Ana içeriğe geç
Sözlük

odada ile cümle

odada kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
3
HECE
12
ORT. KELİME
Ben bu ilk bölüme -- odadaki İngilizleri de düşünerek --Yo llamo a este primer capítulo -- para los Británicos en la sala --
Ben bu ilk bölüme -- odadaki İngilizleri de düşünerek --Ονομάζω το πρώτο κεφάλαιο -- χάριν των Βρετανών στην αίθουσα --
Ben bu ilk bölüme -- odadaki İngilizleri de düşünerek --Наричам тази първа глава... за британците в залата...
Ben bu ilk bölüme -- odadaki İngilizleri de düşünerek --Я назвал первый раздел, для британцев в этой аудитории,
Ben bu ilk bölüme -- odadaki İngilizleri de düşünerek --אני קורא לפרק הראשון הזה -- לבריטים שבאולם --
Ben bu ilk bölüme -- odadaki İngilizleri de düşünerek --أسمِّي هذا الفصل الأول -- للبريطانيين في الصالة --
Ben bu ilk bölüme -- odadaki İngilizleri de düşünerek --「あまりにも当たり前のこと」としました
Ben bunun yanlış alarm olduğunu haykırdıkça o, onun yerini roket baktı, odadan koştu, ben görmedim나는 그것이 거짓 경보라고 외쳤다 때 그녀는 그것을 대체 로켓 흘낏 회의실에서 급하게, 난 못 봤어요
Ben bunun yanlış alarm olduğunu haykırdıkça o, onun yerini roket baktı, odadan koştu, ben görmedimכאשר צעקתי שזה היה אזעקת שווא, היא החליפה אותה, העיף מבט הרקטה, בריצה מהחדר, ואני לא ראיתי
Ben bunun yanlış alarm olduğunu haykırdıkça o, onun yerini roket baktı, odadan koştu, ben görmedimعندما صرخت انه انذار كاذب ، استعاضت عن ذلك ، يحملق في الصاروخ ، هرع من الغرفة ، ولقد رأيت لا
Ben bunun yanlış alarm olduğunu haykırdıkça o, onun yerini roket baktı, odadan koştu, ben görmedim彼女は、それを置き換えロケットをちらっと見た、 部屋から急いで、私は見たことがない 彼女はその後。
Bence bu odadaki herkes... yani bundan sadece 350 yıl önceydi.이 방에 계신 모든 분들은 이것이 불과 350년전이란 걸 기억해 주세요.
Bence bu odadaki herkes... yani bundan sadece 350 yıl önceydi.Et, je veux dire, tout le monde dans cette salle - maintenant, c'était il y a 350 ans à peine.
Bence bu odadaki herkes... yani bundan sadece 350 yıl önceydi.Ik herinner iedereen in deze zaal eraan dat dit slechts 350 korte jaren geleden is gebeurd.
Bence bu odadaki herkes... yani bundan sadece 350 yıl önceydi.Quello che intendo e' che... tutti in questa stanza ricordatevi che sono passati solo 350 anni.
Bence bu odadaki herkes... yani bundan sadece 350 yıl önceydi.Și cred oricine din această sală -- și e vorba de acum doar 350 ani.
Bence bu odadaki herkes... yani bundan sadece 350 yıl önceydi.Siedzimy dziś na tej sali, ledwie 350 lat później.
Bence bu odadaki herkes... yani bundan sadece 350 yıl önceydi.Und ich meine jeden in diesem Raum - also, das war gerade mal vor 350 Jahren.
Bence bu odadaki herkes... yani bundan sadece 350 yıl önceydi. Unutmayın bu kısa bir süredir.Любой в этом зале всего 350 лет спустя, а это очень короткий срок.
Bence bu odadaki herkes... yani bundan sadece 350 yıl önceydi.И имам предвид всеки в тази зала... това е само преди 350 кратки години.
Bence bu odadaki herkes... yani bundan sadece 350 yıl önceydi.וכל אחד כאן באולם -- וזה היה רק לפני 350 שנה.
Bence bu odadaki herkes... yani bundan sadece 350 yıl önceydi.و، أقصد، الجميع هنا -- الآن، هذا كان قبل 350 سنة قصيرة.
Bence bu odadaki herkes... yani bundan sadece 350 yıl önceydi.これはたった350年前のことです 本当に短い時間です
Bence bu odada köleliğin sonunu getirecek yeterli kadar aydın kişilerin güçleri var.Cred că există suficientă putere intelectuală în sală pentru a opri sclavia.
Bence bu odada köleliğin sonunu getirecek yeterli kadar aydın kişilerin güçleri var.Credo che in questa sala ci sia abbastanza potere intellettuale da far scomparire la schiavitù.
Bence bu odada köleliğin sonunu getirecek yeterli kadar aydın kişilerin güçleri var.Creo que aquí hay suficiente poder intelectual para acabar con la esclavitud.
Bence bu odada köleliğin sonunu getirecek yeterli kadar aydın kişilerin güçleri var.Ich glaube es gibt genug intellektuelle Macht in diesem einen Saal, um die Sklaverei zu beenden.
Bence bu odada köleliğin sonunu getirecek yeterli kadar aydın kişilerin güçleri var.Ik denk dat er voldoende intellectueel vermogen in deze zaal is om de slavernij te beëindigen.
Bence bu odada köleliğin sonunu getirecek yeterli kadar aydın kişilerin güçleri var.Je pense qu'il y a assez de puissance intellectuelle dans cette salle pour mettre fin à l'esclavage.
Bence bu odada köleliğin sonunu getirecek yeterli kadar aydın kişilerin güçleri var.저는 여기 모인 지성의 힘으로 충분히 노예제를 없앨 수 있다고 생각합니다.
Bence bu odada köleliğin sonunu getirecek yeterli kadar aydın kişilerin güçleri var.Potęga ludzi w tej sali wystarczy, by znieść niewolnictwo.
Bence bu odada köleliğin sonunu getirecek yeterli kadar aydın kişilerin güçleri var.Saya pikir ada cukup kekuatan kecerdasan di ruangan ini untuk mengakhiri perbudakan.
Bence bu odada köleliğin sonunu getirecek yeterli kadar aydın kişilerin güçleri var.Tôi nghĩ trong căn phòng này có đủ sức mạnh tri thức để chấm dứt chế độ nô lệ.
Bence bu odada köleliğin sonunu getirecek yeterli kadar aydın kişilerin güçleri var.Úgy vélem, elég intellektuális hatalom van ebben a teremben a rabszolgaság eltörléséhez.
Bence bu odada köleliğin sonunu getirecek yeterli kadar aydın kişilerin güçleri var.Νομίζω ότι υπάρχει αρκετή πνευματική δύναμη σε αυτό το δωμάτιο να φέρει τη δουλεία στο τέλος της.
Bence bu odada köleliğin sonunu getirecek yeterli kadar aydın kişilerin güçleri var.Мисля, че в тази зала има достатъчно интелектуална мощ, за да се сложи край на робството.
Bence bu odada köleliğin sonunu getirecek yeterli kadar aydın kişilerin güçleri var.Я вважаю, що в цьому залі достатньо інтелектуального потенціалу, щоб побороти рабство.
Bence bu odada köleliğin sonunu getirecek yeterli kadar aydın kişilerin güçleri var.Я думаю, в этой ауитории достаточно интеллектуальной силы, чтобы покончить с рабством.
Bence bu odada köleliğin sonunu getirecek yeterli kadar aydın kişilerin güçleri var.אני חושב שיש מספיק כוח אינטלקטואלי בחדר הזה להביא את העבדות לסיומה.
Bence bu odada köleliğin sonunu getirecek yeterli kadar aydın kişilerin güçleri var.أنا أعتقد أنه ثمة مايكفي من القوى الفكرية في هذه القاعة وحدها لجلب العبودية إلى النهاية.
Bence bu odada köleliğin sonunu getirecek yeterli kadar aydın kişilerin güçleri var.十分な知識力があると思います もし私たちが奴隷を撤廃できないとしたら
Ben de odada dolaşıp (Kahkahalar) bunlardan bulmaya çalışıyorum.그래서 저는 종종 방 안을 걸어다니며 (웃음) 공기에 떠다니는 먼지를 잡죠. 그리고 그것을 현미경에 놓습니다.
Ben de odada dolaşıp (Kahkahalar) bunlardan bulmaya çalışıyorum. Sonra da mikroskopun altına koyuyorum.Chodím po miestnosti (Smiech) a hľadám ich.
Ben de odada dolaşıp (Kahkahalar) bunlardan bulmaya çalışıyorum. Sonra da mikroskopun altına koyuyorum.Dan loop ik meestal zo door de kamer, (Gelach) om er eentje te vinden.
Ben de odada dolaşıp (Kahkahalar) bunlardan bulmaya çalışıyorum. Sonra da mikroskopun altına koyuyorum.E eu, normalmente, ando pela sala... (Risos) ... a tentar encontrar uma e coloco-a sob o microscópio.
Ben de odada dolaşıp (Kahkahalar) bunlardan bulmaya çalışıyorum. Sonra da mikroskopun altına koyuyorum.E quello che faccio di solito è girare per la stanza, (Risate) cercando di trovarne una.
Ben de odada dolaşıp (Kahkahalar) bunlardan bulmaya çalışıyorum. Sonra da mikroskopun altına koyuyorum.Moja metoda polega więc na przejściu się po pokoju, (Śmiech) aby znaleźć takie włókno.
Ben de odada dolaşıp (Kahkahalar) bunlardan bulmaya çalışıyorum. Sonra da mikroskopun altına koyuyorum.Und was ich normalerweise mache ist, im Raum herumzulaufen - (Lachen) - und versuche, welche zu finden.
Ben de odada dolaşıp (Kahkahalar) bunlardan bulmaya çalışıyorum. Sonra da mikroskopun altına koyuyorum.Y lo que yo hago por lo general es caminar por la habitación... (Risas) tratando de encontrar una.
Ben de odada dolaşıp (Kahkahalar) bunlardan bulmaya çalışıyorum. Sonra da mikroskopun altına koyuyorum.И я обычно хожу по комнате, (Смех в зале) пытаясь их поймать.
Ben de odada dolaşıp (Kahkahalar) bunlardan bulmaya çalışıyorum. Sonra da mikroskopun altına koyuyorum.Онова, което обикновено правя, е да обикалям стаята... (Смях) опитвайки се да намеря някоя.
Ben de odada dolaşıp (Kahkahalar) bunlardan bulmaya çalışıyorum.ואני פשוט מסתובב בחדר, [צחוק] ומנסה למצוא אחד ושם אותו מתחת למיקרוסקופ.
Ben de odada dolaşıp (Kahkahalar) bunlardan bulmaya çalışıyorum.وما أفعله عادة هو أني أمشي في الغرفة (ضحك) وأحاول أن أجد واحدة٬ ثم أضعها تحت المجهر.
Ben de odada dolaşıp (Kahkahalar) bunlardan bulmaya çalışıyorum.(笑) 繊維を見つけ 顕微鏡で覗くんだ ある時そうしていたら 窓が開いていて
Benim bu gece söylemek istediğim bu odadakiler bu işi yapmak için doğdu.Această sală s-a născut pentru acest moment, asta e ceea ce vroiam să vă spun în această seară.
Benim bu gece söylemek istediğim bu odadakiler bu işi yapmak için doğdu.Cet endroit existe pour cet instant, c'est vraiment ce que je veux vous dire ce soir.
Benim bu gece söylemek istediğim bu odadakiler bu işi yapmak için doğdu.Deze ruimte is geboren voor dit moment. Dat is wat ik echt wil zeggen vanavond.
Benim bu gece söylemek istediğim bu odadakiler bu işi yapmak için doğdu.Dieser Raum wurde für diesen Moment geboren. das will ich Ihnen heute Abend sagen.
Benim bu gece söylemek istediğim bu odadakiler bu işi yapmak için doğdu.Esta sala nació para este momento, eso es lo que realmente quiero decirles esta noche.
Benim bu gece söylemek istediğim bu odadakiler bu işi yapmak için doğdu.Esta sala nasceu para este momento, é o que vos quero dizer esta noite.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod