Böylece 2008 yılında, bir odaklanmış ultrason sürecine alınmak için seçildi.Așadar a optat pentru procedeul cu ultrasunete focalizate în 2008.
Böylece 2008 yılında, bir odaklanmış ultrason sürecine alınmak için seçildi.Así que eligió someterse a un procedimiento de ultrasonido focalizado en el 2008.
Böylece 2008 yılında, bir odaklanmış ultrason sürecine alınmak için seçildi.E così si decise a sottoporsi al trattamento con ultrasuoni nel 2008.
Böylece 2008 yılında, bir odaklanmış ultrason sürecine alınmak için seçildi.Így egy fókuszált ultrahangos kezelésnek vetette alá magát 2008-ban.
Böylece 2008 yılında, bir odaklanmış ultrason sürecine alınmak için seçildi.Preto sa v roku 2008 rozhodla podstúpiť zákrok pomocou zaostreného ultrazvuku.
Böylece 2008 yılında, bir odaklanmış ultrason sürecine alınmak için seçildi.Tak se rozhodla, že podstoupí proceduru zaostřeného ultrazvuku v roce 2008.
Böylece 2008 yılında, bir odaklanmış ultrason sürecine alınmak için seçildi.Thế nên chị được chọn chữa trị bằng sóng siêu âm tập trung vào năm 2008.
Böylece 2008 yılında, bir odaklanmış ultrason sürecine alınmak için seçildi.Zato se je leta 2008 odločila za poseg z usmerjenim ultrazvokom.
Böylece 2008 yılında, bir odaklanmış ultrason sürecine alınmak için seçildi.Zdecydowała się więc poddać leczeniu z użyciem skupionych ultradźwięków w 2008 roku.
Böylece 2008 yılında, bir odaklanmış ultrason sürecine alınmak için seçildi.Ze koos in 2008 voor een procedure met gefocusseerd ultrageluid.
Böylece 2008 yılında, bir odaklanmış ultrason sürecine alınmak için seçildi.Επέλεξε λοιπόν να υποβληθεί σε επέμβαση μέσω εστιασμένου υπέρηχου το 2008.
Böylece 2008 yılında, bir odaklanmış ultrason sürecine alınmak için seçildi.Поэтому она выбрала возможность пройти процедуру сфокусированного ультразвука в 2008.
Böylece 2008 yılında, bir odaklanmış ultrason sürecine alınmak için seçildi.Така тя избра да се подложи на процедура с фокусиран ултразвук през 2008 година.
Böylece 2008 yılında, bir odaklanmış ultrason sürecine alınmak için seçildi.Тож вона вирішила випробувати метод фокусованого ультразвуку в 2008 році
Böylece 2008 yılında, bir odaklanmış ultrason sürecine alınmak için seçildi.לכן היא בחרה לעבור הליך של אולטרסאונד ממוקד ב-2008.
Böylece 2008 yılında, bir odaklanmış ultrason sürecine alınmak için seçildi.لذلك اختارت أن تخضع للعلاج بالموجات فوق الصوتية المركّزة في عام 2008.
Böylece 2008 yılında, bir odaklanmış ultrason sürecine alınmak için seçildi.受けることにしました そして2010年には健康な赤ちゃんを授かり初めて母親になりました
Böylece bildiklerime daha çok odaklanabiliyorum.Así puedo concentrarme en lo que más conozco.
Böylece bildiklerime daha çok odaklanabiliyorum.Assim posso me concentrar mais no que sei fazer.
Böylece bildiklerime daha çok odaklanabiliyorum.Jadi aku dapat lebih berkonsentrasi pada hal yang ku tahu
Böylece bildiklerime daha çok odaklanabiliyorum.제가 잘 할 수 있는 분야에 더 집중할 수 있게
Böylece bildiklerime daha çok odaklanabiliyorum. Zayıf olduğum konularda dışarıdan yardım alıyorum.Зосередившись на своїй справі я доручаю іншим те, в чому сам не сильний.
Böylece bildiklerime daha çok odaklanabiliyorum.لكي أستطيع التركيز أكثر .على ما أعرفه
Böylece odaklanmak zorunda olduğumuz üç ana alan belirledik.Así que nos teníamos que concentrar en tres áreas principales.
Böylece odaklanmak zorunda olduğumuz üç ana alan belirledik.Aveam trei domenii principale pe care trebuia să ne axăm.
Böylece odaklanmak zorunda olduğumuz üç ana alan belirledik.Có 3 mảng chính mà chúng tôi cần tập trung vào.
Böylece odaklanmak zorunda olduğumuz üç ana alan belirledik.Dovevamo concentrarci su tre aree principali.
Böylece odaklanmak zorunda olduğumuz üç ana alan belirledik.Drie hoofdgebieden moesten een oplossing vinden.
Böylece odaklanmak zorunda olduğumuz üç ana alan belirledik.저희는 집중해야할 분야가 크게 세 가지가 있었습니다.
Böylece odaklanmak zorunda olduğumuz üç ana alan belirledik.My musieliśmy się skupić na trzech głównych aspektach.
Böylece odaklanmak zorunda olduğumuz üç ana alan belirledik.Nous devions donc nous concentrer sur trois grands domaines .
Böylece odaklanmak zorunda olduğumuz üç ana alan belirledik.Wir hatten drei Hauptbereiche auf die wir uns konzentrieren mussten.
Böylece odaklanmak zorunda olduğumuz üç ana alan belirledik.Έτσι είχαμε τρεις κύριους τομείς που έπρεπε να επικεντρωθούμε.
Böylece odaklanmak zorunda olduğumuz üç ana alan belirledik.Итак, у нас было три основных области, на которых нам надо было сфокусироваться.
Böylece odaklanmak zorunda olduğumuz üç ana alan belirledik.Тож у нас було три основних області, на яких слід було зосередитись.
Böylece odaklanmak zorunda olduğumuz üç ana alan belirledik.Трябваше да се фокусираме върху три основни аспекта.
Böylece odaklanmak zorunda olduğumuz üç ana alan belirledik.ומתחילים לתקוף את זה. היו לנו שלושה אזורים שהיינו צריכים להתמקד בהם.
Böylece odaklanmak zorunda olduğumuz üç ana alan belirledik.لذلك كان لدينا ثلاثة مجالات رئيسية نقوم بالتركيز عليها .
Böylece odaklanmak zorunda olduğumuz üç ana alan belirledik.まずブラッドに今の年齢よりも
Böylece siz sevdiğiniz şeylere odaklanabilirsiniz.Astfel te vei putea concentra pe ceea ce îți place să faci.
Böylece siz sevdiğiniz şeylere odaklanabilirsiniz.가장 간편하면서 신뢰할 만한 방법을 이용하고 싶습니다.
Böylece siz sevdiğiniz şeylere odaklanabilirsiniz.le plus facile et le plus fiable de se connecter à notre site.
Böylece siz sevdiğiniz şeylere odaklanabilirsiniz.So können Sie sich ganz darauf konzentrieren, Ihre Lieblingssachen zu finden.
Böylece siz sevdiğiniz şeylere odaklanabilirsiniz.Zo kan jij je volledig concentreren op het zoeken naar leuke dingen.
Böylece siz sevdiğiniz şeylere odaklanabilirsiniz.Ничто не будет отвлекать вас от того, что вы любите.
Böylece siz sevdiğiniz şeylere odaklanabilirsiniz.אנחנו רוצים לעשות את זה בצורה הקלה והאמינה ביותר שאפשר,
Böylece siz sevdiğiniz şeylere odaklanabilirsiniz.宝物探しに 夢中になってほしいですからね
Bu 36 numaralı tübe bakıp, belleğin neden odaklanmadığını anlamaya çalışan bir mühendis.이것은 36번 진공관을 보고 있는 엔지니어입니다. 그는 왜 메모리가 제대로 작동 안하는지 알아내려고 했습니다.
Bu 36 numaralı tübe bakıp, belleğin neden odaklanmadığını anlamaya çalışan bir mühendis..36 'זהו מהנדס שמביט בשפופרת מס .ומנסה להבין מדוע הזכרון לא ממוקד
Bu 36 numaralı tübe bakıp, belleğin neden odaklanmadığını anlamaya çalışan bir mühendis.Aici un inginer priveşte tubul nr. 36 încercând să înţeleagă de ce memoria nu e focalizată.
Bu 36 numaralı tübe bakıp, belleğin neden odaklanmadığını anlamaya çalışan bir mühendis.Đó là 1 kỹ sư đang xem xét cái ống số 36, cố tìm nguyên nhân tại sao bộ nhớ không tập trung.
Bu 36 numaralı tübe bakıp, belleğin neden odaklanmadığını anlamaya çalışan bir mühendis.Ese es un ingeniero vigilando el tubo número 36, tratando de saber por qué la memoria no está en foco.
Bu 36 numaralı tübe bakıp, belleğin neden odaklanmadığını anlamaya çalışan bir mühendis.Ez egy mérnök, aki a 36-os csövet bámulja, megpróbál rájönni, miért nincs a memória a fókuszban.
Bu 36 numaralı tübe bakıp, belleğin neden odaklanmadığını anlamaya çalışan bir mühendis.Questo è un ingegniere che fissa il tubo numero 36, cercando di capire perché la memoria non è allineata.
Bu 36 numaralı tübe bakıp, belleğin neden odaklanmadığını anlamaya çalışan bir mühendis.To inżynier przyglądający się lampie nr 36, próbując ustalić dlaczego pamięć nie jest zogniskowana.
Bu 36 numaralı tübe bakıp, belleğin neden odaklanmadığını anlamaya çalışan bir mühendis.Voici un ingénieur qui inspecte le tube 36 pour déterminer pourquoi la mémoire flanchait.
Bu 36 numaralı tübe bakıp, belleğin neden odaklanmadığını anlamaya çalışan bir mühendis.Вот инженер взирает на лампу № 36, пытаясь понять, почему память не в фокусе.
Bu 36 numaralı tübe bakıp, belleğin neden odaklanmadığını anlamaya çalışan bir mühendis.Ось інженер дивиться на лампу № 36, намагаючись зрозуміти, чому пам'ять не у фокусі.
Bu 36 numaralı tübe bakıp, belleğin neden odaklanmadığını anlamaya çalışan bir mühendis.Това е инженер разнищващ тръба номер 36, опитвал се е да разбере защо паметта не е на фокус.
Bu 36 numaralı tübe bakıp, belleğin neden odaklanmadığını anlamaya çalışan bir mühendis.هذا مهندس يحدق على الأنبوب رقم 36 محاولا اكتشاف سبب عدم تركز الذاكرة