Ama daha da önemlisi, odaklanırsan başarabilirsin.Dar și mai important, dacă te concentrezi poți să reușești.
Ama daha da önemlisi, odaklanırsan başarabilirsin.De boodschap was: richt je ergens op en je kan het behalen.
Ama daha da önemlisi, odaklanırsan başarabilirsin.하지만 더욱 중요한 것은, 집중하면 이룰 수 있다는 것입니다.
Ama daha da önemlisi, odaklanırsan başarabilirsin.Ma ancora più importante, focalizzarsi per realizzare.
Ama daha da önemlisi, odaklanırsan başarabilirsin.Mais plus important encore, concentrez-vous et vous pouvez réaliser.
Ama daha da önemlisi, odaklanırsan başarabilirsin.Nhưng quan trọng hơn, tập trung và bạn có thể thành công.
Ama daha da önemlisi, odaklanırsan başarabilirsin.Pero más importante que eso, concéntrate y lo lograrás.
Ama daha da önemlisi, odaklanırsan başarabilirsin.Tapi yang lebih penting, fokus dan Anda bisa mencapainya.
Ama daha da önemlisi, odaklanırsan başarabilirsin.Но по-важното е, фокусирай се и ще постигнеш.
Ama daha da önemlisi, odaklanırsan başarabilirsin.Но самое важное — сфокусируйся и сможешь добиться чего пожелаешь.
Ama daha da önemlisi, odaklanırsan başarabilirsin.אבל יותר מזה, התמקדו ותוכלו להשיג הכל.
Ama daha da önemlisi, odaklanırsan başarabilirsin.ولكن الأهم من ذلك ، أن بالتركيز يمكنك الانجاز.
Ama daha da önemlisi, odaklanırsan başarabilirsin.その言葉は
Ama enerji politikaları daha fazla fosil yakıt bulunmasına odaklanmaya devam etti.Aber die Energiepolitik konzentrierte sich weiter darauf, fossile Energien zu finden.
Ama enerji politikaları daha fazla fosil yakıt bulunmasına odaklanmaya devam etti.A la sazón ya teníamos dos nietos,
Ama enerji politikaları daha fazla fosil yakıt bulunmasına odaklanmaya devam etti.하지만 에너지 정책은 지속적으로 더 많은 화석연료를 찾는 방법에 집중하고 있었습니다.
Ama enerji politikaları daha fazla fosil yakıt bulunmasına odaklanmaya devam etti.Ma le politiche energetiche continuarono a concentrarsi sulla ricerca di più combustibili fossili.
Ama enerji politikaları daha fazla fosil yakıt bulunmasına odaklanmaya devam etti.Mutta energiapolitiikassa keskityttiin edelleen löytämään lisää fossiilisia polttoaineita.
Ama enerji politikaları daha fazla fosil yakıt bulunmasına odaklanmaya devam etti.Nhưng các chính sách về năng lượng tiếp tục tập trung vào việc tìm kiếm thêm nhiên liệu hóa thạch.
Ama enerji politikaları daha fazla fosil yakıt bulunmasına odaklanmaya devam etti.Polityka energetyczna nadal jednak skupiała się na paliwach kopalnych.
Ama enerji politikaları daha fazla fosil yakıt bulunmasına odaklanmaya devam etti.V té době jsme měli dvě vnoučata,
Ama enerji politikaları daha fazla fosil yakıt bulunmasına odaklanmaya devam etti.Αλλά οι ενεργειακές πολιτικές συνέχιζαν να επικεντρώνονται στην εύρεση περισσότερων ορυκτών καυσίμων.
Ama enerji politikaları daha fazla fosil yakıt bulunmasına odaklanmaya devam etti.До тогава имахме две внучета,
Ama enerji politikaları daha fazla fosil yakıt bulunmasına odaklanmaya devam etti.אבל מדיניות האנרגיה המשיכה להתמקד על מציאת עוד דלק פוסילי.
Ama enerji politikaları daha fazla fosil yakıt bulunmasına odaklanmaya devam etti.لكن سياسات الطاقة استمرت في التركيز على إيجاد المزيد من الوقود الأحفوري.
Ama enerji politikaları daha fazla fosil yakıt bulunmasına odaklanmaya devam etti.発見することに力を注ぎ続けました その頃には 私には2人の孫ができました
Ama insanlar bir araya geldiler, ve sadece iki değere odaklandılar: gerçek ve uzlaşma.2つの価値だけを考えました 真実と和解です 手引きもなければ これまでこのようなことを-
Ama insanlar bir araya geldiler, ve sadece iki değere odaklandılar: gerçek ve uzlaşma.As pessoas juntaram-se em volta de dois valores apenas: verdade e reconciliação.
Ama insanlar bir araya geldiler, ve sadece iki değere odaklandılar: gerçek ve uzlaşma.Et les gens se sont rassemblés avec uniquement en tête: vérité et réconciliation.
Ama insanlar bir araya geldiler, ve sadece iki değere odaklandılar: gerçek ve uzlaşma.그러나 사람들은 모여서 딱 두 가지 가치에 집중했습니다. 진실과 화해에만.
Ama insanlar bir araya geldiler, ve sadece iki değere odaklandılar: gerçek ve uzlaşma.Mensen kwamen bij elkaar, enkel gericht op die twee waarden: waarheid en verzoening.
Ama insanlar bir araya geldiler, ve sadece iki değere odaklandılar: gerçek ve uzlaşma.Pravdy a usmíření.
Ama insanlar bir araya geldiler, ve sadece iki değere odaklandılar: gerçek ve uzlaşma.Questa gente si e' riunita portando con se' due soli valori: verita' e riconciliazione.
Ama insanlar bir araya geldiler, ve sadece iki değere odaklandılar: gerçek ve uzlaşma.Și oamenii s-au adunat laolaltă și s-au concentrat pe aceste două valori: adevăr și reconciliere.
Ama insanlar bir araya geldiler, ve sadece iki değere odaklandılar: gerçek ve uzlaşma.Und Menschen kamen zusammen, um sich nur auf diese beiden Dinge zu fokussieren: Wahrheit und Versöhung.
Ama insanlar bir araya geldiler, ve sadece iki değere odaklandılar: gerçek ve uzlaşma.Và con người đến với nhau chỉ tập trung vào hai giá trị: sự thật và sự hòa giải.
Ama insanlar bir araya geldiler, ve sadece iki değere odaklandılar: gerçek ve uzlaşma.Y la gente se reunió enfocados sólo en esos 2 valores: verdad y reconciliación.
Ama insanlar bir araya geldiler, ve sadece iki değere odaklandılar: gerçek ve uzlaşma.Zebrali się i skupili na 2 wartościach: prawdzie i pojednaniu.
Ama insanlar bir araya geldiler, ve sadece iki değere odaklandılar: gerçek ve uzlaşma.Και οι άνθρωποι ενωθήκανε εστιάζοντας μόνο στις δύο αυτές αξίες: την αλήθεια και τη συμφιλίωση.
Ama insanlar bir araya geldiler, ve sadece iki değere odaklandılar: gerçek ve uzlaşma.И люди решили объединиться и сфокусироваться лишь на двух ценностях: правде и примирении.
Ama insanlar bir araya geldiler, ve sadece iki değere odaklandılar: gerçek ve uzlaşma.И хората са се събрали фокусирани само върху тези две ценности: истина и помирение.
Ama insanlar bir araya geldiler, ve sadece iki değere odaklandılar: gerçek ve uzlaşma.ואנשים התאחדו והתמקדו רק בשני ערכים: אמת ופיוס.
Ama insanlar bir araya geldiler, ve sadece iki değere odaklandılar: gerçek ve uzlaşma.وجاء الناس سوياً ركزوا فقط على قيمتين: الحقيقة والمصالحة.
Ama ne derseniz deyin, bu kadar müthiş şeyleri yapabiliyor. Farklı uzunluklara odaklanabiliyor.Y el ejemplo que normalmente se da es el ojo humano, que es un instrumento realmente asombroso.
Ama ne yapmak istediğinizi sadece farklı odaklanmak tür parçalar şeylerin büyük bir resim vermek.Aș vrea acum să mă concentrez nu pe copaci ci pe pădure.
Ama ne yapmak istediğinizi sadece farklı odaklanmak tür parçalar şeylerin büyük bir resim vermek.Pero lo que solamente quiero hacer, es enfocarme en todas las diferentes partes para entenderlas mejor.
Ama ne yapmak istediğinizi sadece farklı odaklanmak tür parçalar şeylerin büyük bir resim vermek.Tapi disini, kita akan fokus ke bagian-bagian yang berbeda untuk memberikan gambaran besar tentang sel.
Ama ne yapmak istediğinizi sadece farklı odaklanmak tür parçalar şeylerin büyük bir resim vermek.Teraz chciałbym się skupić na innych elementach, żeby nakreślić Wam całościowy obraz komórki.
Ama ne yapmak istediğinizi sadece farklı odaklanmak tür parçalar şeylerin büyük bir resim vermek.細胞の全体像をつかんでもらうこと。 つまりは、リボソームっていうのは、 核の内部で DNA から転写された
Ama odaklanmak istediğim nüfus yapısı türüdür.Aber worauf ich mich konzentrieren möchte, ist der Typ der Bevölkerungsstruktur.
Ama odaklanmak istediğim nüfus yapısı türüdür.Chciałem się skupić na strukturze populacji.
Ama odaklanmak istediğim nüfus yapısı türüdür.Dar ceea ce vroiam să scot în evidență este tipul structurii populației.
Ama odaklanmak istediğim nüfus yapısı türüdür.De amire fókuszálni szeretnék, az ez a fajta populációs szerkezet.
Ama odaklanmak istediğim nüfus yapısı türüdür.Ik wil de aandacht vestigen op dit type van de populatiestructuur.
Ama odaklanmak istediğim nüfus yapısı türüdür.하지만 제가 초점을 두고자 원했던 것은 인구구조의 유형입니다
Ama odaklanmak istediğim nüfus yapısı türüdür.Mais ce sur quoi je voulais me concentrer, c'est ce type de structure de population.
Ama odaklanmak istediğim nüfus yapısı türüdür.Ma quello su cui voglio concentrarmi è questo tipo di struttura della popolazione.
Ama odaklanmak istediğim nüfus yapısı türüdür.Mas aquilo que queria focar é este tipo de estrutura de população.
Ama odaklanmak istediğim nüfus yapısı türüdür.Nhưng cái mà tôi muốn tập trung vào là loại cấu trúc tập thể này.
Ama odaklanmak istediğim nüfus yapısı türüdür.Quiero centrarme en este tipo de estructura poblacional.