Ana içeriğe geç
Sözlük

odak ile cümle

odak kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
4
ORT. KELİME
Burada ve şimdi odaklanmanı istiyorum.I want you focus on the here and now.
O, gözlerini tavana odakladı.He focused his eyes on the ceiling.
O, gözlerini çatıya odakladı.He focused his eyes on the roof.
Dan'in eleştirileri bazen düşünceme odaklanmakda yararlıdır.Dan's criticisms are sometimes useful in focusing my thinking.
Hedeflerinize odaklanmış kalın.Keep focused on your goals.
Güçlerimize odaklanmamız gerekiyor.We need to focus on our strengths.
Güçlü olduğun yönlere odaklanman lazım.You need to focus on your strengths.
Güçlerinize odaklanmanız gerekiyor.You need to focus on your strengths.
Bu bilinçaltına asıl soruna odaklanması için fırsat sağlıyor.This gives the subconscious mind a chance to mull over the original problem.
İşine odaklanmaya devam et.Keep focused on your work.
Herkes odaklanmış.Everybody is focused.
Tom odaklanmıştı.Tom was focused.
Tom neyin yapılması gerektiği konusuna odaklanmakta sorun yaşadı.Tom had trouble focusing on what needed to be done.
Daha iyi olmaya odaklanmanız gerekir.You need to focus on getting better.
Tom'un odaklanma sorunu vardı.Tom had trouble focusing.
Çalışmalarına odaklanması gerekiyordu.She needed to focus on her studies.
Dikkatinizi gerçekten önemli şeyler üzerinde odaklayın.Focus your attention on the really important things.
Tom şu an çok da odaklanmış görünmüyor.Tom doesn't seem very focussed at the moment.
Ne üzerinde odaklanmalıyız?What should we focus on?
Ben işime odaklanıyorum.I'm focusing on my job.
Üzerine odaklandığım şey bu.That's what I'm focused on.
Odaklı kalmamız gerekiyor.We need to stay focused.
Odakanman gereken yer bu.That's the point you should focus on.
Bizim odakları korumamız gerekiyor.We need to maintain focus.
Herkesin odaklı kalması gerekiyor.Everyone needs to stay focused.
O, metropol alanında işine odaklandı.He focused his business on the metropolitan area.
Odak noktasını kaybetmeyelim.Let's not lose focus.
Geleceğe odaklanalım.Let's concentrate on the future.
Daha önemli konular üzerinde odaklanmaya başlayalım.Let's start focusing on more important matters.
Ben biraz odak noktamı kaybettim.I kind of lost my focus.
Ben sadece olumlu şeylere odaklanmak istiyorum.I want to just focus on the positive.
Ben geleceğe odaklanmak istiyorum.I want to focus on the future.
Onun üzerinde odaklanmak istiyorum.I want to focus on that.
Bugün yapılması gereken şeylere odaklanalım.Let's focus on what needs to be done today.
Biz odaklanmış kalmak zorundayız.We have to stay focused.
Ben odaklı kalmaya çalıştım.I tried to stay focused.
Ona odaklanalım.Let's focus on that.
Sen odaklanmak zorundasın.You have to focus.
Biz odaklanmak zorundayız.We have to focus.
Nefesinize odaklanın.Focus on your breathing.
Eldeki göreve odaklanın.Focus on the task at hand.
Şu ana odaklanın.Focus on the present moment.
Şu ana odaklanın, geçmişe ya da geleceğe değil.Focus on the present moment, not on the past or the future.
Daha odaklanmış olmalıydık.We should've been more focused.
Gelecek ayın konusunun odak noktası küresel ısınmanın etkileri olacak.The focus of next month's issue will be the effects of global warming.
Ben işime odaklanacağım.I'm going to focus on my job.
Ben işim üzerine odaklanacağım.I'm going to focus on my job.
Daha iyi olmaya odaklandım.I focused on getting better.
Hazır ve odaklanmış durumdayız.We're prepared and focused.
O benim ana odak noktam oldu.That's been my main focus.
Odaklanmak zorundayız.We have to have focus.
Daha iyi odaklanmamız lazım.We need better focus.
Üzgünüm. Seni duymadım Başka bir şeye odaklanmıştım.I'm sorry. I didn't hear you. I was focused on something else.
Ne üzerine odaklanacağınıza nasıl karar veriyorsunuz?How do you decide what to focus on?
Fadıl ailesine odaklanmaya çalıştı.Fadil tried to focus on his family.
Araştırmacılar Fadıl'ın geçmişi üzerine odaklandılar.Investigators focused on Fadil's past.
Kendimi odaklanmış kalmaya zorlamaya çalıştım.I tried to force myself to stay focused.
Sami her şeyi bir kenara atıp Leyla'ya odaklandı.Sami cast everything else aside and focused on Layla.
Tom Mary'nin göründüğü kadar odaklanmış görünmüyordu.Tom didn't seem to be as focused as Mary seemed to be.
Neleri kontrol edebileceğinize odaklanın.Focus on what you can control.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod