Ana içeriğe geç
Sözlük

odaklan ile cümle

odaklan kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Bu seçenek odaklandıklarında satır düzenleme alanları ve benzer parçaçıkları vurgulayacaktırThis option will highlight line edit and similar widgets when they have input focus
Nesneye odaklan:Focus on object:
Benimle odaklanmanızı istiyorum ..I want you to focus with me ..
Basının bu yılki Archibald kazanana negatif şekilde odaklanması üzücü.So sad the media is focussing on this years #archibald2015 winner in a negative light.
Yeni Avrupa Komisyonu üyeleri ekonomiye odaklanacaklarNew European Commissioners to focus on economy
Sınır anlaşmazlığı Piran Koyu çevresinde odaklanıyor. [AB]The border dispute centres around the Piran Bay area. [EU]
Diğer ülkeler, iç ihtiyaçlara odaklanıyor.Other countries are focusing on the domestic front.
Sırp hükümetinin daha gerçekçi hedeflere odaklanması gerekiyor." dedi.The Serbian government needs to be focused on more realistic goals." Pavlovic told SETimes.
Labus: Sırbistan Geleceğe OdaklanmalıLabus: Serbia Must Concentrate on the Future
Uzmanlar ise, bu sorunu çözmek için kalkınma stratejilerine odaklanmak gerektiğini söylüyorlar.Experts say that requires a focus on developing strategies to address the issue.
Solana, her siyasi partinin ülkenin AB gündemine odaklanması gerektiğini söyledi.Every political party should be focusing on the country's EU agenda, he said.
Tariceanu'dan Bakanlara Romanya'nın AB Gündemine Odaklanma ÇağrısıTariceanu Urges Ministers to Focus on Romania's EU Agenda
Genç film yapımcılarına odaklanan festivalde toplam dokuz Sırp filmi yarıştı.A total of nine Serbian movies competed in the festival, which focused on young filmmakers.
Dış basın bu büyüyen olguya odaklanmaya başladı.The foreign press has started to focus on this growing phenomenon.
SFOR Durum bilincini koruyacak ve odaklanılan görevlerde silah kullanacak.It will maintain situation awareness and use rifle companies for focused tasks.
Burada, demiryolu yük taşımacılığına odaklanılmalıdır." diye işaret etti.The focus should be on rail freight," the expert pointed out.
Sergi alanının son bölümü ise bağımsızlık sonrası Sırp ve Yunan tarihlerine odaklanıyor.The last section of exhibition space focuses on Serbian and Greek history since independence.
Rop, ekonomik işbirliği ve bölgesel gelişme üzerinde odaklanacaklarını söyledi.Rop says the focus would be economic co-operation and regional development.
Bilim ve teknoloji: Yunanistan "yeşil" eğitime odaklanacakScience and technology: Greece to focus on "green" education
AP üyeleri, karşılıklı anlaşmazlıklara değil, kriterlere odaklanılmasını istiyorCriteria, not bilateral grievances, EP members say
Priştine seyahat ve turizme odaklanıyor.Pristina focuses on travel and tourism.
Üçüncü aşamada ise mevcut okulların yeniden inşasına odaklanılacak.The third stage will focus on the reconstruction of existing schools.
Buna karşılık öncelikli olarak büyümeye odaklanmak, diğer hedeflere zarar verecektir.By contrast, a primary focus on growth would harm the other goals.
Oysa müttefikler geleceğe odaklanır ve aynı hedefler için çalışırlar.But allies focus on future and work for the same goals.
Köhler, "Gelecekte odaklanmamız gereken konu ekonomidir."The economy is what we need to focus on in the future.
Uzmanlar Kosova'yı ihracat artışına odaklanmaya çağırıyor.Experts call on Kosovo to focus on export growth.
Siyasetçi ve parlamenterler, bütün enerjileri ile AB gündemine odaklanmalıdır.Politicians and parliamentarians must focus all their energy on the EU agenda.
Esasen AB, önümüzdeki "büyük patlama"ya benzer genişleme sürecine odaklanmış durumda.The fact is that the EU is focused on how the upcoming "big bang" enlargement will work.
Basescu, yolsuzluk ve yoksullukla mücadele ve AB reformlarına odaklanma sözü verdi.He pledged to fight corruption and poverty and to focus on EU-required reforms.
"Ana meselelere odaklanmamız için bu standartlara ihtiyacımız var," dedi."We need these standards in order to concentrate in the main issues," he said.
Merkez Bankası bu yıl başlıca mali hedefi olarak fiyat istikrarına odaklanacak.The National Bank will focus on price stability as its primary monetary goal this year.
Şu anki çabalarsa mevcut kaynakların yaklaşık %90'ını tüketen iki bileşene odaklanmış durumda.Current efforts focus on two components that consume some 90% of available resources.
Fakat en çok oyunumu her açıdan iyileştirmeye odaklanıyorum.But I am focusing more on improving all areas of my game.
Deleviç'e göre, Sırbistan'ın artık reformlarını başarıya ulaştırmaya odaklanması gerekiyor.Serbia now needs to concentrate on making its reforms successful, according to Delevic.
Ayrıca eleştirenler, programın Atina üzerine aşırı odaklanmış olduğunu da belirtiyorlar.Moreover, critics add, the programme is overly focused on Athens.
UNAIDS/WHO: Hükümetler ve Kuruluşlar HIV/AIDS ile Mücadeleye OdaklanmalıUNAIDS/WHO: Governments, Organisations Should Focus on HIV/AIDS Prevention
Halka hitaben yazdığı açık mektupta Racan, "yaşam mücadelesine odaklanması gerektiğini" söyledi.In an open letter to the public, he said he "needed to focus on his battle for life".
Makedonya enerji önceliği olarak doğalgaza odaklandıMacedonia focuses on natural gas as energy priority
Anadolu Ajansı söz konusu görüşmenin Kıbrıs sorunun çözümü üzerine odaklandığını duyurdu.The Anatolia news agency said the meeting focused on resolving the Cyprus issue.
Gaşi, yeni hükümetin ekonomiye odaklanmak zorunda da kalacağını söyledi.Gashi said the new government will have to focus on the economy.
Makedonya Avrupa-Atlantik entegrasyonu ve bölgesel istikrara odaklanacakMacedonia to focus on Euro-Atlantic integration, regional stability
SETimes: USAID Sırbistan'a ilk gelişinden beri medyaya odaklandı.SETimes: USAID has focused on the media since its very beginnings in Serbia.
Son operasyonda Malatya ve Elazığ gibi bölgelere odaklanıldı.The recent crackdown has focused on areas such as Malatya and Elazig.
AK, Kosova'nın reform sürecine odaklanması gerektiğini söyledi. [Laura Hasani/SETimes]Kosovo needs to focus on its reform process, the EC said. [Laura Hasani/SETimes]
Füle Ankara'yı gereken reformları uygulamaya odaklanmaya da çağırdı.Fuele also called on Ankara to focus on implementing required reforms.
Washington'dan Kosova'ya, Standartlara Odaklanma ÇağrısıWashington Urges Kosovo to Focus on Standards
Ancak ülkeler, ortak paydalara odaklanırlarsa ilerleme kaydedebilirler.However, the countries may be able to make progress if they concentrate on areas of common ground.
Siyasi partisini güçlendirmeye odaklanan Dodik, diğer yandan da SDS'yi sert bir şekilde eleştirdi.Dodik concentrated on strengthening his political party, while sharply criticising the SDS.
Gelgelelim Tadiç'in platformu Avrupa üyeliğine odaklanmış durumda.Tadic's platform, however, is focused on European integration.
Buna ragmen, Bankanın bu yılki ana hedefinin Orta Asya üzerinde odaklanmak olduğu belirtildi.The Bank, however, said its main goal this year was to place the focus on Central Asia.
Olimpiyat Başkanından Yunanlılara Temel Projelere Odaklanma ÇağrısıOlympics Chief Urges Greeks to Focus on Essential Projects
Rajevac ülkesine olan sadakatini bir kenara koyarak vargücüyle maça odaklanabilir mi?Can Rajevac put national loyalties aside and invest his heart and soul in the match?
2010'ların ortalarında prodüksiyona odaklandı ve MBC Group ile birlikte O3 Media'yı kurdu.In mid-2010s he focused on production and together with MBC Group founded O3 Media.
Böcek uçuşlarında biyokimya kayda değer çalışmalara odaklanmışlardır.The biochemistry of insect flight has been a focus of considerable study.
Işık kaynaklarına uzun süreli odaklanmadan kaçınmak ve bakış odağını sık sık değiştirmek.Shifting your gaze frequently to avoid prolonged fixation on light sources.
Uzak alan zaman çevrimi ile kırınım sınırının ötesine odaklanmaFocusing beyond the diffraction limit with far-field time reversal
Odaklanan X Işını TeleskobuFocusing X-ray telescope
Dünya'nın alanında istenilen polariteyi almak için söndürme kısmına odaklanıldı.While quenching it was oriented in the Earth's field to get the desired polarity.
Bu bölüm sabit kanatlı uzay aracına odaklanır.This section focuses on fixed-wing aircraft.
Sonraki Pythias, MelissaeandPharmakidesadı altındaki cilt Yunanistan’a odaklanacak.[5]The next volume, under the working title Pythias, Melissae and Pharmakides,[5] will focus on Greece.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod