgilidir.Beaucoup de ces dispositifs ont vraiment tendance à se centrer sur notre lien à nous-mêmes
Bu cihazların bir çoğu kendimizle hangi tür yolları gerçekten odaklanmamızla ilgilidir.이 장치들 중에 아주 많은 것들이 우리가 우리 자신들과 소통을 하는 방법에 약간 중점을 두고 있어요
Bu cihazların bir çoğu kendimizle hangi tür yolları gerçekten odaklanmamızla ilgilidir.Många av de här prylarna sätter fokus på hur vi förhåller oss till oss själva.
Bu cihazların bir çoğu kendimizle hangi tür yolları gerçekten odaklanmamızla ilgilidir.Mnohé z týchto zariadení sú v skutočnosti zamerané na spôsoby, akými komunikujeme so sebou.
Bu cihazların bir çoğu kendimizle hangi tür yolları gerçekten odaklanmamızla ilgilidir.Mnoho z mých vynálezů se soustředí na způsoby, jakými se můžeme sblížit sami se sebou.
Bu cihazların bir çoğu kendimizle hangi tür yolları gerçekten odaklanmamızla ilgilidir.Muchos de estos dispositivos se centran en las maneras de relacionamos con nosotros mismos.
Bu cihazların bir çoğu kendimizle hangi tür yolları gerçekten odaklanmamızla ilgilidir.Muitos destes objectos focam realmente as formas como nos relacionamos connosco.
Bu cihazların bir çoğu kendimizle hangi tür yolları gerçekten odaklanmamızla ilgilidir.Multe dintre aceste aparate se concentrează asupra modului cum interacţionăm cu noi înşine.
Bu cihazların bir çoğu kendimizle hangi tür yolları gerçekten odaklanmamızla ilgilidir.Nhiều trong số các thiết bị này thực sự hướng đến những phương thức chúng ta liên hệ với chính mình.
Bu cihazların bir çoğu kendimizle hangi tür yolları gerçekten odaklanmamızla ilgilidir.Sebagian besar alat-alat ini benar-benar berfokus pada cara kita berhubungan dengan diri sendiri.
Bu cihazların bir çoğu kendimizle hangi tür yolları gerçekten odaklanmamızla ilgilidir.So viele dieser Geräte konzentrieren sich tatsächlich darauf, wie wir mit uns selbst in Beziehung stehen.
Bu cihazların bir çoğu kendimizle hangi tür yolları gerçekten odaklanmamızla ilgilidir.Tanti di questi dispositivi in realtà hanno a che fare col tipo di rapporto che abbiamo con noi stessi.
Bu cihazların bir çoğu kendimizle hangi tür yolları gerçekten odaklanmamızla ilgilidir.Wiele z tych urządzeń koncentruje się na sposobie w jaki odnosimy się do siebie.
Bu cihazların bir çoğu kendimizle hangi tür yolları gerçekten odaklanmamızla ilgilidir.Zo veel van deze uitrustingen focussen op de manieren waarop we met onszelf omgaan.
Bu cihazların bir çoğu kendimizle hangi tür yolları gerçekten odaklanmamızla ilgilidir.Πολλές από αυτές τις συσκευές εστιάζουν στους τρόπους που αλληλεπιδρούμε με τον εαυτό μας.
Bu cihazların bir çoğu kendimizle hangi tür yolları gerçekten odaklanmamızla ilgilidir.Багато з цих пристроїв немов фокусують нас на тому, як ми ставимося до себе самих.
Bu cihazların bir çoğu kendimizle hangi tür yolları gerçekten odaklanmamızla ilgilidir.Многие из этих устройств как бы фокусируют нас на том, как мы относимся к себе самим.
Bu cihazların bir çoğu kendimizle hangi tür yolları gerçekten odaklanmamızla ilgilidir.Много от тези устройства в действителност наблягат на начина, по който се отнасяме към себе си.
Bu cihazların bir çoğu kendimizle hangi tür yolları gerçekten odaklanmamızla ilgilidir.אז רבים מהמכשירים האלה מתמקדים בדרכים בהם אנחנו מתייחסים לעצמינו.
Bu cihazların bir çoğu kendimizle hangi tür yolları gerçekten odaklanmamızla ilgilidir.هناك العديد من هذه الأجهزة التي هي في الواقع نوع من التركيز على الطرق التي تتعلق بأنفسنا.
Bu cihazların bir çoğu kendimizle hangi tür yolları gerçekten odaklanmamızla ilgilidir.自分自身と上手く関われるように作られました この特別な器具は「内臓聴診器」です
Bu demek oluyor ki artık daha fazla irade, kararlılık, disiplin ve odaklanma becerisine sahipsiniz.그건 정신 집중력, 훈련된 마음, 결심, 의지를 갖추었음을 뜻합니다.
Bu demek oluyor ki artık daha fazla irade, kararlılık, disiplin ve odaklanma becerisine sahipsiniz.lo que significa que tienen más foco mental, más disciplina, determinación y voluntad.
Bu demek oluyor ki artık daha fazla irade, kararlılık, disiplin ve odaklanma becerisine sahipsiniz.Sie haben also mehr Konzentration, mehr Disziplin, mehr Entschlossenheit und Willenskraft.
Bu demek oluyor ki artık daha fazla irade, kararlılık, disiplin ve odaklanma becerisine sahipsiniz.שמשמעו שיש לכם יותר מיקוד מנטלי, יותר משמעת , החלטיות, וכוח רצון.
Bu demek oluyor ki artık daha fazla irade, kararlılık, disiplin ve odaklanma becerisine sahipsiniz.أي أن تركيزك يصبح أقوى، منضبط أكثر محدد و قوي الإرادة
Bu demek oluyor ki artık daha fazla irade, kararlılık, disiplin ve odaklanma becerisine sahipsiniz.意志力を高められます 意志力は筋肉のようなものであることが 科学的研究から
Bu durum üstüne odaklanmak gerek.Arracher tous les arbres, déraciner tous les arbres de la forêt... ...et maintenant ils vont éventrer
Bu durum üstüne odaklanmak gerek.- Ăsta e terorism.
Bu durum üstüne odaklanmak gerek.- Das ist Terrorismus.
Bu durum üstüne odaklanmak gerek.- Det är terrorism.
Bu durum üstüne odaklanmak gerek.Erradicando los árboles, arrancando todos los árboles del bosque... ...y ahora van a seguir arrancando
Bu durum üstüne odaklanmak gerek.나무를 싹 베어내어 숲을 전부 죽이고 있습니다.
Bu durum üstüne odaklanmak gerek.- Toto je terorizmus.
Bu filmi hareket ettirir, ve böyle odaklanırsın.Con esto giras la película, y con esto enfocas.
Bu filmi hareket ettirir, ve böyle odaklanırsın.Вот этим прокручивают плёнку, а так настраивают фокус.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod