Bence, problemin bir kısmı şu ki baskın eğitim kültürü öğretme ve öğrenmeye odaklanmalı ama ölçmeye değil.제가 생각하기에, 여기서 문제는 현재의 지배적인 교육 문화는 가르침이나 배우는 것이 아니라 시험을 보는데 초점을 맞추고 있습니다.
Bence, problemin bir kısmı şu ki baskın eğitim kültürü öğretme ve öğrenmeye odaklanmalı ama ölçmeye değil.וחלק מהבעיה, לדעתי, הוא שתרבות החינוך השלטת הולכת ומתמקדת לא בהדרכה ובהוראה, אלא בבחינה.
Bence, problemin bir kısmı şu ki baskın eğitim kültürü öğretme ve öğrenmeye odaklanmalı ama ölçmeye değil.وجزء من المشكلة، حسب اعتقادي، أن الثقافة المهيمنة في التعليم تركّز ليس على التدريس والتعلم، بل على اﻻختبار.
Bence, problemin bir kısmı şu ki baskın eğitim kültürü öğretme ve öğrenmeye odaklanmalı ama ölçmeye değil.教育が 教え学ぶことより テストすることに 重点を置くように なったことにあります テストは重要で 標準テストにも役割はあります
Ben de dahil hepimizin hata yaptığını, aşağıya odaklanıp, kısıtlayıcı olarak hata yaptığımızı söyledim.저를 포함한 모두가 작은 것에 초점을 맞추는 환원주의적 실수를 범해왔다고요.
Ben de dahil hepimizin hata yaptığını, aşağıya odaklanıp, kısıtlayıcı olarak hata yaptığımızı söyledim.Todos hemos cometido un error, incluso yo, por enfocar hacia abajo, por ser reduccionistas,
Ben de dahil hepimizin hata yaptığını, aşağıya odaklanıp, kısıtlayıcı olarak hata yaptığımızı söyledim."Todos nós fizemos um erro, eu inclusive, "ao sermos reducionistas.
Ben de dahil hepimizin hata yaptığını, aşağıya odaklanıp, kısıtlayıcı olarak hata yaptığımızı söyledim.Tutti abbiamo sbagliato, me compreso, a concentrarci su un campo ristretto, in modo riduzionista.
Ben de dahil hepimizin hata yaptığını, aşağıya odaklanıp, kısıtlayıcı olarak hata yaptığımızı söyledim.Wir alle haben einen Fehler gemacht, auch ich, weil wir zu detailliert waren, weil wir reduktionistisch waren.
Ben de dahil hepimizin hata yaptığını, aşağıya odaklanıp, kısıtlayıcı olarak hata yaptığımızı söyledim.Wszyscy zrobiliśmy błąd, ja także, przez skupianie się na szczegółach, przez bycie redukcjonistą.
Ben de dahil hepimizin hata yaptığını, aşağıya odaklanıp, kısıtlayıcı olarak hata yaptığımızı söyledim.Мы все, включая меня, ошибились потому, что были редукционистами и смотрели вниз.
Ben de dahil hepimizin hata yaptığını, aşağıya odaklanıp, kısıtlayıcı olarak hata yaptığımızı söyledim.כולנו טעינו, כולל אני, בכך שהיינו ממוקדים מדיי, בכך שהיינו רדוקציוניסטים.
Ben de dahil hepimizin hata yaptığını, aşağıya odaklanıp, kısıtlayıcı olarak hata yaptığımızı söyledim.جميعنا ارتكبنا خطاً بما فيهم أنا بتراجع تركيزنا و في أن اصبحنا اختزاليين
Ben de dahil hepimizin hata yaptığını, aşağıya odaklanıp, kısıtlayıcı olarak hata yaptığımızı söyledim.私も含め皆 間違いを犯しました 私たちは一歩 後ろに下がって考え直さなければならない」
Ben de, dikkatimi gerektiren bir şeye odaklanabiliyorum.Así yo me concentro en algo que requiera mi atención.
Ben de, dikkatimi gerektiren bir şeye odaklanabiliyorum.그리고 제가 참석해야하는 것들에 집중할 수 있어요.
Ben de, dikkatimi gerektiren bir şeye odaklanabiliyorum.Και έτσι μπορώ να επικεντρώνομαι σε κάτι που απαιτεί την προσοχή μου.
Ben de, dikkatimi gerektiren bir şeye odaklanabiliyorum.זה מאפשר לי להתרכז על משהו שדורש את תשומת ליבי
Ben "E" harfine odaklanacağım ve bu "E" harfini ölçeklendireceğim ve oldukça büyük hale getireceğim.저는 E 자리로 가서, E의 크기를 잴 겁니다. 어마어마하게 크네요.
Ben "E" harfine odaklanacağım ve bu "E" harfini ölçeklendireceğim ve oldukça büyük hale getireceğim.「E]を巨大に拡大してみます こうやって とてつもなく 大きくしているんです
Ben "E" harfine odaklanacağım ve bu "E" harfini ölçeklendireceğim ve oldukça büyük hale getireceğim.Θα συγκεντρωθώ στο "Ε", θα μεγαλώσω αυτό το "Ε" ώστε να καταλαμβάνει όγκο.
Ben "E" harfine odaklanacağım ve bu "E" harfini ölçeklendireceğim ve oldukça büyük hale getireceğim.Я иду в зону "Е" и собираюсь увеличить "Е" до чего-то абсолютно массивного.
Ben "E" harfine odaklanacağım ve bu "E" harfini ölçeklendireceğim ve oldukça büyük hale getireceğim.אני הולך להתמקד על ה"E", ואני הולך להרחיב את ה"E" כך שהיא עצומה לגמרי,
Ben "E" harfine odaklanacağım ve bu "E" harfini ölçeklendireceğim ve oldukça büyük hale getireceğim.أنا سأركز ف "E"، وأنا سوف اقوم بتغيير حجم "E" حيث أنها ضخمة جداً
Benimle odaklanmanızı istiyorum ..Concéntrense en lo que digo...
Benim odaklandığım nokta, o küçük detaylar. Girdiler, çıktılar.Je dois alors me concentrer sur les touts petits détails, les points sur les i.
Benim odaklandığım nokta, o küçük detaylar. Girdiler, çıktılar.이제는 이 너트와 볼트들, 작은 디테일들에 집중하고 있어요
Benim odaklandığım nokta, o küçük detaylar. Girdiler, çıktılar.Mi atención se centra en los detalles minúsculos.
Ben odaklı kalmak gerekir.Am nevoie sa stai concentrat.
Ben odaklı kalmak gerekir.Azt kell, hogy maradj koncentrált.
Ben odaklı kalmak gerekir.Chcę, żebyś się skupić.
Ben odaklı kalmak gerekir.Eu preciso de você manter o foco.
Ben odaklı kalmak gerekir.Ho bisogno di te per rimanere concentrati.
Ben odaklı kalmak gerekir.Moraš ostati osredotočen.
Ben odaklı kalmak gerekir.Musíš sa sústrediť.
Ben odaklı kalmak gerekir.Tôi cần bạn tập trung.
Ben odaklı kalmak gerekir.Аз трябва да остана фокусиран.
Ben odaklı kalmak gerekir.Мне нужно, чтобы оставаться сосредоточенным.
Ben sadece birinci bölgeye odaklandım.Então, qual é o benefício do eixo, Jill e como a imagem, é também meu mynet x e digamos que o eixo x.
Ben sorun odaklanan var.בהתחלה 30
Ben yaptım, ben odak uzaklığı aldı ve ben çıkarılırY todo lo que hice fue tomar la distancia focal y sustraerla
Ben yaptım, ben odak uzaklığı aldı ve ben çıkarılırИ всичко, което направих е, че взех фокусната дължина и изваждах
Ben yaptım, ben odak uzaklığı aldı ve ben çıkarılırوكل ما فعلته هو، اخذت الطول المركزي وطرحت
Ben yaptım, ben odak uzaklığı aldı ve ben çıkarılırそれを、主軸に沿って、
Beyinleri rekabete, iş yüküne, mücadeleye, strese ve şikayetlere odaklanıyor.Az agyuk a versenyre, a munkateherre, a gondokra, a feszültségekre, a panaszokra fókuszált.
Beyinleri rekabete, iş yüküne, mücadeleye, strese ve şikayetlere odaklanıyor.Creierul se concentra asupra concurenţei, volumului de muncă, a greutăţilor, stresului, să se plângă.
Beyinleri rekabete, iş yüküne, mücadeleye, strese ve şikayetlere odaklanıyor.De var fokuserede på konkurrencen, arbejdsbyrden, problemerne, stressen, beklagelserne.
Beyinleri rekabete, iş yüküne, mücadeleye, strese ve şikayetlere odaklanıyor.De var inställda på konkurrensen, arbetsbördan, bekymren, stressen, klagomålen.
Beyinleri rekabete, iş yüküne, mücadeleye, strese ve şikayetlere odaklanıyor.Họ phải tập trung vào thi cử, vào cạnh tranh, vào những tranh cãi, áp lực đầy phiền phức.
Beyinleri rekabete, iş yüküne, mücadeleye, strese ve şikayetlere odaklanıyor.Hun brein was gefocust op de competitie, de werkdruk, het gedoe, de stress, de klachten.
Beyinleri rekabete, iş yüküne, mücadeleye, strese ve şikayetlere odaklanıyor.Ich mózg zajmował się konkurencją, trudnościami, stresem i narzekaniem.
Beyinleri rekabete, iş yüküne, mücadeleye, strese ve şikayetlere odaklanıyor.Ich mozog sa sústredil na konkurenciu, pracovné zaťaženie, ťažkosti, napätie, sťažnosti.
Beyinleri rekabete, iş yüküne, mücadeleye, strese ve şikayetlere odaklanıyor.Jejich mozky se soustředili na konkurenci, zatížení, potíž, stresy, stížnosti.
Beyinleri rekabete, iş yüküne, mücadeleye, strese ve şikayetlere odaklanıyor.그들의 뇌는 이제 경쟁, 해야하는 일들, 혼란, 스트레스, 불만에 초점을 맞추고 있었습니다.
Beyinleri rekabete, iş yüküne, mücadeleye, strese ve şikayetlere odaklanıyor.Leur esprit se focalisait sur la compétition, la charge de travail, les tracas, le stress, les réclamations.
Beyinleri rekabete, iş yüküne, mücadeleye, strese ve şikayetlere odaklanıyor.Otak mereka terfokus pada kompetisi, beban kerja, pertengkaran, stress, keluhan.
Beyinleri rekabete, iş yüküne, mücadeleye, strese ve şikayetlere odaklanıyor.Вони думали тільки про суперництво, навчальне навантаження, перешкоди, стреси і скарги.
Beyinleri rekabete, iş yüküne, mücadeleye, strese ve şikayetlere odaklanıyor.המוחות שלהם היו מרוכזים בתחרות, העומס, האתגרים, המתח, התלונות.
Beyinleri rekabete, iş yüküne, mücadeleye, strese ve şikayetlere odaklanıyor.يركز عقولهم على المنافسة وعبء العمل على المتاعب ,الضغوطات, والشكاوي
Beyinleri rekabete, iş yüküne, mücadeleye, strese ve şikayetlere odaklanıyor.ストレス 不満といったことなのです ハーバードに入ったばかりの頃