Ana içeriğe geç
Sözlük

odak ile cümle

odak kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
Ama enerji politikaları daha fazla fosil yakıt bulunmasına odaklanmaya devam etti.До тогава имахме две внучета,
Ama enerji politikaları daha fazla fosil yakıt bulunmasına odaklanmaya devam etti.אבל מדיניות האנרגיה המשיכה להתמקד על מציאת עוד דלק פוסילי.
Ama enerji politikaları daha fazla fosil yakıt bulunmasına odaklanmaya devam etti.لكن سياسات الطاقة استمرت في التركيز على إيجاد المزيد من الوقود الأحفوري.
Ama enerji politikaları daha fazla fosil yakıt bulunmasına odaklanmaya devam etti.発見することに力を注ぎ続けました その頃には 私には2人の孫ができました
Ama gerçekten iyi bir programcıydım ve... ...internetin tüketici odaklı tarafını anlamaya hevesliydim.Ale byłem bardzo dobrym programistą i chciałem zrozumieć internet od strony konsumenta.
- Ama herneyse bu odak noktası değil.Ale to není zaměření tohoto.
Ama herneyse bu odak noktası değil.今私達は焦点を当てなければならない事は、 この銀行は陰の資産を、
Ama insanlar bir araya geldiler, ve sadece iki değere odaklandılar: gerçek ve uzlaşma.2つの価値だけを考えました 真実と和解です 手引きもなければ これまでこのようなことを-
Ama insanlar bir araya geldiler, ve sadece iki değere odaklandılar: gerçek ve uzlaşma.As pessoas juntaram-se em volta de dois valores apenas: verdade e reconciliação.
Ama insanlar bir araya geldiler, ve sadece iki değere odaklandılar: gerçek ve uzlaşma.Et les gens se sont rassemblés avec uniquement en tête: vérité et réconciliation.
Ama insanlar bir araya geldiler, ve sadece iki değere odaklandılar: gerçek ve uzlaşma.그러나 사람들은 모여서 딱 두 가지 가치에 집중했습니다. 진실과 화해에만.
Ama insanlar bir araya geldiler, ve sadece iki değere odaklandılar: gerçek ve uzlaşma.Mensen kwamen bij elkaar, enkel gericht op die twee waarden: waarheid en verzoening.
Ama insanlar bir araya geldiler, ve sadece iki değere odaklandılar: gerçek ve uzlaşma.Pravdy a usmíření.
Ama insanlar bir araya geldiler, ve sadece iki değere odaklandılar: gerçek ve uzlaşma.Questa gente si e' riunita portando con se' due soli valori: verita' e riconciliazione.
Ama insanlar bir araya geldiler, ve sadece iki değere odaklandılar: gerçek ve uzlaşma.Și oamenii s-au adunat laolaltă și s-au concentrat pe aceste două valori: adevăr și reconciliere.
Ama insanlar bir araya geldiler, ve sadece iki değere odaklandılar: gerçek ve uzlaşma.Und Menschen kamen zusammen, um sich nur auf diese beiden Dinge zu fokussieren: Wahrheit und Versöhung.
Ama insanlar bir araya geldiler, ve sadece iki değere odaklandılar: gerçek ve uzlaşma.Và con người đến với nhau chỉ tập trung vào hai giá trị: sự thật và sự hòa giải.
Ama insanlar bir araya geldiler, ve sadece iki değere odaklandılar: gerçek ve uzlaşma.Y la gente se reunió enfocados sólo en esos 2 valores: verdad y reconciliación.
Ama insanlar bir araya geldiler, ve sadece iki değere odaklandılar: gerçek ve uzlaşma.Zebrali się i skupili na 2 wartościach: prawdzie i pojednaniu.
Ama insanlar bir araya geldiler, ve sadece iki değere odaklandılar: gerçek ve uzlaşma.Και οι άνθρωποι ενωθήκανε εστιάζοντας μόνο στις δύο αυτές αξίες: την αλήθεια και τη συμφιλίωση.
Ama insanlar bir araya geldiler, ve sadece iki değere odaklandılar: gerçek ve uzlaşma.И люди решили объединиться и сфокусироваться лишь на двух ценностях: правде и примирении.
Ama insanlar bir araya geldiler, ve sadece iki değere odaklandılar: gerçek ve uzlaşma.И хората са се събрали фокусирани само върху тези две ценности: истина и помирение.
Ama insanlar bir araya geldiler, ve sadece iki değere odaklandılar: gerçek ve uzlaşma.ואנשים התאחדו והתמקדו רק בשני ערכים: אמת ופיוס.
Ama insanlar bir araya geldiler, ve sadece iki değere odaklandılar: gerçek ve uzlaşma.وجاء الناس سوياً ركزوا فقط على قيمتين: الحقيقة والمصالحة.
Ama ne derseniz deyin, bu kadar müthiş şeyleri yapabiliyor. Farklı uzunluklara odaklanabiliyor.Y el ejemplo que normalmente se da es el ojo humano, que es un instrumento realmente asombroso.
Ama ne yapmak istediğinizi sadece farklı odaklanmak tür parçalar şeylerin büyük bir resim vermek.Aș vrea acum să mă concentrez nu pe copaci ci pe pădure.
Ama ne yapmak istediğinizi sadece farklı odaklanmak tür parçalar şeylerin büyük bir resim vermek.Pero lo que solamente quiero hacer, es enfocarme en todas las diferentes partes para entenderlas mejor.
Ama ne yapmak istediğinizi sadece farklı odaklanmak tür parçalar şeylerin büyük bir resim vermek.Tapi disini, kita akan fokus ke bagian-bagian yang berbeda untuk memberikan gambaran besar tentang sel.
Ama ne yapmak istediğinizi sadece farklı odaklanmak tür parçalar şeylerin büyük bir resim vermek.Teraz chciałbym się skupić na innych elementach, żeby nakreślić Wam całościowy obraz komórki.
Ama ne yapmak istediğinizi sadece farklı odaklanmak tür parçalar şeylerin büyük bir resim vermek.細胞の全体像をつかんでもらうこと。 つまりは、リボソームっていうのは、 核の内部で DNA から転写された
Ama odaklanmak istediğim nüfus yapısı türüdür.Aber worauf ich mich konzentrieren möchte, ist der Typ der Bevölkerungsstruktur.
Ama odaklanmak istediğim nüfus yapısı türüdür.Chciałem się skupić na strukturze populacji.
Ama odaklanmak istediğim nüfus yapısı türüdür.Dar ceea ce vroiam să scot în evidență este tipul structurii populației.
Ama odaklanmak istediğim nüfus yapısı türüdür.De amire fókuszálni szeretnék, az ez a fajta populációs szerkezet.
Ama odaklanmak istediğim nüfus yapısı türüdür.Ik wil de aandacht vestigen op dit type van de populatiestructuur.
Ama odaklanmak istediğim nüfus yapısı türüdür.하지만 제가 초점을 두고자 원했던 것은 인구구조의 유형입니다
Ama odaklanmak istediğim nüfus yapısı türüdür.Mais ce sur quoi je voulais me concentrer, c'est ce type de structure de population.
Ama odaklanmak istediğim nüfus yapısı türüdür.Ma quello su cui voglio concentrarmi è questo tipo di struttura della popolazione.
Ama odaklanmak istediğim nüfus yapısı türüdür.Mas aquilo que queria focar é este tipo de estrutura de população.
Ama odaklanmak istediğim nüfus yapısı türüdür.Nhưng cái mà tôi muốn tập trung vào là loại cấu trúc tập thể này.
Ama odaklanmak istediğim nüfus yapısı türüdür.Quiero centrarme en este tipo de estructura poblacional.
Ama odaklanmak istediğim nüfus yapısı türüdür.Αλλά θα ήθελα να εστιάσω σε αυτόν τον τύπο πληθυσμιακής δομής.
Ama odaklanmak istediğim nüfus yapısı türüdür.Але я б хотів звернути увагу на структуру її розшарування.
Ama odaklanmak istediğim nüfus yapısı türüdür.Но това, на което исках да наблегна е този вид популационна структура.
Ama odaklanmak istediğim nüfus yapısı türüdür.Но я хочу остановиться на этой разновидности популяционной структуры.
Ama odaklanmak istediğim nüfus yapısı türüdür.וכל מיני מקטעים הצבועים בצבעים שונים. כפי שרואים, יש קבוצות הצומחות על-גבי אחרות,
Ama odaklanmak istediğim nüfus yapısı türüdür.لكن ما أريد التركيز عليه هو تلك النوعية من هيكل العينات
Ama odaklanmak istediğim nüfus yapısı türüdür.このような集団の構造です ここには約1万個のプログラムがあります
Ama odak noktasi nerede?Ma dov'e' il fuoco?
Ama odak noktasi nerede?لكن اين نقطة البؤرة؟
Ama odak noktasi nerede?焦点は、この頂点の1/4 A上です。。
Ama odak uzaklığını arttırıp, örneğin bir karıncanın bakış açısına kavuşursak...Aber wenn wir hineinzoomen und die Perspektive z.B. einer kleinen krabbelnden Ameise einnehmen ...
Ama odak uzaklığını arttırıp, örneğin bir karıncanın bakış açısına kavuşursak...Ale keď sa priblížime a pozrieme naň s pohľadu, povedzme, malého mravca idúceho okolo -
Ama odak uzaklığını arttırıp, örneğin bir karıncanın bakış açısına kavuşursak...자, 그럼 한 번 가까이 들여다봅시다. 그 줄 위를 걸어다는 개미 한 마리의 시점에서.
Ama odak uzaklığını arttırıp, örneğin bir karıncanın bakış açısına kavuşursak...Mais si on fait un zoom et que l'on prend le point de vue de, mettons, une petite fourmi qui se promène...
Ama odak uzaklığını arttırıp, örneğin bir karıncanın bakış açısına kavuşursak...Ma se ci avviciniamo e prendiamo la prospettiva di, per esempio, una piccola formica che ci passeggia sopra,
Ama odak uzaklığını arttırıp, örneğin bir karıncanın bakış açısına kavuşursak...Αλλά αν μεγενθύνουμε και το δούμε από την οπτική, ας πούμε ενός μικρού μυρμηγκιού που περπατάει πάνω του
Ama odak uzaklığını arttırıp, örneğin bir karıncanın bakış açısına kavuşursak...אבל אם נעשה זוּם ונתקרב, וניקח את הפרספקטיבה של, נאמר, נמלה קטנה הולכת סביב-
Ama odak uzaklığını arttırıp, örneğin bir karıncanın bakış açısına kavuşursak...و لكن إن توجهنا مقتربين منه، لرؤيته من وجهة نظر، لنقل، نملة صغيرة تتجول في محيط السلك --
Ama odak uzaklığını arttırıp, örneğin bir karıncanın bakış açısına kavuşursak...立場に立ったなら、 アリはとても小さいのでケーブルの全ての次元に立ち入ることができます
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod