Ana içeriğe geç
Sözlük

odaklan ile cümle

odaklan kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
11
ORT. KELİME
Aynı şekilde, sizinle konuşurken çok fazla gevşersem, o zamanda toplara odaklanamam. Düşürürüm.Εξίσου, εάν χαλαρώσω πάρα πολύ μιλώντας σας, δε θα καταφέρω να εστιάσω στις μπάλες, θα μου πέσουν.
Aynı şekilde, sizinle konuşurken çok fazla gevşersem, o zamanda toplara odaklanamam. Düşürürüm.В то же время, если я слишком расслаблюсь, беседуя с вами, то я не смогу сосредоточиться на шарах и уроню их.
Aynı şekilde, sizinle konuşurken çok fazla gevşersem, o zamanda toplara odaklanamam.In enako, če se preveč sprostim, ko predavam, ni mogoče, da se osredotočim na žogice.
Aynı şekilde, sizinle konuşurken çok fazla gevşersem, o zamanda toplara odaklanamam.Jeśli za bardzo się odprężę mówiąc, upuszczę piłeczki.
Aynı şekilde, sizinle konuşurken çok fazla gevşersem, o zamanda toplara odaklanamam.마찬가지로 제가 여러분께 너무 느긋하게 말한다면
Aynı şekilde, sizinle konuşurken çok fazla gevşersem, o zamanda toplara odaklanamam.lige så, hvis jeg slapper for meget af med at tale til jer, så kan jeg på ingen måde fokusere på boldene.
Aynı şekilde, sizinle konuşurken çok fazla gevşersem, o zamanda toplara odaklanamam.Maar als ik tevéél ontspan in het praten, kan ik onmogelijk focussen op de ballen.
Aynı şekilde, sizinle konuşurken çok fazla gevşersem, o zamanda toplara odaklanamam.Om jag slappnar av för mycket när jag pratar med er kan jag inte fokusera på bollarna.
Aynı şekilde, sizinle konuşurken çok fazla gevşersem, o zamanda toplara odaklanamam.Stejně tak, když se kvůli mluvení s vámi příliš uvolním, pak tu není způsob, jak se mohu soustředit na koule.
Aynı şekilde, sizinle konuşurken çok fazla gevşersem, o zamanda toplara odaklanamam.По същия начин, ако се отпусна прекалено докато ви говоря, няма как да се съсредоточа над топките.
Aynı şekilde, sizinle konuşurken çok fazla gevşersem, o zamanda toplara odaklanamam.Так само, якщо спілкуючись із вами, я занадто розслаблюсь, то не зможу сконцентрувати уваги на м'ячах.
Aynı şekilde, sizinle konuşurken çok fazla gevşersem, o zamanda toplara odaklanamam.ובאותה מידה, אם ארגע יותר מדי כשאני מדבר אליכם,
Aynı şekilde, sizinle konuşurken çok fazla gevşersem, o zamanda toplara odaklanamam.وبالمثل، إن كنت مسترخياً تماماً و أتحدث معكم
Aynı şekilde, sizinle konuşurken çok fazla gevşersem, o zamanda toplara odaklanamam.ボールは落っこちてしまいます
Ayrıca, faaliyetler ölçüm süreçlerine ve kıyaslamalara odaklanacaktır.Další činnost se pak zaměří na pokrok v měření a srovnávání.
Bakın...Kasabamızın üç "tabak" etrafında odaklandığını farz edin:우리 마을이 3개의 분야에 집중되어 있다는 상상을 해보라고 했죠.
Bakın...Kasabamızın üç "tabak" etrafında odaklandığını farz edin:"Uite, hai să ne imaginăm că orăşelul nostru e axat în jurul a trei platouri.
Bakın...Kasabamızın üç "tabak" etrafında odaklandığını farz edin:תראו, בואו נדמיין שהעיר שלנו ממוקדת סביב שלוש צלחות:
Bakın...Kasabamızın üç "tabak" etrafında odaklandığını farz edin:انظروا ، دعونا نتخيل أن مدينتنا ترتكز حول ثلاث أطباق:
Bakın...Kasabamızın üç "tabak" etrafında odaklandığını farz edin:町作りを考えたらどうか コミュニティという受け皿で 暮らし方を考え
Bana bütünüyle takipçi olacağını ve değişime odaklanacığını söyledi, ki buna gerçekten ihtiyaç var.장관님은 거기서 "변화"를 만들어 내겠다는 약속을 해 주셨습니다. 이것이 무엇보다도 필요한 일입니다.
Bana bütünüyle takipçi olacağını ve değişime odaklanacığını söyledi, ki buna gerçekten ihtiyaç var.Vzal to naprosto za své a snaží se dosáhnout změny, která je rozhodně nutná.
Bana bütünüyle takipçi olacağını ve değişime odaklanacığını söyledi, ki buna gerçekten ihtiyaç var.Začal sa tomu venovať a snaží sa dosiahnuť zmenu, ktorá je rozhodne potrebná.
Bana bütünüyle takipçi olacağını ve değişime odaklanacığını söyledi, ki buna gerçekten ihtiyaç var.Zadeklarował swoje oddanie pracy nad zmianami, co jest niezbędne.
Bana bütünüyle takipçi olacağını ve değişime odaklanacığını söyledi, ki buna gerçekten ihtiyaç var.והוא נתן לי את המחויבות המלאה שלו לנסות ולעשות שינוי שהוא ממש הכרחי
Bana bütünüyle takipçi olacağını ve değişime odaklanacığını söyledi, ki buna gerçekten ihtiyaç var.وقد تعهد لي بإلتزام تام لإحداث تغير حقيقي فيما يخص هذه القضية والذي هو مطلوب بشدة اليوم
Bana bütünüyle takipçi olacağını ve değişime odaklanacığını söyledi, ki buna gerçekten ihtiyaç var.必ず状況が好転するよう無条件に約束してくださいました。 これは本当に重要なことです。 これはスコットランド議会です。
Basının bu yılki Archibald kazanana negatif şekilde odaklanması üzücü.So sad the media is focussing on this years #archibald2015 winner in a negative light.
Bazı ülkeler alkoliklerin çocuklarına giderek daha fazla odaklanmaktadır (Belçika, Almanya, Avusturya).Alcuni paesi orientano le proprie attività sempre più sui figli degli alcolizzati (Belgio, Germania, Austria).
Bazı ülkeler alkoliklerin çocuklarına giderek daha fazla odaklanmaktadır (Belçika, Almanya, Avusturya).Algunos países se centran cada vez más en los hijos de alcohólicos (Bélgica, Alemania, Austria).
Bazı ülkeler alkoliklerin çocuklarına giderek daha fazla odaklanmaktadır (Belçika, Almanya, Avusturya).Alguns países (Bélgica, Alemanha, Áustria) estão a prestar uma atenção crescente aos filhos de alcoólicos.
Bazı ülkeler alkoliklerin çocuklarına giderek daha fazla odaklanmaktadır (Belçika, Almanya, Avusturya).Muutamissa maissa yhä enemmän toimia on kohdistettu alkoholistien lapsiin (Belgia, Saksa, Itävalta).
Bazı ülkeler alkoliklerin çocuklarına giderek daha fazla odaklanmaktadır (Belçika, Almanya, Avusturya).Některé země se v rostoucí míře soustřeďují na děti alkoholiků (Belgie, Německo, Rakousko).
Bazı ülkeler alkoliklerin çocuklarına giderek daha fazla odaklanmaktadır (Belçika, Almanya, Avusturya).Niektoré krajiny sa čoraz viac zameriavajú na deti alkoholikov (Belgicko, Nemecko, Rakúsko).
Bazı ülkeler alkoliklerin çocuklarına giderek daha fazla odaklanmaktadır (Belçika, Almanya, Avusturya).Nogle lande fokuserer i stigende grad på børn af alkoholikere (Belgien, Tyskland, Østrig).
Bazı ülkeler alkoliklerin çocuklarına giderek daha fazla odaklanmaktadır (Belçika, Almanya, Avusturya).Vissa länder riktar alltmer in sina insatser på barn till alkoholister (Belgien, Tyskland, Österrike).
Bazı ülkeler alkoliklerin çocuklarına giderek daha fazla odaklanmaktadır (Belçika, Almanya, Avusturya).Някои страни все повече се насочват към децата на алкохолици (Белгия, Германия, Австрия).
Belki de, bu duruma odaklanmalı ve bu durumun anlaşılmasını sağlamalıyız.Forse dovremmo concentrarci su questo e far circolare il messaggio.
Belki de, bu duruma odaklanmalı ve bu durumun anlaşılmasını sağlamalıyız.그것에 집중 하고 그 메시지를 전역에 알려야 할 것입니다.
