Ana içeriğe geç
Sözlük

odaklan ile cümle

odaklan kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
11
ORT. KELİME
Bu 36 numaralı tübe bakıp, belleğin neden odaklanmadığını anlamaya çalışan bir mühendis.メモリーの焦点が合わない原因を見つけようとしています メモリーの焦点を合わせなければならないのです 「問題なさげ」
Bu anlamda, seçici önleme kavramının uyuşturucu kullanımına odaklanmaması ve uyuşturucuEbből a szempontból hasznos, hogy a célzott megelőzés nem teszi központi kérdéssé, és nem is bélyegzi meg
Bu anlamda, seçici önleme kavramının uyuşturucu kullanımına odaklanmaması ve uyuşturucuI Italien har många projekt som prioritet att skydda barn, mödrar och invandrarfamiljer eller människor
Bu anlamda, seçici önleme kavramının uyuşturucu kullanımına odaklanmaması ve uyuşturucuIn diesem Zusammenhang ist es sinnvoll, dass der selektive Präventionsansatz den
Bu arada, neden bu oteller görünürdeki arz yerine seks işçilerine olan talebe odaklanmıyorlar?그러고 보니 왜 호텔은 표면적인 공급에만 집중하고 수요에는 집중하지 않죠?
Bu arada, neden bu oteller görünürdeki arz yerine seks işçilerine olan talebe odaklanmıyorlar?Y por cierto, ¿Por qué estos hoteles se centran en la oferta visible en vez de la demanda de prostitutas?
Bu arada, neden bu oteller görünürdeki arz yerine seks işçilerine olan talebe odaklanmıyorlar?Кстати, почему эти отели беспокоятся о проститутках, но не о тех, кто их заказывает?
Bu arada, neden bu oteller görünürdeki arz yerine seks işçilerine olan talebe odaklanmıyorlar?وبالمناسبة، لماذا تركز هذه الفنادق على العروض المزعومة بدلاً من المطالب لفتيات الليل؟
Bu arada, neden bu oteller görünürdeki arz yerine seks işçilerine olan talebe odaklanmıyorlar?なぜこれらのホテルは 売春婦に対する需要ではなく 供給者にばかり注目するのでしょう? ラゴスでは私は「格式高い」バーやクラブに 一人で行ってはいけないのです
Bu aslında belirli bir şeye odaklanıyor ve meta seviyede bir şeye odaklanyor.Es konzentriert sich nicht auf Einzelheiten, es konzentriert sich auf eine Art Meta-Ebene.
Bu aslında belirli bir şeye odaklanıyor ve meta seviyede bir şeye odaklanyor.Il ne met pas au point le détail, il s'agit d'un genre de méta-niveau.
Bu aslında belirli bir şeye odaklanıyor ve meta seviyede bir şeye odaklanyor.Itu tidak hanya berfokus pada titik tertunti, ia terfocus pada sejenis metalevel.
Bu aslında belirli bir şeye odaklanıyor ve meta seviyede bir şeye odaklanyor.하나에 특정된 것이 아니라 더 넓은 범위를 나타내
Bu aslında belirli bir şeye odaklanıyor ve meta seviyede bir şeye odaklanyor.Não é focado apenas no particular, é focado em um tipo de metanível.
Bu aslında belirli bir şeye odaklanıyor ve meta seviyede bir şeye odaklanyor.Nesoustředí se na detail, soustředí se na nějaký druh metaúrovně.
Bu aslında belirli bir şeye odaklanıyor ve meta seviyede bir şeye odaklanyor.Non è solo concentrato su di un particolare, si occupa di ogni livello
Bu aslında belirli bir şeye odaklanıyor ve meta seviyede bir şeye odaklanyor.No sólo se centra en lo particular, se centra en tipo de la metalevel.
Bu aslında belirli bir şeye odaklanıyor ve meta seviyede bir şeye odaklanyor.Воно не зосережене на чомусь конкретному, а на чомусь, на кшталт, метарівня.
Bu aslında belirli bir şeye odaklanıyor ve meta seviyede bir şeye odaklanyor.Не се фокусира на конкретното, а по-скоро на някакво метаниво.
Bu aslında belirli bir şeye odaklanıyor ve meta seviyede bir şeye odaklanyor.Такой замысел не цепляется за частности, он существует как бы на метауровне.
Bu aslında belirli bir şeye odaklanıyor ve meta seviyede bir şeye odaklanyor.انه ليس التركيز علي جزء معين بل بل نوعا من تخطي المستويات
Bu aslında belirli bir şeye odaklanıyor ve meta seviyede bir şeye odaklanyor.これはメタレベル、つまり高いレベルに焦点を当てている。 概念を産み出すものに焦点を当てている。
Bu bana çok önemli bir mesaj verdi: odaklanırsan başarabilirsin.Ăsta a fost pentru mine un mesaj grozav: concentrează-te și vei reuși.
Bu bana çok önemli bir mesaj verdi: odaklanırsan başarabilirsin.Câu nói đó cho tôi một thông điệp tuyệt vời: tập trung và bạn có thể thành công.
Bu bana çok önemli bir mesaj verdi: odaklanırsan başarabilirsin.Cela m'a donné un grand message: concentrez-vous et vous pouvez réaliser.
Bu bana çok önemli bir mesaj verdi: odaklanırsan başarabilirsin.Das war eine großartige Botschaft: Fokussiere und du kannst etwas erreichen.
Bu bana çok önemli bir mesaj verdi: odaklanırsan başarabilirsin.Een geweldige boodschap. Richt je ergens op en je kan het bereiken.
Bu bana çok önemli bir mesaj verdi: odaklanırsan başarabilirsin.Eso me dio un gran mensaje: concéntrate y lo lograrás.
Bu bana çok önemli bir mesaj verdi: odaklanırsan başarabilirsin.Itu pesan yang mendalam buat saya. Fokus dan kamu bisa meraihnya.
Bu bana çok önemli bir mesaj verdi: odaklanırsan başarabilirsin.그 말씀은 저에게 커다란 의미로 다가왔습니다. 집중하면 이룰 수 있다.
Bu bana çok önemli bir mesaj verdi: odaklanırsan başarabilirsin.Mi ha dato un grande messaggio: focalizzarsi per realizzare.
Bu bana çok önemli bir mesaj verdi: odaklanırsan başarabilirsin.To bylo skvělé poselství pro mě: soustředíš a dosáhneš.
Bu bana çok önemli bir mesaj verdi: odaklanırsan başarabilirsin.To dało mi wspaniały przekaz: skup się, a osiągniesz.
Bu bana çok önemli bir mesaj verdi: odaklanırsan başarabilirsin.Он дал мне замечательный совет: сфокусируйся и ты добьёшься своего.
Bu bana çok önemli bir mesaj verdi: odaklanırsan başarabilirsin.Това ми даде едно велико послание: фокусирай се и ще постигнеш.
Bu bana çok önemli bir mesaj verdi: odaklanırsan başarabilirsin.זה היה מסר אדיר: תתמקד ותשיג הכל.
Bu bana çok önemli bir mesaj verdi: odaklanırsan başarabilirsin.وأعطاني بهذا رسالة عظيمة :علي بالتركيز ويمكنني التحقيق.
Bu bana çok önemli bir mesaj verdi: odaklanırsan başarabilirsin.「科学は何て素晴らしいんだ
Bu basitleştirme sayesinde yatırımlara ve tasarruflara daha rahat odaklanacağız.Dzięki temu zrozumienie oszczędności i inwestycji będzie trochę prostsze.
Bu bazen yeterince odaklanmamı sağlıyor, hatta bir başlık sayfası yaparım.A czasem dostarcza mi to wystarczającej motywacji, aby zrobić stronę tytułową.
Bu bazen yeterince odaklanmamı sağlıyor, hatta bir başlık sayfası yaparım.En soms zet het me aan om een titelpagina te maken.
Bu bazen yeterince odaklanmamı sağlıyor, hatta bir başlık sayfası yaparım.가끔 적절하게 생각나는 게 있으면 전 제목을 만듭니다.
Bu bazen yeterince odaklanmamı sağlıyor, hatta bir başlık sayfası yaparım.Ogni tanto mi permette di concentrarmi abbastanza, da tirarci fuori la pagina del titolo.
Bu bazen yeterince odaklanmamı sağlıyor, hatta bir başlık sayfası yaparım.Parfois cela me suffit à me concentrer. Et je ferai même une couverture.
Bu bazen yeterince odaklanmamı sağlıyor, hatta bir başlık sayfası yaparım.Și, uneori, mă face să mă concentrez îndestul, încât fac și o pagină de titlu.
Bu bazen yeterince odaklanmamı sağlıyor, hatta bir başlık sayfası yaparım.Y a veces, sí me causa suficiente atención, llego a hacer incluso una página con el título.
Bu bazen yeterince odaklanmamı sağlıyor, hatta bir başlık sayfası yaparım.И иногда этого, и правда, достаточно, и я даже принимаюсь за титульный лист.
Bu bazen yeterince odaklanmamı sağlıyor, hatta bir başlık sayfası yaparım.Понякога наистина ме съсредоточава достатъчно и дори правя титулна страница.
Bu bazen yeterince odaklanmamı sağlıyor, hatta bir başlık sayfası yaparım.לפעמים זה ממקד אותי מספיק ואני גם אעשה דף כותרת.
Bu bazen yeterince odaklanmamı sağlıyor, hatta bir başlık sayfası yaparım.وأحيانا يساعد تركيزي كافيا، بحيث استطيع خلق صفحة عنوان.
Bu bazen yeterince odaklanmamı sağlıyor, hatta bir başlık sayfası yaparım.タイトルのページぐらいは描く これはそんなタイトルのページですがここから
Bu, bir hedef üzerine odaklanma ve çok fazla hasara sebep olma fırsatını verir.Dzięki temu możecie skupić się na celu i spowodować duże uszkodzenia.
Bu, bir hedef üzerine odaklanma ve çok fazla hasara sebep olma fırsatını verir.목표물에 집중해서 큰 피해를 줄 수 있는 기회를 제공합니다
Bu, bir hedef üzerine odaklanma ve çok fazla hasara sebep olma fırsatını verir.Tato vlastnost poskytuje vozidlu možnost soustředit se na cíl a způsobit hodně poškození.
Bu bir trajediydi, fakat bu olay yaptığımız işte tekrar odaklanmaya zorladı bizi.A fost o tragedie, dar ne-a forțat să reconsiderăm ceea ce făceam.
Bu bir trajediydi, fakat bu olay yaptığımız işte tekrar odaklanmaya zorladı bizi.Byla to tragédie, ale donutilo nás to přeorientovat, co vlastně děláme.
Bu bir trajediydi, fakat bu olay yaptığımız işte tekrar odaklanmaya zorladı bizi.C'était une tragédie mais ça nous a réellement obligé à nous recentrer sur ce que nous faisions.
Bu bir trajediydi, fakat bu olay yaptığımız işte tekrar odaklanmaya zorladı bizi.Das war eine Tragödie, aber es hat uns wirklich dazu gezwungen, das, was wir tun, neu zu gestalten.
Bu bir trajediydi, fakat bu olay yaptığımız işte tekrar odaklanmaya zorladı bizi.Dat was een tragedie, maar het dwong ons te focussen op wat we aan het doen waren.
Bu bir trajediydi, fakat bu olay yaptığımız işte tekrar odaklanmaya zorladı bizi.Đó là một bi kịch, nhưng nó thực sự làm chúng tôi tập trung lại vào cái mà chúng tôi đang làm.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod