Belki de okulda, çocukların daha iyi öğrenmelerine yardım edebiliriz çünkü daha iyi odaklanabilirler.אולי בבית הספר, נוכל לסייע לילדים ללמוד טוב יותר כיוון שיוכלו להתרכז יותר בלמידה.
Belki de okulda, çocukların daha iyi öğrenmelerine yardım edebiliriz çünkü daha iyi odaklanabilirler.و ربما في المدرسة ، يمكننا مساعدة الأطفال على التعلم بشكل أفضل لأنها تدفعهم للتركيز أكثر على عملهم.
Belki de okulda, çocukların daha iyi öğrenmelerine yardım edebiliriz çünkü daha iyi odaklanabilirler.作業への集中力を高めることが出来ます 他にも応用方法はたくさん思いつきます
Belki de yemek yapmaya odaklanabilirdin.Có lẽ em nên chuyên tâm vào việc nấu nướng đi thì hơn.
Belki de yemek yapmaya odaklanabilirdin. Fransız mutfağına ne dersin?" diyor.흠, 요리에 집중해도 될 것 같은데? 프랑스 요리는 어때?"라고 했어요
Belki de yemek yapmaya odaklanabilirdin. Fransız mutfağına ne dersin?" diyor.Misschien had je je op koken moeten richten.
Belki de yemek yapmaya odaklanabilirdin. Fransız mutfağına ne dersin?" diyor.Może lepiej zajęłabyś się kuchnią francuską?"
Belki de yemek yapmaya odaklanabilirdin. Fransız mutfağına ne dersin?" diyor.אולי היית צריכה להתמקד בבישול. אולי בישול צרפתי?"
Belki de yemek yapmaya odaklanabilirdin. Fransız mutfağına ne dersin?" diyor.ربما كان من الأفضل لك التركيز على الطبخ. ماذا عن الطبخ الفرنسي؟"
Belki de yemek yapmaya odaklanabilirdin. Fransız mutfağına ne dersin?" diyor.だから 初めに これからお話するのは
Belki de yemek yapmaya odaklanabilirdin.Kanske du kunde ha fokuserat på matlagning.
Belki de yemek yapmaya odaklanabilirdin.Magari potevi scegliere la cucina.
Belki de yemek yapmaya odaklanabilirdin.Måske du kunne have fokuseret på madlavning?
Belki de yemek yapmaya odaklanabilirdin.Mohla si sa dať na varenie.
Belki de yemek yapmaya odaklanabilirdin.Možná ses mohla zaměřit spíš na vaření.
Belki de yemek yapmaya odaklanabilirdin.Mungkin kau bisa berfokus pada memasak.
Belki de yemek yapmaya odaklanabilirdin.Talán foglalkozhattál volna főzéssel!
Belki de yemek yapmaya odaklanabilirdin.Tal vez podrías haber escrito sobre cocina.
Belki de yemek yapmaya odaklanabilirdin.Talvez pudesses ter-te especializado em culinária.
Belki de yemek yapmaya odaklanabilirdin.Te-ai fi putut axa pe gătit.
Belki de yemek yapmaya odaklanabilirdin.Tu aurais peut-être pu te concentrer sur la cuisine.
Belki de yemek yapmaya odaklanabilirdin.Vielleicht wäre Kochen besser gewesen.
Belki de yemek yapmaya odaklanabilirdin.Καλύτερα να έγραφες για μαγειρική.
Belki de yemek yapmaya odaklanabilirdin.Може би можеше да се насочиш към готварството.
Belki de yemek yapmaya odaklanabilirdin.Може, краще займись готуванням їжі.
Belki de yemek yapmaya odaklanabilirdin.Может, тебе переключиться на кулинарию?
Bence bu olayın üstüne odaklanmalıyız.Ich denke wir sollten auf dies Fall richten
Bence bu olayın üstüne odaklanmalıyız.Je pense que l'on devrait se concentrer sur l'affaire.
Bence bu olayın üstüne odaklanmalıyız. Mesaj alınmıştır.Нам надо разобраться в этом деле до конца.
Bence bu olayın üstüne odaklanmalıyız.Penso che dovremmo focalizzarci sul caso.
Bence bu olayın üstüne odaklanmalıyız.Νομίζω πρέπει να εστιάσουμε στην υπόθεση.
Bence bu olayın üstüne odaklanmalıyız.了解よ
Bence kültürümüz sözlü bilgiye o kadar çok odaklanmış ki neredeyse karalamanın değerini görmezden geliyoruz.저는 우리 문화가 언어 정보를 지나치게 중요시하기 때문에 낙서의 가치를 제대로 찾지 못한다고 생각합니다.
Bence kültürümüz sözlü bilgiye o kadar çok odaklanmış ki neredeyse karalamanın değerini görmezden geliyoruz.Saya percaya budaya kita sangat berfokus pada informasi verbal yang buta terhadap nilai corat-coret.
Bence kültürümüz sözlü bilgiye o kadar çok odaklanmış ki neredeyse karalamanın değerini görmezden geliyoruz.אני חושבת שהתרבות שלנו כ"כ ממוקדת במידע מילולי שאנחנו כמעט עיוורים לערך של שירבוטים.
Bence kültürümüz sözlü bilgiye o kadar çok odaklanmış ki neredeyse karalamanın değerini görmezden geliyoruz.وأعتقد أن لدينا ثقافة تركز بشكل مكثف على المعلومات الشفهية مما جعلتنا " نغض البصر " تماماً عن الخربشة
Bence kültürümüz sözlü bilgiye o kadar çok odaklanmış ki neredeyse karalamanın değerini görmezden geliyoruz.あまりに重視されているため 落書きの価値がほとんど見えないのです 私はこれに不満で 正しい考えを
Bence, problemin bir kısmı şu ki baskın eğitim kültürü öğretme ve öğrenmeye odaklanmalı ama ölçmeye değil.제가 생각하기에, 여기서 문제는 현재의 지배적인 교육 문화는 가르침이나 배우는 것이 아니라 시험을 보는데 초점을 맞추고 있습니다.
Bence, problemin bir kısmı şu ki baskın eğitim kültürü öğretme ve öğrenmeye odaklanmalı ama ölçmeye değil.וחלק מהבעיה, לדעתי, הוא שתרבות החינוך השלטת הולכת ומתמקדת לא בהדרכה ובהוראה, אלא בבחינה.
Bence, problemin bir kısmı şu ki baskın eğitim kültürü öğretme ve öğrenmeye odaklanmalı ama ölçmeye değil.وجزء من المشكلة، حسب اعتقادي، أن الثقافة المهيمنة في التعليم تركّز ليس على التدريس والتعلم، بل على اﻻختبار.
Bence, problemin bir kısmı şu ki baskın eğitim kültürü öğretme ve öğrenmeye odaklanmalı ama ölçmeye değil.教育が 教え学ぶことより テストすることに 重点を置くように なったことにあります テストは重要で 標準テストにも役割はあります
Ben de dahil hepimizin hata yaptığını, aşağıya odaklanıp, kısıtlayıcı olarak hata yaptığımızı söyledim.저를 포함한 모두가 작은 것에 초점을 맞추는 환원주의적 실수를 범해왔다고요.
Ben de dahil hepimizin hata yaptığını, aşağıya odaklanıp, kısıtlayıcı olarak hata yaptığımızı söyledim.Todos hemos cometido un error, incluso yo, por enfocar hacia abajo, por ser reduccionistas,
Ben de dahil hepimizin hata yaptığını, aşağıya odaklanıp, kısıtlayıcı olarak hata yaptığımızı söyledim."Todos nós fizemos um erro, eu inclusive, "ao sermos reducionistas.
Ben de dahil hepimizin hata yaptığını, aşağıya odaklanıp, kısıtlayıcı olarak hata yaptığımızı söyledim.Tutti abbiamo sbagliato, me compreso, a concentrarci su un campo ristretto, in modo riduzionista.
Ben de dahil hepimizin hata yaptığını, aşağıya odaklanıp, kısıtlayıcı olarak hata yaptığımızı söyledim.Wir alle haben einen Fehler gemacht, auch ich, weil wir zu detailliert waren, weil wir reduktionistisch waren.
Ben de dahil hepimizin hata yaptığını, aşağıya odaklanıp, kısıtlayıcı olarak hata yaptığımızı söyledim.Wszyscy zrobiliśmy błąd, ja także, przez skupianie się na szczegółach, przez bycie redukcjonistą.
Ben de dahil hepimizin hata yaptığını, aşağıya odaklanıp, kısıtlayıcı olarak hata yaptığımızı söyledim.Мы все, включая меня, ошибились потому, что были редукционистами и смотрели вниз.
Ben de dahil hepimizin hata yaptığını, aşağıya odaklanıp, kısıtlayıcı olarak hata yaptığımızı söyledim.כולנו טעינו, כולל אני, בכך שהיינו ממוקדים מדיי, בכך שהיינו רדוקציוניסטים.
Ben de dahil hepimizin hata yaptığını, aşağıya odaklanıp, kısıtlayıcı olarak hata yaptığımızı söyledim.جميعنا ارتكبنا خطاً بما فيهم أنا بتراجع تركيزنا و في أن اصبحنا اختزاليين
Ben de dahil hepimizin hata yaptığını, aşağıya odaklanıp, kısıtlayıcı olarak hata yaptığımızı söyledim.私も含め皆 間違いを犯しました 私たちは一歩 後ろに下がって考え直さなければならない」
Ben de, dikkatimi gerektiren bir şeye odaklanabiliyorum.Así yo me concentro en algo que requiera mi atención.
Ben de, dikkatimi gerektiren bir şeye odaklanabiliyorum.그리고 제가 참석해야하는 것들에 집중할 수 있어요.
Ben de, dikkatimi gerektiren bir şeye odaklanabiliyorum.Και έτσι μπορώ να επικεντρώνομαι σε κάτι που απαιτεί την προσοχή μου.
Ben de, dikkatimi gerektiren bir şeye odaklanabiliyorum.זה מאפשר לי להתרכז על משהו שדורש את תשומת ליבי
Ben "E" harfine odaklanacağım ve bu "E" harfini ölçeklendireceğim ve oldukça büyük hale getireceğim.저는 E 자리로 가서, E의 크기를 잴 겁니다. 어마어마하게 크네요.
Ben "E" harfine odaklanacağım ve bu "E" harfini ölçeklendireceğim ve oldukça büyük hale getireceğim.「E]を巨大に拡大してみます こうやって とてつもなく 大きくしているんです
Ben "E" harfine odaklanacağım ve bu "E" harfini ölçeklendireceğim ve oldukça büyük hale getireceğim.Θα συγκεντρωθώ στο "Ε", θα μεγαλώσω αυτό το "Ε" ώστε να καταλαμβάνει όγκο.
Ben "E" harfine odaklanacağım ve bu "E" harfini ölçeklendireceğim ve oldukça büyük hale getireceğim.Я иду в зону "Е" и собираюсь увеличить "Е" до чего-то абсолютно массивного.
Ben "E" harfine odaklanacağım ve bu "E" harfini ölçeklendireceğim ve oldukça büyük hale getireceğim.אני הולך להתמקד על ה"E", ואני הולך להרחיב את ה"E" כך שהיא עצומה לגמרי,