Belki de, bu duruma odaklanmalı ve bu durumun anlaşılmasını sağlamalıyız.Misschien moeten we die boodschap overbrengen.
Belki de, bu duruma odaklanmalı ve bu durumun anlaşılmasını sağlamalıyız.Mungkin kita perlu fokus pada hal-hal tersebut dan menyampaikannya.
Belki de, bu duruma odaklanmalı ve bu durumun anlaşılmasını sağlamalıyız.Peut-être faudrait-il se concentrer là-dessus et leur transmettre ce message.
Belki de, bu duruma odaklanmalı ve bu durumun anlaşılmasını sağlamalıyız.Powinniśmy skupić się na tym i rozpowszechnić tą wiadomość.
Belki de, bu duruma odaklanmalı ve bu durumun anlaşılmasını sağlamalıyız.Quizá debamos centrarnos en enviar ese mensaje.
Belki de, bu duruma odaklanmalı ve bu durumun anlaşılmasını sağlamalıyız.Talvez tenhamos que focar nisto para fazer a mensagem chegar.
Belki de, bu duruma odaklanmalı ve bu durumun anlaşılmasını sağlamalıyız.Trebuie să ne concentrăm pe asta şi să transmitem mesajul.
Belki de, bu duruma odaklanmalı ve bu durumun anlaşılmasını sağlamalıyız.Vielleicht müssen wir uns darauf konzentrieren und das kommunizieren.
Belki de, bu duruma odaklanmalı ve bu durumun anlaşılmasını sağlamalıyız.Возможно, нам нужно сосредоточиться на том, чтобы передать чётко эту мысль.
Belki de, bu duruma odaklanmalı ve bu durumun anlaşılmasını sağlamalıyız.אולי עלינו להתמקד בכך ולהעביר את המסר הזה.
Belki de, bu duruma odaklanmalı ve bu durumun anlaşılmasını sağlamalıyız.ربما نحتاج إلى التركيز على ذلك وإلى إعادة نشر تلك الرسالة.
Belki de, bu duruma odaklanmalı ve bu durumun anlaşılmasını sağlamalıyız.製品の危険性を暴くのです
Belki de okulda, çocukların daha iyi öğrenmelerine yardım edebiliriz çünkü daha iyi odaklanabilirler.A ve školách budeme schopni pomoci dětem s učením, protože se budou lépe soustředit.
Belki de okulda, çocukların daha iyi öğrenmelerine yardım edebiliriz çünkü daha iyi odaklanabilirler.Ehkäpä kouluissa voimme auttaa lapsia oppimaan paremmin koska he keskittyvät enemmän työhönsä.
Belki de okulda, çocukların daha iyi öğrenmelerine yardım edebiliriz çünkü daha iyi odaklanabilirler.Hoặc trong trường học, chúng ta có thể giúp bọn trẻ học tốt hơn vì chúng tập trung hơn vào bài học.
Belki de okulda, çocukların daha iyi öğrenmelerine yardım edebiliriz çünkü daha iyi odaklanabilirler.학교에서도, 아이들의 집중력을 높여서 교육에 도움이 되게 할 수도 있을 수도 있습니다.
Belki de okulda, çocukların daha iyi öğrenmelerine yardım edebiliriz çünkü daha iyi odaklanabilirler.Misschien kunnen we kinderen in scholen helpen beter te leren, omdat ze zich meer op hun werk concentreren.
Belki de okulda, çocukların daha iyi öğrenmelerine yardım edebiliriz çünkü daha iyi odaklanabilirler.Možno v škole, môžeme pomôcť deťom lepšie sa učiť, lebo sa môžu viac koncentrovať na prácu.
Belki de okulda, çocukların daha iyi öğrenmelerine yardım edebiliriz çünkü daha iyi odaklanabilirler.Poate în şcoli, putem ajuta copiii să înveţe mai bine pentru că se concentrează mai mult asupra muncii lor.
Belki de okulda, çocukların daha iyi öğrenmelerine yardım edebiliriz çünkü daha iyi odaklanabilirler.Tal vez en la escuela podamos ayudar a los niños a aprender mejor porque se concentran más en su tarea.
Belki de okulda, çocukların daha iyi öğrenmelerine yardım edebiliriz çünkü daha iyi odaklanabilirler.Vagy az iskolában segíthetünk a gyerekeknek a tanulásban, mert jobban tudnak majd a feladatukra koncentrálni.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod